TBK Madde 356 Kiracının ölümünde sözleşmenin sürdürülmesi

Özet 1 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 356, kiracının ölümü hâlinde ölen kiracının ortakları veya bu ortakların aynı meslek ve sanatı yürüten mirasçıları ile ölen kiracıyla birlikte aynı konutta oturanlar, sözleşmeye ve kanun hükümlerine uydukları sürece taraf olarak kira sözleşmesini sürdürebilir.

Resmi Metin

Kiracının ölümünde sözleşmenin sürdürülmesi

Madde 356- Ölen kiracının ortakları veya bu ortakların aynı meslek ve sanatı yürüten mirasçıları ve ölen kiracı ile birlikte aynı konutta oturanlar, sözleşmeye ve kanun hükümlerine uydukları sürece, taraf olarak kira sözleşmesini sürdürebilirler.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Uygulamada asıl çekişme, sözleşmenin ölümle birlikte sona erdiğini savunan kiraya veren ile devam ettiğini ileri süren yakınlar arasında çıkar. Burada kritik olan, devam iddiasında bulunan kişinin ölen kiracıyla aynı konutta fiilen birlikte oturduğunu ya da onun ortağı/aynı meslek mirasçısı olduğunu somut delille ortaya koymasıdır. Salt mirasçı sıfatı yetmez; birlikte oturma ve sözleşme şartlarına uyum aranır. İspat yükü, sürdürme iddiasındaki taraftadır: ikametgah kaydı, fatura aboneliği, tanık, apartman yönetimi kaydı gibi fiili oturmayı gösteren deliller bir araya getirilmelidir.

Sık yapılan hata, kira borcunun ödenmesini sürdürme hakkı doğdu sanarak ihmal etmektir; oysa hakkın korunması için kira bedelinin aksatılmadan ödenmeye devam etmesi şarttır. Kiraya veren açısından risk ise, sürdürme şartlarını taşımayan kişiyi fiilen tahliye etmeden önce hukuki durumu netleştirmemektir. Taraf değişikliği bir fesih sebebi yaratmaz; bu nedenle kiraya verenin yalnızca ölüme dayanarak çıkarma beklentisi çoğu zaman temelsiz kalır.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 356. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununda yer verilmeyen, ancak, 6570 sayılı Kanunun 13 üncü maddesini karşılayan, “6. Kiracının ölümünde sözleşmenin sürdürülmesi” kenar başlıklı yeni bir maddedir.

Tasarının tek fıkradan oluşan 355 inci maddesinde, kiracının ölmesi halinde, kira sözleşmesinin sürdürülmesi düzenlenmektedir.

Böylece, kiracının ölümü durumunda, çatılı işyeri kiraları bakımından, kiracının ortaklarının veya bu ortakların kiracıyla aynı meslek ve san’atı yürüten mirasçılarının ve ölen kiracıyla birlikte aynı konutta oturanların, sözleşmeye ve kanun hükümlerine uydukları sürece kira sözleşmesini sürdürebilecekleri kabul edilmiştir. Maddede yapılan düzenlemede, “kiracının mirasçılarına” özellikle yer verilmemiştir. Çünkü mirasçı, Türk Medeni Kanununun miras hukukuna ilişkin hükümleri çerçevesinde, mirasbırakan konumundaki “ölen kiracı”nın külli halefi olarak, söz konusu konut ya da çatılı işyeri kira sözleşmesinin tarafı haline gelmiştir. Bu nedenle, “ölen kiracının mirasçısı”, kira sözleşmesini Tasarının 332 nci maddesine dayanarak feshetmemişse, kiracı olarak kabul edilecektir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.356 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 5. Hukuk Dairesi E. 2021/1192 K. 2023/1148 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Ürün kirası niteliğindeki muz serası kirasında, konut ve çatılı işyeri kiralarına ilişkin TBK m.339-356 arasındaki hükümlerin ve bu kapsamdaki kira bedeli belirleme kuralının ürün kirasına uygulanamayacağı belirtilerek, bedel tespiti davasının reddi yerinde görülmüştür.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Noterde düzenlenen sözleşmeyle kiralanan muz serasının yıllık kira bedelinin, geçen yıllar ve ekonomik koşullar nedeniyle çok düşük kaldığı ileri sürülerek yeniden belirlenmesi istemi. İlk derece mahkemesi, kiralananın ürün kirasına tabi olduğu ve konut ile çatılı işyeri kiralarına özgü kira tespiti hükümlerinden yararlanamayacağı gerekçesiyle davayı reddetti. Kiraya veren, ürün kirasında özel hüküm bulunmayan hallerde genel hükümlerin uygulanacağını ileri sürerek istinaf etti. Daire, muz serasının ürün kirası oluşturduğunu ve genel hükümlere yapılan atfın konut ile çatılı işyeri kirasına özgü kira bedeli belirleme hükmünü ürün kirasına taşımayacağını belirterek istinafı esastan reddetti.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!