TBK Madde 65 Hakkaniyet sorumluluğu

Özet 1 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 65, hakkaniyet gerektiriyorsa hâkimin, ayırt etme gücü bulunmayan kişinin verdiği zararın tamamen veya kısmen giderilmesine karar vereceğini öngörür; kusura değil hakkaniyete dayanan bu sorumluluk, hakkaniyet sorumluluğudur.

Resmi Metin

Hakkaniyet sorumluluğu

Madde 65- Hakkaniyet gerektiriyorsa; hâkim, ayırt etme gücü bulunmayan kişinin verdiği zararın, tamamen veya kısmen giderilmesine karar verir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

TBK m.65, ayırt etme gücü bulunmayan kişinin verdiği zararda devreye giren özel bir sorumluluk kapısıdır. Burada en sık yapılan hata, bunu kusur sorumluluğu sanıp davalının kusurunu tartışmaktır; oysa fail ayırt etme gücünden yoksun olduğundan ona kusur isnat edilemez. Sorumluluğun dayanağı kusur değil hakkaniyettir. Davacı avukatı olarak ispat etmeniz gereken; zararı, fiili ve fiil ile zarar arasındaki illiyet bağını ortaya koymak, ayrıca hakkaniyetin tazminatı gerektirdiğini somutlaştırmaktır.

Hakkaniyet ölçütünde mahkeme tarafların ekonomik durumunu ve olayın özelliklerini tartar; bu nedenle dilekçenizde failin ve zarar görenin mali halini, olayın oluş biçimini delillendirin. Sonucun otomatik tam tazminat olmadığını, hakimin tamamen veya kısmen giderime takdir yetkisi bulunduğunu müvekkilinize baştan anlatın. Talep sonucunda hem tam hem kısmi tazminat ihtimalini kapsayacak şekilde formülasyon kurmak, ileride aleyhe sürpriz riskini azaltır.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 65. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 54. maddesini kısmen karşılayan “B. Kusursuz sorumluluk / I. Hakkaniyet sorumluluğu” kenar başlıklı yeni bir maddedir.

Tasarının iki fıkradan oluşan 64. maddesinde, kusursuz sorumluluk hallerinden biri olan hakkaniyet sorumluluğu düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 54. maddesinin kenar başlığında kullanılan “B. Temyiz Kudretini Haiz Olmayanların Mesuliyeti” ibaresi, Tasarının 64. maddesinde “B. Kusursuz sorumluluk / I. Hakkaniyet sorumluluğu” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 41. ve devamındaki maddelerinde de kusura dayanan sorumluluk (haksız fiil sorumluluğu) yanında kusursuz sorumluluk düzenlendiği halde, “kusursuz sorumluluk” kenar başlığı kullanılmamıştır. Tasarının 64. maddesinin kenar başlığında kullanılan “B. Kusursuz sorumluluk” ibaresiyle, bu sistematik eksiklik giderilmektedir.

Maddenin birinci fıkrasında, tarafların ekonomik durumları göz önünde tutulduğunda, hakkaniyet gerektiriyorsa, hakimin, zarar verenin kusuru olmasa bile, sebep olduğu zararın uygun şekilde giderilmesine karar verebileceği öngörülmektedir. Böylece, 818 sayılı Borçlar Kanununun 54 üncü maddesinde sadece ayırt etme gücünden yoksun olanların (yani kusurlu olmaları söz konusu edilemeyecek kişilerin) hakkaniyet sorumluluğuna tabi oldukları şeklindeki düzenlemenin kapsamı genişletilmiştir. Ayırt etme gücüne sahip olmakla birlikte kusuru olmaksızın başkalarına zarar verenlerin de, hakkaniyet gerektiriyorsa sorumlu tutulmaları zorunlu görülmüştür.

Aynı maddenin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanununun 54. maddesinin birinci fıkrasını karşılamaktadır. Ayırt etme gücü olmayanların verdikleri zararlar için de, Tasarının hakkaniyet sorumluluğuna ilişkin 64. maddesinin ilk fıkrasının uygulanacağı belirtilmiştir. Buna karşılık, ayırt etme gücünün geçici olarak kaybedildiği sırada verilen zararlardan sorumluluğa ilişkin 818 sayılı Borçlar Kanununun 54. maddesinin ikinci fıkrası, Tasarının 58 inci maddesinde, “4. Ayırt etme gücünün geçici kaybı” başlığı altında, ayrıca düzenlendiği için, bu maddeye alınmamıştır.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.65 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2019/1683 K. 2020/643 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Ayırt etme gücü bulunmayan kişinin verdiği zarardan sorumluluğu bir hakkaniyet meselesi sayılarak, malvarlığı bulunmayan kısıtlı davalının sosyal ve ekonomik durumu ile olayın oluş biçimi karşısında orman yangını zararından sorumlu tutulmasını gerektiren hakkaniyet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, orman yangını nedeniyle orman idaresinin uğradığı zararın tazminine ilişkindir. Yangını çıkaran kısıtlı davalının olay tarihinde ayırt etme gücü bulunmadığı adli tıp raporuyla saptanmış, ilk derece mahkemesi davayı reddetmiştir. Daire, ayırt etme gücünden yoksun kişinin haksız fiilinden sorumluluğunun ancak kendi kusuruyla geçici ayırt etme gücü kaybı veya hakkaniyet sorumluluğu dayanaklarıyla mümkün olduğunu belirtmiş; davalının malvarlığı bulunmaması, sosyal ve ekonomik durumu ile olayın oluş biçimi karşısında hakkaniyetin sorumluluğu gerektirmediğini kabul ederek idarenin istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!