TBK Madde 355 Konut ve çatılı işyeri kirası: Yeniden kiralama yasağı

Özet 3 fıkra · ~3 dk okuma

TBK 355, gereksinim amacıyla boşaltılan kiralanan, haklı sebep olmaksızın üç yıl geçmedikçe eski kiracısından başkasına kiralanamaz; yeniden inşa ve imar amacıyla boşaltılan taşınmaz da eski hâliyle üç yıl geçmedikçe başkasına kiralanamaz ve eski kiracının, kiraya verenin yazılı bildirimini izleyen bir ay içinde kullanılmak üzere, yeni durum ve yeni kira bedeliyle kiralamada öncelik hakkı vardır. Kiraya veren bu hükümlere aykırı davranırsa, eski kiracısına son kira yılında ödenmiş bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat öder.

Resmi Metin

Yeniden kiralama yasağı

Madde 355- (1) Kiraya veren, gereksinim amacıyla kiralananın boşaltılmasını sağladığında, haklı sebep olmaksızın, kiralananı üç yıl geçmedikçe eski kiracısından başkasına kiralayamaz.

(2) Yeniden inşa ve imar amacıyla boşaltılması sağlanan taşınmazlar, eski hâli ile, haklı sebep olmaksızın üç yıl geçmedikçe başkasına kiralanamaz. Eski kiracının, yeniden inşa ve imarı gerçekleştirilen taşınmazları, yeni durumu ve yeni kira bedeli ile kiralama konusunda öncelik hakkı vardır. Bu hakkın, kiraya verenin yapacağı yazılı bildirimi izleyen bir ay içinde kullanılması gerekir; bu öncelik hakkı sona erdirilmedikçe, taşınmaz üç yıl geçmeden başkasına kiralanamaz.

(3) Kiraya veren, bu hükümlere aykırı davrandığı takdirde, eski kiracısına son kira yılında ödenmiş olan bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödemekle yükümlüdür.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Gereksinim ya da yeniden inşa/imar gerekçesiyle kiracısını çıkaran kiraya veren, taşınmazı tahliye anından itibaren üç yıl haklı sebep olmadan başkasına kiralayamaz; üç yıl dolduğunda serbestçe kiralayabilir. Pratikte kiracının elindeki en güçlü kozdur: tahliyeden kısa süre sonra evin üçüncü kişiye kiraya verildiğini öğrenirse, son kira yılında ödediği bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat isteyebilir. Bu tutar sabit değil, kiracı lehine bir tabandır; gerçek zarar daha yüksekse fazlası da talep edilebilir. İspat için tapu, yeni kira sözleşmesi, ilan kayıtları veya yeni kiracının tanıklığı tahliye sonrası dönemde toplanmalıdır.

Kiraya verenin dayanağı haklı sebeptir; ancak ispat yükü ondadır ve dar yorumlanır. Yeniden inşa hâlinde eski kiracının öncelik hakkı doğar; kiraya veren önce yazılı bildirim yapıp bu hakkı usulünce sona erdirmeden taşınmazı başkasına kiralayamaz. Hak, bildirimi izleyen bir ay içinde kullanılmazsa düşer.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 355. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununda yer verilmeyen, ancak, 6570 sayılı Kanunun 15 inci maddesini karşılayan, “5. Yeniden kiralama yasağı” kenar başlıklı yeni bir maddedir.

Tasarının üç fıkradan oluşan 354 üncü maddesinde, yeniden kiralama yasağı düzenlenmektedir.

Madde, 6570 sayılı Kanunun 15 inci maddesinden alınmıştır. Ancak, 15 inci maddenin birinci fıkrasında kullanılan “mücbir sebep” şeklindeki ibare yerine, Tasarının 354 üncü maddesinin birinci fıkrasında, “haklı sebep” ibaresi kullanılmıştır. Fıkraya göre, kiraya veren, gereksinim amacıyla kiralananın boşaltılmasını sağladığında, haklı sebep olmaksızın, kiralananı üç yıl geçmedikçe eski kiracısından başkasına kiralayamayacaktır. Fıkrada söz konusu edilen “haklı sebep”, kiraya verenin kanunda öngörülen sebeplerden birine dayanarak aldığı mahkeme kararını uygulatmak suretiyle, kiracının kiralanandan tahliyesini sağladıktan sonra, üç yıl süreyle kiralananı başkalarına kiraya verme yasağının bir istisnasını oluşturmaktadır. Bir uyuşmazlık durumunda, haklı sebebin mevcut olup olmadığı, hakim tarafından, somut olaydaki durum ve koşullar göz önünde tutularak değerlendirilecektir. Somut olayda haklı sebebin varlığı kabul edildiği takdirde, kiraya veren üç yıl geçmeden de kiralananı başkalarına kiraya verebilecektir.

Maddenin ikinci fıkrasında da, yine birinci cümlede geçen “mücbir sebep” yerine, “haklı sebep” kullanılmıştır. Fıkraya göre, yeniden inşa ve imar amacıyla boşaltılması sağlanan taşınmazlar, eski hali ile, haklı sebep olmaksızın üç yıl geçmedikçe başkasına kiralanamayacaktır. Aynı fıkrada, eski kiracının, yeniden inşa ve imarı gerçekleştirilen taşınmazları yeni durumu ve yeni kira bedeli ile kiralama konusunda öncelik hakkı bulunduğu; bu hakkın, kiraya verenin yapacağı yazılı bildirimi izleyen bir ay içinde kullanılması gerektiği; bu öncelik hakkı sona erdirilmedikçe, taşınmazın üç yıl geçmeden başkasına kiralanamayacağı belirtilmektedir.

Maddenin son fıkrasında, bu hükümlere aykırı davranan kiraya verenlerin, eski kiracıya bir yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödemekle yükümlü oldukları belirtilmektedir. Fıkrada yapılan düzenleme ile, bu hükümlere aykırı davranan kiraya verenlere, 6570 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinde öngörülen cezai yaptırımların uygulanması sisteminden vazgeçilmiştir. Bunun yerine, eski kiracıya, fıkrada belirtilen tazminatın kendisine ödenmesini isteme hakkı tanınmıştır. Bu tazminatın belirlenmesinde, eski kiracının kiraya verene ödemiş olduğu son dönemin kira bedeli göz önünde tutulacaktır.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.355 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2025/594 K. 2025/4275 Bozma

TBK m.355 uyarınca yeniden kiralama yasağına aykırılıktan sorumlu tutulan kiraya verene karşı, eski kiracının yeni kiraladığı taşınmaza yaptığı bakım-onarım giderleri, üçüncü kişinin taşınmazına yapılan kazandırma niteliğinde olduğundan tazminata dahil edilemez.

Detaylı özeti gör

Davalı mülkiyetindeki Santral binası zemin katı, 24.04.1995 tarihli 49 yıllık tahsis protokolüyle davacıya bırakılmışken, davalı üst katları yıkma gerekçesiyle 2013'te zemin katı tahliye ettirmiş; davacı 05.12.2013'te yeni iş yeri kiralayıp tadilatla faaliyetini sürdürmüş, ancak yıkım yapılmayıp zemin kat davalıca kullanılmaya devam edilince ödediği 820.352 TL kira ile 286.084,48 TL bakım-onarım giderinin tahsilini istemiştir. Yargıtay; ilk derece mahkemesinin görevli olduğunu, istemin zamanaşımı süresinde ileri sürüldüğünü ve yıkımdan vazgeçtiğini kabul eden davalının protokolü ihlali nedeniyle zarardan sorumlu olduğunu benimseyerek davalının sair temyiz itirazlarını reddetmiş; ancak üçüncü kişiye ait yeni iş yerine yapılan bakım-onarım giderinin de tahsiline hükmedilmesini hukuka aykırı bularak kararı bu kalem yönünden davalı yararına bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2023/3548 K. 2024/3863 Onama

TBK m.355 uyarınca yeniden kiralama yasağına aykırılıktan tazminat istenebilmesi için kiralananın, kiraya verenin gereksinim ya da yeniden inşa amacıyla boşaltılmış olması gerekir; kiracının kendiliğinden tahliyesinde tazminat koşulları oluşmaz.

