TBK Madde 28 Aşırı yararlanma

Özet 2 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 28, karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık, zarar görenin zor durumda kalmasından, düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılarak yaratılmışsa aşırı yararlanma (gabin) söz konusu olur; bu durumda zarar gören, durumun özelliğine göre ya sözleşmeyle bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek ediminin geri verilmesini ister ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteyebilir. Zarar gören bu seçimlik hakkını, düşüncesizlik veya deneyimsizliğini öğrendiği ya da zor durumun ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak beş yıl içinde kullanabilir.

Resmi Metin

Aşırı yararlanma

Madde 28- (1) Bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık varsa, bu oransızlık, zarar görenin zor durumda kalmasından veya düşüncesizliğinden ya da deneyimsizliğinden yararlanılmak suretiyle gerçekleştirildiği takdirde, zarar gören, durumun özelliğine göre ya sözleşme ile bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek ediminin geri verilmesini ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteyebilir.

(2) Zarar gören bu hakkını, düşüncesizlik veya deneyimsizliğini öğrendiği; zor durumda kalmada ise, bu durumun ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak beş yıl içinde kullanabilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Aşırı yararlanma (gabin), bir sözleşmede karşılıklı edimler arasında açık bir oransızlık bulunması ve bunun karşı tarafça sömürülmesidir. Üç koşul birlikte aranır: oransızlık, zarar görenin zor durumda kalması, düşüncesizliği veya deneyimsizliği ve karşı tarafın bu zayıflıktan yararlanmasıdır. Sadece pahalı bir sözleşme yapmış olmak yetmez; bu zafiyetin istismarı kanıtlanmalıdır.

Burada zarar görene seçimlik bir hak tanınır: ya sözleşmeyle bağlı olmadığını karşı tarafa bildirip verdiğini geri ister, ya da sözleşmeyi ayakta tutarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini (uyarlamayı) talep eder. Eski yasadan farkı, sözleşmeyi tamamen reddetmek yerine dengeleme imkânının da getirilmiş olmasıdır.

Süreler hak düşürücüdür: düşüncesizlik veya deneyimsizliği öğrenmeden, zor durumda ise bu durumun kalktığı andan başlayarak bir yıl; her hâlde sözleşmenin kurulmasından itibaren beş yıl içinde hak kullanılmalıdır.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 28. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 21. maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 28. maddesinde, aşırı yararlanma koşulları, zarar görenin bu koşullar gerçekleşince, ifa ettiği edimi nasıl ve hangi süre içinde geri alabileceği ile söz konusu sürenin başlangıç anı düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 21. maddesinin kenar başlığında kullanılan “III. Gabin” şeklindeki ibare, Tasarının 28. maddesinde, “III. Aşırı yararlanma” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanunundan farklı olarak maddenin birinci fıkrasında, aşırı yararlanma durumunda zarar görene, sözleşmeyle bağlı olmadığını diğer tarafa bildirerek ediminin geri verilmesini isteme yanında, sözleşmeyle bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteme hakkı da tanınmıştır.

818 sayılı Borçlar Kanununun 21. maddesinde öngörülen bir yıllık süre, Tasarının 28. maddesinin ikinci fıkrasında yeniden düzenlenmiştir. Buna göre, aşırı yararlanmanın söz konusu olduğu bir sözleşmede zarar gören, sözleşmeyle bağlı olmaktan kurtulmak ya da oransızlığın giderilmesini sağlamak istiyorsa, bu hakkını, düşüncesizlik veya deneyimsizliğini öğrendiği; zor durumda kalmada ise, bu durumun ortadan kalktığı tarihten başlayarak bir yıl ve her iki durumda da sözleşmenin kurulduğu tarihten başlayarak on yıllık hak düşürücü süreler içinde kullanabilecektir.

Maddenin ikinci fıkrasında, bir yıllık sürenin, sözleşmenin kurulduğu tarihten değil; öğrenme veya zor durumun ortadan kalktığı tarihten başlaması kabul edilmiştir. Ayrıca, zarar görenin sözleşmeyle bağlı olmama iradesini diğer tarafa açıklayabileceği on yıllık azami (mutlak) bir süre öngörülmüş ve bu sürenin başlangıcı, bütün durumlarda sözleşmenin kurulduğu tarih olarak benimsenmiştir. Öte yandan, öğretide ileri sürülen görüşlere uygun olarak, aşırı yararlanmanın söz konusu olduğu bir sözleşmede zarar görenin, her zaman sadece sözleşmeyle bağlı olmaktan kurtulması yerine, oransızlığın giderilmesini istemek suretiyle sözleşmeyle bağlılığını sürdürmesi olanağı da tanınmıştır.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.28 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2024/399 K. 2025/643 Bozma

Aşırı yararlanmada zarar gören, mülga BK'dan farklı olarak sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirip edimini geri isteme yanında, sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini de isteyebilir.

Detaylı özeti gör

Tekstil işleri bozulup ekonomik sıkıntıya düşen ve borçları yüzünden taşınmaz payına haciz konulan davacı, borcunu ödeyen davalının telkiniyle 16 parsel sayılı taşınmazdaki 1/3 payını 06.06.2013 tarihinde bedelsiz olarak davalıya devretmiş; borcunu ödeyince payın kendisine geri verileceği söylendiği hâlde bu gerçekleşmeyince, aşırı yararlanma (gabin) sebebine dayanarak tapu iptali ve tescili, olmazsa bedel istemiyle dava açmıştır. İlk derece mahkemesi davanın kabulüne karar vermiş, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin bozması üzerine direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, gabinin objektif unsurunun tespiti için taşınmazın devir ve dava tarihlerindeki rayiç değerlerinin emsal araştırmasına dayalı, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bir bilirkişi raporuyla saptanması gerektiğini; dava tarihindeki değer üzerinden ÜFE/TÜİK oranlarıyla geriye hesaplama yapan mevcut raporların yetersiz olduğunu belirterek direnme kararını değişik gerekçeyle oy çokluğuyla bozmuştur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2023/906 K. 2025/361 Bozma

Mülga BK'daki gabinin karşılığı olan aşırı yararlanmada zarar gören, sözleşmeyle bağlı olmadığını karşı tarafa bildirerek ediminin iadesini ya da sözleşmeye bağlı kalarak edimler arasındaki oransızlığın giderilmesini isteyebilir.

Detaylı özeti gör

Yüklenici davacı, davalı idareyle imzaladığı 05.11.1999 tarihli sözleşme kapsamında taahhütlerini yerine getirmesine rağmen ödemelerin eksik yapıldığını, mali müzayaka hâlinde bulunduğu için hak ediş ve kesin hesap raporlarını ihtirazı kayıtla imzalamak zorunda kaldığını ileri sürerek 175.000 TL alacağın tahsilini istemiştir. Yerel mahkeme davayı kabul etmiş, Özel Dairenin bozması üzerine önceki kararında direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, edimler arasında açık bir nispetsizlik bulunmadığını ve davacının müzayaka, tecrübesizlik ya da düşüncesizliğinden yararlanıldığının kanıtlanmadığını, dolayısıyla aşırı yararlanma (gabin) koşullarının gerçekleşmediğini; davacı yüklenici tarafından itirazsız imzalanan 31.12.2003 tarihli ek sözleşmenin (sulhnamenin) geçerli sayılması gerektiğini belirterek direnme kararını bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2023/4603 K. 2024/1220 Bozma

Karşılıklı edimler arasında açık oransızlık bulunan ve zarar görenin zor durumundan yararlanılarak kurulan vekâlet ücreti sözleşmesi geçerli kabul edilerek hüküm kurulamaz; aşırı yararlanma (TBK m.28) yönünden değerlendirme yapılması gerekir.

Detaylı özeti gör

Davacı avukat, müvekkili olan davalı ile imzaladığı 12.11.2013 tarihli avukatlık ücret sözleşmesinde, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi kararının Yargıtay'ca esastan bozulması karşılığında 4.000.000 USD + KDV vekâlet ücreti kararlaştırıldığını, kararın 22.05.2015'te bozulmasına rağmen ödemenin yapılmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 100.000 USD'nin temerrüt faiziyle tahsilini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi davanın kabulüne karar vermiş, Bölge Adliye Mahkemesi ise istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, sözleşmenin hukuka, ahlaka ve kamu düzenine aykırılığı nedeniyle baştan itibaren batıl (kesin hükümsüz) olduğunu, geçersiz sözleşmeden davacı avukatın vekâlet ücreti alacağı doğmayacağını ve taleple bağlılık ilkesi karşısında başkaca ücrete de hükmedilemeyeceğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararını ortadan kaldırmış ve İlk Derece Mahkemesi kararını bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/7635 K. 2019/3933 Bozma

Aşırı yararlanma davasında zarar görenin oransızlığı öğrendiği tarih ve davanın hak düşürücü sürede açılıp açılmadığı belirlenmeli; keşifle taşınmazın gerçek kira bedeli saptanarak sözleşme bedeliyle arasındaki açık oransızlık araştırılmalıdır.

Detaylı özeti gör

1931 doğumlu davacı, 07/04/2014'te noterce onaylanan, 20/05/2014 başlangıçlı, 20 yıl süreli ve aylık 500 TL bedelli kira sözleşmesinde yaşamdaki deneyimsizliğinden yararlanıldığını ve edimler arasında aleyhine açık oransızlık bulunduğunu ileri sürerek, öncelikle TBK m.28 uyarınca aşırı yararlanma, bu kabul edilmezse aldatma nedeniyle sözleşmenin feshini ve kiralananın teslimini istemiş; davalı davanın reddini savunmuştur. Sulh Hukuk Mahkemesi, davacının deneyimsizliğini kabul etmekle birlikte davalının bundan yararlanma/sömürme kastını taşıdığı yönünde kanaat oluşmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi ise mahkemenin, deneyimsizliğin öğrenildiği tarih ile hak düşürücü süre belirlenmeden, keşifle taşınmazın gerçek kira bedeli saptanmadan eksik incelemeyle hüküm kurmasını isabetsiz bularak kararı davacı yararına oy birliğiyle bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.28 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2022/301 K. 2025/882 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Tacirin basiretli iş adamı gibi davranma yükümü nedeniyle düşüncesizlik veya deneyimsizliğinden söz edilemeyeceği, aşırı yararlanma incelemesinin yalnız müzayaka hali ve kredi veren bankanın bu halden bilerek yararlanıp yararlanmadığı üzerinde yürütülmesi gerektiği belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Kredi borçlusu şirket ve teminat veren ortağı, banka ile imzalanan kredi, ipotek ve yapılandırma sözleşmelerinde faiz oranlarını düzenleyen maddelerin aşırı yararlanma nedeniyle iptalini, olmazsa borç miktarının tespitini istemiştir. İlk derece mahkemesi, gabin koşullarının oluşmadığı ve eda davası niteliğinde tespit davası açılamayacağı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire, davanın son yapılandırma tarihinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığını saptamış; ancak tacir olan davacılar yönünden düşüncesizlik veya deneyimsizlikten söz edilemeyeceğini, faiz oranlarının ilgili mevzuata uygun biçimde ve emsal bankaların oranlarının üzerine çıkmaksızın belirlendiğini belirterek edimler arasında açık oransızlık bulunmadığı sonucuna varmış ve istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2020/887 K. 2022/1152 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Aşırı yararlanma nedeniyle ibranameye bağlı olmadığını savunan davacının zor durumda kalıp kalmadığı, hasar öncesi mali durumu ve hasarı karşılamaya yeterli özkaynağı bulunup bulunmadığı irdelenerek saptanmalıydı; subjektif unsur araştırılmadan verilen ret kararı eksik inceleme sayılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Yangın sigortası poliçesine dayanan fark tazminatı davasında davacı, zarar mutabakatnamesi ve ibranameyi zor durumda kalmasından yararlanılarak imzaladığını ileri sürmüş; ilk derece mahkemesi ödeme ve ibra nedeniyle davayı reddetmiştir. Daire, aşırı yararlanmanın objektif unsurunun edimler arasındaki açık değer farkı, subjektif unsurunun ise zor durumdan yararlanma olduğunu ve buradaki zor durumun ciddi mali sıkıntıyı ifade ettiğini belirtmiş; davacının hasar öncesi yakın yıllara ait ticari defter ve muhasebe kayıtları mali müşavir bilirkişi heyetince incelenip hasarı karşılamaya yeterli özkaynağı bulunup bulunmadığı irdelenmeden karar verilmesini eksik inceleme sayarak kararı kaldırmış ve dosyayı yeniden yargılama için mahkemesine göndermiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!