TBK Madde 74 Haksız fiil sorumluluğu: Ceza hukuku ile ilişkisinde

Özet 2 fıkra · ~1 dk okuma

TBK 74, hukuk hâkimi; zarar verenin kusurunun ve ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle ve ceza hâkiminin verdiği beraat kararıyla bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da hukuk hâkimini bağlamaz.

Resmi Metin

Ceza hukuku ile ilişkisinde

Madde 74- (1) Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir.

(2) Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu madde, çoğu müvekkilin yanlış kurguladığı bir noktayı düzeltir: ceza beraati, tek başına tazminat davanızı bitirmez. Hukuk hâkimi, zarar verenin kusurunu ve ayırt etme gücünü değerlendirirken ne ceza hukukunun sorumluluk hükümleriyle ne de beraat kararıyla bağlıdır; ceza hâkiminin kusur takdiri ve zarar miktarı da bizi bağlamaz. Pratikte sık görülen hata, beraat kararını otomatik aklanma sanıp davayı sürdürmemek ya da karşı tarafa boyun eğmektir. Ceza yargılaması sürüyor diye hukuk davasını beklemek de çoğu zaman zorunlu değildir; bekletici mesele yapma kararı hâkimin takdirindedir.

Ama burada kategorik konuşmayın. Yerleşik içtihada göre, ceza mahkemesinin maddi olguya ilişkin kesinleşmiş tespiti, yani fiilin işlenip işlenmediği, hukuk hâkimini bağlayabilir; bağlamayan şey kusurun değerlendirilmesi ve hukuki nitelendirmedir. Dilekçenizde bu ayrımı açıkça kurun: kusuru bağımsız olarak ispatlayın, beraatin yalnız ceza ölçütüyle verildiğini vurgulayın. İspat yükü TBK m.49 uyarınca davacıdadır. Kesinleşmiş ceza dosyasını delil olarak isteyin, maddi vakıa tespitlerini kendi lehinize kullanın.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 74. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 53. maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 73. maddesinde, sorumlu kişi hakkında ceza yargılaması sonucunda verilen kararların, tazminat davasına ilişkin medeni yargılama üzerindeki etkisi düzenlenmektedir. 818 sayılı Borçlar Kanununun 53. maddesi, tek fıkradan oluşmaktadır.

818 sayılı Borçlar Kanununun 53. maddesinin “VIII. Ceza hukuku ile medeni hukuk arasında münasebet” şeklindeki ibare, Tasarıda “D. Yargılama / I. Ceza hukuku ile ilişkisi” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 53. maddesinde kullanılan “ceza mahkemesi” sözcükleri yerine, Tasarının 73. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında “ceza hakimi” sözcükleri kullanılmıştır.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.74 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2023/4081 K. 2024/3422 Onama

Ceza mahkemesince verilen beraat kararında yer alan kusur ve kusur derecesine ilişkin tespitler hukuk hâkimini bağlamaz; hukuk hâkimi kusurun değerlendirilmesinde ceza hâkiminin kararıyla bağlı olmaksızın karar verir.

Detaylı özeti gör

Davacılar, çocuklarının davalı şirkete ait özel okulda öğrenciyken gerekli önlemler alınmadığı için merdivenden düşerek ağır yaralanıp malul kaldığını ileri sürerek maddi ve manevi tazminat istemiştir. Davalılar, olayın eğitim-öğretim saatleri dışında olduğunu, öğrencinin sorumluluğunun velisinde bulunduğunu, okul yöneticilerinin kasıt ve ihmalinin olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkeme davayı kısmen kabul etmiş, kararı davalılar temyiz etmiştir. Yargıtay, ceza mahkemesinin beraat kararındaki kusur tespitlerinin hukuk hâkimini bağlamayacağını ve hükmün yargılamada alınan bilirkişi raporlarına dayandığını belirterek davalıların temyiz itirazlarını reddetmiş, kararı onamıştır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2016/18546 K. 2018/6212 Bozma

Hukuk hâkimi, zarar verenin kusuru ve ayırt etme gücü hakkında karar verirken ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle ve ceza hâkiminin verdiği beraat kararıyla bağlı değildir; başka bir amaçla belirlenmiş kusur ve derecesiyle bağlı sayılamaz.

Detaylı özeti gör

Davacı anne ve baba, bir spor kulübünün sporcusu olan çocuklarının 2011'deki Minikler Türkiye Şampiyonası sırasında konakladıkları otelin korkuluklarından merdiven boşluğuna düşerek ölmesi üzerine, çocuğu yaşının gerektirdiği gibi koruyup gözetmeyen antrenör ile kulüp derneğinden maddi ve manevi tazminat istemiştir. Yerel mahkeme antrenör yönünden davayı reddetmiş, kulüp derneğini %30 hakkaniyet indirimiyle maddi tazminata mahkûm etmiş, tüzel kişi olması gerekçesiyle manevi tazminat talebini reddetmiştir. Yargıtay, tüzel kişiliğin manevi tazminata engel olmadığını ve mahkemenin kendi kusur incelemesini yaptırmayıp ceza davasında hazırlanan bilirkişi raporunu esas almasının eksik inceleme oluşturduğunu belirterek, üç kişilik uzman bilirkişi kurulundan kusur incelemesi yapılması gerektiği gerekçesiyle hükmü davacılar yararına bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2016/14934 K. 2016/12333 Bozma

Hukuk hâkimi, ceza mahkemesinin verdiği beraat kararı ile kusurun takdiri ve zararın miktarının belirlenmesine ilişkin kararla bağlı değildir; ceza dosyası bekletici mesele yapılarak maddi vakıalar yönünden değerlendirilmelidir.

Detaylı özeti gör

Davacı banka, şube müdürü ile eşinin gerçek olmayan belgelerle usulsüz forfaiting işlemleri yaparak banka zararına aktarımlar yaptığını, bu paraların bir bölümünün havale yoluyla davalılara geçtiğini ileri sürerek başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini istemiştir. Uyuşmazlık, davalıların usulsüz işlemleri yapan sanıklarla el ve işbirliği içinde olup olmadığı ile ilgili ağır ceza dosyasının bekletici mesele yapılıp yapılmayacağı noktasında toplanmaktadır. Yerel mahkeme davanın kabulüne karar vermiş; Yargıtay ise davalıların kötüniyetli olup el ve işbirliği içinde bulunup bulunmadığının derdest ceza dosyasındaki maddi vakıalar yönünden araştırılıp bu dosyanın bekletici mesele yapılması ve sonucuna göre hukuki sorumluluğun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle hüküm kurulmasını bozma nedeni saymıştır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2015/9912 K. 2016/8583 Bozma

Hukuk hâkimi, zarar verenin kusurunu ve ayırt etme gücünü değerlendirirken ceza hukuku hükümleriyle ve ceza mahkemesince verilen beraat kararıyla bağlı olmayıp; kusur, zarar tutarı, temyiz gücü ve illiyet gibi esasları serbestçe takdir eder.

Detaylı özeti gör

Tarımsal sulama tesisi aboneliği borç nedeniyle mühürlenerek kapatılan davacı, açtığı Değişik İş dosyasında aldığı ihtiyati tedbir kararıyla elektriği açtırmış; davalı kurum ise tedbir kararını yok sayıp mührün cebren açıldığı gerekçesiyle iki kez kaçak elektrik tutanağı düzenleyerek toplam 27.766 TL borç tahakkuk ettirmiştir. Davacı, ceza mahkemesinde beraat ettiğini ileri sürerek kaçak elektrik bedelinden sorumlu olmadığının tespitini istemiş; yerel mahkeme davayı kısmen kabul edip davacının 25.272 TL'den sorumlu olmadığına hükmetmiştir. Yargıtay, sayaçtan geçen elektriğin mühür kaldırılarak kullanıldığını gösteren kaçak tespit tutanağının aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğunu ve ceza mahkemesindeki beraatin hukuk hâkimini bağlamayacağını belirterek; dosyanın uzman ziraat mühendisinin de yer aldığı üç kişilik bilirkişi heyetine verilip davacının sorumlu olacağı kaçak bedelin belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle hükmü bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2015/9923 K. 2016/8582 Bozma

Hukuk hâkimi; zarar verenin kusuru, ayırt etme gücü ve zararın belirlenmesi hakkında karar verirken ceza hukukunun sorumluluk hükümleriyle bağlı olmadığı gibi ceza hâkiminin verdiği beraat kararıyla da bağlı değildir; beraat, kusur, zarar ve illiyet değerlendirmeleri hukuk hâkimini bağlamaz.

Detaylı özeti gör

Tarımsal sulama tesisi abonesi olan davacı, borç nedeniyle 05.12.2008'de mühürlenip kapatılan tesisin elektriğini asliye hukuk mahkemesinin ihtiyati tedbir kararına dayanarak yeniden kullanmaya başlamış; buna rağmen davalı kurum tedbiri göz ardı ederek iki kez kaçak elektrik tutanağı düzenlemiş ve toplam 32.539 TL kaçak bedeli tahakkuk ettirmiştir. Davacı, ceza mahkemesinde beraat ettiğini de ileri sürerek bu bedelden sorumlu olmadığının tespitini istemiş, yerel mahkeme davayı kısmen kabul ederek 30.846 TL'lik kaçak bedelinden sorumluluk bulunmadığını saptamıştır. Yargıtay ise beraat kararının hukuk hâkimini bağlamayacağını, mahkemenin aralarında uzman ziraat mühendisi bulunan üç kişilik bilirkişi heyetinden davacının gerçekte sorumlu olacağı kaçak elektrik bedelini belirletmesi gerektiğini vurgulayarak hükmü davalı yararına bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.74 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2022/623 K. 2026/1102 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

İrade sakatlığına dayalı sözleşme iptali isteminde, hukuk hakiminin ceza hakiminin kusur değerlendirmesiyle bağlı olmadığı ancak kesinleşen maddi vakıayla bağlı olduğu belirtilerek, tehdit suçundan verilip onanan beraat karşısında davacının korkutma iddiasını ispatlayamadığı kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Taşeronluk ilişkisi içindeki şirketin yetkilisi, borç ikrarı içeren tutanak başlıklı belgeyi darp, cebir ve tehdit altında imzaladığını ileri sürerek eser sözleşmesinin iptalini, sözleşme gereği verilen çeklerden borçlu olunmadığının tespitini ve ifa edilenlerin istirdadını istemiştir. İlk derece mahkemesi cebir ve tehdit iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire, hukuk hakiminin ceza hakiminin kusur değerlendirmesiyle bağlı olmadığını ancak kesinleşen maddi vakıayla bağlı olduğunu, tehdit suçundan verilen beraatin onanarak kesinleştiğini ve istinafta ileri sürülen gabin iddiasının iddianın genişletilmesi yasağı kapsamında kaldığını belirterek davacı vekilinin istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2022/2306 K. 2025/2842 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Hukuk hâkiminin ceza mahkemesinin kusur ve zarara ilişkin değerlendirmesiyle bağlı olmadığı, ancak maddi olayları ve yasak eylemin varlığını saptayan kesinleşmiş ceza kararının taraflar yönünden kesin delil oluşturduğu; senedin cebirle alındığının bu yolla sabit sayıldığı belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Bonoya dayalı icra takibinin borçlusu, senedin cebir ve tehditle imzalatıldığını ileri sürerek menfi tespit davası açmıştır. İlk derece mahkemesi, korkutmanın etkisinin kalkmasından sonra bir yıllık hak düşürücü süre içinde sözleşmeyle bağlı olunmadığının bildirilmediği gerekçesiyle davayı reddetmiş ve alacaklı lehine tazminata hükmetmiştir. Daire, davacının ceza soruşturması ve icra hukuk mahkemesindeki beyanlarıyla süresinde geçersizlik iddiasını ileri sürdüğünü, ayrıca senedin cebirle imzalatıldığının kesinleşen ceza mahkemesi kararıyla sabit olduğunu belirterek istinaf başvurusunu kabul etmiş, kararı kaldırıp davanın kabulüne ve kötü niyet tazminatına hükmetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2023/1880 K. 2025/2044 Düzelterek Esastan Red

Hukuk hâkiminin ceza hâkiminin kusur ve zarar değerlendirmesiyle bağlı olmaması karşısında, derdest ceza kovuşturmasının bekletici sorun yapılmasını gerektirecek nitelikte bir bağlılık bulunmadığı belirtilerek, davalı sürücünün bu yöndeki istinaf sebebi haksız bulunmuştur.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Trafik kazasında motosiklet sürücüsü davacı, %33 oranında kalıcı maluliyet doğuracak biçimde yaralanmış; asıl ve birleşen davada maddi ve manevi tazminat istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiştir. Daire; bekletici mesele, kusur, maluliyet raporu, hesap yöntemi, geçici iş göremezlik ve manevi tazminat miktarına yönelik istinaf sebeplerini yerinde görmemiş, yalnız zorunlu mali sorumluluk sigortacısının poliçe limitini aşan kısımdan sorumlu tutulmasını hatalı bulmuştur. Sürücünün istinaf başvurusu reddedilmiş, sigortacının başvurusu kısmen kabul edilerek ilk derece kararı düzelterek yeniden hüküm kurulmak üzere kaldırılmış ve tazminata sigortacı yönünden poliçe limitiyle sınırlı olarak hükmedilmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2022/902 K. 2025/683 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Bono imzasının davacıya ait olmadığı raporla saptansa da, keşideci ile kefilin birlikte hareket ettiğine dair sahtecilik soruşturması bulunduğundan, ceza mahkumiyetindeki maddi olgunun hukuk hakimini bağlayacağı gözetilerek soruşturma sonucunun beklenmesi gerektiği kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Bonoya kefil olarak yazılan imzanın kendisine ait olmadığını ileri süren davacının açtığı menfi tespit davasıdır. İlk derece mahkemesi, imzanın davacının eli ürünü olmadığına ilişkin rapora dayanarak davayı kabul etmiş, alacaklının ceza soruşturmasının bekletici mesele yapılması talebini reddetmiştir. Daire, bononun keşidecisi ile kefilin fikir ve eylem birliği içinde hareket ettiği iddiasıyla sahtecilik ve dolandırıcılık soruşturması bulunduğunu, ceza mahkumiyetine ilişkin maddi olgunun hukuk hakimini bağlayacağını belirterek soruşturmanın sonucunun beklenmesi gerektiği sonucuna varmış; istinaf başvurusunu kabul ederek kararı kaldırmış ve dosyayı ilk derece mahkemesine göndermiştir.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2022/390 K. 2024/463 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Ceza mahkemesinin belirlediği kusur oranı ve mahkumiyet kararı hukuk hakimini bağlamaz; yalnızca kaza sonrası trafik güvenliği tedbirlerinin alınmadığına ilişkin maddi olgu bağlayıcı sayılarak, çelişkili kusur raporları karşısında kusur değerlendirmesi dosya kapsamına göre yeniden yapılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Otoyolda meydana gelen ilk kazadan yaklaşık on beş dakika sonra gerçekleşen ikinci kazada hayatını kaybeden kamyon sürücüsünün yakınları, kazaya karışan araçların zorunlu mali sorumluluk sigortacılarından destekten yoksun kalma ve cenaze gideri tazminatı istemiştir. İlk derece mahkemesi asıl ve birleşen davanın kabulüne karar vermiştir. Daire, ilk kazayı yapıp hastaneye kaldırılan sürücü yönünden önlem alma imkanı bulunmadığını, kaza sonrası trafik güvenliği tedbirini almayan diğer sürücü yönünden ise zarar görenin ağır kusurunun sorumluluğu ortadan kaldırdığını belirterek her iki sigortacının istinaf başvurusunu ayrı ayrı kabul etmiş, ilk derece kararını kaldırıp asıl ve birleşen davayı reddetmiştir.

Diğer kararlar (5)
Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2022/490 K. 2023/2459 Kısmen Kabul

Trafik kazasına dayalı destekten yoksun kalma davasında hukuk ve ceza dosyalarındaki kusur raporları arasındaki çelişkiye rağmen, hukuk hakiminin ceza hakiminin kusur değerlendirmesiyle bağlı olmadığı belirtilerek, sürücülerin eşit oranda asli kusurlu oldukları sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, yaya geçidinde iki aracın çarpması sonucu ölen öğrencinin yakınlarının açtığı destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi maddi tazminatı asgari ücret üzerinden hesaplayarak davayı kısmen kabul etmiştir. Daire, kiralama sözleşmesinin uzun süreli sayılamayacağını belirterek araç malikinin işleten sıfatının sürdüğünü, sürücülerin eşit oranda asli kusurlu olduğunu, sigortacının müteselsilen sorumlu bulunduğunu ve yetiştirme gideri indiriminin yerinde olduğunu saptayıp davalıların istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Buna karşılık ölenin gelirinin asgari ücret kabul edilmesini yerinde görmeyerek davacıların başvurusunu kabul etmiş, kararı kaldırıp düzelterek yeniden hüküm kurmuştur.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2022/474 K. 2023/2456 Düzelterek Esastan Red

Ceza dosyasındaki ve mahkemece alınan kusur raporları çeliştiğinde, kusur oranı için rapor alınmasının zorunlu olmadığı ve raporların bağlayıcı sayılamayacağı, kazanın oluş biçimi dosyadan anlaşılabiliyorsa oranın hâkim tarafından belirleneceği sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Trafik kazasında ölen sürücünün eşi, çocuğu ile anne ve babasının açtığı destekten yoksun kalma ve manevi tazminat davasında ilk derece mahkemesi istemleri kısmen kabul etmiş; karar davacılar vekili, karşı araç sürücüsü ile işletenin vekili ve sigorta şirketi vekilince ayrı ayrı istinaf edilmiştir. Daire, kusur oranına, hesap yöntemine, faiz türüne ve manevi tazminat miktarına yönelik sebepleri yerinde görmemiş; buna karşılık müterafik kusur ispatlanamadığı hâlde indirim yapılmasını ve vekâlet ücretlerinin belirlenme biçimini hatalı bulmuştur. Sigorta şirketinin istinaf başvurusunu esastan reddetmiş, diğer tarafların başvurusunu kısmen kabul edip kararı kaldırarak düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurmuştur.

Adana BAM · İstinaf · 1. Hukuk Dairesi E. 2021/310 K. 2021/1387 İstinaf Kabulü / Kaldırma

İstinaf incelemesinde, hukuk davasına konu olay sebebiyle açılan ceza davasında ceza mahkemesince saptanan maddi olguların hukuk hâkimini bağlayacağı hususuna işaret edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Tapu müdürlüğünde sahtecilikle yapılan yolsuz işlemlerle el değiştiren taşınmaz hakkında açılan tapu iptali ve tescil davasında, Osmaniye 3. Asliye Hukuk Mahkemesi davalıların ve lehine ipotek tesis eden bankanın iyiniyetli olmadığını saptayarak davanın kabulüne, ipoteğin kaldırılmasına karar vermiştir. Banka ve kooperatif istinafa başvurmuştur. Adana BAM, davalıların ve bankanın iyiniyetli olmadığına ilişkin değerlendirmeyi doğru bulmakla birlikte, gerçek malik K34 ölü olduğu halde mirasçılarının ve Maliye Hazinesi'nin davada taraf yapılmadan, ihbar olunan/ilgili kişiler adına tescile karar verilmesini usul ve kanuna aykırı görmüştür. Bu nedenle istinaf başvuruları HMK m.353/1-a-4 ve 6 uyarınca kabul edilip ilk derece kararı kaldırılmış, dosya yeniden görülmek üzere mahkemesine gönderilmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2019/1574 K. 2020/794 Düzelterek Esastan Red

Ceza mahkemesi kararının hukuk hakimini bağlamadığı, ceza dosyasında belirlenen kusur oranı ve beraat kararıyla bağlı olunmadığı ve delillerin serbestçe değerlendirileceği gözetilerek, ceza dosyasının kesinleşmesinin beklenmesi istemi yerinde görülmemiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: 20/11/2014 tarihli trafik kazasında yaralanan davacının TBK 56/2 uyarınca açtığı manevi tazminat davasında İlk Derece Mahkemesi 20.000,00 TL'ye hükmetmiş, davalı sürücü ve şirket istinaf etmiştir. Adana BAM, ceza dosyasındaki kusur raporlarına göre davalı sürücünün %100 kusurlu, davacının kusursuz olduğunu, ceza kararının kesinleşmesinin beklenmesine gerek bulunmadığını (TBK 74) belirleyerek kusura yönelik istinafı reddetmiştir. Ancak davacının kalıcı maluliyetinin bulunmaması, paranın satın alma gücü ve TMK 4'teki hakkaniyet ilkesi birlikte değerlendirildiğinde hükmedilen tazminatın yüksek olduğu sonucuna varılarak miktara ilişkin istinaf kısmen kabul edilmiş, ilk derece kararı kaldırılarak tazminat 10.000,00 TL'ye indirilmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2019/1380 K. 2020/430 Kısmen Kabul

Ceza mahkemesince verilen kararların hukuk hâkimini kural olarak bağlamadığı, ancak fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olguların hukuk hâkimi bakımından da bağlayıcı olduğu ve taraflar yönünden kesin delil niteliği taşıdığı belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, davalının davacılara yönelik hakaret eyleminden kaynaklanan TMK m.24 kapsamında manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, hakaretin ceza mahkemesi kararıyla sabit olduğunu kabul ederek her iki davacı için ayrı ayrı 4.000'er TL manevi tazminata hükmetmiştir. Hem davacı vekili (miktarın azlığı ve vekalet ücreti yönünden) hem davalı vekili (tanık beyanlarının güvenilmezliği yönünden) kararı istinaf etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!