TBK Madde 75 Tazminat hükmünün değiştirilmesi

Özet 1 fıkra · ~1 dk okuma

TBK 75, bedensel zararın kapsamı karar verme sırasında tam olarak belirlenemiyorsa hâkim, kararın kesinleşmesinden başlayarak iki yıl içinde tazminat hükmünü değiştirme yetkisini saklı tutabilir.

Resmi Metin

Tazminat hükmünün değiştirilmesi

Madde 75- Bedensel zararın kapsamı, karar verme sırasında tam olarak belirlenemiyorsa hâkim, kararın kesinleşmesinden başlayarak iki yıl içinde, tazminat hükmünü değiştirme yetkisini saklı tutabilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

TBK m.75, bedensel zararın kapsamı karar anında tam belirlenemediğinde hakime, hükmü sonradan revize edebilmek için yetkiyi saklı tutma imkanı verir. Burada en sık yapılan hata bunu TBK m.76 geçici ödeme ile karıştırmaktır; TBK m.75 para avansı değil, gelişebilir/ağırlaşabilir zararda hükmün kendisini değiştirme yetkisidir. Avukat olarak kritik nokta şu: bu yetki kendiliğinden doğmaz, hakimin kararda açıkça saklı tutması gerekir. Bu yüzden müvekkilin sağlığı oturmamışsa, dava dilekçesinde ve celsede saklı tutma talebini somut tıbbi gerekçeyle açıkça ileri sürün.

Süreyi de yanlış vermeyin: değiştirme yetkisi, kararın kesinleşmesinden başlayarak iki yıl içinde kullanılabilir; başlangıç karar tarihi değildir. Bu iki yılı ajandaya işleyin, çünkü kaçırılırsa ağırlaşan zarar için ek talep yolu büyük ölçüde kapanır. Taraf riski açısından davalı vekiliyseniz, dayanaksız genişletme talebine karşı kesinleşmiş hükmün istikrarını ve tıbbi raporla desteklenmeyen iddiayı vurgulayın. Pratik taktik, kesinleşmeyi ve rapor takibini kalem düzeyinde takip etmektir.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 75. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 46. maddesinin ikinci fıkrasını karşılamaktadır.

Tasarının tek fıkradan oluşan 74. maddesinde, hakimin tazminat hükmünü değiştirme yetkisi ve bunun koşulları düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 46. maddesinin ikinci fıkrasında kullanılan “hükmün tefhimi tarihinden itibaren iki sene zarfında, hakimin, tetkik salahiyetini muhafaza etmeğe hakkı vardır” şeklindeki ibare, Tasarının 74 üncü maddesinde, “hakim, kararın kesinleşmesinden başlayarak iki yıl içinde, tazminat hükmünü değiştirme yetkisini saklı tutabilir.” şeklinde değiştirilmiştir. Böylece, söz konusu iki yıllık sürenin, hükmün kesinleşmesine kadar geçecek süre içinde sona ermesi tehlikesi ortadan kaldırılmıştır.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.75 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E. 2022/9460 K. 2025/10086 Bozma

Tazminat hükmünü değiştirme yetkisinin saklı tutulması, bedensel zararın belirginlik ve kesinlik kazanmadığı, süregelen ve sabitlik derecesine ulaşmamış hâllere özgüdür; zarar görenin tedavisi sürüyor ve ne kadar süreceği hekim raporlarıyla dahi saptanamıyorsa koşullar gerçekleşmiş olur ve hâkim, hükmü değiştirme yetkisini saklı tutmalıdır.

Detaylı özeti gör

Davalı, avucunun içindeki kapta bulunan ve ekspertiz raporuna göre sülfürik asit olduğu belirlenen yakıcı maddeyi davacı küçüğün yüzüne yakın mesafeden tazyikle sıkmış; küçük bir gözünü tamamen yitirmiş, diğer gözünün görme keskinliği 0,1'e düşmüştür. Davacı küçük ile annesi maddi ve manevi tazminat istemiş, ayrıca tazminat hükmünü değiştirme yetkisinin saklı tutulmasını talep etmiştir. İlk derece mahkemesi tedavi giderleri yönünden 4.770.379,68 TL maddi tazminat ile küçük için 500.000,00 TL, anne için 60.000,00 TL manevi tazminata hükmetmiş, saklı tutma talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar vermemiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, hâkimin bu yetkiyi kullanmamasında kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacıların istinaf istemini esastan reddetmiştir. Daire, 11.05.2022 tarihli epikrizde iki kez yapılan kök hücre tedavisinin başarısız kaldığı ve yurt dışında tedavi için randevu planlandığının bildirilmesi karşısında tedavi sürecinin sürdüğünü kabul ederek hükmü bozmuştur.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E. 2021/1184 K. 2022/3187 Bozma

Bedensel zarardan doğan tazminatta zarar, karar tarihine en yakın verilerin esas alınmasıyla hesaplanır; zarar karar anına kadar tam olarak hesaplanmış sayılmadığından, alacağını başlangıçta kesin biçimde belirleyemeyen zarar gören, belirsiz alacak davasında talebini yargılama sırasında zamanaşımı süresine bağlı olmaksızın artırabilir.

