TBK Madde 111 Borçların ifası: Diğer ifa engelleri

Özet 1 fıkra · ~1 dk okuma

TBK 111, borçlunun kusuru olmaksızın alacağın kime ait olduğunda veya alacaklının kimliğinde duraksama ya da alacaklıdan kaynaklanan diğer kişisel bir sebeple borç, alacaklıya veya temsilcisine ifa edilemezse, borçlu alacaklının temerrüdünde olduğu gibi tevdi ya da sözleşmeden dönme hakkını kullanabilir.

Resmi Metin

Diğer ifa engelleri

Madde 111- Borçlunun kusuru olmaksızın, alacağın kime ait olduğunda veya alacaklının kimliğinde duraksama sebebiyle ya da alacaklıdan kaynaklanan diğer kişisel bir sebeple borç, alacaklıya veya temsilcisine ifa edilemezse borçlu, alacaklının temerrüdünde olduğu gibi, tevdi ya da sözleşmeden dönme hakkını kullanabilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

TBK m.111 pratikte en çok kaçırılan kurtuluş yollarından biridir. Alacaklı kim olduğu belirsizse, yani temlik çekişmesi, miras yoluyla intikalde mirasçıların belirsizliği ya da alacaklının kimliğinde haklı duraksama varsa, borçlu hangisine ödeyeceğini bilemez. Sık yapılan hata, borçlunun pasif kalıp beklemesi ve sonra temerrüt faiziyle karşılaşmasıdır. Oysa borçlu, kusuru olmamak kaydıyla alacaklı temerrüdündeki imkanları kullanır: edimi mahkeme veya tevdi merciine tevdi ederek borcundan kurtulur, koşulları varsa sözleşmeden döner.

Avukat olarak ispat yükü müvekkilinizdedir: ifa edememenin kusursuz olduğunu ve alacaklıdan kaynaklanan kişisel sebebi belgeleyin (birbiriyle çelişen temlik bildirimleri, veraset ilamı eksikliği, ihtarlar). Tevdi talebini gecikmeden yapın; bekledikçe temerrüt riski size geçebilir. Dilekçede tevdi mercii ve edimin niteliğini açıkça gösterin, paylaştırmayı tartışmalı tarafların çözmesine bırakın. Sözleşmeden dönme tercih edilecekse, dönme beyanını ayrıca ve net biçimde yöneltin.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 111. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 95. maddesini karşılamaktadır.

Tasarının tek fıkradan oluşan 110. maddesinde, borçlunun kusuru olmaksızın, alacağın kime ait olduğunda veya alacaklının kimliğinde duraksama sebebiyle ya da alacaklıdan kaynaklanan diğer kişisel bir sebeple ifa engelinin ortaya çıkması durumunda, borçlunun sahip olduğu haklar düzenlenmektedir. Bu hüküm, niteliği gereği, yapma ve verme edimlerini kapsamaktadır.

818 sayılı Borçlar Kanununun 95. maddesinin kenar başlığında kullanılan “F. Borcun İfasına Mani Diğer Sebepler” şeklindeki ibare, Tasarıda “F. Diğer ifa engelleri” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 95. maddesinin sonunda kullanılan “veya akdi fesheylemek hakkını haizdir.” şeklindeki ibare, Tasarıda “ya da sözleşmeden dönme hakkını kullanabilir.” şekline dönüştürülmüştür.

Metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.111 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 5. Hukuk Dairesi E. 2024/323 K. 2024/375 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Kira bedelini ödemek isteyen kiracının temerrüde düşmemek ve bedeli hak sahibi olmayana ödeme riskinden korunmak için tevdi mahalli istemesi yerinde görülmüş; bu istemi inceleyen mahkemenin çekişmeli alacağın esasını çözemeyeceği belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Talep, kiracının kira bedelini yatıracağı tevdi mahallinin belirlenmesine ilişkindir. İlk derece mahkemesi talebi kabul ederek bir bankayı tevdi mahalli olarak belirlemiştir. Kiraya veren, kira bedellerinin ödenmediğini, ihtarnamelerle hesap numarasının bildirildiğini ve tevdi mahalli tayininin koşullarının bulunmadığını ileri sürerek istinafa başvurmuştur. Daire, tevdi mahalli tayininin geçici hukuki koruma olduğunu, bu talebi inceleyen mahkemenin yalnız tevdi koşullarını araştırıp çekişmeli alacak hakkında karar vermeyeceğini, kiracının temerrüde düşmemek ve bedeli hak sahibi olmayana ödeme riskinden korunmak için tevdi mahalli istemesinde aykırılık bulunmadığını, hesap numarası bildirimine ilişkin ihtarnamelerin tebliğ mazbatalarının sunulmadığını belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!