TBK Madde 187 Alacağın devri: İfadan kaçınma ve tevdi

Özet 3 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 187, kime ait olduğu çekişmeli bulunan bir alacağın borçlusu ifadan kaçınabilir ve alacağın konusunu hâkim tarafından belirlenen yere tevdi etmekle borçtan kurtulur; borçlu alacağın çekişmeli olduğunu bildiği hâlde ifada bulunursa bundan doğacak sonuçlardan sorumlu olur, dava konusu çekişme mahkemece henüz sonuca bağlanmamış ve borç da muaccelse taraflardan her biri borçluyu edimi tevdi etmeye zorlayabilir.

Resmi Metin

İfadan kaçınma ve tevdi

Madde 187- (1) Kime ait olduğu çekişmeli bulunan bir alacağın borçlusu, ifadan kaçınabilir ve alacağın konusunu hâkim tarafından belirlenen yere tevdi etmekle borçtan kurtulur.

(2) Borçlu, alacağın çekişmeli olduğunu bildiği hâlde ifada bulunursa, bundan doğacak sonuçlardan sorumlu olur.

(3) Dava konusu olan çekişme mahkemece henüz sonuca bağlanmamış ve borç da muaccel ise, taraflardan her biri borçluyu, edimi tevdi etmeye zorlayabilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu hüküm, borçluyu iki alacaklı arasında sıkışıp kalmaktan korur: alacağın kime ait olduğu çekişmeli ise, örneğin temlikin geçerliliği tartışmalıysa ya da devreden ile devralan aynı alacağı isterse, borçlu ifadan kaçınabilir ve edimi hâkimin belirlediği yere tevdi ederek borcundan kurtulur. Pratikte kritik nokta şudur: çekişmeyi bilmesine rağmen taraflardan birine ödeme yapan borçlu, yanlış kişiye ifa riskini üstlenir ve doğacak sonuçlardan sorumlu olur; yani gerçek alacaklıya tekrar ödemek zorunda kalabilir. Bu yüzden tereddütte tevdi güvenli yoldur, resen ödeme değil. Tevdi yeri kendiliğinden seçilmez, mahkemeden talep edilir. Ayrıca dava henüz karara bağlanmamış ve borç muaccel ise, alacağın kendisine ait olduğunu ileri süren tarafların her biri borçluyu tevdiye zorlayabilir; böylece edim güvenceye alınır. Devir işlemlerinde borçluya usulüne uygun ihbar yapılması, bu çekişme ihtimalini baştan azaltır.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 187. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 166 ncı maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 186 ncı maddesinde, çekişmeli bir alacağın devri durumunda, borçlunun borcunu ifadan kaçınması ve tevdii düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 166 ncı maddesinin kenar başlığında kullanılan “b. Tediyeden imtina ve tevdi” şeklindeki ibare, Tasarıda “2. İfadan kaçınma ve tevdi” şeklinde değiştirilmiştir.

Maddenin ilk iki fıkrasında, borçlunun, alacağın birden çok alacaklı arasında çekişmeli olması durumunda, borcunu onlardan her hangi birine ifa etmek suretiyle borcundan kurtulamaması riskine katlanmasının önlenmesi amaçlanmıştır. Böyle bir durumda borçlunun, çekişmeli alacağı gerçek alacaklı olmadığı sonradan anlaşılan bir kişiye ifa etmesi kendisini borçtan kurtarmayacak, yani aynı borcu yeniden gerçek alacaklıya ifa etmek zorunda kalacaktır.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.187 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2021/460 K. 2023/1172 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Devredilen alacağın kime ait olduğu tek taraflı fesih ihbarı nedeniyle çekişmeli hale geldiğinde, bunu bilen borçlunun ifadan kaçınıp tevdi mahalli belirlenmesini istemesi gerektiği; bu yola başvurmayıp devredene ödeme yapan borçlunun borçtan sorumluluğunun sürdüğü kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Kredi borcunun teminatı olarak kendisine KDV iadesi alacağı temlik edilen banka, borçlu idarenin bu alacağı devredene ve dava dışı kişiye ödemesi üzerine alacak davası açmış; ilk derece mahkemesi davayı borçlu idare yönünden kabul etmiştir. Daire, noterde yapılan devir sözleşmelerinin yazılı şekil şartını taşıdığını ve geçerli olduğunu, gerekçe gösterilmeksizin yapılan tek taraflı feshin sonuç doğurmayacağını, devirle birlikte devredenin tasarruf yetkisinin sona erdiğini, alacağın çekişmeli olduğunu bilen borçlu idarenin ifadan kaçınıp tevdi yeri belirlenmesini istemesi gerekirken ödeme yaparak borçtan kurtulamayacağını belirterek idarenin istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!