T.C.
ADANA
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :
İSKENDERUN 2. İŞ MAHKEMESİ
DAVACI
:
SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI – ANKARA
VEKİLLERİ:
Av. K1, A1
DAVALILAR:
1 -K2 – TCNO: N1, A2
2 -K3 – TCNO: N2 A3
VEKİLİ:
Av. K4, A4
3 -F1 İNŞ PAK.NAK.GIDA.DAY TÜK.MAL.TUR.SAN.LTD.ŞTİ. – A5
VEKİLİ
:
Av. K4, A4
DAVANIN KONUSU :
Tazminat (Rücuen Tazminat)
KARAR TARİHİ :
22/12/2017
KARAR YAZIM TARİHİ :
22/12/2017
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Müvekkil kurum sigortalısı K5’in davalı işyerinde çalışmakta iken geçirdiği iş kazası neticesinde vefat ettiğini, sigortalı K5’in ölümü nedeniyle mirasçıları K6’e 11.375,26 TL, K7’e 10.166,07 TL ve K8’e 35.622,32 TL peşin değerli gelir bağlandığını ve 328,00 TL cenaze yardımı yapıldığını, bu ödemeler nedeniyle kurumun 57.491,65 TL kurum zararı meydana geldiğini, sigortalı K5’in işveren şirket yetkilisi K3’nın işyeri ve ofisinin bulunduğu apartmanın atık su borularının temizlenmesi için K2’i görevlendirdiği, onunda bu işi şirketin işçisi K5’in yapmasını istediği, bu iş için gerekli bilgi ve birikimi olmayan müteveffaya işin tehlikeleri konusunda uyarıda bulunmadan görevlendirme yapıldığını, işverenin işin yapımı için gerkli iskele kurmamaları ve emniyet kemeri vermemeleri nedeniyle K5’in apartmanın dış yüzeyine tahliye borusu montajını yapmak için beline ip bağlayarak işi yapmaya çalıştığını, bu esnada bağladığı ipin kopması neticesi 3 üncü kattan düşerek hayatını kaybettiğini, kaza nedeniyle açılan ceza davası sonucunda da K3 ve K2’in kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunun tespit edildiğini, tahkikat sonucu düzenlenen raporda sigortalı işçinin bakım onarım bölümünda çalıştığı, olayın olduğu anda işyeri ile ilgili bir iş yapmadığı ancak işveren tarafından verilen işi ifa ettiğini, sigortalının binada işveren tarafından verilen işin yürütümü sırasında kazanın meydana geldiğini ve olayın iş kazası olduğunu ve 5510 SK nun 21.maddesinin birinci fırkası ve 76.maddesi uyarınca işveren şirketin sorumlu olduğunun kanaatine varıldığını, şimdilik 57.491,65 TL kurum zararının 11.498,33 TL sinin davalılardan müştereken ve müselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı F1 İnş ve K3 vekili cevap dilekçesinde özetle ; Kabul manasına gelmemek kaydıyla davacı kurumun dava konusu yaptığı 11.498,33 TL davacının hesaplarına yatırılmak istenmiş ancak en son bu dilekçenin verildiği tarih itibariyle davacı kurumun ödemeyi kabul etmediğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkillerinin herhangi bir kusurunun olmadığını, Ceza Mahkemesince verilen kararın sayın mahkemeyi bağlamaması gerektiğini, borçlar kanununda da Ceza Mahkemesince verilen kararın Mahkemenin yapacağı incelemeyi bağlamadığını ifade ettiğini, müteveffa işçinin vefat ettiği kazada emir talimat alsa dahi kimsenin yapmayacağı bir eylemin neticesinde olayın meydana geldiğini, söz konusu olayda işyerindeki komşularının su giderlerinin olmadığını, suyun çatıdan doğrudan aşağı aktığını söylediklerini, bunun üzerine müvekkilinin diğer davalı K2’e konuyla ilgilenmesini söylediklerini, K2’in vefat eden işçinin abisi olduğunu, vefat eden işçiye bir talimatın olmadığını, hatta müvekkilinin kimin görevlendirildiğini daha bilmediğini, davalı K2’in kardeşine söz konusu yere gidip sorunun ne olduğunu öğrenmesini istediğini, kesinlikle tamirat yapmasını istemediğini, ancak K5’in akıl almaz bir mantıkla kendisini iple sarkıtarak tamirat yapmaya başladığını, mütevaffanın kendi kusuru ile vefat ettiğini, akıl mantık sahibi bir insanın talimat alsa dahi yapmayacağı bir işi yapmaya çalışan işçinin olayda tek sorumlu olduğunu beyanda davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk derece Mahkemesi tarafından;
“Davanın KABULÜ İLE,
Kurum zararı olan 20.007,28 TL nin onay tarihi olan 10/07/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davalıya verilmesine
Kurum zararı olan 18.578,18 TL nin onay tarihi olan 10/07/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı F1 İnşaat Paket Nak. Gıda Day. Tük. Mal. Tur. San. Ltd. Şti den tahsil edilerek davalıya verilmesine
Cenaze masrafı olan 229,60 TL nin 24/09/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davalıya verilmesine,…
” karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf sebeplerinde özetle; Sigortalı K5’in iş kazası sonucu vefat etmesi nedeni ile kurum tarafından müteveffanın hak sahiplerine bağlanan gelir ve yapılan cenaze yardımı nedeni ile kurumun uğramış olduğu zararın tazmini amacı ile davalılara karşı iş bu davayı açtığını, yerel mahkemece kazanın meydana gelmesinde işveren F1 İnşaat Ltd. Şti. Nin %65, davalı K3 %4, davalı K2’in %1 ve kazazedenin %30 oranında kusurlu olduğunun kabul edildiğini, işveren F1 Ltd. ŞTi dışındaki kişilerin 3. Kişi kabul edilerek karar verildiğini, kusur oranlarının ve işveren dışındaki kişilerin kusurunun 3. kişi olarak kabulünün hukuka uygun olmadığını, davalı K3’nın davalı F1 Gıda Ltd. ŞTi nin yönetici ortağı olduğunu, kaza ile ilgili görülen ceza davasında işveren olarak nitelendirildiğini ve ceza aldığını, alınan bilirkişi raporunda da adı geçen şahsın işveren adına hareket eden kişi olarak nitelendirildiği, şirket ortağı olup şirketin tüm işlemlerinden sorumlu olan kişinin 3. Kişi olarak kabulünün hukuka uygun olmadığını, rücu davalarında 3. Kişi kavramının yeterince inceleme ve irdelenmesi gerektiğini, yerel mahkemece bu konunun gündeme getirilmediğini ayrıca müteveffaya yüklenen %30 oranındaki kusur oranının yüksek olduğunu, iş yerinde gerekli emniyet tedbirlerinin alınmadığını, sadece beline bağlanan iple yüksekten sarkıtılarak çalışmasının istendiği, ekmek parası peşinde olan işçinin bu talebi red ederek çalışmayı kabul etmemesinin düşünülemeyeceğini, işten çıkarılma korkusu ile her türlü talimatı yerine getirmeye çalışan bir işçinin buna karşı çıkmaya gücünün yetmeyeceğinin açık olduğunu, kusur incelemesi yönünden usul ve yasaya uygun olmayan kararın kaldırılmasını ileri sürmüştür.
Davalılar F1 İnşaat ve K3 vekili istinaf sebeplerinde özetle; kazanın meydana gelmesinde müvekkillerinin kusurunun olmadığını, müvekkili K3′ nın işyerinin bulunduğu binadaki komşularının müvekkiline gelerek, “su giderlerinin olmadığını, suyun çatıdan doğrudan aktığını” söylediklerini, bunun üzerine müvekkilinin de müteveffanın ağabeyi olan diğer davalı K2′ e bu konu ile ilgilenmesini söylediğini, müvekkilinin bu olay ile ilgisinin bununla sınırlı olduğunu, müteveffaya herhangi bir iş vermediğini, vefat edenin binanın dışında kendisini iple sarkıtarak çalıştığını, hiçbir güvenlik önlemi almadığını, çalıştığı sırada ipin kopması sonucu vefat ettiğini, müvekkillerinin olayda kusurlarının olmadığını, yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dairemizce istinaf incelemesi HMK 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususları da gözetilerek yapılmıştır.
Dava; 29.09.2011 tarihli iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirlerin ve yapılan ödemenin davalılardan tahsili istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı olay tarihinde yürürlükte bulunan ve 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunudur.
Sigortalının iş kazası veya meslek hastalığına uğramasına birden çok kişinin birlikte kusurlarıyla sebebiyet vermeleri halinde; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 61 ve 62’nci (818 sayılı Mülga Borçlar Kanununun 50 ve 51) maddeleri uyarınca teselsül hükümlerine göre birlikte sorumlulukları söz konusu olacaktır. Bu halde, Türk Borçlar Kanunu’nun 62’inci maddesi uyarınca kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişinin diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkı baki kalmak koşuluyla, her bir sorumlu yönünden kusurlarına düşen miktar ayrılmaksızın teselsül kurallarına göre sorumluluklarına hükmedilebilecektir.
5510 sayılı Kanunun “İş Kazası ve Meslek Hastalığı İle Hastalık Bakımından İşverenin ve Üçüncü Kişilerin Sorumluluğu” başlıklı 21/1. maddesine göre; İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. Anılan madde ile tazmin sorumlularının Kurum karşısındaki sorumluluğu bir tavanla sınırlandırılmış olup, bu sorumluluk “…sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı…” bulunmaktadır. Maddenin açık hükmü karşısında; ilk peşin sermaye değerli gelirin, Kurum yararına tazmini mümkün kısmının belirlenebilmesi için gerçek zarar tavan hesabı yapılması zorunluluğu bulunmaktadır.
Bu yasal düzenleme ve açıklamalar çerçevesinde, öngörülen ilkeler gereğince uzman bilirkişi tarafından, davalılardan K3’nın, diğer davalı şirketin ortağı ve yetkilisi olduğu, davalılardan K2’in davalı şirketin sigortalı çalışanı olduğu da gözetilmek suretiyle sorumluluk derecelerine göre, yöntemince rapor düzenlenerek gerçek zarar hesaplanmalı, bu miktar gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri ile karşılaştırılıp, düşük (az) olan tutar belirlenip, çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz ve denetlenemeyen bilirkişi raporu hükme esas alınmış olup, 6100 sayılı HMK 353/1a-6 maddesi gereğince istinaf taleplerinin bu yönüyle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM/
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-
Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun
KABULÜNE,
2-
HMK’nun 353/1-a-6. Maddesi gereğince İskenderun 2. İş Mahkemesinin 21/09/2017 gün ve 2013/530 Esas, 2017/336 sayılı kararının
KALDIRILMASINA,
3-
Davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine
İADESİNE,
4-
İstinaf harcının talep halinde iadesine,
5-
İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-
Yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince dikkate alınmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 22/12/2017 tarihinde
KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe