TBK Madde 357 Ürün kirası: Tanımı
TBK 357, ürün kirası, kiraya verenin kiracıya ürün veren bir şeyin veya hakkın kullanılmasını ve ürünlerin devşirilmesini bedel karşılığında bırakmayı üstlendiği sözleşmedir; ürüne katılmalı kira ise kira bedelinin devşirilecek ürünün belli bir oranı olarak kararlaştırıldığı ürün kirasıdır.
Resmi Metin
Tanımı
Madde 357- (1) Ürün kirası kiraya verenin, kiracıya, ürün veren bir şeyin veya hakkın kullanılmasını ve ürünlerin devşirilmesini bedel karşılığında bırakmayı üstlendiği sözleşmedir.
(2) Ürüne katılmalı kira, kira bedelinin devşirilecek ürünün belli bir oranı olarak kararlaştırıldığı ürün kirasıdır. Bu oran sözleşmeyle kararlaştırılmamışsa, yerel âdete göre belirlenir.
↪ Bu kanunda başka maddeye git
Avukat Yorumu
Bu hükmün kira (TBK m.299) ile ayrıldığı nokta semere/ürün devşirme yetkisidir: ürün kirasında kiracı yalnız kullanmaz, ürünü toplar ve mülk edinir. Uygulamada sözleşmeyi yanlış nitelendirmek en sık hatadır; tarım arazisi, bağ, meyve bahçesi, restoran/işletme devri “kira” diye yazılınca, çıkacak uyuşmazlıkta hangi rejimin uygulanacağı tartışmaya açılır. Sözleşmeye verim, ekili alan, ürün cinsi ve teslim anındaki durumu yazdırın; bunlar sonradan ispatı zor olan vakıalardır.
Ürüne katılmalı kirada bedel, ürünün belli bir oranı olarak kararlaştırılır. Burada kritik risk oranın yazılmamasıdır: oran sözleşmede yoksa yerel âdete göre belirlenir ve bu, hasat sonunda iki tarafı da bilirkişiye ve tanık ispatına mahkûm eder. Oranı, ölçü birimini ve hasat zamanı tartım/teslim usulünü baştan netleştirmek, ürünün düşük geldiği yıllarda doğacak çekişmeyi büyük ölçüde keser.
Gerekçe
Türk Borçlar Kanunu’nun 357. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:
818 sayılı Borçlar Kanununun 270 inci maddesini karşılamaktadır.
Tasarının iki fıkradan oluşan 356 ncı maddesinde, ürün kirası tanımlanmaktadır.
818 sayılı Borçlar Kanununun 270 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “A. Tarifi” şeklindeki ibare, Tasarının 356 ncı maddesinde “A. Tanımı” olarak değiştirilmiştir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 270 inci maddesinin ikinci ve son fıkrasının aynı konuya ilişkin olduğu göz önünde tutularak, Tasarıda tek fıkra halinde kaleme alınmıştır.
818 sayılı Borçlar Kanununun 270 inci maddesinin birinci fıkrasında kullanılan “ücret” sözcüğü yerine, ücretin işgörme sözleşmelerinde işverenin işçiye karşı olan borcunu ifade etmek için kullanılması doğru olmakla birlikte, kira sözleşmesinde kiracının kiraya verene karşı olan borcu her zaman paradan ibaret olmadığı için, Tasarının 356 ncı maddesinin birinci fıkrasında “bedel” sözcüğü kullanılmıştır.
Ayrıca, 818 sayılı Borçlar Kanununun 270 inci maddesinin ikinci ve son fıkralarında kullanılan “iştirakli kira” ibaresi yerine, Tasarının 356 ncı maddesinin ikinci fıkrasında “ürüne katılmalı kira” ibaresi kullanılmıştır. Bununla birlikte, ürün kirasında kira bedeli, bir miktar para veya devşirilecek ürünün belirli bir oranı olarak kararlaştırılabilir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 270 inci maddesinin ikinci fıkrasında kullanılan “hasılatın bir hissesi” şeklindeki ibare, Tasarının 356 ncı maddesinin ikinci fıkrasında “devşirilecek ürünün belli bir oranı” şeklinde ifade edilmiştir. Fıkrada söz konusu edilen ürüne katılmalı kira, Ülkemizin değişik bölgelerindeki örf ve adete göre, “ortakçılık”, “yarıcılık” ve “marabacılık” gibi isimlerle anılmaktadır.
Metninde yapılan arılaştırma ve düzeltme dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe