TBK Madde 137 Kısmi ifa imkânsızlığı

Özet 2 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 137, borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple borcun ifası kısmen imkânsızlaşırsa borçlunun yalnızca imkânsızlaşan kısımdan kurtulacağını, ancak bu kısmi imkânsızlık önceden öngörülseydi tarafların böyle bir sözleşmeyi hiç yapmayacağı açıkça anlaşılıyorsa borcun tamamının sona ereceğini düzenler. Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde bir tarafın borcu kısmen imkânsızlaşır ve alacaklı kısmi ifaya razı olursa karşı edim de o oranda ifa edilir; alacaklının razı olmaması veya karşı edimin bölünemeyen nitelikte olması hâlinde tam imkânsızlık hükümleri uygulanır.

Resmi Metin

Kısmi ifa imkânsızlığı

Madde 137- (1) Borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle kısmen imkânsızlaşırsa borçlu, borcunun sadece imkânsızlaşan kısmından kurtulur. Ancak, bu kısmi ifa imkânsızlığı önceden öngörülseydi taraflarca böyle bir sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa, borcun tamamı sona erer.

(2) Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, bir tarafın borcu kısmen imkânsızlaşır ve alacaklı kısmi ifaya razı olursa, karşı edim de o oranda ifa edilir. Alacaklının böyle bir ifaya razı olmaması veya karşı edimin bölünemeyen nitelikte olması durumunda, tam imkânsızlık hükümleri uygulanır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

TBK m.137, borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple ifanın yalnız bir bölümünün imkansızlaştığı hali düzenler. Kural olarak borçlu sadece imkansızlaşan kısımdan kurtulur, kalan edimi ifaya devam eder. Pratikte sık yapılan hata, alacaklının her kısmi ifayı kabule zorunlu sanılmasıdır. Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde alacaklı kısmi ifaya razı olursa karşı edim de o oranda iner. Buna karşılık alacaklı razı olmazsa ya da karşı edim bölünemez nitelikteyse, tam imkansızlık hükümleri devreye girer: borç ilişkisi bütünüyle sona erer, karşı edim de istenemez ve daha önce verilmiş edimler sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade edilir.

Avukat olarak en kritik ayrım, salt oransal indirimle bütünü sona erdiren hali karıştırmamaktır: kısmi imkansızlık önceden öngörülseydi taraflar böyle bir sözleşme yapmayacak idiyse borcun tamamı sona erer. Bu noktada ispat yükü bu iddiayı ileri süren taraftadır; “yapılmazdı” değerlendirmesini sözleşmenin amacı ve müzakere belgeleriyle somutlaştırın. Dilekçede borçlunun kusursuzluğunu, imkansızlaşan kısmın oranını ve alacaklının kabul iradesini ayrı ayrı kurgulayın; aksi halde talep eksik kalır.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 137. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununda yer verilmeyen, “II. Kısmi ifa imkansızlığı” kenar başlıklı yeni bir maddedir.

Tasarının iki fıkradan oluşan 136. maddesinde, kısmi ifa imkansızlığı düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 117. maddesinde borcu sona erdiren sebepler arasında sadece tam imkansızlığın düzenlenmesi nedeniyle, borcun ifasının kısmen imkansızlaşmasının sonuçlarının ayrı bir maddede düzenlenmesi zorunlu görülmüştür.

Tasarının 136. maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesinde, borcun ifasının borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle kısmen imkansızlaşması durumunda borçlunun, borcunun sadece ifası imkansızlaşan kısmından kurtulacağı kuralı öngörülmektedir. Aynı fıkranın ikinci cümlesinde, bu kuralın istisnasına yer verilmektedir. Buna göre, tarafların bu kısmi ifa imkansızlığını önceden öngörebilselerdi, böyle bir sözleşme yapmayacakları açıkça anlaşılırsa, borcun tamamının sona ereceği kabul edilmektedir.

Maddenin ikinci fıkrasının ilk cümlesinde ise, karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, bir tarafın borcunun ifasının kısmen imkansızlaşması durumunda, alacaklının kısmi ifaya razı olması koşuluyla, karşı edimin de o oranda ifa edileceği öngörülmektedir. Yine aynı fıkranın son cümlesine göre alacaklı, bu durumda kısmi ifaya razı olmazsa veya karşı edim bölünemez nitelikte olursa, tam imkansızlık hükümleri uygulanır.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.137 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 5. Hukuk Dairesi E. 2018/727 K. 2018/528 İstinaf Kabulü / Kaldırma

İstihdam garantili eğitim sözleşmesinden doğan alacak uyuşmazlığında istinaf dilekçesinde, ilk derece mahkemesinin sözleşmenin 23. maddesini TBK m.137, 20 ve 21/2'ye aykırı sayarak yazılmamış kabul etmesi eleştirilmiştir; daire bilirkişi raporunu denetime elverişsiz bulup kararı kaldırmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, istihdam garantili kurs verilmesine ilişkin eğitim hizmetleri sözleşmesinde yüklenicinin istihdam yükümlülüğünü yerine getirmediği ileri sürülerek davacı kurumca ödenen 79.391,68 TL'nin iadesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, kursiyerlerin en az yüzde altmış altısının istihdamını öngören 23. maddenin yazılmamış sayılması gerektiği yönündeki bilirkişi raporuna dayanarak davayı sübut bulmadığından reddetmiştir. Daire, sözleşmeyi yorumlama yetkisinin hâkime ait olduğunu, bilirkişi heyetinin bu kuralı gözetmeyip sözleşme hükmünü yazılmamış saymasının raporu denetime elverişsiz kıldığını, istihdama ve kurs giderlerine ilişkin belgeler celbedilerek yeni bir rapor alınması gerektiğini belirtmiş; istinaf başvurusunun kabulü ile kararı esası incelenmeden kaldırarak dosyayı mahkemesine iade etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!