TBK Madde 297 Bağışlamanın geri alınması: Geri alma hakkının süresi ve mirasçılara geçmesi
TBK 297, bağışlayanın bağışlamayı geri alma hakkını, geri alma sebebini öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde kullanabileceğini düzenler; bağışlayan bu süre dolmadan ölürse geri alma hakkı mirasçılarına geçer ve mirasçılar bu sürenin sonuna kadar hakkı kullanabilir, bağışlayan sağlığında sebebi öğrenememişse mirasçıları ölümden başlayarak bir yıl içinde bu hakkı kullanabilir. Bağışlanan, bağışlayanı kasten ve hukuka aykırı olarak öldürür veya onun geri alma hakkını kullanmasını engellerse, mirasçıları bağışlamayı geri alabilir.
Resmi Metin
Geri alma hakkının süresi ve mirasçılara geçmesi
Madde 297- (1) Bağışlayan, geri alma sebebini öğrendiği günden başlayarak bir yıl içinde bağışlamayı geri alabilir.
(2) Bağışlayan bir yıllık süre dolmadan ölürse, geri alma hakkı mirasçılarına geçer ve mirasçıları bu sürenin sona ermesine kadar bu hakkı kullanabilirler.
(3) Bağışlayan, sağlığında geri alma sebebini öğrenememişse, mirasçıları, ölümünden başlayarak bir yıl içinde bağışlamayı geri alma hakkını kullanabilirler.
(4) Bağışlanan, bağışlayanı kasten ve hukuka aykırı olarak öldürür veya onun geri alma hakkını kullanmasını engellerse, mirasçıları bağışlamayı geri alabilirler.
↪ Bu kanunda başka maddeye git
Avukat Yorumu
TBK m.295 ve TBK m.296 ile tanınan geri alma hakkını zamansal olarak sınırlayan bu düzenleme, hakkın bir yıllık hak düşürücü süreye bağlı olduğunu ortaya koyar. Sürenin başlangıcı, bağışlayanın geri alma sebebini öğrendiği gündür; sebebin gerçekleştiği an değildir, bu ayrım delil toplarken belirleyicidir. Bu bir yıllık süre hak düşürücü niteliktedir; hâkim tarafından resen dikkate alınır ve sözleşmeyle uzatılamaz. Sürenin, geri alma sebeplerini düzenleyen TBK m.295 ve TBK m.296 ile birlikte, her somut olayın başlangıç anına göre ayrı hesaplanması gerekir. Hakkın mirasçılara geçmesinin üç hâli birbirine karışmamalıdır: bağışlayan süre dolmadan ölürse mirasçılar yalnız kalan süre içinde kullanır; bağışlayan sağlığında sebebi öğrenememişse mirasçılar ölümden başlayarak bir yıl içinde başvurur; bağışlanan bağışlayanı kasten ve hukuka aykırı öldürür ya da hakkını kullanmasını engellerse mirasçılar doğrudan geri alma yetkisini kazanır. Dava dilekçesinde sürenin hangi hâle göre işlediğini somut tarihlerle göstermek, karşı tarafın hak düşürücü süre itirazını bertaraf etmek bakımından kritiktir.
Gerekçe
Türk Borçlar Kanunu’nun 297. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:
818 sayılı Borçlar Kanununun 246 ncı maddesini karşılamaktadır.
Tasarının dört fıkradan oluşan 296 ncı maddesinde, geri alma hakkının süresi ve mirasçılara geçmesi düzenlenmektedir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 246 ncı maddesinin kenar başlığında kullanılan “III. Müruru zaman ve dava hakkının mirasçılara intikali” şeklindeki ibare, Tasarıda “III. Geri alma hakkının süresi ve mirasçılara geçmesi” şeklinde değiştirilmiştir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 246 ncı maddesinin birinci fıkrasında kullanılan “rücu sebebine vakıf olduğu günden itibaren” şeklindeki ibare, Tasarıda “geri alma sebebini öğrendiği günden başlayarak” şeklinde ve “bağışlamadan rücu etmeğe hakkı vardır.” şeklindeki ibare de, “bağışlamayı geri alabilir.” şeklinde düzeltilmiştir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 246 ncı maddesinin ikinci fıkrasında kullanılan “senenin hitamına kadar” şeklindeki ibare, Tasarıda “bu sürenin bitimine kadar” şeklinde; 818 sayılı Borçlar Kanununun son fıkrasında kullanılan “feshini dava edebilirler.” şeklindeki ibare de “ortadan kaldırılmasını isteyebilirler.” şeklinde değiştirilmiştir. Gerçekten, bu durumda bağışlayanın mirasçılarının, tıpkı Tasarının 293 üncü maddesinin birinci fıkrasında olduğu gibi, bağışlamanın geri alınması için dava açmaları zorunlu değildir. Bağışlayanın mirasçılarının, geri alma konusunda, bağışlanana varması gerekli tek taraflı bozucu yenilik doğurucu irade açıklamasında bulunmaları yeterlidir.
Bağışlayan bir yıllık süre dolmadan ölürse, geri alma hakkı mirasçılara geçer ve mirasçılar bu sürenin bitimine kadar bu hakkı kullanabilirler.
Maddenin ikinci fıkrasına göre, bağışlayanın, geri alma sebebini öğrenmekle birlikte, bir yıllık yasal sürenin sona ermesinden önce ölmesi durumunda, mirasçıları, geri kalan süre içinde, bağışlamayı geri alabilirler.
Maddenin üçüncü fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanununun 246 ncı maddesinde yer verilmeyen, yeni bir hükümdür. Bu hüküm uyarınca, bağışlayanın, sağlığında bağışlamayı geri alma sebebini de öğrenememesi durumunda, mirasçılarına, bağışlayanın ölümünden başlayarak bir yıl içinde bağışlamayı geri alma hakkı tanınmıştır.
Maddenin son fıkrasına göre, bağışlanan, bağışlayanı hukuka aykırı olarak ve kasten öldürürse ya da onun geri alma hakkını kullanmasını engellerse, bağışlayanın mirasçıları, birinci fıkrada öngörülen bir yıllık süreyle bağlı olmaksızın, bağışlamayı geri alabilirler. Bu sonuç, Türk Medeni Kanununun 578 inci maddesinin (1) ve (3) numaralı bentlerinde düzenlenen mirasçılıktan yoksunluk yaptırımıyla da uyumludur.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe