TBK Madde 360 Ürün kirasında kiraya verenin borçları: Teslim borcu

Özet 1 fıkra · ~1 dk okuma

TBK 360, ürün kirasında kiraya veren, birlikte kiralanmış taşınır şeyler varsa bunlar da içinde olmak üzere, kiralananı sözleşmenin amacına uygun biçimde kullanılmaya ve işletilmeye elverişli bir durumda kiracıya teslim etmek ve sözleşme süresince bu durumda bulundurmakla yükümlüdür.

Resmi Metin

Teslim borcu

Madde 360- Kiraya veren, birlikte kiralanmış taşınır şeyler varsa bunlar da içinde olmak üzere, kiralananı, sözleşmenin amacına uygun biçimde kullanılmaya ve işletilmeye elverişli bir durumda kiracıya teslim etmek ve sözleşme süresince bu durumda bulundurmakla yükümlüdür.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Burada teslim, adi kiradaki “kullanıma elverişli verme”den daha ağırdır: kiralanan, işletilip ürün devşirilebilecek bir verim kapasitesiyle birlikte verilmeli ve bu hal süre boyunca korunmalıdır. Bu yüzden taşınmazla birlikte bırakılan taşınırların, ekipmanın ve demirbaşın imzalı bir teslim tutanağıyla, mümkünse fotoğraf ve sayımla saptanması en kritik adımdır; tutanak yoksa, geri verme aşamasında neyin eksildiği veya bozulduğu çoğu kez çekişmeye açık kalır.

Uygulamada sık hata, kiracının verimdeki düşüklüğü teslim kusuruna bağlamasıdır; oysa elverişsizlik ile olağan işletme riskini ayırmak gerekir ve bu ayrım genellikle bilirkişiyle netleşir. Kiracı, ayıbı zamanında bildirip belgelemeli; kiraya veren ise süre içinde elverişliliği sürdürme yükünü hafife almamalıdır. Bu ürün kirasının kendi rejimidir; konut/çatılı işyerine özgü koruyucu kurallar (TBK m.350 vd., depozito) buraya taşınmaz.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 360. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 272 nci maddesinin birinci fıkrasını karşılamaktadır.

Tasarının tek fıkradan oluşan 359 uncu maddesinde, kiraya verenin teslim borcu düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununu 272 nci maddesinin kenar başlığında kullanılan “C. Kiralayanın Borçları / I. Kiralananın teslimi / 1. Kullanmağa salih halde teslim” ibaresi, Tasarıda “D. Kiraya verenin borçları / I. Teslim borcu” şekline dönüştürülmüştür.

Tasarının 357 nci maddesinde kira sözleşmesine ilişkin genel hükümlere yollama yapıldığı için, 818 sayılı Borçlar Kanununun 272 nci maddesinin ikinci fıkrasının madde metnine alınmasına gerek görülmemiştir.

Sistematik yapısı ile metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.360 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2021/6766 K. 2022/5778 Bozma

Kiraya veren, kiralananı sözleşmenin amacına uygun kullanılmaya ve işletilmeye elverişli durumda teslim etmek ve kira süresi boyunca bu durumda bulundurmakla yükümlüdür; bu sürekli edim yükümlülüğüne aykırılık haksız feshe ve kiracının yaptığı masrafları talep etmesine yol açabilir.

Detaylı özeti gör

Davacı şirket, davalı Belediye'den 447 araçlık açık otoparkı 2012-2017 dönemi için kiralamış; Belediye'nin tarife artışı yapmaması ve kelepçe kilit uygulamasına izin vermemesiyle ciro kaybına uğradığını, sözleşmenin de kamu gücü kullanılarak süresinden önce haksız feshedildiğini ileri sürerek ciro kaybı ve amortisman bedelini talep etmiştir. Bölge adliye mahkemesi davalının istinafını kabul edip davayı tümden reddetmiştir. Yargıtay ise, feshin haksızlığının bölge adliye mahkemesince de kabul edildiğine göre kiracının sözleşmenin ifası amacıyla yaptığı masrafları kalan süre oranında talep edebileceğini belirterek, amortisman alacağı değerlendirilmeden istemin tümden reddini isabetsiz bulup kararı bu yönden bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2021/5344 K. 2022/4135 Bozma

Ürün kirasında kiraya veren, birlikte kiralanan taşınırlar da içinde olmak üzere kiralananı, sözleşmenin amacına uygun kullanılmaya ve işletilmeye elverişli durumda teslim etmek ve sözleşme süresince bu durumda bulundurmakla yükümlüdür.

Detaylı özeti gör

Davacı, Ağaçlandırma Yönetmeliği kapsamında davalı idareyle imzaladığı iki kira sözleşmesiyle Aktepe Köyünde geniş bir alanı ağaçlandırıp elde edilecek üründen yararlanmak üzere kiralamış; alanları projeye uygun hale getirdikten sonra idare, taşınmazların mera sınıfına alındığını ve tescil/tahsis işlemlerinin yapılamayacağını bildirmiştir. Davacı, yaptığı yatırım ve masraflar ile mahrum kaldığı kar için asıl ve birleşen davada tazminat istemiş; ilk derece mahkemesi davaları reddetmiş, davacının istinafı bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmiştir. Yargıtay, on yıllık kira süresi dolmadan gerçekleşen haksız fesihte kusursuzluğunu kanıtlayamayan kiraya veren idareden davacının menfi zararları ile faydalı ve zorunlu masraflarını istemekte haklı olduğunu, dikilen badem ağaçlarının dikim tarihindeki rayiç bedelleri ve masrafların yıpranma payı düşülerek kalan kira süresiyle orantılı biçimde tespit edilmesi gerektiğini belirterek, bölge adliye mahkemesi kararını kaldırıp ilk derece kararını davacı yararına bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2021/3599 K. 2022/1093 Bozma

Kiraya veren, birlikte kiralanan taşınırlar da içinde olmak üzere kiralananı, sözleşmenin amacına uygun biçimde kullanılmaya ve işletilmeye elverişli bir durumda kiracıya teslim etmek ve sözleşme süresince bu durumda bulundurmakla yükümlüdür.

Detaylı özeti gör

Jeotermal sahanın elektrik üretimi amacıyla kiralanmasına ilişkin ihaleyi kazanan davacı şirket, 06.04.2016 tarihli sözleşmeyle teslim aldığı kuyuların teslim tutanağındaki debi ve sıcaklık özelliklerine sahip olmadığını, verimin neredeyse yarıya düştüğünü ileri sürerek kira sözleşmesinin uyarlanmasını ve hem sabit hem üretime bağlı kira bedelinde indirim yapılmasını istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi davalının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, üretime bağlı kira bedelinin (2,90 USD cent/kWh) zaten fiilî üretim üzerinden hesaplandığını, kuyulardaki ayıbın bu kalemin indirilmesini gerektirmediğini belirterek bu yönden de indirim verilmesini hatalı bulmuş; ayrıca indirimin hangi tarihten itibaren geçerli olacağının ve kira bedelinin net niteliğinin gösterilmemesini infazda tereddüt doğurur görmüştür. Bu nedenlerle bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararı davalı yararına bozulmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/5527 K. 2019/2385 Bozma

Kiraya veren, kiralananı sözleşme süresince amaca uygun kullanıma elverişli durumda bulundurmakla yükümlüdür; mecurun kilidini değiştirerek bu yükümlülüğü ihlal ederse, kiracı ancak kilidin değiştirildiği tarihe kadarki kira borcundan sorumlu tutulabilir.

Detaylı özeti gör

Kiraya veren davacı, ödenmeyen on aylık kira bedeli için başlattığı icra takibine kiracının itirazı üzerine itirazın iptalini istemiş; kiracı ise mecurun kilidinin 13.09.2013 tarihinde kiraya verence değiştirildiğini ve o tarihe kadarki kiraları ödediğini savunmuştur. Mahkeme, davacının 4.000 TL'lik feragati dışında kalan 16.000 TL yönünden davanın kabulüne karar vermiştir. Yargıtay ise kiraya verenin savcılık soruşturmasındaki ifadesinde mecurun kilidini değiştirdiğini kabul ettiğini saptayarak kiralananı kullanıma elverişli tutma yükümlülüğünü ihlal ettiğini belirlemiş; kiracının ancak kilidin değiştirildiği tarihe kadar kira borcundan sorumlu tutulabileceği gözetilmeden hüküm kurulmasını hatalı bulup kararı davalı yararına bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!