TBK Madde 299 Kira sözleşmesi: Tanımı

Özet 1 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 299, kira sözleşmesiyle kiraya veren bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracı da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlenir.

Resmi Metin

Tanımı

Madde 299- Kira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Tanım gibi görünse de pratik değeri, bir sözleşmenin gerçekten kira mı yoksa başka bir ilişki mi (intifa, ariyet, hasılat kirası, işletme/yönetim sözleşmesi, hatta örtülü satış) olduğunun çekiştiği uyuşmazlıklarda ortaya çıkar; çünkü ilişkinin kira sayılması, tahliye sebepleri, kira artış sınırı ve kiracı lehine emredici koruma hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağını belirler. Tarafların sözleşmeye verdiği başlık değil, kullanımın bırakılması ve karşılığında bedel ödenmesi unsurlarının fiilen gerçekleşip gerçekleşmediği esas alınır.

Avukat açısından dikkat edilecek husus, “ortak alan kullanım bedeli”, “işletme hakkı devri” veya “gelir paylaşımı” gibi adlandırmalarla kira korumasından kaçınılmaya çalışılan kurgularda, somut edim akışını delillendirip ilişkinin gerçek niteliğini ortaya koymaktır. Niteleme, görevli mahkeme ve uygulanacak özel hükümler bakımından da sonuç doğurduğundan, dava açmadan önce ilişkinin tipini netleştirmek hak kayıplarını önler.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 299. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 248 inci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının tek fıkradan oluşan 298 inci maddesinde, kira sözleşmesi tanımlanmaktadır.

818 sayılı Borçlar Kanununun 248 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “A. Tarifi” şeklindeki ibare ise, Tasarının 298 inci maddesinde, “A. Tanımı” şeklinde değiştirilmiştir.

Maddede, kira sözleşmesi, bütün kira türlerini kapsayacak şekilde tanımlanmıştır. 818 sayılı Borçlar Kanununun 248 inci maddesine göre: “Adi kira, bir akittir ki kiralayan onunla, kiracıya ücret mukabilinde bir şeyin kullanılmasını terk etmeği iltizam eder.” Tasarıda verilen tanıma göre ise: “Kira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.” Böylece, 818 sayılı Borçlar Kanununun 248 inci maddesindeki tanımdan farklı olarak, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasıyla birlikte, ondan yararlanılmasını da kiracıya bırakmayı üstlenebileceği belirtilmiştir. Buna bağlı olarak, kullandırmayla birlikte yararlandırmanın da kiraya verenin borçlarından birini oluşturabileceği açıkça kabul edilmiştir.

Ayrıca maddede, kiracının asli edimini ifade etmek üzere, hizmet sözleşmelerinde kullanılması doğru olan “ücret” yerine, “kira bedeli” teriminin kullanılması tercih edilmiştir.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.299 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2024/4303 K. 2025/3385

Bir sözleşme hükmü, bir şeyin kullanımının aylık bedel karşılığında karşı tarafa bırakılmasını öngörüyorsa kira sözleşmesi niteliğindedir; belge protokol adıyla düzenlenmiş olsa dahi kira hükümleri uygulanır ve kiracı aleyhine düzenleme yasağına aykırı cezai şart geçersiz sayılır.

Detaylı özeti gör

Davacı, evli olduğu dönemde davalıyla birlikte işlettikleri eczanenin tasfiyesi ve karşılıklı alacakların düzenlenmesi için 03.09.2010 tarihli protokolü imzaladıklarını, davalının protokolün 6. maddesindeki ödeme şartlarını yerine getirmeyip 300.000,00 TL eksik ödeme yaptığını ileri sürerek, protokolün 10. maddesinde öngörülen 100.000 USD cezai şart için başlattığı takibe vaki itirazın iptalini istemiştir. Davalı, alacağın zamanaşımına uğradığını ve likit olmadığını savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, protokolde aylık 5.000,00 TL, sonraki yıl 6.000,00 TL ödeme öngörüldüğünü belirterek, cezai şartın TBK m.346'daki kiracı aleyhine düzenleme yasağı kapsamında geçersiz olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, eczanenin kullanımının aylık bir bedel karşılığında davalıya bırakılması nedeniyle taraflar arasındaki ilişkinin kira ilişkisi niteliğinde olduğunu kabul ederek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Daire, TBK m.299'daki tanım uyarınca protokolün anılan hükmünün kira sözleşmesi niteliğinde bulunduğunu ve cezai şartın geçersiz sayılmasının doğru olduğunu belirterek kararı onamıştır.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2024/2371 K. 2025/2659 Bozma

Kira sözleşmesinin konusu, kullanılması veya kullanmayla birlikte yararlanılması bedel karşılığında bırakılabilen her şeydir; sınırları belirli bir iskele ve deniz dolgu alanının bedel karşılığında uzun süreyle kullanıma bırakılmasını öngören kullanım izni sözleşmesi de kira sözleşmesi niteliğindedir.

Detaylı özeti gör

Davacı idare, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki 107.645 metrekarelik iskele ve deniz dolgu alanı ile 35.157,53 metrekarelik deniz alanı için 24.03.2010 ve 07.01.2013 tarihli sözleşmelerle davalı şirkete kullanma izni verildiğini, şirketin 15.05.2015 tarihli yazısıyla feshi talep ettiğini ileri sürerek toplam 719.152,37 TL kullanma izni bedeli, tazminat ve teminat alacağının tahsilini istemiştir. Davalı şirket birleşen davasında, peşin ödediği bedelin kullanılmayan döneme ilişkin 1.360.656,45 TL'lik kısmının iadesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi asıl davayı 269.389,20 TL üzerinden kısmen, birleşen davayı ise tümüyle kabul etmiş; Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Daire, koordinatları belirli alanların bedel karşılığında uzun süreyle kullanıma bırakılmasını öngören bu sözleşmelerin kira sözleşmesi niteliğinde olduğunu, dolayısıyla görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi bulunduğunu belirterek kararları kaldırıp bozmuştur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2023/852 K. 2024/320 Direnme Bozuldu

Bir belgenin kira sözleşmesi sayılması taşıdığı başlığa değil içerdiği unsurlara bağlıdır; kiralananın belirlenmesi, kullanım karşılığında ödenecek kira bedelinin kararlaştırılması ve tarafların bu konuda anlaşması varsa, belge hangi adla düzenlenmiş olursa olsun kira sözleşmesi niteliğindedir.

Detaylı özeti gör

Davacılar, 11.02.2016 tarihli, aylık kira bedeli 25.000 TL, süresi 5+5 yıl ve başlangıcı 01.03.2016 olarak belirlenen protokol başlıklı belgeye dayanarak Şubat 2017 ile Ağustos 2017 arası 164.000 TL kira alacağının tahsilini ve tahliyeyi istemiş; 10.07.2017 tarihli ihtarnameyle otuz günlük süre verilmiştir. Davalı gerçek kişiler kiracı olmadıklarını, davalı şirket ise sözleşmenin sözlü ve aylık 14.000 TL bedelle kendisiyle yapıldığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi davayı kabul edip tahliyeye ve alacağa hükmetmiş; Bölge Adliye Mahkemesi, protokolün dokuzuncu maddesindeki anahtar teslimde resmi sözleşme yapılacağı kaydına dayanarak belgeyi ön protokol sayıp gerçek kişiler yönünden davayı sıfat yokluğundan reddetmiştir. Özel Dairenin bozmasına direnilmesi üzerine Hukuk Genel Kurulu, belgenin kira sözleşmesinin tüm unsurlarını taşıdığını ve yazılı sözleşmenin aksinin ancak yazılı delille ispatlanabileceğini belirterek direnme kararını bozmuştur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2023/235 K. 2024/195 Direnme Bozuldu

Kira sözleşmesi, kiralananın kullanımının bedel karşılığında bırakılması konusunda tarafların karşılıklı ve birbirine uygun iradeleriyle kurulur; hak sahibinin izni ve rızası dışında sürdürülen kullanım kira ilişkisi doğurmaz, haksız işgal sayılır ve buradan doğan istem kira alacağı değil tazminat niteliğindedir.

Detaylı özeti gör

Davacı, kayyım tarafından idare edilen iki parseldeki toplam 1.410 metrekarelik kısmın davalı tarafından haksız kullanıldığını ileri sürerek 10.09.2010 ile 15.08.2011 arası dönem için takdir edilen 11.754,84 TL ecrimisilin tahsilini istemiştir. Davalı, taşınmazı ihale sonucu imzalanan 11.09.2009 tarihli kira sözleşmesine dayanarak kullandığını savunmuştur. Asliye hukuk mahkemesi, dönem içinde kira ilişkisi bulunduğunu ve kira ilişkisinden doğan alacak davalarında sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğunu belirterek görevsizlik kararı vermiş, Özel Dairenin bozmasından sonra da bu kararında direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, dava dilekçesinde açıkça haksız fiile dayanılıp ecrimisil istendiğini, kira alacağı ile ecrimisilin dava sebebi yönünden ayrı olduğunu, uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde görülerek geçerli bir kira ilişkisi saptanırsa davanın reddedilmesi, aksi hâlde ecrimisil yönünden karar verilmesi gerektiğini belirtmiş ve direnme kararını bozmuştur.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E. 2021/6739 K. 2022/7647 Bozma

Kira uyuşmazlığında önce kiralananın üstün vasfı belirlenir; konut ve çatılı işyeri kirası kapsamında kalmayan kiralananlara kira sözleşmesinin tanımını yapan genel hükümler, yani adi kira hükümleri uygulanır, bu belirleme yapılmadan hangi rejimin geçerli olduğu saptanamaz.

Detaylı özeti gör

Davacı, arsa vasıflı taşınmazının maliki olduğunu ve davalının haklı bir neden olmaksızın taşınmaza el attığını ileri sürerek 01.11.2017 tarihinde açtığı davada el atmanın önlenmesini ve taşınmazın eski hale getirilmesini istemiştir. Davalı şirket, taşınmazın noterde düzenlenen 01.03.2000 başlangıç tarihli sözleşmeyle on yıl süreyle kiralandığını ve sözleşmenin onar yıllık sürelerle yenilendiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesi noter sözleşmesinin geçerli olduğu, geçerli kira ilişkisinde haksız el atmadan söz edilemeyeceği gerekçesiyle davayı reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Daire, keşifte yerin kafe ve restoran olarak kullanıldığı, kafeterya, tuvalet ve bekçi kulübesi bulunduğu saptandığı halde taşınmazın üstün vasfının belirlenmediğini, TBK'nın 299 uncu maddesindeki adi kira mı yoksa 339 uncu maddesindeki çatılı işyeri kirası mı uygulanacağının tespiti gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur.

Diğer kararlar (1)
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/4981 K. 2019/915 Bozma

Tarafların sözleşmeye kiralama adını vermesi onu kira sözleşmesi hâline getirmez; hukuki nitelendirme hâkime ait olup, belirli bir alanın belirli bir süreyle kullanımının bırakılması yerine ürünün bedel karşılığında toplanmasının üstlenildiği ilişki kira değil satım sözleşmesidir.

Detaylı özeti gör

Davacı, köy tüzel kişiliğinin 23.02.2008 tarihli köy karar defteri gereğince davalıya taşınmazları kiraya verdiğini, kira bedellerinin ödenmediğini, başlatılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptalini ve yüzde 20 icra inkar tazminatını istemiştir. Davalı, zamanaşımı ve borcu bulunmadığı savunmasında bulunmuştur. Yerel mahkeme, kira sözleşmesine dayalı davalarda sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir. Daire, sözleşmenin köy karar defterinde ve dilekçede kiralama olarak gösterilmesinin onu kira akdi yapmadığını, HMK'nın 33. maddesi uyarınca hukuki vasıflandırmanın hakime ait olduğunu, davalının ihale sonucu belirli bir bedel karşılığında fıstıkları kendi nam ve hesabına toplamayı üstlendiğini, çamlık alanın belirli bir süreyle kullanımına yönelik bir akit yapılmadığını belirterek ilişkinin TBK'nın 207. maddesi anlamında satım sözleşmesi olduğunu ve işin esasına girilmesi gerektiğini kabul edip hükmü bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.299 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2025/3309 K. 2026/251 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Operatörün ücretinin makine sahibine ait olduğu, günlük çalışma süresi ve yevmiye kesintisi düzenlemeleri içeren iş makinesi sözleşmesinde kullanımın karşı tarafa bırakılması unsuru görülmeyerek, ilişkinin kira değil tacirler arası hizmet alımı olduğu sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: İş makinesinin sahibi şirket, düzenlediği fatura bedelinin bakiyesi için ilamsız icra takibi başlatmış, borçlunun itirazı üzerine itirazın iptali davası açmıştır. İlk derece mahkemesi uyuşmazlığı kira ilişkisinden doğan alacak sayarak sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle davayı usulden reddetmiştir. Daire, sözleşmede operatörün ücretinin makine sahibine ait olması ile günlük çalışma süresi ve yevmiye kesintisi düzenlemelerinin bulunması karşısında ilişkinin kira sözleşmesi değil tacirler arası iş makinesi hizmeti alımı olduğunu, uyuşmazlığın ticaret mahkemesinde görüleceğini belirlemiş; istinaf başvurusunu kabul ederek görevsizlik kararını kaldırmış ve dosyayı yeniden yargılama için ilk derece mahkemesine göndermiştir.

Adana BAM · İstinaf · 5. Hukuk Dairesi E. 2024/1972 K. 2024/1860 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Liman terminalinin işletme haklarının kiralanmasına dair sözleşmenin sui generis imtiyaz devri olduğu ileri sürülse de, kira bedelinin kararlaştırılmış ve kullanım alanının kiracının hakimiyetine bırakılmış olması nedeniyle sözleşmenin kira sözleşmesi unsurlarını taşıdığı kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Liman işletme imtiyazı sahibi şirket, likit tank terminalinin işletme haklarının kiralanmasına dair sözleşmenin sona ermesine rağmen alanın tahliye edilmediğini belirterek elatmanın önlenmesi ve haksız işgal tazminatı istemiştir. İlk derece mahkemesi göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davayı usulden reddederek sulh hukuk mahkemesini görevli görmüştür. Davacı, taraflar arasındaki ilişkinin kira değil sui generis imtiyaz devri olduğunu ileri sürmüştür. Daire, sözleşmede kira bedelinin ve kiralananın belirlendiğini, tarafların kiraya veren ve kiracı olarak nitelendirildiğini gözeterek sözleşmenin kira sözleşmesi unsurlarını taşıdığını kabul etmiş ve istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2024/2139 K. 2024/2182 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

İş makinesinin ekiple birlikte sağlandığı sözleşmede, aracın işletme ruhsatıyla birlikte karşı tarafa bırakılmadığı ve ayrıca işçilik ücreti istendiği gözetilerek taraflar arasında kira ilişkisinden söz edilemeyeceği, ilişkinin tacirler arası hizmet ilişkisi olduğu sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: İş makinesinin ekiple birlikte kiralanmasına ilişkin sözleşmeden doğan faturaların ödenmemesi nedeniyle başlatılan takibe itirazın iptali istenmiştir. İlk derece mahkemesi, taraflar arasındaki yetki sözleşmesini geçerli sayarak yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar vermiş; davalı, kira ilişkisi nedeniyle sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğunu ileri sürerek istinafa başvurmuştur. Daire, aracın işletme ruhsatıyla birlikte bırakılmadığını ve işçilik ücretinin de istendiğini belirterek ilişkinin kira değil tacirler arası hizmet ilişkisi olduğunu, bu nedenle ticaret mahkemesinin görevli bulunduğunu kabul edip istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 15. Hukuk Dairesi E. 2023/2665 K. 2023/461 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Operatörsüz makina kiralama sözleşmesiyle iş makinesi kiralanmasında, TBK 299'daki tanım ölçü alınarak taraflar arasındaki ilişkinin kira sözleşmesi olduğu, bu nedenle kira alacağına dayalı itirazın iptali davasında sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: İki adet platform iş makinesinin operatörsüz kiralanmasına ilişkin sözleşmeden doğan kira alacağı için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasında ilk derece mahkemesi, görevsizlik kararı vererek dosyanın sulh hukuk mahkemesine gönderilmesine hükmetmiştir. Kiracı davalı vekili, görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur. Daire, sözleşmeyi TBK 299'daki tanım uyarınca kira sözleşmesi olarak nitelendirmiş, kira ilişkisinden doğan alacak davalarında HMK 4/1-a gereği dava değerine bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğunu belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 15. Hukuk Dairesi E. 2023/2664 K. 2023/460 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Kule vincin belirli bir bedelle süreli olarak kullanıma bırakılmasına ilişkin sözleşme kira sözleşmesi sayılmış; hasar bedeli alacağı uyuşmazlığı kira ilişkisinden kaynaklandığından, tarafların tacir olduğu itirazına rağmen sulh hukuk mahkemesi görevli görülmüştür.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Kiraya veren şirket, kiraladığı kule vincin eksik ve hasarlı biçimde iade edildiğini ileri sürerek başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini istemiştir. İlk derece mahkemesi, uyuşmazlığın kira ilişkisinden doğduğu ve sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle davayı usulden reddetmiş; davalı vekili tarafların tacir olması nedeniyle ticaret mahkemesinin görevli olduğunu ileri sürerek istinafa başvurmuştur. Daire, kule vinç kiralama sözleşmesini kira sözleşmesi tanımı çerçevesinde değerlendirerek uyuşmazlığın kira ilişkisinden kaynaklandığını, dava değerine bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğunu belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Diğer kararlar (1)
Adana BAM · İstinaf · 5. Hukuk Dairesi E. 2021/1192 K. 2023/1148 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Kira bedelinin, kira sözleşmesini tanımlayan bu maddedeki esaslı unsurlardan olduğu ve ürün kirasında özel hüküm bulunmayan hallerde uygulanacak genel hükümlerin bu maddeyle başlayan bölüm olduğu; bunun konut ve çatılı işyeri kirasına özgü kira tespitini ürün kirasına taşımadığı belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Noterde düzenlenen sözleşmeyle kiralanan muz serasının yıllık kira bedelinin, geçen yıllar ve ekonomik koşullar nedeniyle çok düşük kaldığı ileri sürülerek yeniden belirlenmesi istemi. İlk derece mahkemesi, kiralananın ürün kirasına tabi olduğu ve konut ile çatılı işyeri kiralarına özgü kira tespiti hükümlerinden yararlanamayacağı gerekçesiyle davayı reddetti. Kiraya veren, ürün kirasında özel hüküm bulunmayan hallerde genel hükümlerin uygulanacağını ileri sürerek istinaf etti. Daire, muz serasının ürün kirası oluşturduğunu ve genel hükümlere yapılan atfın konut ile çatılı işyeri kirasına özgü kira bedeli belirleme hükmünü ürün kirasına taşımayacağını belirterek istinafı esastan reddetti.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!