Adana BAM, 9. HD., E. 2019/507 K. 2020/760 T. 5.10.2020

İlgili TBK madde: TBK Madde 521

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I

DAVACI:

K1
-TCK No:N1

VEKİLİ:Av.

K2
-A1

DAVALI:

K3
-TCK No: N2-A2

VEKİLLERİ:Av.

K4
-A3
Av.
K5
-A4
Av.
K6

İLİŞKİLİKİŞİ:

F1
GAYRİMENKULDANIŞMANLIK-
A5

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali(Simsarlık Sözleşmesine Dayanan)

İSTİNAF KARARININ

YAZIM TARİHİ : 09/10/2020

Adana 3. Tüketici Mahkemesi’nin 16/11/2018 tarih ve 2016/3671 Esas, 2018/1324 Karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosyanın Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi’ne tevzi edildiği, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi’nin 26/03/2019 tarih ve 2019/564 Esas, 2019/453 Karar sayılı ilamı ile dairenin görevsizliğine karar verilerek dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.

Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ :

Davacı vekili, davacınındavalı vasıtasıyla satılık olan A6 nolu daire için 24.09.2016 tarihinde 2.000 dolar kapora, buna karşılık davalının da kaşe ve imza içeren 24.09.2016 tarihli tahsilat makbuzu verdiğini, davacının daha sonra evi satma yetkisinin F2 Market isimli iş yerine ait olup davalının bu yönde bir yetkisi yahut malik ile aralarında yapılmış bir emlak satım sözleşmesi bulunmadığını ve ayrıca evin bedelinin de kendisine belirtilenden farklı olarak 410.000,00.TL olduğunu öğrenmesi üzerine evi satın almaktan vazgeçtiğini, bu durumu davalıya birdirmiş ise de olumsuz cevap aldığını, verilen kapora iade edilmeyince Adana 6. İcra Müdürlüğü’nün 2016/13886 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibe davalı borçlu tarafından itiraz edilmekle yapılan itirazın; davacının evin başkası tarafından satıldığını sonradan öğrenmesi sebebiyle haksız olduğunu, ayrıca davalı tarafça yapılan imza itirazının da kaporanın davalının çalışanı olan K7 isimli şahsa verilmesi ve takibe dayanak makbuzun da bu şahıs tarafından tanzim edilerek kendilerine verilmiş olması sebebiyle yersiz olduğunu ileri sürerek davanın kabulüne, Adana 6. İcra Müdürlüğü’nün 2016/13866 esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin devamına ve % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ :

Davalı vekili, açılan davada Asliye Hukuk Mahkemeleri’nin görevli olduğunu, davacının bahsettiği evin satışı ile ilgili olarak davalı tarafından yapılan herhangi bir işlem bulunmadığını, davacıdan hiçbir zaman kapora istenip alınmadığını, aynı şekilde davacıya makbuz da verilmediğini, hatta makbuzun tanzim edildiği tarihte davalının şehir dışında bulunduğunun resmi belge ile sabit olduğunu, tahsilat makbuzu üzerinde imzası bulunduğu söylenen K7 isimli kişinin davalının çalışanı olmayıp onun adına hareket veya onu temsile de yetkili bulunmadığını, ayrıca emlak komisyonculuğu işi nedeniyle verilen kaporanın iadesinin de mümkün olmadığını savunarak davanın reddine ve % 20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :

Yerel mahkemece verilen karar ile; dosya kapsamı, SGK kayıtları, taraf ve tanık beyanları ile sabit olduğu şekilde davalının söz konusu ilişkinin tarafı olmadığı gerekçesiyle davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, Öte yandan davalının kötü niyet tazminatı istemi yönünden de tahsilat makbuzu üzerindeki kaşenin davalı şirkete ait olması nedeniyle bu hususta davacının icra yolunu kullanmakta kötü niyetinin tespit ve ispat olunmadığı gerekçesiyle de bu istemin de reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; davalı K3’ın sözleşmenin (hukuki ilişkinin) tarafı olduğunu, dava konusu taşınmazı satışa çıkaranın davalı olduğunu, kaporayıda davalı çalışanının elden aldığını ve makbuz verdiğini, paranın davalının işyerinde verildiğini ve kaşesi kullanılmak suretiyle makbuzun değerlendirildiğini istinaf sebepleri olarak belirtmiştir.

UYUŞMAZLIK KONUSU :

Davalının hukuki ilişkinin tarafı olup olmadığı, davalının itirazında haklı olup olmadığı uyuşmazlık konusudur.

DELİLLER :

Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri, Adana 6. İcra Müdürlüğü’nün 2016/13886 Esas sayılı takip dosyası, 24/09/2016 tarihli tahsilat makbuzu, SGK İl Müdürlüğü’nün 14/11/2017 ve 19/02/2018 tarihli cevabı müzekkeresi ve ekinde yer alan ünvanlı hizmet cetveli, iş yeri adresi ve ünvan bilgisi, dönem bordrosu, sair belgeler, SGK İl Müdürlüğü’nün 26/03/2018 tarihli cevabı müzekkeresi ve ekinde yer alan davalı K3 ile ilgili bilgi ve belgeler, SGK İl Müdürlüğü’nün13/04/2018 tarihli cevabı müzekkeresi ve ekinde yer alan davalı K7 ile ilgili bilgi ve belgeler, F3 Market Kayıtları, Vergi Kayıtları, Tanık Beyanları ve tüm dosya kapsamı.

