TBK Madde 393 Hizmet sözleşmesi: Tanımı

Özet 3 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 393, hizmet sözleşmesinde işçinin işverene bağımlı olarak belirli veya belirli olmayan süreyle iş görmeyi, işverenin de zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiğini düzenler; işçinin bir hizmeti kısmi süreli olarak düzenli biçimde yerine getirmeyi üstlendiği sözleşmeler de hizmet sözleşmesi sayılır ve genel hizmet sözleşmesine ilişkin hükümler, özel kanun hükümleri saklı kalmak üzere kıyas yoluyla çıraklık sözleşmesine de uygulanır.

Resmi Metin

Tanımı

Madde 393- (1) Hizmet sözleşmesi, işçinin işverene bağımlı olarak belirli veya belirli olmayan süreyle işgörmeyi ve işverenin de ona zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.

(2) İşçinin işverene bir hizmeti kısmi süreli olarak düzenli biçimde yerine getirmeyi üstlendiği sözleşmeler de hizmet sözleşmesidir.

(3) Genel hizmet sözleşmesine ilişkin hükümler, kıyas yoluyla çıraklık sözleşmesine de uygulanır; özel kanun hükümleri saklıdır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu tanımın pratikteki tek gerçek işlevi bağımlılık unsurudur: bir ilişkinin hizmet sözleşmesi mi yoksa eser/vekâlet/istisna gibi bağımsız iş görme mi olduğu, işçinin işverenin talimatına, denetimine ve organizasyonuna tabi çalışıp çalışmadığına bakılarak çözülür. Etiket (“danışmanlık”, “serbest çalışma”) değil fiilî çalışma biçimi belirleyicidir; sahte serbest meslek/fatura ilişkilerinde mahkeme niteleme değiştirip işçilik alacaklarına hükmedebilir.

Asıl ayrım çizgisi İş Kanunu kapsamıdır: çoğu işçi 4857 sayılı Kanuna tabidir; TBK’nın genel hizmet hükümleri esas olarak İş Kanunu kapsamı dışında kalan ilişkilerde (kapsam dışı küçük işyerleri, bazı ev hizmetleri vb.) ve İş Kanununda boşluk bulunan noktalarda devreye girer. Dava açarken hangi kanuna dayanıldığı görev (iş mahkemesi) ve uygulanacak alacak rejimi bakımından baştan netleştirilmelidir. Kısmi süreli düzenli çalışmanın da hizmet sözleşmesi sayıldığı, part-time işçinin haklarını tartışırken hatırlanmalıdır.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 393. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 313 üncü maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 392 nci maddesinde, genel hizmet sözleşmesi tanımlanmaktadır.

818 sayılı Borçlar Kanununun 313 üncü maddesinin kenar başlığında kullanılan “A. Tarifi” ibaresi, Tasarıda “A. Tanımı” şekline dönüştürülmüştür.

Madde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 319 uncu maddesi ile 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 8 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi göz önünde tutularak yeniden kaleme alınmıştır.

Maddenin birinci fıkrasında kullanılan “bağımlı olarak” ibaresi, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 319 uncu maddesinin birinci fıkrasındaki “işverenin emrinde” (im Dienst des Arbeitgebers, au service de l’employeur) ifadesinin karşılığıdır. İşverene bağımlı olarak çalışma, onun emir ve talimatına uygun işgörmeyi ifade eder. Nitekim, 4857 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrasında da “bağımlı olarak işgörme”den söz edilmiştir. İşverene bağımlı olarak çalışma, belirli ya da belirli olmayan süreli olabilir. İşverenin ödemesi gereken ücret ya zamana göre ya da yapılan işe göre belirlenir.

Maddenin ikinci fıkrasında işçinin işverene bir hizmeti kısmi süreli olarak düzenli biçimde yerine getirmeyi üstlendiği sözleşmelerin de hizmet sözleşmesi olduğu belirtilmektedir. Bu nedenle, mesela, işverenin yanında saatlik, yarım veya tam günlük bir hizmetin düzenli olarak yerine getirilmesi de hizmet sözleşmesi olarak kabul edilecektir.

Maddenin üçüncü fıkrasında ise, aksine özel bir yasal düzenleme olmadığı hallerde, genel hizmet sözleşmesine ilişkin hükümlerin, kıyas yoluyla çıraklık sözleşmelerine de uygulanacağı belirtilmektedir. Nitekim 29/6/2001 tarihli ve 4702 sayılı Kanunun 22 nci maddesiyle değiştirilen adıyla, 5/6/1986 tarihli ve 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanununda, çıraklık sözleşmesine ilişkin özel düzenlemelere yer verilmiştir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.393 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 4. Hukuk Dairesi E. 2020/830 K. 2020/613

Zorunlu staj ücreti alacağında, hastanede uygulamalı eğitim gören meslek lisesi öğrencisi ile işyeri arasındaki ilişkinin TBK 393 anlamında hizmet sözleşmesi sayılamayacağı belirtilmiş; uyuşmazlığın iş mahkemesinde değil asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Meslek lisesi öğrencisinin zorunlu staj ücreti alacağı davasında, asliye hukuk mahkemesi ile iş mahkemesi sıfatıyla bakan asliye hukuk mahkemesi karşılıklı görevsizlik kararı verdi ve merci tayini istendi. Daire, 3308 sayılı Kanundaki çırak ve öğrenci tanımları, 7036 sayılı Kanunun 5. maddesi, TBK 393 ve 4857 sayılı Kanunun 4/f maddesini değerlendirerek, hastanede uygulamalı eğitim gören öğrenci ile işyeri arasındaki ilişkinin ne iş sözleşmesi ne de hizmet sözleşmesi sayılabileceğini, uyuşmazlığın genel mahkemelerde çözülmesi gerektiğini belirledi ve asliye hukuk mahkemesini yargı yeri olarak belirleyerek dosyayı iade etti.

Adana BAM · İstinaf · 4. Hukuk Dairesi E. 2018/1367 K. 2018/830

Zorunlu staj ücreti istemine ilişkin görev uyuşmazlığında, devlet hastanesinde uygulamalı eğitim gören meslek lisesi öğrencisi ile eğitim gördüğü kurum arasındaki sözleşmenin iş sözleşmesi niteliğinde olmadığı gibi hizmet sözleşmesi olarak da kabul edilemeyeceği sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Meslek lisesi öğrencisi, devlet hastanesinde yaptığı zorunlu staj için ücret ödenmediğini ileri sürerek alacak davası açmış; asliye hukuk mahkemesi ile iş mahkemesi sıfatıyla bakan mahkeme arasında olumsuz görev uyuşmazlığı doğmuş ve merci tayini istenmiştir. Daire, mesleki eğitim mevzuatındaki çırak ve öğrenci tanımlarının farklı olduğunu, işletmede uygulamalı eğitim gören öğrenci ile kurum arasındaki sözleşmenin iş sözleşmesi veya hizmet sözleşmesi sayılamayacağını belirterek uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinin görevine girdiğine ve o mahkemenin yargı yeri olarak belirlenmesine karar vermiştir.

Adana BAM · İstinaf · 5. Hukuk Dairesi E. 2018/1219 K. 2018/833 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

3308 sayılı Kanun uyarınca işletmede uygulamalı eğitim gören meslek lisesi öğrencisi ile işletme arasındaki ilişkinin, çırak ile öğrenci tanımları farklı olduğundan TBK m.393 kapsamında hizmet sözleşmesi sayılamayacağı ve staj ücreti davasında iş mahkemesinin görevli olmadığı belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Davalı kuruma ait hastanede staj yapan meslek lisesi öğrencisi, ödenmeyen staj ücretinin tahsilini istemiştir. İlk derece mahkemesi, 3308 sayılı Kanun kapsamındaki mesleki eğitim ilişkisinin iş sözleşmesi niteliğinde olmadığı gerekçesiyle iş mahkemesinin görevli olmadığına ve asliye hukuk mahkemesinin görevli bulunduğuna karar vermiştir. Daire, mevzuattaki çırak ve öğrenci tanımlarının farklı olduğunu, işletmede uygulamalı eğitim gören öğrenci ile işletme arasındaki sözleşmenin ne 4857 sayılı Kanun anlamında iş sözleşmesi ne de TBK m.393 kapsamında hizmet sözleşmesi sayılabileceğini, bu nedenle staj ücreti alacağında asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunu belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!