TBK Madde 27 Kesin hükümsüzlük

Özet 2 fıkra · ~1 dk okuma

TBK 27, kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür; sözleşmenin hükümlerinden bir kısmının hükümsüz olması diğerlerinin geçerliliğini etkilemez (kısmi hükümsüzlük), ancak bu hükümler olmaksızın sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa sözleşmenin tamamı kesin olarak hükümsüz olur.

Resmi Metin

Kesin hükümsüzlük

Madde 27- (1) Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür.

(2) Sözleşmenin içerdiği hükümlerden bir kısmının hükümsüz olması, diğerlerinin geçerliliğini etkilemez. Ancak, bu hükümler olmaksızın sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa, sözleşmenin tamamı kesin olarak hükümsüz olur.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu madde, bir sözleşmenin baştan ve kendiliğinden geçersiz sayıldığı en ağır yaptırımı, yani kesin hükümsüzlüğü (butlanı) düzenler. Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı ya da konusu imkânsız olan bir sözleşme, taraflar imzalasa bile hiç doğmamış sayılır.

Pratikte kritik olan şudur: Kesin hükümsüzlüğü hâkim kendiliğinden (re’sen) dikkate alır, menfaati olan herkes ileri sürebilir, zamanaşımına uğramaz ve sonradan onay veya icazetle geçerli hâle gelmez. Bu yönüyle, irade sakatlığına dayanan ve belli süre içinde hak sahibinin iradesiyle bozulabilen iptal edilebilirlikten (TBK m.30 ve devamı) tamamen farklıdır; ikisini karıştırmayın.

Maddenin son cümlesi kısmi hükümsüzlüğü kurar: Bir hükmün geçersizliği kural olarak sözleşmenin geri kalanını ayakta tutar. Ancak o hüküm olmadan sözleşmenin hiç yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa, sözleşmenin tamamı hükümsüz olur.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 27. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 20. maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 27. maddesinde, sözleşmenin kesin hükümsüzlük sebepleri ve sözleşmenin bazı hükümlerinin hükümsüz olması durumunda, kısmi hükümsüzlük yaptırımının uygulanacağı kuralı ile bu kuralın istisnası düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 20. maddesinin kenar başlığında kullanılan “II. Butlan” şeklindeki ibare, Tasarının 27. maddesinde, “II. Kesin hükümsüzlük” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 20. maddesinin ikinci fıkrasının ilk cümlesinde, kısmi butlan yaptırımı açıklanırken kullanılan “yalnız şart lağvolur.” şeklindeki ibarenin yanıltıcı nitelikte olması nedeniyle, Tasarının 27. maddesinin ikinci fıkrasında, “diğerlerinin geçerliliğini etkilemez.” şeklindeki ibarenin kullanılması uygun görülmüştür.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.27 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2024/1943 K. 2025/2481 Onama

Ortaklıkta fesih hakkının kullanılması halinde tarafların durumunu ağırlaştıran ek yükümlülükler öngören cezai şart hükmü, TBK m.27 uyarınca kesin olarak hükümsüzdür.

Detaylı özeti gör

Davacı, yaklaşık 25 yıldır kendi markasıyla anaokulu işleten taraf olarak davalıyla 30.06.2013 tarihli adi ortaklık sözleşmesi imzalamış; sözleşme gereği kendi işletmesini kapatıp personel, ekipman ve öğrencileriyle davalının binasına taşınmış, ancak davalının markanın kullanımına izin vermediğini ve yasal sınırın üstünde bedelsiz kontenjan açarak ortaklığı zarara uğrattığını ileri sürerek adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi ile cezai şart, kâr payı ve alacak talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi davacıyı fesihte haklı görerek tahsis ettiği eşya bedeli (52.803 TL) ile tasfiye payının (54.580,30 TL) davalıdan tahsiline, cezai şart koşulları oluşmadığından bu istemin ve davalının karşı davasının reddine hükmetmiş; Yargıtay 3. Hukuk Dairesi bu kararı HMK m.370/1 uyarınca oy birliğiyle onamıştır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2023/475 K. 2024/284 Onama

Taraflar sözleşmenin içeriğini özgürce belirler; bu özgürlüğün temel sınırı TBK m.27'dir. Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür.

Detaylı özeti gör

Davacı şirket, sahibi olan 70 yaşındaki kişinin eşinin ölümünden sonra 47 yaşındaki davalı tarafından evlenme vaadiyle kandırılarak dava konusu iki bağımsız bölümü inançlı işlemle bedelsiz devrettiğini, davalının sonradan kaçtığını ileri sürerek tapu iptali ve tescil istemiştir. Davalı ise devrin tapuda satış yoluyla ve tarafların hür iradesiyle yapıldığını, davacının taraf sıfatı bulunmadığını savunmuştur. Mahkeme, temlikin davalının irade sakatlığı doğuran bir davranışına dayanmadığını, 13.01.2015 tarihli protokolün iki tarafça hür iradeyle imzalandığını, devir anında iradelerin sahih olup meşru olmayan bir maksadın bulunmadığını ve resmî senet geçerli olduğundan tescilin yolsuz sayılamayacağını belirterek davayı reddetmiştir. Hukuk Genel Kurulu, davacı vekilinin temyiz itirazlarını reddederek yerel mahkeme kararının oy çokluğuyla onanmasına karar vermiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2021/922 K. 2023/548 Bozma

Kanunun emredici hükümlerine aykırı işlemler kesin olarak hükümsüzdür; sözleşmenin kurulması taraf iradelerinin varlığına bağlı olduğundan, kesin hükümsüzlüğü ileri süren davacının aktif dava ehliyeti esasa girilerek değerlendirilmelidir.

Detaylı özeti gör

Muris babaannenin bir limited şirketteki ½ oranındaki hissesi, 2013 tarihli sözleşmelerle davalıya devredilmiştir. Muristen önce ölen oğlunun çocuğu (varis) olan davacı; murisin 87 yaşında ve 2001'de geçirdiği beyin kanaması nedeniyle ayırt etme gücünden yoksun olduğunu, adına düzenlenen vekâletnameyle yapılan hisse devir sözleşmeleri ile 20.03.2013 tarihli ortaklar kurulu kararının ehliyetsizlik sebebiyle kesin hükümsüz olduğunu ileri sürerek hükümsüzlüğün tespitini istemiştir. Bölge Adliye Mahkemesi asıl davayı aktif dava ehliyeti yokluğundan usulden reddedip Özel Daire bozmasına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu ise davacının varis sıfatı ve kesin hükümsüzlüğün ilgili herkesçe ileri sürülebilmesi karşısında aktif dava ehliyetinin bulunduğunu, işin esasına girilmesi gerektiğini belirterek direnme kararını bozmuştur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2013/2207 K. 2015/1474 Bozma

Bir sözleşmenin TBK m.27 uyarınca kesin hükümsüz sayılabilmesi için konusunun imkânsız veya gayri muhik olması ya da ahlaka, adaba ve kanunun emredici hükümlerine aykırı olması gerekir; bu unsurlar yoksa sözleşme geçerliliğini sürdürür.

Detaylı özeti gör

Karaoğlan Köyü'nün tüzel kişiliğini bünyesine katan davacı Gölbaşı Belediyesi, köy muhtarlığı ile davalıların murisi arasında 1965'te benzin istasyonu olarak kullanılmak üzere yapılan 99 yıl süreli kira sözleşmesinin, ihtiyar heyeti kararı ve kaymakamlık onayı bulunmadığı gerekçesiyle geçersizliğinin tespiti ile iptalini ve taşınmazın tahliyesini istemiştir. Sulh hukuk mahkemesi davayı kabul etmiş; ancak Özel Daire, sözleşmede ihtiyar heyeti üyelerinin imzasının yer aldığını, Köy Kanunu'nda kaymakamlık onayı zorunluluğu öngörülmediğini ve 47 yıldır uygulanan sözleşmenin konusunun imkânsız, gayri muhik ya da emredici hükümlere aykırı olmadığını belirterek kabul kararını bozmuştur. Yerel mahkemenin direnmesi üzerine Hukuk Genel Kurulu, Özel Daire bozma kararına uyulması gerektiğini kabul ederek direnme kararını oybirliğiyle bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.27 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2022/1515 K. 2025/1758 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Tefecilik nedeniyle ceza mahkemesinde kesinleşen maddi vakıa esas alınarak, bu ilişki kapsamında imzalanan çeklerin TBK 27/1 uyarınca emredici hükümlere, ahlaka ve kamu düzenine aykırılık nedeniyle hükümsüz olduğu ve menfi tespit davasının kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Tefecilik ilişkisi nedeniyle imzalatıldığı ileri sürülen iki çek yönünden borçlu olunmadığının tespiti istenmiştir. İlk derece mahkemesi, asıl davada çekin bankaya ibraz edilmemesi ve varlığının kanıtlanamaması, birleşen davada ise takip alacaklısının ciranta konumunda olması ve temel ilişkiyi bildiğine dair delil bulunmaması gerekçesiyle her iki davayı da reddetmiştir. Daire, tefecilik suçuna ilişkin ceza mahkemesi kararının kesinleşmesiyle maddi vakıanın sabit olduğunu, bu durumda çeklerin TBK 27/1 uyarınca hükümsüz sayılması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunu kabul etmiş, ilk derece kararını kaldırarak asıl ve birleşen davanın kabulüne hükmetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2022/38 K. 2024/2226 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Hisse devrine ek rekabet yasağı kaydı, çalışma hürriyetini aşırı sınırlayıp kişilik haklarını ihlal etmedikçe kesin hükümsüz sayılmamış; kaydın hisse bedelinin belirlenmesinde etkili olması ve devreden ortağa menfaat sağlaması karşısında geçersizlik nedeni bulunmadığı kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Bir iş sağlığı ve güvenliği şirketinin ortakları, ortaklardan birinin hisselerini devralırken hisse devri protokolüne rekabet yasağı ve cezai şart koymuştur. Hissesini devreden ortağın aynı alanda yeni bir şirket kurup eski müşterilere hizmet vermesi üzerine cezai şart istenmiş; ilk derece mahkemesi ihlali kabul edip cezai şarttan resen yüzde elli indirim yaparak davayı kısmen kabul etmiştir. Daire, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olduğunu ve ticaret mahkemesinin görevli bulunduğunu; hisse devrine ek rekabet yasağının sözleşme özgürlüğü sınırları içinde kaldığını, devreden ortağın bu yasak karşılığında hisse bedeli yönünden menfaat sağladığını ve hükmü geçersiz kılacak neden bulunmadığını belirterek istinafı esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2021/410 K. 2023/1038 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Hisse devir sözleşmesindeki rekabet yasağının süre, coğrafi alan ve faaliyet yönünden açıkça sınırlandırılmış olması karşısında, çalışma hürriyetini özüne zarar verecek ölçüde kısıtlamadığı ve kişilik haklarını ihlal ederek kesin hükümsüzlüğe yol açmadığı kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Sigorta acenteliği hisse devir sözleşmesine konulan rekabet yasağının ihlali nedeniyle kararlaştırılan cezai şartın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istenmiştir. İlk derece mahkemesi, hisselerini devreden ortağın rekabet yasağını ihlal ettiğini kabul etmiş, TBK m.182/3 uyarınca cezai şarttan indirim yaparak davayı kısmen kabul etmiş, kefil yönünden ise şekil eksikliği nedeniyle reddetmiştir. Daire, yasağın süre, coğrafi alan ve faaliyet yönünden sınırlandırıldığını, çalışma özgürlüğünü özüne zarar verecek ölçüde kısıtlamadığını, ayrıca tacir olan borçlu bakımından cezai şarttan resen indirim yapılamayacağını eleştiri olarak belirtmiş ve davalının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2020/1021 K. 2022/1424 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Staj ücretinin okulca karşılanacağını öngören protokol hükmünün 3308 sayılı Kanuna aykırılık nedeniyle kesin hükümsüz olduğu savunması kabul edilmemiş; sözleşme konusunun emredici kurallara, ahlaka, kamu düzenine veya kişilik haklarına aykırı olmadığı belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, hastanede staj yapan öğrenciye ödenen staj ücretinin, hastane ile meslek lisesi arasındaki protokol uyarınca okuldan tahsili amacıyla başlatılan takibe itirazın iptaline ilişkindir. Okul, protokol hükmünün 3308 sayılı Kanuna aykırı ve kesin hükümsüz olduğunu savunmuş; ilk derece mahkemesi davayı kabul etmiştir. Daire, sözleşme serbestisinin sınırlarının emredici kurallara, ahlaka, kamu düzenine ve kişilik haklarına aykırı olmama biçiminde belirlendiğini, somut protokolde bu sınırların aşılmadığını ve protokolün taraflarını bağladığını belirterek istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2020/1016 K. 2022/1348 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Staj protokolünün 3308 sayılı Kanun'a aykırılık nedeniyle kesin hükümsüz olduğu savunması kabul edilmemiş; protokolü serbest iradesiyle imzalayan okul yönünden, sözleşmenin konusunun emredici kurallara, kamu düzenine veya kişilik haklarına aykırı ya da imkansız olmadığı sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, öğrencisi hastanede staj yapan okulun, staj ücreti nedeniyle hastanenin ödemek zorunda kaldığı ilam bedelinden sorumlu olup olmadığına ve bu alacak için başlatılan takibe yapılan itirazın iptaline ilişkindir. İlk derece mahkemesi, taraflar arasındaki protokolün bağlayıcı olduğunu kabul ederek davayı kabul etmiştir. Daire, sözleşme özgürlüğü ile kesin hükümsüzlük kurallarını değerlendirerek, öğrenci ücret ve primlerinin okulca karşılanacağına dair protokol hükmünün emredici kurallara, ahlaka, kamu düzenine veya kişilik haklarına aykırı olmadığını, geçerli ve bağlayıcı bulunduğunu belirterek okulun istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Diğer kararlar (1)
Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2020/9 K. 2021/1511 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Staj ücretini işletmeye yükleyen 3308 sayılı Kanun hükmüne dayanılarak protokolün kesin hükümsüz olduğu savunması kabul edilmemiş; protokolün konusunun emredici kurallara, ahlaka, kamu düzenine veya kişilik haklarına aykırı ya da imkansız olmadığı, bu nedenle geçerli sayıldığı belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Hastane ile meslek lisesi arasındaki protokolde, hastanede staj yapacak öğrencilerin ücret ve primlerinin okul tarafından karşılanacağı kararlaştırılmıştır. Öğrencinin açtığı davada staj ücretini ödemek zorunda kalan hastane, ödediği tutar için okul aleyhine icra takibi başlatmış, itiraz üzerine itirazın iptali davası açmıştır. Okul, 3308 sayılı Kanun uyarınca ücretin işletmece ödenmesi gerektiğini ve protokolün kesin hükümsüz olduğunu savunmuştur. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiştir. Daire, protokolün serbest iradeyle imzalandığını, konusunun emredici kurallara, ahlaka, kamu düzenine veya kişilik haklarına aykırı ya da imkansız olmadığını belirterek geçerli ve bağlayıcı saymış, istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!