Adana BAM, 4. HD., E. 2018/1367 K. 2018/830 T. 5.9.2018

İlgili TBK madde: TBK Madde 393

T.C.

ADANA
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN

DAVACI : K1- N1

VEKİLİ :

Av.
K2

DAVALI :

SAĞLIK
BAKANLIĞI

DAVANIN KONUSU :Staj Ücreti Alacağı

Davacı tarafından açılan işçi ile işveren ilişkisinden kaynaklanan staj ücreti alacak davasında Ceyhan 3.Asliye Hukuk Mahkemesi ile Ceyhan 1.Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatı ile) arasında oluşan görev uyuşmazlığının merci tayini yoluyla giderilmesi Ceyhan 1.Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından talep edilmekle dosya kapsamı incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Dava, staj ücreti alacak talebineilişkindir.

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;

Müvekkilinin F1 Lisesi Acil Tıp Teknisyenliği bölümünde 2012 yılı ile 2016 yılları arasında eğitim gördüğünü ve 2016 yılında mezun olduğunu, müvekkilinin 2015/2016 (3.sınıf) eğitim ve öğretim yılında haftada 3 gün Ceyhan Devlet Hastanesinde, haftada 2 gün ise okuduğu okul olan F1 Lisesi’nde kesintisiz zorunlu stajını yaptığını, buna rağmen müvekkiline staj dönemi boyunca işbu staja karşı hak edişi olan hiçbir ücretin ödenmediğini, müvekkili hakkında staj görüldüğüne ilişkin staj defterinin oluşturulduğunu, müvekkiline ait staj defterinin okuldan istenip incelendiğinde müvekkilinin zorunlu stajını kriterlere uygun olarak yaptığının ortaya çıkacağını, müvekkili ile davalı kurum arasında imzalanan Milli Eğitim Bakanlığı işletmelerde Mesleki Eğitim Sözleşmesinin 5. Maddesi uyarınca staj yapan öğrenciye ücret ödeneceğinin taraflar arasında karar bağlanmış olup metin haline getirildiğini, davaya konu staj ücret alacaklarının ödenmesi gerektiği hususunun Milli Eğitim Bakanlığı İşletmelerde Mesleki Eğitim Sözleşmesi, Mesleki ve Teknik Eğitim Yönetmeliği ve özellikle 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunuyla açık bir şekilde hüküm altına alındığını, tüm bu yasal düzenlemelere rağmen staj dönemlerinde ve daha sonraki dönemlerde müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, okul müfredatı gereği zorunlu stajını eksiksiz bir şekilde tamamlayan müvekkiline ödenmesi gereken staj ücretlerinin ödenmemiş olmasının haksız, hukuka aykırı ve keyfi bir uygulama olduğunu, müvekkilinin belirttiği yıllarda okul müfredatı gereği davalı kurumlar bünyesinde zorunlu stajını yaptığını, müvekkilinin bu staj dönemeni başarıyla tamamlamasından dolayı müfredatı gereği mezun olduğunu ve diplomasını aldığını, ancak staj döneminde müvekkiline işbu staja karşılık hak edişi olan hiçbir ücretin ödenmediğini, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL staj ücreti alacağının hakkın doğumu tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak taraflarına verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.

Ceyhan 3.Asliye Hukuk Mahkemesi 2017/143 Esas 2018/119 Karar sayılı 26/03/2018 tarihli kararı ile ”

Davanın 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu’nun 25. maddesi gereğince staj ücreti alacağına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
3308 sayılı Yasanın 25. maddesinden doğan özel hukuk hükümleri çerçevesinde hizmet karşılığı ve yasada belirtilen esaslara göre hesaplanacak staj ücreti alacağına ilişkin davalarda
Türk Borçlar
Kanunu’nun
393 vd. maddelerinin uygulanması gerekmektedir.
6098 sayılı TBK’nın 393/3 maddesi,
“Genel hizmet sözleşmesine ilişkin hükümler, kıyas yoluyla çıraklık sözleşmesine de uygulanır; özel kanun hükümleri saklıdır.”

