TBK Madde 400 Hizmet sözleşmesi: İşçinin sorumluluğu

Özet 2 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 400, işçi işverene kusuruyla verdiği her türlü zarardan sorumludur. Bu sorumluluğun belirlenmesinde işin tehlikeli olup olmaması, uzmanlık ve eğitim gerektirip gerektirmemesi ile işçinin işveren tarafından bilinen veya bilinmesi gereken yetenek ve nitelikleri göz önünde tutulur.

Resmi Metin

İşçinin sorumluluğu

Madde 400- (1) İşçi, işverene kusuruyla verdiği her türlü zarardan sorumludur.

(2) Bu sorumluluğun belirlenmesinde; işin tehlikeli olup olmaması, uzmanlığı ve eğitimi gerektirip gerektirmemesi ile işçinin işveren tarafından bilinen veya bilinmesi gereken yetenek ve nitelikleri göz önünde tutulur.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

TBK m.400, işçinin işverene verdiği zararlardan doğan tazmin borcunu kusur ilkesine bağlar; işçi ancak kusuruyla sebep olduğu zarardan sorumlu tutulabilir, kusursuz veya işletme riskine dayalı otomatik bir sorumluluk yoktur. İşin doğasından kaynaklanan işletme riski kural olarak işverende kalır. Sorumluluğun kurulmasından ayrı olarak, tazminatın kapsamı belirlenirken işin tehlikeli olup olmaması, uzmanlık ve eğitim gerektirip gerektirmemesi ile işçinin işverence bilinen yetenek ve nitelikleri işçi lehine hafifletici biçimde tartılır. Bu düzenleme, işverenin işçiyi gözetme borcunu (TBK m.417) kapsamaz; ikisini karıştırmamak gerekir. İşçinin özen ve sadakat yükümü ise TBK m.396 alanındadır. 4857 sayılı İş K. kapsamındaki ilişkilerde İş K. özel ve öncelikli uygulanır; TBK’nın genel hizmet hükümleri İş K. dışında kalan ilişkilere ve İş K.’daki boşluklara tamamlayıcı işlev görür. Uygulamada sık rastlanan yanılgı, hafifletici kriterleri hiç tartmadan işçiden tam tazmin istemek ve her zararı doğrudan rücu ettirmeye kalkmaktır; kusuru ispat yükü ise onu ileri süren işverendedir.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 400. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 321 inci maddesinin ikinci fıkrasını karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 399 uncu maddesinde, işçinin sorumluluğu düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 321 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “2. İhtimam mecburiyeti” ibaresi, Tasarıda “VI. İşçinin sorumluluğu” şekline dönüştürülmüştür.

Maddenin birinci fıkrasında, işçinin işverene kusuruyla verdiği her türlü zararlardan sorumluluğu esası getirilmiştir. Buna göre işçi, ancak kusuruyla verdiği zararlardan sorumlu tutulacaktır.

Maddenin ikinci fıkrasında ise, işçinin sorumluluğunun belirlenmesinde göz önünde tutulabilecek ölçütler yer almıştır. Bu ölçütler, işin tehlikeli olup olmaması, işin uzmanlık ve eğitim gerektirip gerektirmemesi, işçinin bilinen veya bilinmesi gereken yetenek ve nitelikleridir. İşçinin sorumlu olup olmadığının belirlenmesinde, bu ölçütlerden yararlanılacaktır.

Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 321e maddesi göz önünde tutulmuştur.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.400 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 5. Hukuk Dairesi E. 2018/2227 K. 2020/908 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Gebelik takibinde bebekteki anomalinin saptanamadığı iddiasıyla açılan tazminat davasında daire, uyuşmazlığı vekillik sözleşmesindeki özen borcuna aykırılık olarak nitelendirmiş; mesleki iş gören vekilin TBK m.400'e atıfla en hafif kusurundan bile sorumlu olduğunu belirtmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, gebelik takibini yapan doktorlar ile hastane işletmecisinin özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı iddiasıyla istenen maddi ve manevi tazminata ilişkindir. Davacı anne ve baba, kontrollerde ve ayrıntılı ultrason incelemesinde her şeyin normal olduğunun bildirilmesine rağmen bebeğin uzuv eksiklikleriyle doğduğunu ileri sürmüş; ilk derece mahkemesi tek bilirkişi raporuna dayanarak davayı reddetmiştir. Daire, bu raporun davalıların kusuru konusunda kesin kanaat içermediğini, hamilelik takibinde yapılması gereken rutin kontrollerle davalıların işlemlerinin karşılaştırılmadığını ve Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmadığını, deliller toplanmadan eksik incelemeyle hüküm kurulduğunu belirterek istinaf başvurusunun kabulüyle kararı HMK 353/1-a-6 uyarınca esası incelenmeden kaldırmış ve dosyayı mahkemesine iade etmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 8. Hukuk Dairesi E. 2018/3220 K. 2020/101 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Tır şoförünün karıştığı kaza nedeniyle işverenin açtığı itirazın iptali davasında daire, uyuşmazlığı TBK m.49-52, 396 ve 400 kapsamında nitelendirmiş; kazanç kaybı yönünden eksik inceleme bulunduğu gerekçesiyle hükmü kaldırıp dosyayı mahkemesine iade etmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: İşveren davacı, tır şoförü olarak çalışan davalının 25/04/2013 tarihinde bir araca arkadan çarpması sonucu araçta doğan değer kaybı, hasarsızlık zararı ve tamir süresince kazanç kaybı için icra takibi başlatmış; itiraz üzerine itirazın iptalini istemiştir. İlk derece mahkemesi 4.000,00 TL değer kaybı ile 56,5 TL hasarsızlık zararı üzerinden itirazın iptaline, kazanç kaybı ve icra inkar tazminatı taleplerinin reddine karar vermiştir. Daire, kazanç kaybı için davacının geçmiş kazanç belgeleri sorulup tamir süresi belirlenerek bilirkişi raporu alınması gerekirken eksik incelemeyle karar verildiğini, ayrıca tensiple verilen görevsizlik kararı için davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığını belirterek tarafların istinaf başvurularını kabul etmiş, hükmü kaldırıp dosyayı mahkemesine iade etmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 5. Hukuk Dairesi E. 2018/1028 K. 2019/1281 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Hekimin ve özel hastanenin vekillik sözleşmesinden doğan özen borcuna aykırılığa dayalı tazminat davasında daire, mesleki iş gören vekilin en hafif kusurundan bile sorumlu olduğunu TBK m.400'e atıfla belirtmiş; eksik inceleme nedeniyle ilk derece kararını kaldırmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Böbrek taşı ameliyatından saatler sonra iç kanama sonucu ölen hastanın yakınları, özel hastane işleten şirket ile ameliyatı yapan hekimden destekten yoksun kalma tazminatı istemiştir. İlk derece mahkemesi, adli tıp raporuna dayanarak damar yaralanmasının komplikasyon olduğu ve kusur bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire, ölenin kullandığı ilaçların ve operasyona özel onam alınıp alınmadığının araştırılmadığını, seçilen endoskopik yöntemin hastanın durumuna uygunluğunun değerlendirilmediğini belirterek, üniversite uzmanlarından oluşacak bilirkişi kurulundan rapor alınması için kararı kaldırmış ve dosyayı mahkemesine göndermiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!