TBK Madde 189 Alacağın devri: Öncelik hakları ve bağlı hakların geçişi

Özet 2 fıkra · ~1 dk okuma

TBK 189, alacağın devriyle birlikte devredenin kişiliğine özgü olanlar dışındaki öncelik hakları ve bağlı (yan) haklar da devralana geçer; asıl alacakla birlikte işlemiş faizler de devredilmiş sayılır.

Resmi Metin

Öncelik hakları ve bağlı hakların geçişi

Madde 189- (1) Alacağın devri ile devredenin kişiliğine özgü olanlar dışındaki öncelik hakları ve bağlı haklar da devralana geçer.

(2) Asıl alacakla birlikte işlemiş faizler de devredilmiş sayılır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu hüküm temlikin sessiz ama en değerli sonucudur: alacağı devralan yalnız çıplak alacağı değil, onu güvenceye alan rehin, ipotek ve kefalet gibi bağlı hakları ve öncelik haklarını da kendiliğinden kazanır; bunlar için ayrıca devir sözleşmesi yapmak gerekmez. Uygulamada sık yapılan hata, teminatların ayrı bir işlemle nakledilmesi gerektiğini sanıp gereksiz masraf ve emek harcamaktır; asıl dikkat edilecek nokta ipotek gibi tapu siciline bağlı teminatlarda alacaklı sıfatının sicile yansıtılmasıdır, çünkü hak geçmiş olsa da tescil terkinini kolaylaştırır. Yenileme (TBK m.133) ile karıştırmayın: temlikte borç aynı kalıp teminatlar korunurken, yenilemede aksi kararlaştırılmadıkça teminatlar sona erer; bu yüzden alacaklı için temlik çoğu kez daha güvenlidir. İşlemiş faizler de devredilmiş sayılır, ancak bu bir karinedir ve taraflar sözleşmede aksini kararlaştırabilir. Buna karşılık devredenin kişiliğine özgü haklar devralana geçmez; bu ayrımı sözleşmede açıkça değerlendirmekte yarar vardır.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 189. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 168 inci maddesini kısmen karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 188 inci maddesinde, alacağın devri durumunda, öncelik hakları ve bağlı hakların devralana geçmesi düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, Tasarının 189 uncu maddesinde ayrıca düzenlendiği için, madde metnine alınmamıştır.

818 sayılı Borçlar Kanununun 168 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “2. Fer’i hakların ve senetlerin ve esbabı sübutiyenin devri” şeklindeki ibare, Tasarıda “II. Öncelik hakları ve bağlı hakların geçişi” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 168 inci maddesinin birinci fıkrasında kullanılan “rüçhan hakları ve diğer müteferri haklar” şeklindeki ibare, Tasarıda “öncelik hakları ve bağlı haklar” şekline dönüştürülmüştür.

818 sayılı Borçlar Kanununun 168 inci maddesinin son fıkrasında kullanılan “gecikmiş faizler” şeklindeki ibare, Tasarıda “işlemiş faizler” şeklinde düzeltilmiştir.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.189 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3.HD E. 2020/9367 K. 2021/8606 Bozma

Alacağın temliki ile asıl alacak devredenin malvarlığından çıkıp devralanın malvarlığına dahil olduğundan, temlikten sonra işleyen temerrüt faizi de asıl alacağa bağlı yan (feri) hak olarak devralana geçer; devreden bu faizi talep edemez.

Detaylı özeti gör

Davacı, bir kamu hastanesinin mal alım ihalesini kazanıp teslim ettiği mallardan doğan alacağını 30.03.2010 tarihli temlikname ile dava dışı bir faktoring şirketine devretmiş; ancak hastanenin ödemeyi yaklaşık yedi ay geciktirmesi yüzünden faktoring şirketine karşı temerrüde düşerek faiz ve icra masrafı ödemek zorunda kaldığını ileri sürüp bu gecikmeden doğan zararının davalı hastaneden tahsilini istemiştir. Yerel mahkemece kabul edilerek (kapatılan) 13. Hukuk Dairesince düzeltilerek onanan karara karşı Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, temlikle asıl alacak üzerindeki tasarruf yetkisi sona eren davacının devirden sonra işleyen temerrüt faizini isteyemeyeceği gerekçesiyle davalının karar düzeltme talebini kabul etmiş, önceki onama ilamını kaldırarak yerel mahkeme kararını davalı yararına oy birliğiyle bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.189 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2022/461 K. 2025/921 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Kredi alacağını bankadan yazılı sözleşmeyle temlik alan alacaklı yönünden, TBK m.189 gereği kefalet gibi teminat hakları ile dava açma ve icra takibi yapma hakkının da devralana geçtiği belirtilerek, müteselsil kefiller aleyhine sürdürülen takip yerinde bulunmuştur.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, bankadan temlik alınan taksitli kredi alacağı için müteselsil kefiller aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, genel kredi sözleşmesinin şekil şartlarına uygun olduğunu, temlikin usulüne uygun yapıldığını ve ihtara rağmen ödeme bulunmadığını saptayarak davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatına karar vermiştir. Daire, alacağın devri ile bağlı hakların, dava açma ve icra takibi yetkisinin de devralana geçtiğini vurgulamış; temlik belgeleri ve bilirkişi tespitleri karşısında kararı usul ve yasaya uygun bularak kefil konumundaki davalıların istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2022/288 K. 2023/1882 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Zarar gören davacının tazminat alacağını noter sözleşmesiyle dava dışı üçüncü kişiye tamamen devretmesiyle alacağın fer'i haklarının ve dava takip yetkisinin de devralana geçtiği, devralan davaya dahil edilmeden kurulan hükmün bu nedenle hatalı olduğu sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Trafik kazasında yolcu olarak yaralanan davacı, motosikletin zorunlu mali sorumluluk sigortacısından çalışma gücü kaybı ve bakıcı gideri tazminatı istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı kabul ederek tazminata hükmetmiştir. Daire, dosyaya sunulan noter onaylı alacağın devri sözleşmesiyle davacının bu davadan kaynaklı tazminat alacağının tamamını dava dışı üçüncü kişiye devrettiğini, temlikle birlikte alacağın fer'ileri ile dava ve takip hakkının da devralana geçtiğini, devralan davaya dahil edilmeden hüküm kurulmasının husumet yönünden hatalı olduğunu belirlemiş; HMK 353/1-a-6 uyarınca istinaf başvurusunu kabul ederek kararı kaldırmış ve taraf teşkili sağlanması için dosyayı yerel mahkemeye göndermiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!