TBK Madde 30 Yanılmanın hükümleri

Özet 1 fıkra · ~1 dk okuma

TBK 30, sözleşmenin kurulması sırasında esaslı yanılmaya düşen taraf, kurduğu sözleşmeyle bağlı olmaz.

Resmi Metin

Yanılmanın hükümleri

Madde 30- Sözleşme kurulurken esaslı yanılmaya düşen taraf, sözleşme ile bağlı olmaz.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

TBK m.30, bir sözleşme kurulurken esaslı bir yanılmaya (hataya) düşen tarafın o sözleşmeyle bağlı kalmayacağını düzenler. Kilit sözcük esaslıdır: küçük, önemsiz bir yanlış anlama sözleşmeyi etkilemez; yanılma, ancak olmasaydı taraf o sözleşmeyi hiç yapmayacak ve durumun gereğine göre yapmaması da haklı görülecek nitelikteyse sonuç doğurur. Hangi yanılmaların esaslı sayıldığı TBK m.31‘de gösterilir; salt beklentiye ilişkin saik yanılması ise kural olarak esaslı değildir ve TBK m.32‘de ayrıca düzenlenir.

“Bağlı olmaz” ifadesini doğru anlamak gerekir: bu, sözleşmenin kendiliğinden yok veya geçersiz olduğu anlamına gelmez. Sonuç yalnız yanılan taraf lehinedir; o taraf bağlı olmadığını karşı yana bildirir. Bildirmezse, TBK m.39 uyarınca yanılmayı öğrendiği andan başlayan bir yıllık hak düşürücü süre içinde sözleşmeyi onamış sayılır.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 30. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 23. maddesini karşılamaktadır.

Tasarının tek fıkradan oluşan 30. maddesinde, sözleşmenin kurulduğu sırada esaslı yanılmaya düşen tarafın, o sözleşmeyle bağlı olmayacağı düzenlenmektedir. Esaslı yanılma hallerine ilişkin Tasarının 31. maddesinden de anlaşılacağı gibi, esaslı yanılma, sözleşmenin geçerliliğini etkileyebilen bir irade bozukluğudur.

818 sayılı Borçlar Kanununun 23. maddesinin kenar başlığında kullanılan “F. Rızadaki Fesat / I. Hata / 1. Hatanın hükümleri” şeklindeki ibareler, Tasarının 30. maddesinde, “G. İrade bozuklukları / I. Yanılma / 1. Yanılmanın hükümleri” şeklinde değiştirilmiştir.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.30 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3.HD E. 2021/6303 K. 2021/11808 Bozma

Sözleşmenin kurucu unsurlarından olan bedelde sözleşme kurulurken esaslı yanılmaya düşen taraf, sözleşmeyle bağlı olmaz; satış bedelinin gerçek değerinin çok altında (örneğin 5.999 TL yerine 6 TL) girilmesi bedelde esaslı yanılma oluşturur.

Detaylı özeti gör

İnternet üzerinden satış yapan davacı firma, gerçek değeri 5.999,00 TL olan ürünün sistemde sehven 6,00 TL etiketiyle satışa sunulduğunu ve bu bedelden mesafeli sözleşmeyle sipariş veren davalı tüketicinin başvurusu üzerine Tüketici Hakem Heyeti'nin ürünün teslimine hükmettiğini belirterek bu kararın iptalini istemiştir. Mahkeme, satıcının ürünü ilan ettiği fiyattan tedarik etmesi gerektiği gerekçesiyle davayı reddetmiş; Adalet Bakanlığı ise olayın TBK m.30-31 yanılma hükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek kanun yararına bozma talep etmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 5.999,00 TL'lik ürünün 6,00 TL olarak girilmesinin bedelde esaslı yanılma oluşturduğunu ve davacının artık bu sözleşmeyle bağlı sayılamayacağını belirterek, ret kararını sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozmuştur.

Yargıtay 3.HD E. 2017/7223 K. 2019/3477

Sözleşme kurulurken esaslı yanılma gibi bir irade bozukluğu (TBK m. 30 ve devamı) bulunduğunu ileri sürmeyen taraf, imzaladığı sözleşme veya taahhütname ile bağlıdır; bu nedenle o metinde kararlaştırılan bedel taraflar arasında geçerli sayılır.

Detaylı özeti gör

Kiracı davacı, son kira sözleşmesini tahliye tehdidi altında imzaladığını ve aylık 700 TL kira bedelinin yüksek olduğunu ileri sürerek bedelin 400 TL olarak tespitini istemiş; kiralayan davalı ise sözleşmenin her yıl tarafların özgür iradesiyle yenilendiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Sulh hukuk mahkemesi, davacının ödediği paranın gerçekte haksız işgal tazminatı olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, davacının imzaladığı 02/02/2016 tarihli 700 TL'lik taahhütnamenin kira sözleşmesinin yenilenmesi niteliğinde olduğunu, davacı TBK m. 30 vd. anlamında bir irade bozukluğu ileri sürmediğinden bu bedelin taraflar arasında geçerli olduğunu ve kira bedeli tespitinin istenemeyeceğini belirtmiş; ilk derece mahkemesinin haksız işgal gerekçesini hatalı bulmakla birlikte sonucu itibariyle red kararı doğru olduğundan gerekçeyi düzelterek hükmün onanmasına karar vermiştir.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

TBK Madde 30 - Yanılmanın hükümleri

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!