TBK Madde 397 İşçinin borçları: Teslim ve hesap verme borcu
TBK 397, işçi üstlendiği işin görülmesi sırasında üçüncü kişiden işveren için aldığı şeyleri ve özellikle paraları derhâl işverene teslim etmek ve bunlar hakkında hesap vermekle yükümlüdür; işçi, hizmetin ifasından dolayı elde ettiği şeyleri de derhâl işverene teslim eder.
Resmi Metin
Teslim ve hesap verme borcu
Madde 397- (1) İşçi, üstlendiği işin görülmesi sırasında üçüncü kişiden işveren için aldığı şeyleri ve özellikle paraları derhâl ona teslim etmek ve bunlar hakkında hesap vermekle yükümlüdür.
(2) İşçi, hizmetin ifasından dolayı elde ettiği şeyleri de derhâl işverene teslim etmekle yükümlüdür.
↪ Bu kanunda başka maddeye git
Avukat Yorumu
Bu hüküm, işçinin sadakat borcunun (TBK m.396) parasal ve maddi görünümünü kurar: iş görülürken üçüncü kişiden işveren adına alınan şeyler ile ifadan doğan her türlü menfaat, işçinin değil işverenin malvarlığına aittir. Borç iki ayrı yükümlülük içerir; teslim ve hesap verme. Bir teslimatta alınan bedeli, tahsil edilen alacağı veya işverenle bağlantılı bir işlemden doğan komisyonu işçi kendinde tutamaz, dilediği zaman değil derhâl teslim etmesi ve bunların dökümünü sunması gerekir. Sınır çizerken dikkat edilmeli: şahsi nitelikte, işten bağımsız kazanılan bir kişisel bahşiş kural olarak bu kapsamda değerlendirilmez, ancak ifayla doğrudan bağlantılı menfaat işverene aittir. Bu yükümlülüğe aykırılık, çoğunlukla işverenin ücret borcuna (TBK m.401) mahsup savunmasıyla değil, doğrudan iade ve tazminat, ağır hâlde haklı fesih zemini olarak gündeme gelir. İş Kanunu 4857 kapsamındaki işçide özel hükümler önce uygulanır, bu boşlukta genel nitelikli TBK m.397 tamamlayıcı işlev görür; İK dışı hizmet ilişkilerinde ise doğrudan dayanak oluşturur. Uygulamada sık görülen yanılgı, tahsilatı geciktirmenin salt gecikme sayılmasıdır; oysa alıkoyma niyeti eklendiğinde sadakat ihlali güçlenir. İşveren yönünden hesap talebini yazılı ve belgeli istemek ispat açısından belirleyicidir.
Gerekçe
Türk Borçlar Kanunu’nun 397. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:
818 sayılı Borçlar Kanununda yer verilmeyen, “III. Teslim ve hesap verme borcu” kenar başlıklı yeni bir maddedir.
Tasarının iki fıkradan oluşan 396 ncı maddesinde, işçinin teslim ve hesap verme borcu düzenlenmektedir.
Maddenin birinci fıkrasına göre, “işçi, üstlendiği işin görülmesi sırasında üçüncü kişiden işveren için aldığı şeyleri ve özellikle paraları derhal ona teslim etmek ve bunlar hakkında hesap vermekle yükümlüdür.”
Maddenin ikinci fıkrasında, işçinin, hizmetin ifasından dolayı elde ettiği şeyleri de derhal işverene teslim etmekle yükümlü olduğu belirtilmiştir.
Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 321b maddesi göz önünde tutulmuştur.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe