TBK Madde 188 Alacağın devri: Borçluya ait savunmalar

Özet 2 fıkra · ~1 dk okuma

TBK 188, borçlu devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları devralana karşı da ileri sürebilir; ayrıca devri öğrendiği anda henüz muaccel olmayan bir alacağını, bu alacağın devredilen alacaktan önce veya onunla aynı anda muaccel olması koşuluyla borcuyla takas edebilir.

Resmi Metin

Borçluya ait savunmalar

Madde 188- (1) Borçlu, devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları, devralana karşı da ileri sürebilir.

(2) Borçlu, devri öğrendiği anda muaccel olmayan alacağını, devredilen alacaktan önce veya onunla aynı anda muaccel olması koşuluyla borcu ile takas edebilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Temlikte alacak el değiştirir ama borçlunun konumu korunur: borçlu, devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu def’i ve itirazları (zamanaşımı, ifa, ödemezlik, muvazaa gibi) devralana karşı da aynen ileri sürebilir. Def’iler alacağa bağlı olarak geçtiğinden devralan, alacağı mevcut yüküyle devralır; temlik borçlunun durumunu ağırlaştıramaz. Pratik uyarı devralan için: alacağı satın almadan önce borçlunun elindeki savunmaları araştırın, aksi halde tahsil aşamasında sürprizle karşılaşırsınız. Takas yönünden özel kural vardır: borçlu, devri öğrendiği anda henüz muaccel olmayan karşı alacağını, ancak devredilen alacaktan önce veya onunla aynı anda muaccel olması koşuluyla takas edebilir; sonradan muaccel olan karşı alacak takasa elverişli değildir. Sık yapılan hata, temliki borç üstlenmeyle (borçlunun değiştiği durum) karıştırmaktır; burada borçlu aynı kalır, yalnız alacaklı değişir. Devri öğrenme anını yazılı bildirimle sabitlemek, hem def’i hem takas hesabında ispat açısından belirleyicidir.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 188. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 167 nci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 187 nci maddesinde, alacağın devri durumunda, borçlunun yapabileceği savunmalar düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 167 nci maddesinin kenar başlığında kullanılan “c. Borçluya ait def’iler” şeklindeki ibare, Tasarıda “3. Borçluya ait savunmalar” şeklinde değiştirilmiştir.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.188 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2023/975 K. 2025/324 Bozma

Alacağın devrinde borçlu, devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları devralana karşı da ileri sürebilir; temliki öğrenen arsa sahibi de, yükleniciye karşı ileri sürebileceği defileri devralana karşı ileri sürebilir.

Detaylı özeti gör

Davacı yüklenici ile davalı arasındaki 29.12.2014 tarihli sözleşmeye göre davacı, davalı adına arsa sahipleriyle arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri düzenleyecek; davalı ise yapım bedeli ile %10 taşeronluk ücretini ödeyip müteahhitlik payının sahibi olacaktı. Davacı noter sözleşmelerini yapıp önceki yükleniciden işi devir sözleşmesiyle devralmış, ruhsat alıp kat irtifakı kurmuş; açtığı alacak (birleşen davada itirazın iptali) davasında uyuşmazlık sözleşmenin geçerliliğinde toplanmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi sözleşmeyi taşınmaz devir borcu içeren sonuca katılmalı ödünç sözleşmesi sayıp resmî şekle uyulmadığından geçersiz kabul ederek direnmiş; Hukuk Genel Kurulu ise sözleşmeyi alacağın temliki niteliğinde ve adi yazılı şekille geçerli görerek direnme kararını değişik gerekçeyle oy çokluğuyla bozmuştur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2017/2271 K. 2017/2021 Bozma

Alacağın devrinde borçlu, önceki alacaklıya karşı sahip olduğu itiraz ve defileri devralan yeni alacaklıya karşı da ileri sürebilir; devre dayanan taraf temlikin varlığını ve şahsi hakkı kazandığını borçluya kanıtlamakla yükümlüdür.

Detaylı özeti gör

Davacı, yüklenicinin adi yazılı sözleşmeyle kendisine yaptığı temlike dayanarak arsa sahibi mirasçıları ile yükleniciye karşı tapu iptali ve tescil, bu mümkün olmazsa konut değerinin tazminat olarak tahsilini istemiştir. Yerel mahkeme, tapu iptali ve tescil talebini kesin hüküm, arsa sahibi mirasçılarına yönelik alacağı husumet yokluğu nedeniyle reddetmiş, yükleniciye ilişkin alacağı ise yargılama sırasında davadan ayırmıştır. Özel Daire, temlik alan davacının yüklenicinin edimini ifa ettiğini (şahsi hakkı talep etmeye hak kazandığını) borçlu arsa malikine kanıtlaması gerektiğini ve yüklenici ile arsa sahipleri arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğunu belirterek işin esasına girilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur. Hukuk Genel Kurulu, Özel Daire bozma kararını benimseyerek yerel mahkemenin direnme kararını oy birliğiyle bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.188 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2025/2819 K. 2025/2504 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Düzenleme yeri bulunmadığından bono sayılmayan senetlerin devri ciro değil alacağın devri olarak nitelendirilerek, borçlunun devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu ödeme savunmasını devralan bankaya karşı da ileri sürebileceği kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, kambiyo vasfı çekişmeli senetlere dayalı icra takipleri üzerine ödenen bedelin istirdadı ile müflis şirketin iflas masasına kayıt-kabul istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, senet bedellerinin daha önce müflis şirkete elden ödendiğini, temlik alan şirket yönünden pasif husumet bulunmadığını saptayarak davayı kısmen kabul etmiş, senetleri takibe koyan bankadan ödenen bedelin tahsiline karar vermiştir. Daire, senetlerde düzenleme yeri bulunmadığından devrin ciro değil alacağın devri sayılacağını, bu nedenle borçlunun ödeme savunmasını devralan bankaya karşı da ileri sürebileceğini belirterek bankanın istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2021/1236 K. 2024/686 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Çekin lehtar tarafından faktoring sözleşmesi kapsamında faktoring şirketine devri alacağın temliki hükmünde sayılarak, keşidecinin temel ilişkiden doğan mal teslim edilmediği savunmasını faktoring şirketine karşı da ileri sürebileceği kabul edilmiş; ancak bu iddia ispatlanamamıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Keşideci, inşaat malzemesi karşılığı verdiği çekin karşılıksız kaldığını ileri sürerek satıcı şirket ve çeki bankaya ibraz eden faktoring şirketi aleyhine menfi tespit ve çek istirdadı davası açmıştır. İlk derece mahkemesi satıcı yönünden davayı kabul etmiş, faktoring şirketinin iyiniyetli üçüncü kişi olduğu gerekçesiyle onun yönünden davayı reddetmiştir. Daire, çekin faktoring sözleşmesi kapsamında devrinin alacağın temliki hükmünde olduğunu, keşidecinin temel ilişkiden doğan savunmalarını faktoring şirketine karşı da ileri sürebileceğini kabul etmiş; ancak keşideci defterlerinin delil niteliği taşımaması ve mal teslim edilmediğinin ispatlanamaması nedeniyle ret kararını sonucu itibarıyla yerinde bularak istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2019/2075 K. 2021/1178 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Faktoring sözleşmesi alacağın temliki hükümlerini de içeren karma nitelikli bir sözleşme sayılarak, keşidecinin lehdara karşı ileri sürebileceği bedelsizlik def'inin, çeki temlik alan faktoring şirketine karşı da ileri sürülebileceği kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, jeneratör satımı karşılığında keşide edilen çeklerin mal teslim edilmediği için bedelsiz kaldığı iddiasına dayanan menfi tespit istemine ilişkindir; birleşen dava, çeki lehdardan temlik alan faktoring şirketine karşı açılmıştır. İlk derece mahkemesi her iki dosyada davayı kısmen kabul ederek keşidecinin çekler nedeniyle borçlu olmadığını tespit etmiştir. Daire, satış protokolünde teslim süresinin bir hafta olarak öngörülmesi ve çeklerin önceden teslim alınması karşısında satımın peşin olmadığını ve çeklerin avans çeki niteliğinde bulunduğunu, satıcının mal teslimini yazılı belgeyle ispat edemediğini belirtmiş; bedelsizlik def'inin alacağı temlik alan faktoring şirketine karşı da ileri sürülebileceğini kabul ederek iki davalının istinaf başvurusunu ayrı ayrı esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2019/988 K. 2020/741 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Eser sözleşmesinden doğan alacağı temlik alan davacının açtığı itirazın iptali davasında, iş sahibi borçlunun yükleniciye karşı ileri sürebileceği def'ileri temellük edene karşı da ileri sürebileceği belirtilmiş; yola tecavüzlü yapı nedeniyle ifanın gerçekleşmediği savunması dinlenmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Hibe destekli ahır inşaatından doğan alacağı yükleniciden temlik alan davacı, iş sahibi hakkındaki icra takibine itiraz üzerine itirazın iptalini istedi. İlk derece mahkemesi, ahırın bir bölümünün yola tecavüzlü olması ve projeye uygun hale getirilememesi nedeniyle yüklenicinin iş bedeline hak kazanmadığı gerekçesiyle davayı reddetti. Daire, borçlunun devredene karşı sahip olduğu savunmaları devralana karşı da ileri sürebileceğini belirterek, aykırılığın giderilmesi hâlinde yapının kullanılamaz duruma geleceğini, iş sahibinin yapılan işten yararlanmasının mümkün olmadığını ve ifanın hukuki anlamda gerçekleşmediğini saptadı; ilk derece kararını yerinde bularak istinaf başvurusunu esastan reddetti.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!