TBK Madde 520 Simsarlık sözleşmesi: Tanımı ve şekli

Özet 3 fıkra · ~1 dk okuma

TBK 520, simsarlık sözleşmesi, simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkânının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve ancak bu sözleşmenin kurulması hâlinde ücrete hak kazandığı sözleşmedir; sözleşmeye kural olarak vekâlet hükümleri uygulanır ve taşınmazlara ilişkin simsarlık sözleşmesi yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz.

Resmi Metin

Tanımı ve şekli

Madde 520- (1) Simsarlık sözleşmesi, simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkânının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması hâlinde ücrete hak kazandığı sözleşmedir.

(2) Simsarlık sözleşmesine, kural olarak vekâlete ilişkin hükümler uygulanır.

(3) Taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Simsarlıkta ücret sonuca bağlıdır: simsar yalnızca gösterdiği çaba sonunda sözleşme fiilen kurulursa ücrete hak kazanır; müşteri bulmak, ilanı yayınlamak veya taraflara aracılık etmek tek başına ücret doğurmaz. Bu yüzden simsarın faaliyeti ile kurulan sözleşme arasındaki illiyet bağı uyuşmazlığın merkezindedir; alıcıyı simsarın bulduğunu ispat yükü simsardadır. Taşınmaz simsarlığında özel bir geçerlilik şartı öne çıkar: konut, arsa veya işyeri alım-satımına ya da kiralanmasına aracılıkta sözleşme yazılı yapılmadıkça geçersizdir; sözlü anlaşmaya güvenen emlakçı komisyonunu tahsil edemeyebilir, bu geçersizliği taraflar sonradan ileri sürebilir. Boşlukta kalan noktalarda kural olarak vekâlet hükümleri (TBK m.502 vd.) devreye girer; simsarın özen ve sadakat borcu buradan doğar, çifte temsil ve menfaat çatışması buna aykırıdır. Ücretin belirlenmesi ve fahiş ücretin indirilmesi için TBK m.522 ve TBK m.525’e, masraf istenebilmesi için de sözleşmedeki açık kayda dikkat edilmelidir.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 520. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 404 üncü maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 520 nci maddesinde, simsarlık sözleşmesi tanımlanmakta ve şekli düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 404 üncü maddesinin kenar başlığında kullanılan “A. Tarifi ve şekli” ibaresi, Tasarıda “A. Tanımı ve şekli” olarak değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 404 üncü maddesinin birinci fıkrasında kullanılan “akdin icrasına tavassut etmeğe” şeklindeki ibare, Tasarıda “bir sözleşme… kurulmasına aracılık etmeyi” şeklinde ifade edilmiştir. Ayrıca 818 sayılı Borçlar Kanununun 404 üncü maddesinde verilen tanımdan farklı olarak, Tasarıda simsarın sözleşme kurulması olanağının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği sözleşmenin kurulması durumunda ücrete hak kazanacağı belirtilmiştir. Böylece, madde Tasarının “B. Ücret / I. Hak etme zamanı” kenar başlıklı 521 inci maddesiyle uyumlu hale getirilmiştir.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.520 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay HGK E. 2014/859 K. 2016/428 Bozma

Taşınmazlara ilişkin simsarlık (tellallık) sözleşmesi yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz; imzası inkar edilmeyen yazılı taşınmaz simsarlık sözleşmesi geçerli sayılıp salt "yer gösterme" kabul edilerek reddedilemez, sözleşme hükümleri çerçevesinde incelenerek karar verilir.

Detaylı özeti gör

Davacı emlak komisyoncusu, davalıyla aralarında 22.9.2010 tarihli taşınmaz satımına yönelik bir tellallık (simsarlık) sözleşmesi düzenlendiğini, edimini yerine getirdiğini ancak kararlaştırılan komisyon ücretinin ödenmediğini ileri sürerek başlattığı icra takibine vaki itirazın iptalini ve yüzde 40 tazminatı talep etmiştir. Davalı ise elindeki belgenin salt bir "yer gösterme belgesi" olduğunu, bu nedenle ücret istenemeyeceğini savunmuş; Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesi de emlak komisyonculuğunun yalnızca yer göstermeden ibaret olmadığı, davacının yer gösterme belgesine dayanarak ücret istemesinin hakkaniyete aykırı olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, mülga 818 sayılı BK m.404 (güncel TBK m.520) çerçevesinde, imzası davalı tarafça inkâr edilmeyen bu sözleşmenin taşınmaz satımına yönelik geçerli bir tellallık sözleşmesi olduğunu, salt "yer gösterme" sayılarak reddedilemeyeceğini, sözleşmede belirtilen ilkeler çerçevesinde inceleme yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur. Yerel mahkemenin önceki kararında direnmesi üzerine Hukuk Genel Kurulu, uyuşmazlığı simsarlık sözleşmesinin niteliği ve taşınmazda yazılı geçerlilik şekli yönünden değerlendirerek direnme kararını Özel Daire bozma gerekçesiyle oyçokluğuyla bozmuştur.

Yargıtay HGK E. 2014/1 K. 2015/1539 Bozma

Taşınmazlar konusundaki simsarlık (tellallık) sözleşmesi geçerli olmak için yazılı şekilde yapılmalıdır (TBK m.520/3); ancak sözleşme simsar ile iş sahibi arasında kurulduğundan, geçerlilik için taşınmaz malikinin sözleşmede imzasının bulunması gerekmez.

Detaylı özeti gör

Bir emlak komisyoncusu (tellal), davalıya Ankara'da bir taşınmaz göstermiş ve taraflar arasında 15.04.2010 tarihli "Kiralıklarda yer gösterme (emlak komisyonculuğu) sözleşmesi" imzalanmıştır; sözleşmenin B/2. maddesine göre davalı, emlakçıyı devre dışı bırakarak taşınmazı kiralarsa bir aylık kira bedeli artı KDV tutarında tellallık ücreti ödeyecektir. Davacı, davalının kendisini aradan çıkararak yeri kiraladığını ileri sürerek 7.080 TL alacağı için icra takibi başlatmış, davalının itirazı üzerine itirazın iptali davası açmıştır. Yerel mahkeme (Ankara 7. Sulh Hukuk), davacının mal sahibinin muvafakatini almadan aracılık yaptığı ve salt yer göstermenin ücrete hak kazandırmayacağı gerekçesiyle davayı reddetmiş; Özel Dairenin bozmasına karşı da önceki kararında direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu ise, mülga 818 sayılı BK m.404 (güncel TBK m.520) kapsamındaki tellallık (simsarlık) ilişkisinin tellal ile iş sahibi arasında kurulduğunu, gayrimenkul tellallığı sözleşmesinin geçerliliği için taşınmaz malikinin imzasının aranmayacağını vurgulamıştır. Davalı sözleşmedeki imzasına itiraz etmediğinden, mahkemenin işin esasına girerek sözleşmenin sonradan doldurulduğu iddiasını ve B/2. maddedeki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğini araştırması gerektiği belirtilerek direnme kararı bozulmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.520 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2022/528 K. 2025/314 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Şirket adına pazarlama yapıp müşteri kazandırma karşılığı komisyon öngören sözleşme simsarlık ilişkisi sayılmış; sözleşmede müşteri portföy bedeline ilişkin bir düzenleme bulunmadığından, kararlaştırılan komisyon dışında portföy bedeli istenemeyeceği sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, şirket adına pazarlama yapıp müşteri kazandırmayı üstlenen aracılarla şirket arasındaki ortak çalışma sözleşmesinden doğmuştur; şirket tahsil edemediği iş bedelleri için itirazın iptali, aracılar ise komisyon ve müşteri portföy bedeli istemiştir. İlk derece mahkemesi itirazın iptali davasını kısmen kabul, birleşen komisyon davasını reddetmiştir. Daire, ilişkiyi simsarlık olarak değerlendirmiş; aracıların sözleşme sürerken bir başkası adına şirket kurup müşterileri oraya yönlendirmesini dürüstlük kuralına aykırı bularak ücret hakkını yitirdikleri sonucuna varmış ve istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2020/1634 K. 2023/434 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Yazılı sözleşme bulunmayan aracılık ilişkisinde, beş yılda dört ülkede yalnızca 18 fatura düzenlenmesinin süreklilik ölçütünü karşılamadığı, ilişkinin TBK m.520 anlamında simsarlık boyutunda kaldığı ve simsarlıkta denkleştirme tazminatı istenemeyeceği kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Yurt dışı pazarlarda aracılık hizmeti veren şirket, taraflar arasındaki ilişkinin acentelik olduğunu ve sözleşmenin haksız feshedildiğini ileri sürerek denkleştirme tazminatı istemiştir. İlk derece mahkemesi, beş yıllık sürede düzenlenen fatura sayısını esas alarak faaliyetin simsarlık boyutunda kaldığını ve denkleştirme tazminatı istenemeyeceğini belirterek davayı reddetmiştir. Daire, acenteliğin varlığı için süreklilik arz eden aracılık hizmeti gerektiğini ve bunun ispatlanamadığını; ilk kez istinafta ileri sürülen tek taraflı sona erdirme tazminatı yönünden ise ilk derecede talep bulunmadığını ve zararın ispatlanmadığını belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2020/504 K. 2022/930 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Protokol başlıklı ve karşılıklı imalat edimleri içeren belgenin simsarlık sözleşmesi sayılabilmesi için, metinde sözleşme kurulması imkânının hazırlandığına veya kurulmasına aracılık edildiğine dair bir ifade bulunması gerektiği; ispat yükünün ücret isteyende olduğu kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, asıl davada protokol başlıklı sözleşmeden doğduğu ileri sürülen simsarlık ücreti, birleşen davada ise aynı sözleşme kapsamında ödenen avansın iadesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi belgeyi karşılıklı edimler içeren taşeronluk sözleşmesi sayarak asıl davayı reddetmiş, birleşen davayı kabul etmiştir. Daire, simsarlık sözleşmesinin varlığını ispat yükünün ücret isteyen tarafta olduğunu, belgede sözleşme kurulması imkânının hazırlanmasına veya aracılığa dair bir ifade bulunmadığını, yazışmalardan haberdar edilmiş olmanın simsarlık ilişkisini ispatlamayacağını belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2019/643 K. 2020/892 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Taşınmaz satışına aracılık için imzalanan tellallık sözleşmesinde iş sahibinin taşınmazın maliki olmasının gerekmediği, malik olmayan kişinin de geçerli biçimde tellallık sözleşmesi kurabileceği belirtilerek, sözleşmenin geçersizliğine ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Emlakçı, taşınmaz maliki olmayan kişiyle imzaladığı emlak alım satım sözleşmesine dayanarak kararlaştırılan komisyon ücretinin tahsilini istemiş; davalı ise sözleşmeyi boş olarak imzaladığını ve satılan taşınmazın kendisine ait olmadığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi, taşınmazın sözleşme süresi içinde satıldığını ve tellalın satış için faaliyette bulunduğunu kabul ederek davayı kabul etmiştir. Daire, malik olmayan kişinin de geçerli tellallık sözleşmesi yapabileceğini, boş imza savunmasının yazılı belgeyle kanıtlanamadığını ve sözleşmenin geçerlilik süresi içinde satışın gerçekleştiğini belirterek ücret alacağını yerinde bulmuş ve davalının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2018/1061 K. 2019/662 Kısmen Kabul

Simsarlık sözleşmesinin konusu belirli bir vekâlet türü olduğu, TBK'nın 521-525. maddelerinin yalnızca simsarın ücret alacağını düzenlediği, sözleşmeden doğan diğer hususlarda ise m.520/2 yollamasıyla vekâlete ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Taşınmazının satışı için tellallık sözleşmesi yapan davacı, tellalın hizmet vermediğini ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini istemiş, takip konusu bedeli icra dosyasına yatırınca dava istirdat davasına dönüşmüştür. İlk derece mahkemesi tellallık ücretini yerinde bulmuş, cezai şartı ise fahiş görerek tümüyle kaldırmıştır. Daire, tellalın sözleşmedeki edimlerini yerine getirdiğini ve aracı kılınmaksızın yapılan satış nedeniyle ücrete hak kazandığını kabul etmiş; cezai şartın fahiş olduğunu, ancak tenkise tabi bir cezai şartın tamamen kaldırılamayacağını belirterek oranı satış bedelinin %1'i olarak saptamış ve borçluya iade edilecek tutarı yeniden hesaplamıştır.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!