Adana BAM, 9. HD., E. 2018/1445 K. 2019/1138 T. 21.10.2019

İlgili TBK madde: TBK Madde 61

,
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN

DAVACI :

F1
SİGORTAA.Ş.
-A1

VEKİLİ:Av.

K1
– A2

DAVALI :

F2
RESTORANTTURİZMOTELCİLİKORMANÜRÜNLERİİNŞAATPETROLKUYUMCULUKSANAYİVETİCARETLİMİTEDŞİRKETİ
-A3

VEKİLİ:Av.

K2
– A4

DAVA TÜRÜ : Sigortacının halefiyet hakkına dayanarak açmış olduğu rücu davası

İSTİNAF KARARININ

YAZIM TARİHİ : 23/10/2019

Adana 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 19/06/2018 tarih ve 2018/335 Esas, 2018/305 Karar sayılı kararıaleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;

İDDİANIN ÖZETİ :

Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirket tarafından kasko sigorta poliçesi ile sigortalı K3’ye ait K4 idaresindeki N1 plakalı araç ile davalı şirkete ait, sürücüsü firar olan N2 plakalı aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle N1 plakalı aracın hasarlandığını, kaza mahallinde tutulan kaza tutanağında davalı şirkete ait aracın %25 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, trafik kazası nedeniyle davacı şirketin N1 plakalı araç için hesaplanan 50.000,00.TL tazminat bedelinin 22.100,00.TL sovtoj bedeli düşülerek bakiye 27.900,00.TL’nin sigortalıya ödendiğini, ödenen bedelin kusur oranında %25’i olan 6.975,00.TL’sinin rücuen davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesi ile; açılan davanın kazaya karışan K5’a yöneltilmesi gerekirken olayda kusuru ve sorumluluğu bulunmayan müvekkiline yöneltilmesinin usule aykırı olduğunu, N2 plakalı aracın müvekkili işletme ile ilgili bir çalışma faaliyeti içerisinde iken kazaya karışmadığını, sigorta şirketine sigortalı bulunan N1 plakalı aracın sürücüsünün asli kusurlu olup kazanın meydana gelmesine bizzat sebebiyet verdiğini bu nedenle açılan haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :

Adana 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 19/06/2018 tarih ve 2018/335 Esas, 2018/305 Karar sayılı kararı ile; 04/10/2015 günü saat 02:15’de maydana gelen iki araçlı trafik kazası oluşumunda davacı F1 Sigorta A.Ş.’ye sigortalı N1 plakalı otomobil sürücüsü K4’ün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na bağlı olarak çıkarılan Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin trafik işaretlerine uymayı belirten 95. hız sınırlarına uyma ve hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamayı belirten 101. ve kavşaklarda geçiş hakkını belirten 109. maddesini ihlal ettiğinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 84 ve devamı hükümlerine bağlı olarak çıkarılan yönetmeliğe göre asli kusurlu ve kusur oranının %75 olduğu davalı F2 Restoran Turizm Otelcilik Orman Ürünleri İnşaat Petrol Kuyumculuk Ltd. Şti. adına tescilli N2 plakalı kamyonetin firari sürücüsünün karayolları Kanunu’na bağlı olarak hız sınırlarına uyma ve hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamayı belirten maddesini ihlal ettiğinden tali kusurlu ve kusur oranının %25 olduğu Adana 9. İcra Müdürlüğü’nde davalı aleyhine açılan icra takibinin yerinde olduğu davalı tarafından icra takibine yapılan itirazın yerinde olmadığı tespit ve kanaatine ulaşılmış davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına karar verildiği anlaşılmıştır.

DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:

Davalı vekili istinaf talebi ile; N1 plakalı aracın sürücüsü K4’ün söz konusu kazada asli kusurlu olduğu ve kusur oranının %75 olarak belirlendiğini, kazanın oluşumunda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, trafik ışıklarını dikkate almadığını ve kurallara aykırı davrandığını, kavşaklarda geçiş önceliğine aykırı davrandığını, hız kuralına aykırı davrandığını, müvekkili şirketin kusurundan ötürü davacının uğradığı bir zararının olmadığını, kaldı ki davacı ile dava dışı K3 arasında akd edilen sigorta ve kasko poliçesinde davacının rücu yetkisinin de bulunmadığını, sigortalıya ödenen miktarın fahiş bir bedel olup yapılan ödemenin oldukça fazla olduğunu, N1 plakalı aracın piyasa değerinin 50.000,00.TL olmadığı gibi daha önceden aracın ağır hasarlı bir kazaya karıştığı göz önüne alındığında sigorta şirketi tarafından şayet bir ödeme yapılacak ise de bu rakamın çok çok altında olacağının aşikar olduğunu, müvekkiline ait aracın diğer davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS kapsamında sigortalı olup bu nedenle sigortalı aracın karıştığı kaza neticesi oluşacak zarar taleplerini sigorta şirketi kapsamında karşılamak zorunda olduğunu bu nedenlerle yerel mahkemece verilen kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER :

Adana 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2018/335 Esas, 2018/305 Kararsayılı dosyası.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :

Dava hukuki niteliği itibarıyla “Sigortacının halefiyet hakkına dayanarak açmış olduğu rücu” davasıdır.

Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı sigorta şirketi nezdinde kasko sigorta poliçesi bulunan N1 plakalı araç ile davalı şirkete ait N2 plakalı araçların çarpışması neticesinde sigortalı aracın hasarlandığını, kazada davalı aracın %25 kusurlu olduğunu, hasar bedeli olarak sigortalıya 27.900,00.TL ödeme yapıldığını, davalının %25 kusuruna denk gelen 6.975,00.TL için icra takibi başlatıldığını, itiraz üzerine takibin durduğunu, itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiş olup, davalı şirket vekili davanın reddini savunmuş, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.

Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/490-2018/162 EK sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmiştir.

Dava konusu sigortalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde kasko poliçesi bulunduğu, aracın hususi araç olduğu anlaşılmıştır.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde davalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, davacının rücu yetkisi olmadığını, davacıya yapılan ödemenin fahiş olduğunu, davalı aracın ZMMS poliçesi olduğunu, bu nedenle zarar talebinin ZMMS poliçesi yapan şirkete yöneltilmesi gerektiğini belirtmiştir.

İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda davalı araç sürücünün %25 kusurlu olduğu belirtilmiş olup, bu rapordaki kusur oranı ile kaza tespit tutanağındaki değerlendirmelerin uyumlu olduğu, tüm bu nedenlerle davalı vekilinin bu istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.

Dava konusu sigorta poliçesi zarar sigortası kapsamında bulunmakta olup TTK 1472. maddesi uyarınca sigortacı ödeme yaptıktan sonra sigortalının haklarına halef olmakta olup, davacının rücu hakkı olmadığına dair istinaf sebebi yerinde değildir.

Dava konusu aracın perte ayrıldığı ve ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda da aracın bedelinin 50.000,00.TL kabul edilerek sovtaj bedelinin düşüldüğü ve fahiş ödeme yapıldığına ilişkin istianaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.

TBK’nun 61.maddesi uyarınca birden fazla kişi aynı zarardan dolayı çeşitli sebeplerle sorumlu oldukları takdirde birlikte sorumlu olurlar, bu düzenleme karşında davalı araç işleteni ile ZMMS poliçesi bulunması halinde sigortacının zarardan birlikte sorumlu oldukları anlaşılarak, dava hakkı tüm sorumlalara karşı kullanılacağı gibi bunlardan birine karşı kullanılması yeterli olup davalı vekilinin davanın ZMMS sigortasına açılması gerektiğine ilişkin istinaf sebebi de yerinde değildir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilerek hüküm fıkrasının aşağıdaki şekilde kurulması uygun görülmüştür.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;

1-
Adana 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 19/06/2018 tarih ve 2018/335 Esas, 2018/305 Karar sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca
ESASTAN REDDİNE,

2-
492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 497,60.TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 119,12.TL’sinin mahsubu ile bakiye 378,48.TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,

3-
6100 sayılı HMK’nın 326/1 maddesi gereğince davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine
BIRAKILMASINA
,

4-
6100 sayılı HMK’nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından davacı vekili lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

5-
6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının
İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,

6-
6100 sayılı HMK’nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/3 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE
,
Dair, 6100 Sayılı HMK’nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK’nun 362/1-a maddesi gereğince karar tarihindeki dava değerinin 58.800,00.TL’nin altında olması nedeniyle kesin olmak üzere 21/10/2019 tarihinde karar verildi.

  • İlk yayınlanma tarihi: 29 Temmuz 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!