TBK Madde 354 Tahliye davası: Dava sebeplerinin sınırlılığı

Özet 1 fıkra · ~1 dk okuma

TBK 354, dava yoluyla kira sözleşmesinin sona erdirilmesine ilişkin hükümlerin kiracı aleyhine değiştirilemeyeceğini düzenler.

Resmi Metin

Dava sebeplerinin sınırlılığı

Madde 354- Dava yoluyla kira sözleşmesinin sona erdirilmesine ilişkin hükümler, kiracı aleyhine değiştirilemez.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Geçmiş uygulama dönemi

Kiracısı Türk Ticaret Kanunu uyarınca tacir sayılan kişi veya özel hukuk ya da kamu hukuku tüzel kişisi olan işyeri kiralarında bu madde, 6217 sayılı Kanunun Geçici 2. maddesinde düzenlenen geçici uygulamama rejimine tabi olmuştur. Geçici 2. madde, 6353 sayılı Kanunun 53. maddesiyle 12/7/2012'de tümüyle değiştirilmiş; bu madde kapsama açıkça alınmış ve süre 1/7/2012'den başlayan sekiz yıl olarak belirlenmiştir. Dönem 30/6/2020 sonunda sona ermiş; bu madde 1/7/2020'den itibaren söz konusu kira ilişkilerine de uygulanır hâle gelmiştir. Dönem içinde ilgili konularda kira sözleşmesi hükümleri; sözleşmede hüküm yoksa mülga Borçlar Kanunu hükümleri uygulanmıştır.

Uygulamama dönemi: 1/7/2012–30/6/2020 · 6353/53 yürürlük: 12/7/2012

Kaynaklar: 6217 Geçici m.2 · 6353 m.53 ve m.89

Avukat Yorumu

TBK m.354 bir nispi emredici (tek yönlü) koruma hükmüdür: dava yoluyla sona erdirme rejimi kiracı aleyhine sertleştirilemez, ancak kiracı lehine serbestçe genişletilebilir. Pratik sonucu, sözleşmeye konulan “kiracı şu hâllerde dava açılmaksızın tahliye edilir” ya da “kanundaki sebeplere ek sebeplerle tahliye istenebilir” türü kayıtların geçersiz sayılmasıdır. Hâkim bu geçersizliği kural olarak resen gözetir; yine de tahliye davasında dayanak ve sebepleri taraflar getirdiğinden, kiracı vekilinin bunu açıkça ileri sürmesi pratikte güvenlidir.

En sık hata, geçersiz bir kaydı işler sanıp tahliye davasını o kayda dayandırmaktır; oysa dayanak yalnızca TBK m.350 vd.’deki sınırlı yasal sebeplerdir. Kiracı vekili savunmada TBK m.354 geçersizliğini, kiraya veren ise tahliyeyi yasal sebep ve usulüne uygun delille kurmalıdır. Geçerlilik şartlarına uygun (yazılı, belirli tarihli) bir tahliye taahhüdü ise TBK m.354 ile yasaklanmaz; çünkü o, kanunun TBK m.352 ile tanıdığı bir tahliye sebebidir, sözleşmeyle eklenen yasak-dışı yeni bir sebep değildir.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 354. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununda yer verilmeyen, ancak, 6570 sayılı Kanunun 8 inci maddesini kısmen karşılayan, “4. Dava sebeplerinin sınırlılığı” kenar başlıklı yeni bir maddedir.

Tasarının tek fıkradan oluşan 353 üncü maddesinde, dava sebeplerinin sınırlılığı düzenlenmektedir.

Madde, 6570 sayılı Kanunun 8 inci maddesinden alınmıştır. Kira sözleşmesini sona erdirme sebeplerinin sınırlı sayıda olması ilkesi, 6570 sayılı Kanunda olduğu gibi, uygulama ve öğretide de kabul edilmektedir.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.354 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/8819 K. 2018/1188 Bozma

Dava yoluyla kira sözleşmesinin sona erdirilmesine ilişkin hükümler kiracı aleyhine değiştirilemez; fesih ve tahliye sebepleri kanunla sınırlı olup, kanunda yazılı olmayan bir nedene dayanılarak kiralananın tahliyesi istenemez.

Detaylı özeti gör

Taşınmaz maliki davacı, birlikte yaşadığı oğlu olan davalının, eşinin vefatından sonra taşınmazı kendisine devretmesi için baskı yaptığını ileri sürerek oğlunun tahliyesini istemiş; davalı cevap dilekçesi sunmamış ve yargılamaya katılmamıştır. Sulh Hukuk Mahkemesi davayı kabul ederek davalının tahliyesine karar vermiştir. Yargıtay ise davacının dava dilekçesinde davalının kiracı olduğunu dahi iddia etmediğini, kiralananın niteliği itibariyle fesih ve tahliye sebeplerinin sınırlı olduğunu belirterek, kanunda yazılı olmayan bir nedenle tahliye istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddi gerektiğine hükmetmiş ve hükmü davalı yararına bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/7456 K. 2017/16896 Bozma

Dava yoluyla kira sözleşmesinin sona erdirilmesine ilişkin hükümler kiracı aleyhine değiştirilemez; fesih ve tahliye sebepleri sınırlı olup, kanunda yazılı olmayan bir neden kiraya verene tek taraflı bildirimle fesih hakkı vermez.

Detaylı özeti gör

Davacı kiraya veren, 18/08/2010 tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesinin belirli süreli olması nedeniyle tarafınca feshedildiğini ve feshin noter ihtarnamesiyle davalı kiracıya bildirildiğini belirterek sözleşmenin feshi ile kiralananın tahliyesini istemiş, davalı ise davanın reddini dilemiştir. Mahkeme davayı kabul ederek akdin feshine ve tahliyeye karar vermiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir. Yargıtay, kiralananın mesken olarak kiralandığını, konut ve çatılı işyeri kiralarında fesih ve tahliye sebeplerinin sınırlı olduğunu ve kanunda yazılı olmayan bir nedenin tek taraflı bildirimle fesih hakkı vermediğini belirterek, davanın reddi gerekirken kabulünü usul ve yasaya aykırı bulmuş ve hükmü davalı yararına bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/4869 K. 2017/12183 Bozma

Dava yoluyla kira sözleşmesinin sona erdirilmesine ilişkin hükümler kiracı aleyhine değiştirilemez; kanunda yazılı olmayan bir fesih nedeni sözleşmede kararlaştırılmış olsa dahi kiraya verene tek taraflı bildirimle fesih hakkı vermez.

Detaylı özeti gör

Kiraya veren davacı, 05/06/2010 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin, ilk 5 yıllık kısmın bitimine 1 ay kala noterden yazılı bildirimle fesih hakkı tanıyan 13/n maddesine dayanarak 07/04/2015 tarihli ihtarnameyle sözleşmeyi feshettiğini belirterek kiracı davalının kiralanan mağazadan tahliyesini istemiş, yerel mahkeme davayı kabul ederek tahliyeye hükmetmiştir. Yargıtay, taşınmazın mağaza olarak kiralandığını ve çatılı işyeri niteliğinde olması nedeniyle fesih ve tahliye sebeplerinin sınırlı bulunduğunu, kanunda yazılı olmayan bir sebebin sözleşmede yer alsa dahi tek taraflı bildirimle fesih hakkı vermeyeceğini belirterek, davanın reddi gerekirken kabulünü usul ve yasaya aykırı bulup hükmü kiracı yararına bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.354 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 5. Hukuk Dairesi E. 2018/1618 K. 2020/442 Düzelterek Esastan Red

İşyeri kira bedelinin tespiti uyuşmazlığında daire, tacir kiracılı işyeri kiralarında 6217 sayılı Kanun geçici m.2 ile sekiz yıl uygulanmayacağı öngörülen TBK hükümleri arasında m.354'ün de sayıldığı düzenlemeyi aktarmış; somut olayda m.344'ün uygulanamayacağı sonucuna varmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Taşınmaz malikleri, işyeri olarak kiraya verdikleri yerin bir kira dönemine ilişkin bedelinin artırılarak tespitini istemiş; ilk derece mahkemesi kira bedelini hak ve nesafet kurallarına göre yıllık brüt tutar olarak tespit etmiştir. Kiracı şirket, tespit edilen bedele, harcın tamamlanmamasına ve vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunda bulunmuştur. Daire, kiracının tacir olması nedeniyle 6217 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesi uyarınca kira artışına ilişkin düzenlemenin uygulanamayacağını, bu nedenle bedelin hak ve nesafete göre tespitinin ve brüt gösterilmesinin yerinde olduğunu belirtmiş; ancak harç ile vekalet ücretinin son ödenen kira ile artırılan miktar arasındaki fark üzerinden hesaplanması gerektiğinden istinafı kısmen kabul ederek kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurmuştur.

Adana BAM · İstinaf · 10. Hukuk Dairesi E. 2019/573 K. 2020/550 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

İşyeri kirasında kira alacağı takibine itirazın kaldırılması ve tahliye uyuşmazlığında daire, m.354'ün de sayıldığı TBK geçici m.2'ye yer vererek işyeri kiralarında sözleşme serbestisinin geçerli olduğunu ve sözleşmedeki artış şartının tarafları bağladığını kabul etmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, işyeri kirasından doğan kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın kaldırılması ve kiracının tahliyesi istemine ilişkindir. İcra hukuk mahkemesi, ödemenin ispat edilemediğini ve kiralananın işyeri olması nedeniyle sözleşmedeki %15 artış oranının uygulanacağını belirterek itirazın bilirkişi hesabı kadarki kısmının kaldırılmasına, takibin bu miktar üzerinden devamına, icra inkâr tazminatına ve tahliyeye karar vermiştir. Daire, kiracının sözleşmedeki imzaya itiraz etmediğini ve ödemeyi ispatlayamadığını, işyeri kiralarında TBK'nın Geçici 2. maddesi gereği sözleşmedeki artış şartının geçerli olduğunu, İİK m.68/son uyarınca tazminata hükmedilmesinde de aykırılık bulunmadığını belirterek kiracının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!