Detaylı özeti gör

Davacıların murisi, davalı il müdürlüğünce düzenlenen gezide diğer davalıya ait araçta yolcu iken meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybetmiş; mirasçılar destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemiyle asıl davayı, karşılanmayan zararları için de iki ayrı birleşen dava açmıştır. Bu davalardan biri 21.11.2014 tarihinde belirsiz alacak davası olarak açılmış, 26.02.2020 tarihli dilekçeyle talep artırılmıştır. Yerel mahkeme, asıl davada 28.072,07 TL destek zararını esas alarak maddi ve manevi tazminata hükmetmiş, belirsiz alacak davasını ise yeniden dava açılmasının davalının sorumluluğunu artıracağı gerekçesiyle reddetmiştir. Daire, aynı olay nedeniyle işleten ve sigortacı aleyhine hükmedilen tazminatın akıbetinin araştırılıp tahsilde tekerrüre yol açılmaması gerektiğini, belirsiz alacak davasında talep artırımının süresinde olduğunu belirterek kararı bozmuştur.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E. 2021/591 K. 2021/8711 Bozma

Bedensel zararın gerçek miktarı ve kapsamı zamanla daha iyi anlaşıldığından, cismani zarar hüküm tarihindeki duruma göre hesaplanır; bilinen dönem zararı olay tarihi ile hüküm tarihine en yakın rapor tarihi arasında somut olarak belirlenir, bu tarihten sonrası için bilinmeyen dönem hesabına geçilir.

Detaylı özeti gör

Davacılar, temizlik işçisi olarak çalışan sigortalının 29.08.2013 tarihinde gar peronunda kolonlar arasına bayrak asmakla görevlendirildiğini, üzerinde bulunduğu seyyar insan kaldırma aracının devrilmesi sonucu yüksekten düşerek dizinden yaralandığını belirterek kendisi, eşi ve iki çocuğu için maddi ve manevi tazminat istemiştir. Sigortalının sürekli iş göremezlik oranı yüzde 17 belirlenmiş, kusur raporunda davalı demiryolu idaresine yüzde 35, davalı adi ortaklığa yüzde 35, sigortalıya yüzde 30 kusur verilmiştir. İlk derece mahkemesi 80.717,68 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminat ile eş için 7.500,00 TL manevi tazminata hükmetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Daire, manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarını kesinlik sınırı nedeniyle reddetmiş; bilinen dönem sonunun rapor tarihi olan 28.01.2019 yerine 31.12.2019 alınmasını hatalı bularak hükmü bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.75 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2022/1178 K. 2024/516 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Trafik kazasına dayalı bedensel zarar ek davasında davacı, istinaf dilekçesinde artan maluliyete ve TBK m.75'in hâkime tanıdığı hükmü değiştirme yetkisine dayanmış; daire, davanın artan maluliyete değil bakiye alacağa ilişkin olduğunu saptayarak başvuruyu esastan reddetmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Dava, trafik kazası sonucu oluşan kalıcı maluliyet nedeniyle zarar görenin tazminat alacaklarını temlik alan davacı tarafından açılan ve önceki davada hükmedilen tutarın üzerindeki bakiye için 158.573,00 TL istenen ek davadır. İlk derece mahkemesi davanın reddine karar vermiştir. Daire, dava dilekçesindeki anlatıma göre talebin artan maluliyete değil, ilk davadaki hesap raporuna göre kalan bakiye alacağa ilişkin olduğunu; ilk davadaki hüküm davacı tarafından temyiz edilmediğinden davalı yönünden usuli kazanılmış hak doğduğunu belirterek istinaf başvurusunu HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 7. Hukuk Dairesi E. 2020/3267 K. 2020/1904 İstinaf Kabulü / Kaldırma

İş kazası kaynaklı bedensel zarar tazminatı davasında davacı, dava dilekçesinde TBK m.75'e dayanarak tazminat hükmünü değiştirme yetkisinin saklı tutulmasını da talep etmiş; daire yalnız reddedilen geçici hukuki koruma talebini inceleyip ihtiyati haczi kısmen kabul etmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davasında davacının, davalı şirkete ait araçlar ile bu şirketin belediye nezdindeki hakedişleri üzerine ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir konulması isteminin ilk derece mahkemesince reddine dair ek karardan kaynaklanmaktadır. Daire, talebin amacının para alacağını güvence altına almak olduğunu, bu nedenle ihtiyati tedbir değil ihtiyati haciz hükümlerinin uygulanması gerektiğini, haksız fiilde tazmin borcunun olay tarihinde muaccel olduğunu belirtmiş; orantılılık gözetildiğinde istemin kısmen kabulü gerekirken tümden reddini usule aykırı bulmuştur. Davacının istinaf başvurusu kabul edilip ek karar kaldırılmış, yeniden kurulan hükümde araçlar üzerine teminatsız ihtiyati haciz konulmuş, hakedişlere ilişkin istem reddedilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!