GEREKÇE :

Dava “Simsarlık Sözleşmesine Dayanan İtirazın İptali” talebine ilişkindir.

Davacı taraf, davalının taşınmaz satışına aracılık ettiğini, ancak satışın gerçekleşmemesi nedeniyle kapora olarak verdiği bedelin tahsili için yapılan takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini talep etmiş, davalı taraf ise, kaporayı kendisinin almadığını, hukuki ilişkinin tarafı olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Simsarlık sözleşmesi 6098 sayılı TBK’nun 520. maddesinde “simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkânının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması hâlinde ücrete hak kazandığı sözleşmedir.” TBK md 521/1‘e göre “Simsarın aracılık ettiği asıl sözleşmenin iş sahibi ile üçüncü kişi alıcı arasında kurulması gerekir.” Anılan düzenlemelere göre simsarın ücret alacağının doğumu için, “taraflar arasında sözleşmenin kurulması“ gerekmektedir ancak bu hâlde ücrete hak kazanacaktır.
(Yargıtay 13. HD’nin 05/03/2019 tarih ve 2019/1126 Esas, 2019/2899 Karar)

Somut olayda davalı tarafından gösterilen daire sahibi ile davacı arasında bir sözleşme davalı vasıtasıyla kurulmamış olup, davalı simsar ücrete hak kazanamayacaktır. Bu nedenle davacının kaporanın iadesini talep etme hakkı bulunmaktadır.

Davalı taraf, davacının bahsettiği evin satışı ile ilgili olarak davalı tarafından yapılan herhangi bir işlem bulunmadığını, davacıdan hiçbir zaman kapora istenip alınmadığını, aynı şekilde davacıya makbuz da verilmediğini, hatta makbuzun tanzim edildiği tarihte davalının şehir dışında bulunduğunun resmi belge ile sabit olduğunu, tahsilat makbuzu üzerinde imzası bulunduğu söylenen K7 isimli kişinin davalının çalışanı olmayıp onun adına hareket veya onu temsile de yetkili bulunmadığını, ayrıca emlak komisyonculuğu işi nedeniyle verilen kaporanın iadesinin de mümkün olmadığını savunmuş ise de; mahkemece dinlenen tanık K7’un beyanından anlaşıldığı üzere kaporayı davalının ofisinde aldığını ve davalıya ait makbuzu kullandığını beyan ettiği, böylelikle kaporanın davalının bilgisi ve onayı olmadan davalıya ait makbuzun kullanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, dolayısıyla kaporanın davalı adına alındığının kabulünün gerekeceği açıktır.

Bu nedenle, davanın kabulü gerekirken yazılı gerekçeyle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Ancak karar da hata edilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulü ile itirazın iptaline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :

1-
6100 sayılı HMK.nun 353/1-b-2 maddesi gereğince davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun
KABULÜNE,
2

6100 sayılı HMK.nun 353/1-b-2 maddesi gereğince Adana 3. Tüketici Mahkemesi’nin 16/11/2018 tarih ve 2016/3671 Esas, 2018/1324 Karar sayılı kararının
KALDIRILMASINA,

a)

Davanın
KABULÜNE,

b)

Davalının Adana 6. İcra Müdürlüğü’nün 2016/13886 esas sayılı takip dosyasına yaptığı
İTİRAZININ İPTALİNE,
Takibin
DEVAMINA,

c)-
Hükmedilen alacak miktarı olan 6.161,00.TL’nin % 20’si oranında
1.232,20.TL icra inkar tazminatının davalı-borçludan alınarak davacı-alacaklıya ÖDENMESİNE,

d)-
492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli
420,85.TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat KAYDINA,

e)-
6100 sayılı HMK.nun 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan 4,30.TL vekalet harcı ve 203,40.TL tebligat, müzekkere ile posta ücreti olmak üzere toplam 207,70.TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

f)-
6100 sayılı HMK.nun 330. maddesi gereğince davacı kendini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 924,15.TL nispi vekalet ücretinin maktu vekalet ücretinin altında kalması nedeniyle
1.700,00.TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
İstinaf incelemesi yönünden;

3-
Davacı tüketici olup 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunu’nun 73/2 maddesi gereğince harçtan muaf olduğundan
HARÇ ALINMASINA YER OLMADIĞINA,

4-
6100 sayılı HMK’nun 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan 42,00.TL tebligat gideri ve 44,00.TL posta gideri olmak üzere toplam
86,00.TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5

6100 sayılı HMK’nun 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine
YER OLMADIĞINA,
6

6100 Sayılı HMK’nun 333. maddesi uyarınca peşin alınan ve kullanılmayan gider avansının ilk derece mahkemesine
İADESİNE
,

7-
Kararın ilk derece mahkemesince taraf veya vekillerine
TEBLİĞİNE
,
Dair, 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK.nun 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 72.070,00.TL’nin altında kalması nedeniyle kesin olarak karar verildi.05/10/2020

  • İlk yayınlanma tarihi: 30 Temmuz 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!