TBK Madde 353 Tahliye davası: Dava süresinin uzaması

Özet 1 fıkra · ~1 dk okuma

TBK 353, kiraya veren, en geç davanın açılması için öngörülen sürede dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmişse, dava açma süresi bir kira yılı için uzamış sayılır.

Resmi Metin

Dava süresinin uzaması

Madde 353- Kiraya veren, en geç davanın açılması için öngörülen sürede dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmişse, dava açma süresi bir kira yılı için uzamış sayılır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu kuralın asıl değeri kiraya verenin elindeki bir nefes alma vanası olmasıdır: dava açma süresi içinde mahkemeye gidemeyecek olan kiraya veren, aynı süre dolmadan kiracıya yazılı olarak dava açma iradesini bildirirse, süresini bir kira yılı kazanır. Pratikte uyuşmazlık neredeyse hep iki noktada düğümlenir: bildirimin gerçekten süresi içinde yapılıp yapılmadığı ve bunun ispatı. Yazı şart olduğundan sözlü beyan, telefon ya da tanık işe yaramaz; ispat yükü tamamen kiraya verendedir. En sağlam yol noter ihtarı veya tebliğ belgesidir.

Sık yapılan hata, bildirimi sürenin son günlerine bırakıp kiracıya ulaşma anının kayması; ulaşma geç olursa uzama doğmaz ve hak düşer. Kiracı tarafında ise savunma ekseni, bildirimin içeriğinin ve tarihinin geçerli olmadığını ortaya koymaktır. Süreyi yalnız bir kira yılı uzattığını unutmamak gerekir; bu, kiraya verene süresiz bir serbestlik tanımaz, yalnız erteleme sağlar.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 353. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununda ve 6570 sayılı Kanunda yer verilmeyen, “3. Dava süresinin uzaması” kenar başlıklı yeni bir maddedir.

Tasarının tek fıkradan oluşan 352 nci maddesinde, dava süresinin uzaması düzenlenmektedir.

Bu madde ile, dava yoluyla sözleşmenin sona erdirilmesi düzeni içinde dava açma için öngörülen bir ay içinde, dava açma yerine, dava açılacağına ilişkin yazılı bildirimde bulunulması ve buna bağlı olarak bir kira yılı içinde bildirim konusu davanın açılması olanağı getirilmiştir. Kanunda yer almayan bu imkan, yerleşik uygulamanın benimsediği görüşü yansıtmaktadır. Kira sözleşmesinin süresinin sona ermesinden itibaren dava açma süresi olan bir ay içinde yapılacak bildirim de yeterli görüldüğüne göre, yine yerleşik uygulamada kabul edildiği üzere, kira süresi içinde yapılacak bildirim de dava süresini uzatıcı etkiye sahip olacaktır.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.353 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2018/3080 K. 2018/6171 Bozma

Kiraya veren, dava açma süresi dolmadan dava açacağını kiracıya yazılı olarak (ihtarla) bildirmişse, dava açma süresi bir kira yılı uzamış sayılır; bu uzayan süre içinde açılan tahliye davası süresinde olup esastan incelenmelidir.

Detaylı özeti gör

Kiraya veren kooperatif, kiracının 16.05.2014 tarihli taahhütname ile taşınmazı 01.04.2015'te tahliye etmeyi üstlenmesine rağmen taahhüde uymadığını ileri sürerek tahliye istemiştir. Yerel mahkeme, davanın taahhüt tarihinden itibaren bir aylık sürede açılmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, karar Dairece önce onanmıştır. Karar düzeltme üzerine 3. Hukuk Dairesi, davacının 13.02.2015'te tebliğ edilen ihtarla kira dönemi sona ermeden dava açacağını bildirdiğini, bu nedenle sürenin uzayan kira yılı sonu olan 01.04.2016'ya kadar uzadığını ve 15.05.2015'te açılan davanın süresinde bulunduğunu belirterek, esasa girilmesi gerekirken verilen ret kararını bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/8927 K. 2018/1608 Bozma

Kiraya veren, daha önce veya en geç dava açma süresi içinde dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmişse dava, bildirimi takip eden uzayan bir kira yılının sonuna kadar açılabilir; bu dava açma süresi kamu düzenine ilişkindir.

Detaylı özeti gör

Davacı, dava konusu taşınmazı 31.03.2015'te satın aldığını, önceki malikle davalı arasında 01.06.2014 başlangıçlı kira sözleşmesi bulunduğunu, 29.04.2015 tarihli ihtarnameyle kendi işyeri ihtiyacını bildirdiğini, davalının sekiz aydır kirayı ödemediğini ileri sürerek kiralananın tahliyesini ve 16.000 TL kira alacağının tahsilini istemiştir. Davalı, davanın süresinde açılmadığını ve ihtiyaç iddiasının samimi olmadığını savunmuş; sulh hukuk mahkemesi davayı ihtar sürelerine uyulmadan açıldığı gerekçesiyle usulden reddetmiştir. Yargıtay, tahliye istemi yönünden iktisap eden malikin dava açma koşullarını açıklamış, ayrıca alacak istemi bakımından tahliye ve alacak davaları üzerinden ayrı ayrı eksik harç tamamlattırılmadan eksik araştırmayla karar verilmesini de isabetsiz bularak hükmü davacı yararına bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/7827 K. 2017/18433 Bozma

Kiraya veren, en geç davanın açılması için öngörülen sürede dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmişse, tahliye davası bildirimi izleyen uzayan bir kira yılı sonuna kadar açılabilir; dava açma süresi kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilir.

Detaylı özeti gör

Davacı, 20.02.2014'te satın aldığı ve davalının 1993'ten beri kiracı olduğu taşınmazı işyeri ihtiyacıyla tahliye ettirmek istemiş; yerel mahkeme, kira sözleşmesinin 01.01.2014'ten itibaren belirsiz süreli hale geldiği ve ihtiyaç ihtarının üç aylık fesih süresine uyulmadan tebliğ edildiği gerekçesiyle davayı süreden reddetmiştir. Yargıtay ise konut ve çatılı işyeri kirasında sözleşmenin belirsiz hale gelmeyip yıllık yenilendiğini, 01.01.2013 başlangıçlı bir yıllık sözleşmenin 01.01.2015'te sona erdiğini ve 26.01.2015'te açılan davanın süresinde olduğunu belirterek işin esasına girilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı davacı yararına bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/4884 K. 2017/12654 Bozma

Kiraya veren, en geç davanın açılması için öngörülen sürede dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmediği takdirde dava açma süresi uzamaz; bu süre geçtikten sonra açılan tahliye davasının süre yönünden reddi gerekir.

Detaylı özeti gör

Davalının 12 ay süreli sözleşmeyle kiracı olduğu taşınmazı 14/10/2014'te satın alan davacı, kendisi de kiracı olarak tahliye tehdidi altında bulunduğu için ihtiyaç nedeniyle kiralananın tahliyesini istemiştir. Mahkeme, davalı ile dava dışı kişinin adi ortaklığını kabul edip bu kişiye çekilen ihtarnameyi davalıyı bağlar sayarak davayı kabul etmiştir. Yargıtay ise adi ortaklığın kanıtlanamadığını, kira döneminin 05/10/2015'te sona erdiğini ve davacının dava açacağını yazılı bildirmediğini belirterek 11/12/2015'te açılan davanın süresinde olmadığı gerekçesiyle kabul hükmünü bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/14645 K. 2017/12652 Bozma

Kiraya veren, en geç davanın açılması için öngörülen sürede dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmişse, dava açma süresi bir kira yılı için uzar ve dava, bildirimi izleyen uzayan kira yılının sonuna kadar açılabilir.

Detaylı özeti gör

Kiraya veren davacı, oturduğu binanın riskli yapı kapsamına alınıp tahliye edilmesi nedeniyle konut ihtiyacı doğduğunu ileri sürerek, 08/09/2011 başlangıçlı bir yıllık sözleşmeyle taşınmazında kiracı olan davalının tahliyesini istemiş; davalı ise ihtiyacın samimi olmadığını savunmuştur. Yerel mahkeme davayı kabul edip tahliyeye hükmetmiştir. Yargıtay, yıldan yıla uzayan kira döneminin 08/09/2015 tarihinde sona erdiğini, 05/10/2015 tarihli ihtiyaç ihtarnamesinin bir aylık dava açma süresi içinde tebliğ edilmediğini ve 19/10/2015'te açılan davanın süresinde olmadığını belirterek, davanın süre yönünden reddi gerekirken kabulünü isabetsiz bulup hükmü bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.353 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 5. Hukuk Dairesi E. 2020/1289 K. 2022/1367 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Tahliye taahhüdüne dayalı istemde, kiraya verenin taahhüt tarihinden itibaren bir ay içinde kiracıya çektiği ve tahliye iradesini bildiren ihtarnamenin süre koruyucu nitelikte olduğu; bu ihtarnamenin ardından icra takibi yapıldığından davanın süresinde açıldığı kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Kira sözleşmesinin kurulmasından birkaç gün sonra düzenlenen tahliye taahhütnamesine dayanılarak başlatılan tahliye talepli icra takibine itiraz edilmesi üzerine açılan itirazın iptali ve tahliye davasında, kiralanan yargılama sırasında boşaltıldığından ilk derece mahkemesi tahliye yönünden karar verilmesine yer olmadığına, takip masrafları ve vekalet ücreti yönünden takibin devamına karar vermiştir. Kiracı, taahhütnameyi okumadan imzaladığını ve taşınmazı dava tarihinden önce boşalttığını ileri sürerek istinafa başvurmuştur. Daire, taahhütnamenin kira ilişkisinin devamı sırasında verildiğini, bir aylık süreye uyulduğunu, imzalanan belgenin tarafları bağladığını ve usulüne uygun anahtar teslimi ispatlanamadığını belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 5. Hukuk Dairesi E. 2022/479 K. 2022/1076 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Kiraya verenin dava açacağını yazılı olarak bildirmesi halinde tahliye davası açma süresinin bildirimi izleyen uzayan bir kira yılının sonuna kadar sürdüğü; bu sürenin kamu düzenine ilişkin olduğu ve kiracı ileri sürmese bile mahkemece kendiliğinden gözetileceği belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Kiraya veren, mesken olarak kiraya verdiği taşınmaz için gönderdiği noter ihbarnamesine dayanarak kiracının tahliyesini istemiş; ilk derece mahkemesi davayı usulden reddetmiştir. Kiraya verenin istinaf başvurusunu inceleyen daire, taraflar arasındaki iki yıl süreli sözleşmenin süre bitiminden sonra birer yıl uzadığını, gönderilen ihbarname ile dava açma süresinin uzayan bir kira yılının sonuna kadar korunduğunu, ancak davanın bu sürenin geçmesinden sonra açıldığını saptamıştır. Dava açma süresinin kamu düzenine ilişkin olduğunu da belirterek kararda usul ve yasaya aykırılık görmemiş, istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!