Detaylı özeti gör

1994 tarihli kira sözleşmesiyle kiracı olan davacı, onarım ve güçlendirme nedeniyle taşınmazı 18.06.2013 tarihli tahliye ve teslim tutanağıyla kendisi boşaltmış; sonrasında kiraya verenlerin taşınmazı üçüncü kişiye kiralaması üzerine öncelikli kiralama hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek ıslahla 150.000 USD ve 104.500 TL tazminat istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı, Bölge Adliye Mahkemesi de istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kiralananın icra yoluyla değil kiracının düzenlediği tutanakla kendiliğinden tahliye edilmesi sebebiyle TBK m.355 tazminat koşullarının oluşmadığını belirtmiş; ilk derece kararını sonucu itibarıyla doğru bulup gerekçesini değiştirerek onamış, Bölge Adliye Mahkemesi kararını kaldırmıştır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/4837 K. 2019/2669 Bozma

TBK m.355 uyarınca yeniden kiralama yasağına aykırılık halinde ödenecek tazminat, son kira yılında ödenmiş bir yıllık kira bedelinden az olamaz; taraflar bu kanuni asgari tutardan daha fazlasının ödenmesini aralarında kararlaştırabilir.

Detaylı özeti gör

Davacı kiracı, işyerinde tadilat yapılacağı için imzalanan 16.05.2013 tarihli protokolde, mecurun tadilat sonrası yeniden kendisine kiralanacağının, aksi halde 130.000 TL ödeneceğinin taahhüt edildiğini, ancak taşınmazın başkasına kiralandığını ileri sürerek bu bedelin davalılardan müteselsilen tahsilini istemiştir. Yerel mahkeme, protokolü imzalayan davalı yönünden davayı kısmen kabul edip tazminatı TBK m.355/3'teki bir yıllık kira olan 48.000 TL ile sınırlamış, vekaletname verdiği sabit olmayan kiraya veren yönünden ise davayı reddetmiştir. Yargıtay, tarafların protokolle bir yıllık kiradan daha yüksek tazminat kararlaştırabileceğini ve sözleşmeye bağlılık ilkesi gereği geçerli protokol hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğini belirterek hükmü bozmuş; süresinde temyiz etmeyen diğer davalının temyiz istemini ise süre yönünden reddetmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/6483 K. 2019/2527 Bozma

TBK m.355 uyarınca yeniden kiralama yasağı tazminatı, kiralananın gereksinim nedeniyle açılan tahliye davası ve verilen kararın icrasıyla boşaltılmasını gerektirir; kiracının kendiliğinden tahliyesinde tazminat koşulları oluşmaz.

Detaylı özeti gör

Davacı kiracı, davalıya ait çatılı işyerini 10 yıllık sözleşmeyle veteriner kliniği olarak kullanırken, davalının 28.06.2011 tarihli ihtarnamesiyle taşınmazı kendisinin işyeri olarak kullanacağını bildirmesi üzerine 01.01.2012'de kiralananı tahliye etmiş; davalının yasal süre dolmadan taşınmazı başkasına kiraya vermesi nedeniyle TBK m.355'e göre 35.760 TL tazminat istemiştir. Yerel mahkeme davayı kabul etmiş; Yargıtay ise kiracının gereksinim nedeniyle açılan bir tahliye davası ve verilen kararın icrası olmaksızın taşınmazı kendiliğinden boşalttığını, bu nedenle tazminat koşullarının oluşmadığını belirterek hükmü davalı yararına bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/4632 K. 2019/1687 Onama

TBK m.355 gereğince tazminat koşullarının oluşması için, taşınmazın gereksinim, yeniden inşa veya imar amacıyla açılan tahliye davası yahut yargı kararı veya icra yoluyla boşaltılması gerekir; kiracının kendiliğinden tahliyesinde tazminat doğmaz.

Detaylı özeti gör

Kiracı olan davacı, davalıların kızının konut ihtiyacına dayalı ihtarname üzerine tahliye davası açılacağını düşünerek taşınmazı kendiliğinden boşaltmış, üç ay sonra taşınmazın üçüncü kişiye kiralandığını ileri sürerek maddi ve manevi tazminat istemiştir. Yerel mahkeme ihtiyaç ihtarını samimi bularak davayı reddetmiştir. Yargıtay ise davalıların gereksinim veya yeniden inşa/imar amacıyla tahliye davası açmadığını, davacının da taşınmazı yargı kararı ya da icra yoluyla değil kendiliğinden boşalttığını, bu nedenle tazminat koşullarının oluşmadığını belirtmiş; ret sonucu doğru olduğundan yalnızca gerekçeyi düzelterek hükmü onamıştır.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!