TBK Madde 298 Bağışlamanın sona ermesi: Bağışlayanın ölümü
TBK 298, dönemsel edimleri içeren bağışlama, aksi kararlaştırılmamışsa bağışlayanın ölümüyle sona erer.
Resmi Metin
Bağışlayanın ölümü
Madde 298- Aksi kararlaştırılmamışsa, dönemsel edimleri içeren bağışlama, bağışlayanın ölümüyle sona erer.
↪ Bu kanunda başka maddeye git
Avukat Yorumu
Bu kural, süreklilik arz eden bir yükümlülük yaratan bağışlamalar için özel bir sona erme sebebi getirir ve niteliği itibarıyla emredici değil, tamamlayıcı (yedek) hukuk kuralıdır. Yalnızca dönemsel edim içeren, yani belirli aralıklarla tekrarlanan ödeme veya teslim borcu doğuran bağışlamalar kapsamdadır; tek seferlik ani edimli bağışlama bundan etkilenmez ve bağışlayanın ölümüyle sona ermez. Uygulamada iki nokta karıştırılır. Birincisi, taraflar sözleşmede aksini, yani edimin bağışlayanın ölümünden sonra da (mirasçıları eliyle) süreceğini kararlaştırabilir; bu durumda kural devreye girmez. İkincisi, dönemsel edim bağışlamasını ifası ölüme bağlı bağışlama ile karıştırmamak gerekir: TBK m.290 anlamındaki ölüme bağlı ifa vasiyet şekline tabidir, oysa buradaki dönemsel edim bağışlaması sağlararası geçerli bir sözleşmedir. Ölümden sonra yapılan haksız ödemeler bakımından mirasçılar, koşulları varsa TBK m.77 ve devamı sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanabilir. Ayrıca geri alma rejimini düzenleyen TBK m.295 ile bu maddeyi ayrı tutmak isabetlidir.
Gerekçe
Türk Borçlar Kanunu’nun 298. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:
818 sayılı Borçlar Kanununun 247 nci maddesini karşılamaktadır.
Tasarının tek fıkradan oluşan 297 nci maddesinde, bağışlayanın ölümünün, bağışlama sözleşmesi üzerindeki etkisi düzenlenmektedir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 247 nci maddesinin kenar başlığında kullanılan “IV. Bağışlayanın vefatı” şeklindeki ibare, Tasarıda “IV. Bağışlayanın ölümü” şeklinde değiştirilmiştir.
Maddede, sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça, bağışlanana dönemsel edimlerde bulunulmasını gerektiren bağışlamanın, bağışlayanın ölümüyle sona ereceği belirtilmektedir. Dönemsel edimlere örnek olarak, bağışlayanın, bağışlanana her ay belirli miktarda öğrenim bursu vermesi veya gıda yardımında bulunması gösterilebilir.
Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe