TBK Madde 138 Aşırı ifa güçlüğü

Özet 2 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 138, sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkıp mevcut olguları, ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirdiğinde uygulanan aşırı ifa güçlüğü hükmüdür; borcunu henüz ifa etmemiş ya da ifanın aşırı güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteyebilir, bu mümkün olmazsa sözleşmeden dönebilir (sürekli edimli sözleşmelerde kural olarak fesih). Bu hüküm yabancı para borçlarında da uygulanır.

Resmi Metin

Aşırı ifa güçlüğü

Madde 138- (1) Sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple ortaya çıkar ve sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirir ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu, hâkimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Sürekli edimli sözleşmelerde borçlu, kural olarak dönme hakkının yerine fesih hakkını kullanır.

(2) Bu madde hükmü yabancı para borçlarında da uygulanır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

TBK m.138 uyarlamayı (clausula rebus sic stantibus) düzenler, ama eşiği yüksektir: her kur sıçraması, enflasyon ya da maliyet artışı uyarlama sebebi değildir. Müvekkilinize en sık anlatmanız gereken nokta budur. Talebin tutması için sözleşme anında öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durumun, borçludan kaynaklanmayan bir sebeple doğması ve ifayı dürüstlük kuralına aykırı düşecek derecede aleyhe ağırlaştırması gerekir. Olağan piyasa dalgalanması bu sınırı geçmez; ispat yükü uyarlama isteyendedir.

İkinci kritik kapı ifa durumudur: borçlu ya borcunu henüz ifa etmemiş olmalı ya da ifayı ihtirazi kayıtla (haklarını saklı tutarak) yapmış olmalıdır. Çekincesiz ödeme yapıp sonradan uyarlama istemek en sık görülen ölümcül hatadır. Dilekçede sıra önemlidir: önce uyarlama talep edilir, bu mümkün değilse dönme, sürekli edimli sözleşmelerde ise fesih istenir. Bu hüküm yabancı para borçlarında da uygulanır; talebi bu kademeli yapıyla kurun.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 138. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununda yer verilmeyen, “III. Aşırı ifa güçlüğü” kenar başlıklı yeni bir maddedir.

Tasarının tek fıkradan oluşan 137. maddesinde, aşırı ifa güçlüğü düzenlenmektedir.

Bu yeni düzenleme, öğreti ve uygulamada sözleşmeye bağlılık (ahde vefa) ilkesinin istisnalarından biri olarak kabul edilen, “işlem temelinin çökmesi”ne ilişkindir. İmkansızlık kavramından farklı olan aşırı ifa güçlüğüne dayanan uyarlama isteminin temeli, Türk Medeni Kanununun 2. maddesinde öngörülen dürüstlük kurallarıdır. Ancak, sözleşmenin değişen koşullara uyarlanması ya da dönme hakkının kullanılması, Tasarının 137. maddesinde belirtilen şu dört koşulun birlikte gerçekleşmesine bağlıdır:

1. Sözleşmenin yapıldığı sırada, taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum ortaya çıkmış olmalıdır.

2. Bu durum borçludan kaynaklanmamış olmalıdır.

3. Bu durum, sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olguları, kendisinden ifanın istenmesini dürüstlük kurallarına aykırı düşecek derecede borçlu aleyhine değiştirmiş olmalıdır.

4. Borçlu, borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olmalıdır.

Maddeye göre, uyarlamanın bütün koşulları gerçekleşmişse borçlu, hakimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteyebilir. Bunun mümkün olmaması halinde borçlu, sözleşmeden dönebilir; sürekli edimli sözleşmelerde ise kural olarak, fesih hakkını kullanır.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.138 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2023/2580 K. 2024/792 Bozma

TBK m.138 genel uyarlama hükmü olup, kiranın ekonomik değişimler nedeniyle belirlenmesinde daha özel düzenleme niteliğindeki TBK m.344 uygulanacağından, kira bedeli tespitinde genel hüküm olan m.138 uygulanmaz.

