Hizmet sözleşmesinin kanuni tanımında yer alan zaman kavramı, sözleşmenin varlığının belirlenmesinde bağımsız bir unsur değildir; iş görme, ücret ve bağımlılık unsurları aranırken zaman, yalnızca bağımlılık unsurunun saptanmasına yardımcı bir ölçüt olarak değerlendirilir.
Detaylı özeti gör
Davacı, 1987 yılından beri çalıştığı davalı şirketin ortağı olduğu yurt dışı iştirakine 2011 yılında genel müdür olarak görevlendirilmiş; 31.01.2013 tarihinde iş sözleşmesi feshedilip kıdem ve ihbar tazminatları ödenmiş ve karşılıklı taahhütnameler imzalanmıştır. Davacı yurt dışındaki firmadan üç yıl boyunca ayrılmamayı, işveren ise bu süre sonunda başvurması halinde onu emsal görev ve ücretle işe başlatmayı taahhüt etmiştir. Görev süresi işverenin kararlarıyla iki kez birer yıl uzatılmış, 31.07.2018'de göreve son verilmiş, davacının 06.08.2018 tarihli başvurusu 11.09.2018 tarihli yazıyla süre geçtiği gerekçesiyle reddedilmiştir. İlk derece mahkemesi taahhüdün üç yılla sınırlı olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi istinafı esastan reddetmiş, Özel Daire kararı bozmuş, ilk derece mahkemesi direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, sürenin işverenin bilgisi ve teklifiyle uzatıldığını ve makul sürede başvurulduğunu belirterek direnme kararını bozmuştur.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe