T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :
İSKENDERUN 1. SULH HUKUK MAHKEMESİ
DAVACI:
K1
VEKİLİ:
Av. K2
DAVALI:
K3
– N1
VEKİLİ:
Av. K4
DAVANIN KONUSU :
KİRALANANIN TAHLİYESİ
İSTİNAF YOLUNA
BAŞVURAN
DAVACI
:
K1
VEKİLİ
:
Av. K2
TALEP KONUSU :
Mahkeme Kararının Kaldırılması
İskenderun 1.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 12/04/2018 tarih 2017/701 Esas 2018/381 Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan esas incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:
Davalının, müvekkilinin maliki olduğu A2’deki taşınmazda önceki vakıf mütevellisi imzasını taşıyan ve 01/01/2014 başlangıç tarihli yazılı kira sözleşmesi ile aylık 300,00 TL kira bedeli ödeyerek oturduğunu; İskenderun 2 Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/17 D. İş sayılı dosyasında 13/05/2016 tarihinde yapılan tespitte dava konusu taşınmazda sözleşme dışı şahıs olan K5’in ailesi ile birlikte oturduğunu ve tespitten 1 ay önce meskeni boşalttığını, bu durumun 03/03/2016 tarihinde İskenderun 1. Noterliğinin 05983 yevmiye numarası ile K5’e ihtar edildiğini ve aynı kişi tarafından 08/03/2016 tarihinde aynı adreste muhatabın kendisine tebliğ edildiğini, yine davalı K3’ye ihtarname gönderildiğini ve ekte sundukları ihtara cevaben K3’nin Sulh Hukuk Mahkemesince yapılan tespiti kabul etmediğini, K5’in taşınmazla ilgisinin olmadığını ve taşınmazı sözleşmeye dayanarak uhdesinde tuttuğunu belirttiğini, davalının ihtara ve uyarılara rağmen kiralananı halen tahliye etmediğini, davacı müvekkilince taşınmazı alt kiraya verme ve başkasının kullanımına sunmaya dair davalı tarafa verilmiş yazılı veya sözlü bir izin bulunmadığını belirterek kiralananın tahliyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:
İskenderun 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/17 D. İş sayılı dosyasına dayanarak dava konusu taşınmazda üçüncü şahıs K5’in oturduğu iddiasını ve tespitini kabul etmediklerini, ayrıca 01/01/2014 tarihli kira akdinde kiralanan taşınmazın alt kiracıya kiralanamaması, kullandırılamaması hususunun açıkça yazılı olarak yasaklanmadığını, TBK 316. maddesi gereğince usulüne uygun yazılı ihbarda bulunulmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:
Davanın Reddine, karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAF TALEBİNDE
İLERİ SÜRÜLEN
SEBEPLER:
Her ne kadar kanunda konut ve çatılı iş yeri kiralarında fesih hakkının kullanılabilmesi için en az 30 günlük süre tanınması ve fesih tehdidini içerecek şekilde yazılı yapılmasının gerektiği düzenlenmiş olsa bile, TBK’ nın 316/3. maddesine göre öngörülen hallerde yani 1- kiracının kiralanana kasten ağır bir zarar vermesi, 2- kiracıya verilecek sürenin yararsız olacağının anlaşılması, 3- kiracının bu yükümlülüğe aykırı davranışının kiraya veren veya aynı taşınmazda oturan kişiler ile komşular bakımından çekilmez olması hallerinde fesih hakkının ihtara gerek olmaksızın yazılı şekilde geçerli olduğunu, 13/05/2016 tarihinde yapılan tespitte dava konusu taşınmazda sözleşme dışı şahıs olan K5’in ailesiyle birlikte oturduğu ve tespit duyumunu aldıktan hemen sonra tespitten 1 ay önce meskeni boşalttığının anlaşıldığını, K5’e ihtar çekildiğini ve bu ihtarın 08/03/2016 tarihinde aynı adreste muhatabın kendisine tebliğ edildiğini, davalıya ihtarın çekildiğini ve taşınmazı boşaltması ve anahtarı teslim etmesinin istendiğini, kiracıya 30 günlük süre verilmemesinin 316/3 de düzenlenen duruma girdiğinden ayrıca bir süre verilmesinin faydasız olduğunu, usulüne uygun bir gerekçeli kararda ihtilaflı konular hakkında toplanan delillere, delillerin tartışılması ile red ve üstün tutma sebeplerine yer verilmesi gerektiğini, dosyada mevcut delillerin göz ardı edilerek, bilirkişiden rapor aldırılmadan, İlk Derece Mahkemesi tarafından kurulan usul ve yasalara aykırı hükmün kabulünün mümkün olmadığını, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın kabulüne, vekalet ücreti ve masrafların karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF TALEBİNE KARŞI VERİLEN CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:
