TBK Madde 114 Borçlunun sorumluluğu: Genel olarak

Özet 2 fıkra · ~1 dk okuma

TBK 114, borçlunun sözleşmeye aykırılıktan doğan sorumluluğunun genel olarak her türlü kusuru (kast ve ihmal) kapsadığını; bu sorumluluğun kapsamının işin özel niteliğine göre belirleneceğini ve iş özellikle borçluya bir yarar sağlamıyorsa sorumluluğun daha hafif değerlendirileceğini düzenler. Ayrıca haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hâllerine de uygulanır.

Resmi Metin

Genel olarak

Madde 114- (1) Borçlu, genel olarak her türlü kusurdan sorumludur. Borçlunun sorumluluğunun kapsamı, işin özel niteliğine göre belirlenir. İş özellikle borçlu için bir yarar sağlamıyorsa, sorumluluk daha hafif olarak değerlendirilir.

(2) Haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hâllerine de uygulanır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

TBK m.114 borca aykırılıkta sorumluluğun genel ölçüsünü kurar: borçlu kural olarak her türlü kusurdan, yani kasıt yanında her derece ihmalden de sorumludur. Sorumluluğun kapsamı işin özel niteliğine göre belirlenir; iş borçluya bir yarar sağlamıyorsa hâkim sorumluluğu daha hafif değerlendirebilir. Maddenin son fıkrası, haksız fiile ilişkin hükümlerin (zarar, illiyet, tazminatın belirlenmesi, indirim sebepleri) sözleşmeye aykırılığa kıyasen uygulanmasına kapı açar; dilekçenizde bu köprüyü kurarak TBK m.51 vd. indirim ve takdir kurallarına dayanabilirsiniz.

Uygulamada kritik nokta ispat yüküdür. Sözleşmeye aykırılıkta kusur karinedir (TBK m.112 temeli): alacaklı yalnızca borca aykırılığı, zararı ve illiyet bağını gösterir; borçlu kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispatlamadıkça sorumlu kalır. Sık yapılan hata, haksız fiildeki düzeni taşıyıp kusur ispatını alacaklıya yüklemektir; bu, davayı baştan zayıflatır. Davacı vekili olarak külfetinizi karine üzerine kurun; davalı vekili iseniz savunmanızı kusursuzluğun ispatına ve daha hafif sorumluluk hâllerine yoğunlaştırın.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 114. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 98. maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 113. maddesinde, borcun ifa edilmemesi durumunda, borçlunun sorumluluğunun ölçüsü ve giderim borcunun kapsamı düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 98. maddesinin kenar başlığında kullanılan “II. Mesuliyetin vüs’ati / 1. Umumiyet itibariyle” şeklindeki ibareler, Tasarıda “II. Sorumluluğun ölçüsü ve giderim borcunun kapsamı / 1. Genel olarak” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 98. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde: “Bu mesuliyetin vüs’ati işin hususi mahiyetine göre çok veya az olabilir.” denilmektedir. Bu cümle, Tasarıda şöyle ifade edilmiştir: “Borçlunun sorumluluğunun ölçüsü, işin özel niteliğine göre belirlenir.”

Metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.114 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2022/7562 K. 2022/9028 Bozma

TBK m.114 uyarınca haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler sözleşmeye aykırılık hâllerinde kıyasen uygulandığından, sözleşmesel sorumlulukta da tarafın müterafık kusuru oranında (TBK m.52) tazminattan/bedelden indirim yapılır.

Detaylı özeti gör

Davacı elektrik abonesi, davalı şirketçe yanlış çarpım faktörü (çarpan hatası) uygulanması nedeniyle 01/01/1983-10/03/2009 dönemi faturalarının eksik tahakkuk ettirildiğini, sonradan 26.175,90 TL fark tahakkuk yapıldığını, kusuru bulunmadığını ve alacağın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek faturanın iptali ile bu tutardan borçlu olmadığının tespitini istemiş; davalı ise davacının süresinde itiraz etmediğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Yerel mahkeme davayı kısmen kabul etmiş; Yargıtay, hükme esas alınan bilirkişi raporunu denetime elverişsiz ve konunun uzmanı olmayan kişilerce hazırlanmış bularak, 10/03/2009 tarihinden geriye 10 yıllık süreyle sınırlı fark tahakkuk bedelinin belirlenmesi ve bu bedelden davalının %50 müterafik kusuru oranında indirim yapılması gerektiği gerekçesiyle hükmü bozmuştur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2018/655 K. 2022/413 Bozma

TBK m.114/2 uyarınca haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hâllerine de uygulanır; borca aykırı davranış alacaklının kişilik haklarını zedelerse manevi tazminata hükmedilebilir.

Detaylı özeti gör

Davacılar, oğul ve yeğenleri için 24.08.2014'te otelde yapılacak 770 kişilik çifte düğün organizasyonu konusunda davalılarla anlaşıp bedelin bir kısmını peşin ödemiş; davalılar ise düğünden bir gün önce otelle anlaşamadıklarını ve organizasyonu gerçekleştiremeyeceklerini bildirmiştir. Davacılar son anda başka bir firmayla düğünü aynı yerde yaptırabilmişse de aksamalar yaşandığını, bu sürecin kişilik haklarını zedelediğini ileri sürerek manevi tazminat istemiştir. Yerel mahkeme, malvarlığı kaynaklı zarar için manevi tazminat istenemeyeceği gerekçesiyle davayı reddetmiş, Özel Daire bozmasından sonra kararında direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, tekrarı mümkün olmayan düğün gibi özel günlerin sözleşmeye aykırı biçimde ifa edilmemesinin davacılarda acı ve üzüntüye yol açarak kişilik haklarını zedelediğini kabul etmiş ve direnme kararını değişik gerekçeyle oy birliğiyle bozmuştur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2017/2203 K. 2021/1089 Bozma

Haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler ve tazminattan indirim sebepleri, aksine özel hüküm bulunmadıkça, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık (akdi sorumluluk) hâllerinde de uygulanır.

Detaylı özeti gör

Ziraat Bankası, yönetmen yardımcısı olarak çalışan davalı işçinin şube müşterisine ödenmesi gereken toplam 10.500 TL'yi yetkisiz kişilere ödediğini ve müşterinin başlattığı icra takibi sonucu zarara uğradığını ileri sürerek zararın işçiden tahsilini istemiştir. İş Mahkemesi, bankanın ilamsız takipte savunma imkânlarını kullanmadan aceleyle ödeme yaptığı ve işçinin savunma imkânını ortadan kaldırdığı gerekçesiyle davayı reddetmiş; Özel Daire kararı bozmuş, mahkeme direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, işçinin kimlik tespiti ve imza karşılığı ödeme yükümlülüğüne aykırı davranarak özen borcunu ihlal ettiğini, ancak bankanın da gerekli denetim ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirmediğini belirterek, bilirkişi raporu doğrultusunda işçinin zarardan %50 sorumlu tutulmasını benimsemiş ve direnme kararını bozmuştur.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2017/3799 K. 2018/10731 Bozma

TBK m.114/2 uyarınca haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hâllerine de uygulanır; bu gönderme ile (TBK m.52) zarar gören taraf zararını azaltmak için gereken çabayı göstermekle yükümlüdür.

Detaylı özeti gör

Davacı kiraya verenler, muacceliyet koşuluna dayanarak ödenmeyen ve dönem sonuna kadarki kira alacakları için başlattıkları icra takibine, tacir olan kiracının itirazının iptalini istemiş; davalı kiracı ise taşınmazı ihtar üzerine erken tahliye edip anahtarı teslim ettiğini savunmuştur. Sulh hukuk mahkemesi, tahliye nedeniyle makul kira süresinden indirim yaparak davayı kısmen kabul etmiş ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmiştir. Yargıtay, mahkemece yargılama sonunda belirlenen makul süre kira bedelinin likit olmaması nedeniyle bu miktar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, tahliyeye kadar işlemiş kira ile tahliyeden sonrası için makul süre tazminatının ayrı hesaplanması gerektiğini ve sözleşmede kiraya veren olarak görünen dava dışı kişilerin durumu araştırılmadan eksik incelemeyle karar verildiğini belirterek hükmü davacılar ve davalı yararına bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.114 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 17. Hukuk Dairesi E. 2024/1734 K. 2025/1929 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Elektriğin haksız kesilmesinden doğan sorumluluğun dayanağı sözleşmeye aykırılık olsa da TBK m.114/2 gereği haksız fiil hükümlerinin kıyas yoluyla uygulanacağı kabul edilmiş; buna karşın salt sözleşmeye aykırılık kişilik haklarına saldırı sayılmadığından manevi tazminat koşulları görülmemiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: İşyerinin elektriğinin haksız kesilmesi nedeniyle kazanç kaybı, yakıt gideri ve manevi tazminat istenmiş; ilk derece mahkemesi zararın ispatlanamadığı ve manevi tazminat koşullarının bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire, iptal edilen ek tüketim faturası dışındaki borçlar için sözleşme ve yönetmelikte öngörülen bildirim ile beş iş günlük sürenin tanınmadığını, bu nedenle kesintinin haksız olduğunu kabul etmiş; ancak elektrik dağıtım ve perakende satış şirketlerinin yalnız kesintiden sonraki beş gün içinde doğan zarardan sorumlu tutulabileceğini, maddi zararın defter ve belgelerle kanıtlanamadığını, salt sözleşmeye aykırılığın kişilik haklarına saldırı sayılamayacağını belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 17. Hukuk Dairesi E. 2024/144 K. 2024/277 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Elektrik tedarik şirketinin bilgilendirme edimini ifada ihmali, TBK m.114/2 yollamasıyla sözleşme ilişkilerine de uygulanan TBK m.52 uyarınca müterafik kusur sayılmış; reaktif enerji tüketim bedelinden %50 indirim yapılarak abonenin fazla ödediği kısmı iade alabileceği kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, elektrik faturalarına yansıtılan reaktif enerji tüketim bedelinin iadesi istemine ilişkindir. Abone şirket, bedel yansıtılmadan önce kendisine yazılı bildirim yapılmadığını ileri sürmüştür. İlk derece mahkemesi, tedarik şirketinin bildirim yükümlülüğünü ihmal ettiği gerekçesiyle belirli fatura dönemleri yönünden davayı kısmen kabul etmiştir. Daire, faturalandırmayı yapan tedarik şirketinin pasif husumet ehliyeti bulunduğunu belirlemiş; bilgilendirme edimindeki ihmali TBK m.114/2 yollamasıyla TBK m.52 kapsamında müterafik kusur sayarak bedelde %50 indirim yapmış, istinaf başvurusunu kısmen kabul edip kararı kaldırarak yeni hüküm kurmuştur.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2021/537 K. 2024/46 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Haksız fiil hükümlerinin sözleşmeye aykırılığa kıyasen uygulanması nedeniyle sözleşmeye aykırılıktan kişilik hakkı zedelenenin manevi tazminat isteyebileceği, ancak taşınan ticari bir ürünün kaybolmasının kişilik hakkını ihlal eder nitelikte olmadığı kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, kargo ile gönderilen baskı kalıplarının taşıyıcının elindeyken kaybolması nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davasına ilişkindir. İlk derece mahkemesi, taşıyıcının sorumluluk sınırı üzerinden maddi tazminatı kısmen kabul etmiş, alıcıya ödenen üretim kaybı bedeli ile manevi tazminat istemini reddetmiştir. Daire, taşıyıcının kastı veya pervasız davranışı ispatlanamadığından sorumluluk sınırlamasından yararlanacağını, gönderenin zararın oluşumunu engelleyebilecekken basiretli davranmadığını ve dolaylı zararların taşıyıcıdan istenemeyeceğini belirtmiş; manevi tazminat yönünden ise ticari satışa konu bir ürünün kaybedilmesinin kişilik haklarını ihlal eder nitelikte olmadığını kabul ederek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2020/541 K. 2022/905 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Ayıplı spor aleti satımı nedeniyle istenen manevi tazminatta, TBK m.114/2 yollamasıyla haksız fiil hükümlerinin sözleşmeye aykırılığa kıyasen uygulanacağı, ancak her borca aykırılığın kişilik haklarını zedelemeyeceği belirtilerek ayıbın kişilik hakkı ihlali oluşturmadığı sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Spor salonu için satın alınan aletlerin ayıplı olması nedeniyle semenin tenzili hakkı kullanılarak, karşılığında verilen bononun bedelsiz kaldığının tespiti ve manevi tazminat istenmiştir. İlk derece mahkemesi gizli ayıp bulunduğunu kabul ederek bono yönünden borçlu olunmadığını tespit etmiş, kişilik haklarına saldırı kanıtlanmadığından manevi tazminat istemini reddetmiştir. Alıcı yalnızca manevi tazminatın reddine yönelik istinafa başvurmuştur. Daire, TBK m.114/2 yollamasıyla haksız fiil hükümlerinin sözleşmeye aykırılığa kıyasen uygulanacağını, dolayısıyla sözleşmeye aykırı davranışla kişilik hakları zedelenen kişinin manevi tazminat isteyebileceğini, ancak her borca aykırılığın kişilik haklarını ihlal eder nitelikte olmadığını belirtmiş; somut ayıbın kişilik haklarına saldırı oluşturmadığını saptayarak istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!