Hükmünü içermektedir.
7036 sayılı İş Mahkemeleri
Kanunu’nun
İş Mahkemelerinin görev kapsamını belirleyen 5. maddesi ile “6098 sayılı Türk Borçlar
Kanunu’nun
İkinci Kısımının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanunundan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına” ilişkin dava ve işlere bakar hükmü getirilmiş ve bu değişiklik 25.10.2017 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Bu Yasal Düzenlemeler Işığında Somut Dava Dosyasının Değerlendirilmesi;

Eldeki dava bahse konu kanunun yürürlüğe girdiği
25.10.2017 tarihinden sonra yani 01.12.2017 tarihinde açılmıştır.

Mahkemenin görevli olması, HMK 114/1-c maddeye göre dava şartıdır. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir (HMK 1. md.). “Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.” (HMK 115. Md.)

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun 26.03.2014 Tarih ve 141 Sayılı Genel Kurul Kararı gereğince, “5521 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’ndan kaynaklananlarla özel kanunlarda İş Mahkemesinde görüleceği belirtilen iş davalarının, birden fazla Asliye Hukuk Mahkemesi bulunan yerlerde
1 numaralı Asliye Hukuk Mahkemesinde çözümleneceğine” dair düzenleme yapılmıştır.

Davacı tarafından
Alacak
(
3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu’nun 25. maddesi gereğince staj ücreti alacağına ilişkin
) davası açıldığı, söz konusu davada mahkememizin görevli olmadığı, mahkememiz yargı çevresinde birden çok Asliye Hukuk Mahkemesi bulunduğundan Ceyhan 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin “İş Mahkemesi” sıfatıyla davaya bakacağı, Ceyhan 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin görevli olduğu anlaşıldığından görevsizlik kararı verilmesinin zorunlu olduğu sonuç ve kanaatine varılarak mahkememizin görevsizliğine, talep halinde dosyanın görevli ve yetkili Ceyhan 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi’ne gönderilmesine” gerekçeleriyle görevsizlik kararı vermiş, kararın usulüne kesinleşmesi üzerine dosyayı Ceyhan 1.Asliye Hukuk Mahkemesine göndermiştir.

Ceyhan 1.Asliye Hukuk Mahkemesi İş Mahkemesi sıfatı ile vermiş olduğu 2018/276-479 Esas ve Karar sayılı 28/05/2018 tarihli kararı ile ”

Dava, staj ücreti alacağına ilişkindir.

Ceyhan 3. Asliye Hukuk Mahkemesi vermiş olduğu 2017/143E., 2018 119K. Sayılı kararı ile davaya konu uyuşmazlığın İş mahkemelerinin görev alanına girdiğinden bahisle dava ile ilgili olarak görevsizlik kararı vererek dosyayı Mahkememize göndermiştir.

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 2018/389E., 2018/367K. Sayılı kararında;
“3308 sayılı mesleki eğitim kanunu 3/c maddesinde “çırak” , çıraklık sözleşmesi esaslarına göre bir meslek alanında mesleğin gerektirdiği bilgi , beceri ve iş alışkanlıklarını iş içerisinde geliştiren kişiyi; aynı kanunun 3/d fıkrasında”öğrenci” işletmelerde mesleki ve teknik eğitim okul ve kurumlarında örgün eğitim görenleri aynı maddenin h fıkrasında “işletmelerde mesleki eğitim ” mesleki ve teknik eğitim okul ve kurumları öğrencilerinin beceri eğitimlerini işletmelerde, teorik eğitimlerini ise mesleki ve teknik eğitim okul ve kurumlarında veya işletme veya kurumlarca tesis edilen eğitim birimlerinde yaptıkları eğitim uygulamalarını ifade eder şeklinde tanımları yapılmıştır.

Aynı kanunun 13/2. Maddesinde işyeri sahibi aday çırağı veya çırağı çalıştırmaya başlamadan önce bunları velisi veya vasisi veya reşit ise kendisi ile yazılı çıraklık sözleşmesi yapmak zorundadır hükmü mevcuttur.
7036 sayılı kanunun 5/1-a maddesinde iş mahkemelerinin 5953 sayılı kanuna tabi gazeteciler 854 sayılı kanuna tabi gemi adamları, 4857 sayılı iş kanununa veya 6098 sayılı TBK’nun ikinci kısmının altıncı bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelere tabi işçiler ile işveren veya işveren vekiller arasında iş ilişkisi nedeni ile sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına bakacağı düzenlenmiştir. 6098 sayılı kanunun 393/1 maddesinde hizmet sözleşmesinin tanımı yapılmış, aynı maddenin ikinci fıkrasında hangi durumların hizmet sözleşmesi sayılacağı düzenlenmiş, üçüncü fıkrasında ise genel hizmet sözleşmesine ilişkin hükümlerin kıyas yolu ile çıraklık sözleşmesine de uygulanacağı belirtilmiştir.4857 sayılı iş kanunun 4/f maddesine göre çıraklar hakkında iş kanunu hükümlerinin uygulanmayacağı hükmü bulunmaktadır.