Dava konusu taşınmazda yenilenmekle süre gelen ve son olarak yenilenen 01/01/2014 tarihli kira akdine göre 10 yıllığına kiralandığını ve halen kiracı olduğunu, 01/01/2017 tarihinde başlayan kira döneminden önce davalıya kira akdinin feshedildiğine dair yazılı bir ihbar yapılmadığını, kira döneminin başladığı 01/01/2017 tarihinden itibaren bir ay içerisinde de dava açılmadığından dolayı davanın reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, bu nedenle davacının istinaf başvurusunun reddine, İlk Derece Mahkeme kararının onanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı uhdesinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Yazılı beyanlar, İskenderun 2.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2016/17 D. İş dosyası, kira kontratosu, ihtarname, cevabi ihtarname, tapu kayıtları ve tüm dosya kapsamı.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, kiralananın tahliyesi davasıdır.
İstinaf incelemesi
HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen de kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmış olup,
Davacı vekili, davalının müvekkili vakıfa ait taşınmazda kiracı olarak bulunduğu, sulh hukuk mahkemesine yaptırdıkları tespitine göre taşınmazı sözleşme dışı şahıs olan K5’in oturduğu ve tespitten 1 ay önce meskeni boşalttığı, müvekkilinin taşınmazı alt kiraya verme veya başkasının kullanması için izni bulunmadığından kiracının kiralanandan tahliyesini talep etmiştir.
Davalı, davaya konu yerin 10 yıllığına kiralanıp, sürenin dolmadığını, başka bir şahsın oturduğu iddialarını kabul etmediklerini, tahliye davasının usul ve yasaya aykırı olup, reddini talep etmiştir.
Mahkeme, davanın reddine karar vermiş, davacı vekili tarafından karar istinaf edilmiştir.
TBK’nın 322. Maddesinde; “kiracının konut ve çatılı iş yeri kiralarında kiraya verenin yazılı rızası olmadıkça kiralananı başkasına kiralayamayacağı gibi kullanım hakkını da devredemez” düzenlemesi bulunmaktadır.
TBK’nın 316. Maddesinde de; “kiracının yükümlülüklerine aykırı davranması durumunda kiraya veren konut ve çatılı iş yeri kirasında en az 30 gün süre vererek, aykırılığın giderilmesi aksi takdirde sözleşmeyi feshedeceği konusunda yazılı bir ihtarda bulunacağı” düzenlenmiştir.
Davacı, davaya konu taşınmada kiracı olarak bulunan davalının başkasına kiraya verebileceğine ilişkin bir düzenleme olmamasına rağmen üçüncü kişiye kullandırıldığı belirtilerek tahliye talebinde bulunulmuş ise de, davacının tahliye davası açabilmesi için TBK 316. Maddesine uygun bir ihtarname davalıya usulüne uygun tebliğ edilmediği, davalıya gönderilen 07/06/2017 tarihli ihtarnamede üç günlük süre verildiğinden yasal şartları taşımadığı anlaşılmakla, davanın reddine dair karar yerinde olup,
Mahkemenin dosyada toplanan delillere göre, vermiş olduğu kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından istinaf talebinde bulunanın istinaf başvurusunun HMK. ‘nun 353/1-b-1 maddeleri uyarınca reddine dair aşağıdaki kararın verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:
1-
İstinaf Başvurusu’nun
HMK 353/1-b-1 md.si gereğince
ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken istinaf karar harcı olan 54,40 TL harçtan, peşin alınan 35,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 18,50 TL harcın istinaf talebinde bulunandan alınmasına,
3-İstinaf ile ilgili yapılan masrafların istinaf talebinde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın tebliği, harç vb. işlemlerin
6100 Sayılı HMK’nın 359/3 md. uyarınca
İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.’nın 362/1-b maddesi gereğince
KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 11/09/2020
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe