TBK Madde 62 Müteselsil sorumluluk: b. İç ilişkide

Özet 2 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 62, aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında tazminatın paylaştırılmasında (iç ilişki), her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu başta olmak üzere bütün durum ve koşullar göz önünde tutulur; kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip olur ve zarar görenin haklarına halef olur.

Resmi Metin

b. İç ilişkide

Madde 62- (1) Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur.

(2) Tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

TBK m.62 dış değil, iç ilişkiyi düzenler. Zarar gören, müteselsil sorumluların herhangi birinden zararın tamamını isteyebilir; payların kim arasında nasıl bölüşüleceği tahsilden sonraki bir hesaplaşmadır. Bu nedenle pratikte ana davada bir borçlunun “payım azdır” savunması, alacaklıya karşı kural olarak iş görmez; o tartışma rücu aşamasına aittir. Paylaştırmada hâkim kusur ağırlığını ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğunu birlikte tartar; salt sayısal eşit bölme bir varsayım değil, takdire tabidir.

Rücu davasında ispat yükü ödeyen taraftadır. Payından fazlasını ödediğini ve ödeme miktarını belgelemek (ödeme/icra/ibra kaydı) davacıya düşer; fazla ödemediyse rücu doğmaz. TBK m.62 ayrıca halefiyet verir: ödeyen, zarar görenin diğer sorumlulara karşı haklarına (teminat, faiz başlangıcı gibi) halef olur. Sık hata, henüz kendi payını aşmadan rücuya kalkışmak ve halefiyet avantajını kalemde işlememektir.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 62. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

Tasarının iki fıkradan oluşan 61. maddesinde, müteselsil sorumluluğun iç ilişki bakımından hükümleri düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 51. maddesinin kenar başlığında kullanılan “2. Muhtelif sebeplerin içtimaı halinde” şeklindeki ibare, Tasarının 61. maddesinde, “b. İç ilişkide” şeklinde değiştirilmiştir.

Tasarının 61. maddesinin birinci fıkrasında, tazminatın aynı zarardan sorumlu olan müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşulların, özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğunun göz önünde tutulması öngörülmektedir.

Maddenin ikinci fıkrasında, aynı zarardan sorumlu olan bir müteselsil borçlunun, tazminatın birinci fıkraya göre belirlenecek olan kendi payına düşeninden fazlasını ödemesi durumunda, bu fazla ödemesi için diğer müteselsil sorumlulara karşı, zarar görenin haklarına halef olan kişi sıfatıyla rücu hakkının bulunduğu belirtilmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 51. maddesinin birinci fıkrasında, aynı zarardan değişik hukuki sebeplerle (haksız fiil, sözleşme, kanun) sorumlu tutulan kişilerin sorumluluklarının, aynı zarara birden çok kişinin birlikte sebep olmasına ilişkin hükümlere göre belirleneceği düzenlenmiştir. Ancak, aynı düzenleme, Tasarının 60. maddesinin birinci fıkrasında yapıldığı için, söz konusu fıkra, Tasarının 61 inci maddesine alınmamıştır.

818 sayılı Borçlar Kanununun 51. maddesinin ikinci fıkrasında ise, aynı zarardan değişik hukuki sebeplerle sorumlu olan kişilerin, birbirlerine hangi sıraya göre rücu edebilecekleri düzenlenmiştir. Tasarının 61. maddesinin birinci fıkrasında, aynı zarara birlikte sebep olanlar veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu bulunanlar arasında, tazminatın nasıl ve hangi esaslara göre paylaştırılacağı; müteselsil sorumluların birbirlerine ne zaman ve hangi ölçüde başvurma hakkına sahip olacakları düzenlendiği için, rücu sırasına ilişkin 818 sayılı Borçlar Kanununun 51. maddesinin ikinci fıkrası da, Tasarının 61. maddesine aynen alınmamıştır.

TBK Madde 62 - Müteselsil sorumluluk:…

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!