TBK Madde 521 Simsarlık ücreti: Hak etme zamanı

Özet 3 fıkra · ~1 dk okuma

TBK 521, simsar ücrete ancak yaptığı faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa hak kazanır; kurulan sözleşme geciktirici koşula bağlanmışsa ücret koşulun gerçekleşmesiyle ödenir. Simsarın yapacağı giderlerin ödeneceği kararlaştırılmışsa, faaliyeti sözleşmenin kurulmasıyla sonuçlanmasa bile giderleri ödenir.

Resmi Metin

Hak etme zamanı

Madde 521- (1) Simsar, ancak yaptığı faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa ücrete hak kazanır.

(2) Simsarın faaliyeti sonucunda kurulan sözleşme geciktirici koşula bağlanmışsa ücret, koşulun gerçekleşmesi hâlinde ödenir.

(3) Simsarlık sözleşmesinde simsarın yapacağı giderlerin kendisine ödeneceği kararlaştırılmışsa, simsarın faaliyeti sözleşmenin kurulmasıyla sonuçlanmamış olsa bile giderleri ödenir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Simsarın ücret alacağının kalbi nedensellik bağıdır: ücret ancak simsarın gösterdiği faaliyet ile üçüncü kişiyle sözleşme kurulursa doğar; sadece taraf bulmak, görüşme ayarlamak ya da müşteriyi getirmek tek başına ücret hakkı vermez. Uygulamada tartışmalar çoğu kez bu illiyet noktasında yoğunlaşır; iş sahibi çoğu kez sözleşmeyi simsarın katkısı olmadan kurduğunu ileri sürer, bu nedenle simsarın yönlendirmeyi, yazışmayı ve tanıştırmayı delillerle saklaması yerinde olur. Kurulan sözleşme geciktirici koşula bağlanmışsa ücret hemen değil, koşul gerçekleşince muaccel olur; koşul hiç gerçekleşmezse ücret de doğmaz. Buna karşılık taraflar simsarın giderlerinin ayrıca ödeneceğini kararlaştırmışsa, faaliyet sözleşmeyle sonuçlanmasa bile bu masraflar istenebilir; bu kaydı sözleşmeye açıkça yazmak simsarın lehinedir. Ücretin belirlenmesi için TBK m.522’ye, fahiş ücretin indirilmesi için ise TBK m.525’e köprü kurmak gerekir.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 521. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 405 inci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 521 inci maddesinde, simsarın ücreti hak etme zamanı ve koşulu düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 405 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “B. Tellal ücreti / I. İstihkak zamanı” şeklindeki ibare, Tasarıda “B. Ücret / I. Hak etme zamanı” şekline dönüştürülmüştür.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.521 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2022/4152 K. 2023/1079 Bozma

Simsarın üstlendiği edimin kapsamı sözleşmeye göre belirlenir; sözleşmede yalnızca sözleşme kurulması fırsatına ait bilginin sağlanması üstlenilmişse simsar bu bilgiyi vermekle edimini ifa etmiş olur ve asıl sözleşmenin kurulması, ücretin doğum şartı değil, kararlaştırılan ücretin muaccel olacağı anı gösteren bir kayıt sayılır.

Detaylı özeti gör

Davacı, 05.12.2012 tarihli protokolle davalı şirkete Maltepe ilçesindeki arsayı tanıttığını, 225.000,00 TL komisyon kararlaştırıldığını, şirketin hissedarların tamamıyla noterden sözleşmeleri yapıp inşaat ruhsatını alarak inşaata başladığı halde ücreti ödemediğini ileri sürmüş; 28.01.2015 tarihli ihtarnamenin ardından başlattığı takibe itiraz edilince itirazın iptalini istemiştir. İlk derece mahkemesi, davacının şirket ile kat maliklerinin sözleşme yapma sürecine hiçbir katkısının bulunmadığı ve edimini yerine getirmediği gerekçesiyle davayı reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi de istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Daire, protokolde davacının sözleşme kurulmasına aracılık edeceğine dair bir ibare bulunmadığını, yapılan işin fırsat gösterme tellallığı olduğunu, hissedarlarla sözleşme yapılmasının ise yalnızca ücretin muaccel olacağı zamanı belirlediğini, davacının fırsat bilgisini sağlamakla edimini ifa ettiğini belirterek kararı bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2022/8089 K. 2023/947 Onama

Geçerli bir simsarlık sözleşmesinin varlığı tek başına ücret doğurmaz; simsar, iş sahibi ile üçüncü kişi arasındaki sözleşmenin kurulmasına aracılık ettiğini usulüne uygun delillerle ispatlamakla yükümlüdür, aracılık faaliyetinde bulunduğunu ispatlayamayan simsarın ücret istemi reddedilir.

Detaylı özeti gör

Davacı, davalı şirketle 30.09.2014 tarihinde satış yetki anlaşması imzalayarak davalıya ait taşınmazların satışına aracılık etmeyi üstlenmiş, satış bedeli üzerinden yüzde 1 komisyon kararlaştırılmıştı. Davacı, tanıtımını yaptığı şirkete bina satıldığını ileri sürerek 121.000,00 TL komisyon alacağının tahsilini istedi; davalılar satışın başka bir emlak firması aracılığıyla yapıldığını ve komisyonun ona ödendiğini savundu. İlk Derece Mahkemesi, taşınmazın 16.02.2016 tarihinde dava dışı şirkete satıldığını, davacının aracılık ettiğini kesin delille ispatlayamadığını belirterek davayı reddetti, sözleşmeyi şirket adına imzalayan davalı yönünden ise davayı husumetten reddetti. Bölge Adliye Mahkemesi, gezdirme ve gösterme iddiasının tanıkla ispatlanamayacağını da ekleyerek istinaf başvurusunu esastan reddetti. Daire, TBK 520 ve 521 çerçevesinde yapılan bu değerlendirmeyi yerinde bularak kararı onadı.

Yargıtay HGK E. 2021/567 K. 2022/1586 Bozma

Simsarlık sözleşmesinde ücretin hangi kişilerin satın alması hâlinde doğacağı tahdidi olarak sayılmışsa, bu liste yorum yoluyla genişletilemez; sayılanlar arasında bulunmayan eşin taşınmazı satın alması hâlinde iş sahibi ücretten sorumlu tutulamaz, sözleşmesini özenle düzenlemeyen simsar bunun sonucuna katlanır.

Detaylı özeti gör

Davacı emlakçı, davalı ve eşine bir kısım taşınmazları gezdirdikten sonra 08.09.2013 tarihinde gayrimenkul yer gösterme belgesi başlıklı sözleşmeyi imzalamış; belgede satış bedelinin yüzde üçü oranında komisyon ve aynı oranda cezai şart kararlaştırılmıştır. Gezdirilen taşınmazlardan biri 19.09.2013 tarihinde davalının eşi adına satın alınınca davacı ilamsız takip başlatmış, itiraz üzerine itirazın iptalini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi ilk kararında davayı reddetmiş, bozmadan sonra sözleşmede sayılan hısımlar arasına eşin de girdiği gerekçesiyle davayı 15.340,00 TL üzerinden kısmen kabul etmiş; Özel Daire eşin sözleşmede açıkça sayılmadığını belirterek kararı bozmuş, mahkeme direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, sözleşmedeki tahdidi listenin yorumla genişletilemeyeceğini, eşlerin birbirinin kayın hısmı bile sayılmadığını ve sözleşmesini özenle düzenlemeyen simsarın sonucuna katlanacağını belirterek direnme kararını bozmuştur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2020/339 K. 2022/723 Direnme Bozuldu

Simsar, salt yer göstermekle ücrete hak kazanamaz; ancak taraflar, gösterilen taşınmazın simsar devre dışı bırakılarak satın alınması hâlinde olağan ücretin iki katının ödeneceğini kararlaştırmışlarsa, ücrete ek olarak cezai şart niteliği de taşıyan bu kayıt, iptal edilmedikçe sözleşme serbestisi gereği geçerli olup alıcıyı bağlar.

Detaylı özeti gör

Davacı emlak komisyoncusu, ev satın almak isteyen davalıya aynı apartmanda iki daire göstermiş ve taraflar 06.03.2013 tarihli emlak görme belgesini imzalamıştır. Belgede simsarlık ücretinin yüzde 3 artı KDV olacağı, taşınmazın simsar saf dışı bırakılarak satın alınması hâlinde ise yüzde 6 artı KDV ödeneceği taahhüt edilmiştir. Davalı, gösterilen 5 numaralı daireyi 12.04.2013 tarihinde malikin yetki verdiği kişiden doğrudan satın almış; davacının başlattığı takibe itiraz edilince itirazın iptali davası açılmıştır. Yerel mahkeme, belgenin simsarlık sözleşmesi sayılamayacağı gerekçesiyle davayı reddetmiş, bozmadan sonra direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, salt yer göstermenin ücret doğurmadığını, ancak saf dışı bırakma hâlinde olağan ücretin iki katının ödeneceğine dair kaydın cezai şart niteliği de taşıdığını ve iptal edilmediğine göre bağlayıcı olduğunu belirterek direnme kararını oy çokluğuyla bozmuştur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2017/644 K. 2017/460 Direnme Bozuldu

Simsarın ücrete hak kazanmasını düzenleyen hüküm emredici değildir; taraflar, gösterilen taşınmazın belirli bir süre içinde iş sahibi ya da sözleşmede tahdidi olarak sayılan kişiler adına satın alınması hâlinde ücret ödeneceğini kararlaştırabilirler ve bu koşul gerçekleştiğinde sözleşmeyi imzalayan iş sahibi kararlaştırılan ücretten sorumlu olur.

Detaylı özeti gör

Davacı, ev almak için başvurduğu davalı emlakçının kendisine yalnızca yer gösterdiğini, satıcı ile alıcıyı bir araya getirmediğini ve taşınmaz malikinin davalıya satış konusunda yetki vermediğini ileri sürerek, 04.05.2009 tarihli yer gösterme sözleşmesine dayanılarak başlatılan icra takibinde borçlu olmadığının tespitini ve yargılama sırasında icra zoruyla tahsil edilen bedelin istirdadını istemiştir. Sözleşmede, imza tarihinden itibaren bir yıl içinde taşınmazın müşteri ya da üçüncü dereceye kadar akrabaları adına satın alınması halinde 300.000,00 TL satış bedeli üzerinden yüzde 3 komisyon ödeneceği, emlakçı devre dışı bırakılırsa komisyonun tamamının müşteriden isteneceği kararlaştırılmıştır. Yerel mahkeme davayı kabul edip Özel Daire bozmasına karşı direnmiş; Hukuk Genel Kurulu, taşınmazın sözleşmeden 25 gün sonra davacının eşi tarafından malikten satın alındığını ve imzasını inkar etmeyen davacının sözleşmeyle bağlı olduğunu belirterek direnme kararını bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.521 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2020/7 K. 2022/299 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

TBK m.521 uyarınca ücrete hak kazanma bakımından, aracılık edilen satış sözleşmesinin özel şartının gerçekleşmemesi ve tarafların bu halde sözleşmenin geçersiz olacağını açıkça kararlaştırması karşısında, emlakçının cezai şart alacağına hak kazanmadığı kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, taşınmaz alım-satımına aracılık eden emlakçının, satıştan vazgeçilmesi hâlinde ödenmesi kararlaştırılan cezai şart alacağı için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, sözleşmenin özel şartının gerçekleşmediğini ve tek taraflı konulan cezai şarta itibar edilemeyeceğini belirterek davayı reddetmiştir. Daire, simsarlık sözleşmesine ilişkin hükümleri ve simsarın ücrete hak kazanma koşullarını açıklamış; bağımsız bölümün üçüncü kişiye satılıp bedelin satıcı şirkete ödenmesi biçimindeki özel şart gerçekleşmediğinden ve taraflar bu hâlde sözleşmenin geçersiz olacağını açıkça kararlaştırdığından emlakçının cezai şart alacağına hak kazanmadığı sonucuna varmış, istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2019/507 K. 2020/760 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Simsar ancak kendi faaliyeti sonucunda asıl sözleşme kurulursa ücrete hak kazandığından, gösterilen dairenin maliki ile alıcı adayı arasında aracılıkla bir satış sözleşmesi kurulmayan olayda simsarın ücrete hak kazanmadığı ve verilen kaporanın iadesinin istenebileceği sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Satılık daire için emlak ofisine kapora verdiğini, satış gerçekleşmeyince kaporanın iade edilmediğini ileri süren alıcı adayı, başlattığı takibe yapılan itirazın iptalini istemiştir. İlk derece mahkemesi, ofis sahibinin hukuki ilişkinin tarafı olmadığı gerekçesiyle davayı husumetten reddetmiştir. Daire, kaporanın ofiste ve ofise ait makbuzla tahsil edildiğini, bunun ofis sahibinin bilgisi ve onayı dışında gerçekleşmesinin hayatın olağan akışına aykırı düşeceğini, dolayısıyla paranın onun adına alındığını kabul etmiş; aracılıkla bir satış sözleşmesi kurulmadığından simsarın ücrete hak kazanmadığını da belirterek istinaf başvurusunu kabul etmiş, kararı kaldırıp davanın kabulüne ve itirazın iptaline hükmetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2018/1061 K. 2019/662 Kısmen Kabul

Aracılık faaliyeti sonucu alıcı bulunmasına karşın taşınmazı sözleşme süresi içinde kendisi satan iş sahibi yönünden, sözleşmede aracı kılınmaksızın gerçekleşen satış hâlinde de ücret kararlaştırıldığı gözetilerek simsarın ücrete hak kazandığı sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Taşınmazının satışı için tellallık sözleşmesi yapan davacı, tellalın hizmet vermediğini ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini istemiş, takip konusu bedeli icra dosyasına yatırınca dava istirdat davasına dönüşmüştür. İlk derece mahkemesi tellallık ücretini yerinde bulmuş, cezai şartı ise fahiş görerek tümüyle kaldırmıştır. Daire, tellalın sözleşmedeki edimlerini yerine getirdiğini ve aracı kılınmaksızın yapılan satış nedeniyle ücrete hak kazandığını kabul etmiş; cezai şartın fahiş olduğunu, ancak tenkise tabi bir cezai şartın tamamen kaldırılamayacağını belirterek oranı satış bedelinin %1'i olarak saptamış ve borçluya iade edilecek tutarı yeniden hesaplamıştır.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!