TBK Madde 140 Takas: Kefalet hâlinde

Özet 1 fıkra · ~1 dk okuma

TBK 140, asıl borçlunun takası ileri sürme hakkı bulundukça kefilin de alacaklıya ifada bulunmaktan kaçınabileceğini düzenler; kefil, asıl borçlunun takas hakkını kullanabildiği sürece alacaklıya ödeme yapmayı reddedebilir.

Resmi Metin

Kefalet hâlinde

Madde 140- Asıl borçlunun takası ileri sürme hakkı bulundukça, kefili de alacaklıya ifada bulunmaktan kaçınabilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

TBK m.140, kefilin elindeki güçlü bir savunma silahını düzenler: asıl borçlunun alacaklıya karşı işletebileceği bir takas hakkı bulunduğu sürece, kefil de alacaklıya ifada bulunmaktan kaçınabilir. Burada kritik incelik şudur: kefil kendi alacağına dayanan bir takas ileri sürmez; asıl borçlunun takas def’ini, ona ait bir savunma olarak kullanır. Uygulamada en sık hata, kefile karşı açılan davada bu imkânın atlanması ve kefilin doğrudan ödemeye yöneltilmesidir. Oysa kefil, asıl borç ilişkisindeki takas olanağını gündeme getirerek ifayı askıya alabilir.

Avukat olarak kefili savunurken, asıl borçlunun alacaklıya karşı muaccel ve takasa elverişli bir karşı alacağının varlığını somut delille ortaya koymak gerekir; bu olgunun ispatı kefil tarafına düşer. Cevap dilekçesinde takas def’ini açıkça ileri sürün ve karşı alacağı belgelendirin. Bu hakkın genel takası düzenleyen TBK m.139 ile karıştırılmaması, kefilin burada başkasının takas hakkına dayandığının vurgulanması taraf lehine güçlü bir savunma kurar.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 140. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 119. maddesini karşılamaktadır.

Tasarının tek fıkradan oluşan 139. maddesinde, asıl borçlunun alacaklıya karşı takas ileri sürme hakkı bulunduğu sürece, kefilin de ifadan kaçınabileceği düzenlenmektedir.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!