Detaylı özeti gör

Davacı, 12.11.1972 tarihli protokolle sahibi olduğu hizmet binasını davalı PTT'ye aylık 100 TL bedelle 49 yıllığına kiraladığını, davalının 1972'den bu yana hiç ödeme yapmadığını ileri sürerek; geriye dönük beş yıllık kira alacağının tahsilini, protokolün akde aykırılık nedeniyle iptalini ve dava tarihi itibarıyla aylık kira bedelinin belirlenmesini talep etmiştir. Davalılar taraf sıfatı yokluğu, zamanaşımı ve geriye dönük uyarlama koşullarının oluşmadığı savunmasında bulunmuştur. Yargıtay, sözleşmede kira artış şartı bulunmadığından, kira tespiti veya uyarlamaya ilişkin hüküm kesinleşmedikçe yeni bedel üzerinden geriye dönük kira alacağına hükmedilemeyeceğini ve uyarlamanın geriye etkili sonuç doğurmayacağını belirterek mahkeme kararını taraflar yararına bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.138 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2022/1085 K. 2025/1622 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

İdari kararlarla konser faaliyetlerinin durdurulmasının sözleşmedeki konser tarihini de kapsaması, taraflarca öngörülmeyen ve borçludan kaynaklanmayan olağanüstü durum sayılmış; aşırı ifa güçlüğü nedeniyle sözleşmeden dönen organizatörün ödediği avansı geri isteyebileceği kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, pandemi nedeniyle yapılamayan konser organizasyonu için kaparo olarak ödenen bedelin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi salgın hastalığın mücbir sebep oluşturduğunu kabul ederek davayı kısmen kabul etmiş, takibin asıl alacak ve işlemiş faiz üzerinden devamına ve icra inkâr tazminatına karar vermiştir. Daire, idari kararlarla konser faaliyetlerinin durdurulmasının sözleşmede kararlaştırılan konser tarihini de kapsadığını, bunun borçludan kaynaklanmayan olağanüstü bir durum olduğunu, bu nedenle organizasyon şirketinin sözleşmeden dönerek avansın iadesini isteyebileceğini ve likit alacakta inkâr tazminatına hükmedilmesinin yerinde olduğunu belirterek davalı vekilinin istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2021/1184 K. 2024/554 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Hizmet alım sözleşmesinde asgari ücrete yapılan yıllık artışın herkesçe bilinen ve öngörülebilir nitelikte olması nedeniyle olağanüstü durum sayılamayacağı, sonradan doğan ödeme güçlüğünün tek başına uyarlama için yeterli olmadığı ve uyarlama koşullarının gerçekleşmediği kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, kamu idaresi olan davacının, hizmet alım sözleşmesinin imzalanmasından sonra asgari ücrete yapılan yüksek oranlı artış nedeniyle sözleşme bedelinin düşürülmesi yönündeki uyarlama istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, asgari ücret artışının öngörülemeyen olağanüstü bir durum sayılamayacağı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire, davacının kamu ihale mevzuatına tabi olması nedeniyle uyuşmazlığın öncelikle 4735 sayılı Kanun çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini, asgari ücret artışının mücbir sebep sayılabilmesi için öngörülmezlik ve önlenemezlik koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerektiğini, bu artışın her yıl yapıldığının herkesçe bilindiğini ve sonradan doğan ödeme güçlüğünün tek başına uyarlama için yeterli olmadığını belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2023/107 K. 2023/64 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Eser sözleşmesinde uyarlama için borcun henüz ifa edilmemiş ya da doğan haklar saklı tutularak ifa edilmiş olması gerektiği; imalat yüzde elliye getirilene dek ihtarname ve dava dilekçesinde öngörülemeyen bir hâle dayanılmadığı belirtilerek uyarlama koşullarının bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, inşaatın elektrik tesisatı işleri karşılığında bir bağımsız bölümün devri kararlaştırılan eser sözleşmesinden doğan alacak istemine ilişkindir. Yüklenici iş sürerken ölmüş, işe 2018 yılı Ekim ayında son verilmiştir. İlk derece mahkemesi, bağımsız bölümün bu aydaki değerinin tamamlanan imalat oranına düşen kısmına hükmederek davayı kısmen kabul etmiştir. Daire, iş bedelinin götürü kararlaştırıldığını, hak edilen bedelin fizikî oran yöntemiyle bulunacağını, uyarlama koşullarının gerçekleşmediğini ve imalatın sözleşmenin yüklenicisince yapıldığı karinesinin aksinin iş sahibince ispatlanamadığını belirterek her iki tarafın istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!