Dava dilekçesi, yerel mahkemenin görevsizlik kararı ve istinaf dilekçesi ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Mahkemenin gerekçe olarak gösterdiği 7036 sayılı kanunun 5. Maddesindeki BK’nun 2. Kısmının 6. Bölümünde yer alan 393. Maddesinde her nekadar hizmet sözleşmelerine çıraklık sözleşmeleri de dahil edilmiş olsa da yukarıda incelenen mevzuat hükümlerine göre çırak ve öğrenci tanımı farklıdır.

Dolayısı ile davalı kuruma ait hastanede mesleki eğitimini geliştirmek amacı ile uygulamalı eğitim gören meslek lisesi öğrencisi ile davalı kurum arasında BK’nun 393. Maddesi kapsamında hizmet sözleşmesinden bahsetmek mümkün değildir.

Bu nedenle staj alacağına ilişkin davanın iş mahkemesinde değil Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden…” bahisle dosyayı görevli Asliye Hukuk Mahkemesi’ne göndermiş,
Yine emsal
Gaziantep
Bölge Adliye Mahkemesi
3.
Hukuk
Dairesi
‘nin
2018/472
E., 2018
/490
K. Sayılı kararı ve benzer BAM kararlarında;
“3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu’nun 3/c maddesinde çırak
“çıraklık sözleşmesi esaslarına göre bir meslek alanında mesleğin gerektirdiği bilgi, beceri ve iş alışkanlıklarını iş içerisinde geliştirilen kişi” öğrenci ise “işletmelerde, mesleki ve teknik eğitim okul ve kurumlarında örgün eğitim gören” olarak tanımlanmıştır.

Aynı Kanun’un 13/son fıkrası ise: “(Değişik : 29/6/2001 – 4702/11 md.) Bu Kanunun uygulandığı yer ve meslek dallarında 818 sayılı Borçlar Kanununun çıraklık sözleşmesine dair hükümleri ile onsekiz yaşını doldurduktan sonra sözleşmesi devam eden çıraklar hakkında 1475 sayılı İş Kanununun, İşçi Sağlığı ve Güvenliği başlıklı beşinci bölümünde yer alan hükümleri dışındaki hükümler uygulanmaz.” düzenlemesini içermektedir.
4857 sayılı İş Kanun’un geçici 1. maddesine göre, diğer mevzuatta 1475 sayılı İş Kanununa yapılan atıfların bu Kanuna yapılmış sayılacağı belirtilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun “İstisna” başlıklı 4. maddesinde hangi iş ve iş ilişkilerinde bu Kanun’un uygulanmayacağı belirtilmiştir. Kanun’un 4/f maddesi gereğince çıraklar hakkında bu Kanun uygulanamayacaktır.

Bununla birlikte 12/10/2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun
Görev başlıklı 5/a.maddesi düzenlemesi ile “5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklara ilişkin dava ve işlere bakma” görevi İş Mahkemelirine verilmiştir.

Ancak davacı öğrenci olup davalı ile arasında gerek İş Kanunu gerekse 6098 sayılı Borçlar Kanunu anlamında bir iş ilişkisi bulunmamaktadır.

İş ilişkisinin en önemli özelliği süreklilik arzetmesi olup taraflar arasındaki ilişkide böyle bir süreklilik görülmemekte, davacı devam etmekte olduğu orta öğretim eğitimi kapsamında belirli gün ve saatlerde hastanede eğitimine devam etmektedir.

Eş söyleyişle, davacı 3308 sayılı Kanun’un 25. maddesi gereğince ücret alacağı talebinde bulunmuş olup, 3308 Sayılı Meslek Eğitimi Kanunu’na göre, işletmelerde meslek eğitimi gören öğrenciler ile eğitim gördüğü yerin işyeri sahibi arasındaki sözleşme, 4857 sayılı İş Kanunu anlamında bir iş sözleşmesi niteliğinde değildir.

Bu durumda uyuşmazlığın genel görevli olan Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp çözülmesi gerektiği…” şeklinde görüş bildirerek dosyayı görevli Asliye Hukuk Mahkemesi’ne göndermiş olup;

Tüm dosya ve deliller ile BAM kararları birlikte değerlendirildiğinde yargılamanın İş Mahkemelerinin görevine girmediği, yargılamaya bakmakla görevli mahkemenin Ceyhan 3. Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmakla dava dilekçesinin görev yönünden reddine” gerekçeleriyle karşı görevsizlik kararı vererek kararın usulen kesinleşmesi üzerine dosyayı resen merci tayin talebi ile dairemize göndermiştir.

Dava; 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu’nun 25. Maddesi gereğince staj ücreti alacağına ilişkindir.
3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu’nun 3/c maddesinde “çırak”, çıraklık sözleşmesi esaslarına göre bir meslek alanında mesleğin gerektirdiği bilgi, beceri ve iş alışkanlıklarını iş içerisinde geliştiren kişiyi; aynı kanunun 3/d fıkrasında “öğrenci” işletmelerde mesleki ve teknik eğitim okul ve kurumlarında örgün eğitim görenleri aynı maddenin h fıkrasında “işletmelerde mesleki eğitim ” mesleki ve teknik eğitim okul ve kurumları öğrencilerinin beceri eğitimlerini işletmelerde, teorik eğitimlerini ise mesleki ve teknik eğitim okul ve kurumlarında veya işletme veya kurumlarca tesis edilen eğitim birimlerinde yaptıkları eğitim uygulamalarını ifade eder şeklinde tanımları yapılmıştır. Aynı kanunun 13/2. Maddesinde işyeri sahibi aday çırağı veya çırağı çalıştırmaya başlamadan önce bunları velisi veya vasisi veya reşit ise kendisi ile yazılı çıraklık sözleşmesi yapmak zorundadır hükmü mevcuttur.
7036 Sayılı 25/10/2017 tarihinde yürürlüğe giren İş Mahkemeleri Kanunu’nun 5/1-a maddesinde İş mahkemelerinin 5953 sayılı kanuna tabi gazeteciler 854 sayılı kanuna tabi gemi adamları, 4857 sayılı iş kanununa veya 6098 sayılı TBK’nun ikinci kısmının altıncı bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelere tabi işçiler ile işveren veya işveren vekiller arasında iş ilişkisi nedeni ile sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına bakacağı düzenlenmiştir.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 393/1 maddesinde hizmet sözleşmesinin tanımı yapılmış, aynı maddenin ikinci fıkrasında hangi durumların hizmet sözleşmesi sayılacağı düzenlenmiş, üçüncü fıkrasında ise genel hizmet sözleşmesine ilişkin hükümlerin kıyas yolu ile çıraklık sözleşmesine de uygulanacağı belirtilmiştir.
4857 Sayılı İş Kanunu’nun 4/f maddesine göre çıraklar hakkında iş kanunu hükümlerinin uygulanmayacağı hükmü bulunmaktadır.

Dava dilekçesi, yerel mahkemelerin görevsizlik kararları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davalı kuruma ait devlet hastanesinde mesleki eğitimini geliştirmek amacı ile uygulamalı eğitim gören meslek lisesi öğrencisi ile davalı kurum (İş yeri) arasındaki sözleşme, 4857 Sayılı İş Kanunu anlamında bir iş sözleşmesi niteliğinde olmadığı gibi, BK’nun 393. Maddesi kapsamında bir hizmet sözleşmesi olarak kabulü de mümkün değildir.

Açıklanan nedenlerle; staj alacağına ilişkin davada İş Mahkemeleri görevli olmayıp, Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli olmakla, davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden; uyuşmazlığın çözümünün Asliye Hukuk Mahkemesinin görevi içerisinde olduğu sonucuna varılmış, Ceyhan 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar vermek gerekmiştir.

H Ü K Ü M /
Gerekçesi Açıklandığı Üzere;

Ceyhan 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin
YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,
Dosyanın merci tayini talep eden mahkemesine
İADESİNE,
Dair dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 362/1-c maddesi uyarınca kesin olarak oybirliği ile karar verildi. 05/09/2018

  • İlk yayınlanma tarihi: 30 Temmuz 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!