İş sözleşmesinde ücretin miktarının açıkça belirtilmemiş olması, taraflar arasında iş sözleşmesi bulunmadığı anlamına gelmez; böyle bir hâlde ücret kanun gereği tespit olunur ve miktar, işçinin kişisel özellikleri, işyerindeki ya da meslekteki kıdemi, meslek unvanı, yapılan işin niteliği, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gözetilerek belirlenir.
Detaylı özeti gör
Davacı, davalı şirketin şubesinin acenteye çevrilmesinin ardından imzalanan acentelik sözleşmesinin geçersiz olduğunu, baştan beri işçi olduğunu ileri sürerek kendisinden alınan 25.000,00 USD teminat senedinden borçlu olmadığının tespitini ve işçilik alacaklarını istemiştir. Davalı, davacının kendi isteğiyle acente olduğunu belirtmiştir. İlk derece mahkemesi acentelik ilişkisinin muvazaalı olduğunu ve davacının aylık net 5.000,00 TL ücretle çalıştığını kabul ederek davayı kısmen kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi de aynı ücret üzerinden hüküm kurmuştur. Özel Daire, emsal ücret araştırması ve özellikle davacı ile eş pozisyondaki tanığın net 2.600,00 TL beyanı karşısında ücretin bu miktar üzerinden belirlenmesi gerektiğini belirterek bozmuş; Bölge Adliye Mahkemesi usuli kazanılmış hak gerekçesiyle direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, davalının cevap dilekçesinde emsal ücret araştırması talep ettiğini ve ücrete istinaf aşamalarında itiraz ettiğini belirterek direnme kararını bozmuştur.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe