TBK Madde 112 Borca aykırılıkta tazminat: Genel olarak

Özet 1 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 112, borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür. Kusurun kendisine yüklenemeyeceğini ispat yükü borçlunun üzerindedir.

Resmi Metin

Genel olarak

Madde 112- Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Sözleşmesel sorumluluğun temel taşıdır ve haksız fiilden ayrıştığı en kritik nokta burada gizlidir: Borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi halinde kusur, borçlu aleyhine karinedir. Yani alacaklının, borçlunun kusurlu olduğunu ayrıca ispat etmesi gerekmez; aksini, yani kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat yükü borçludadır. Bu, dava stratejisinde davacı lehine güçlü bir avantajdır ve dilekçede mutlaka vurgulanmalıdır.

Davacı vekili olarak ispat etmesi gereken üç şey vardır: Geçerli bir borç ilişkisinin varlığı, borcun ihlal edildiği (hiç ya da gereği gibi ifa edilmediği) ve uğranılan zarar ile bu ihlal arasındaki uygun illiyet bağı. Kusuru ispat zorunluluğu yoktur. Davalı tarafında ise savunma, beklenmedik hal, mücbir sebep veya kendisine atfedilemeyen bir engelle ifanın imkânsızlaştığını somut delillerle ortaya koymaya odaklanmalıdır. Bu kusursuzluk ispatı başarılamazsa, alacaklının doğan zararının giderilmesi yükümlülüğü doğar.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 112. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 96. maddesini karşılamaktadır.

Tasarının tek fıkradan oluşan 111. maddesinde, borcun ifa edilmemesi durumunda, genel olarak giderim borcu düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 96. maddesinin kenar başlığında kullanılan “A. Borcun İfa Edilmemesi / I. Borçlunun mesuliyeti / 1. Umumiyet itibariyle” şeklindeki ibare, Tasarıda “A. Borcun ifa edilmemesi / I. Giderim borcu / 1. Genel olarak” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 96. maddesinde kullanılan “Alacaklı, hakkını kısmen veya tamamen istifa edemediği takdirde” şeklindeki ibare, Tasarıda “Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse” şekline dönüştürülmüştür.

Maddede, borçlunun borcunu hiç veya gereği gibi ifa etmemesi durumunda, alacaklının ifaya olan menfaatinin (olumlu zararının) karşılanması amaçlanmıştır.

Maddede borçlunun, “kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe” borca aykırılık nedeniyle alacaklının uğradığı zararı gidermekle yükümlü olduğu belirtilmektedir. Burada, borca aykırı davranış söz konusu olduğu için, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 6 ncı maddesinde öngörülen genel ispat kuralından farklı olarak kusursuzluğunu ispat yükü, tazminat sorumluluğundan kurtulmak isteyen borçluya yükletilmiştir.

Metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.112 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2023/2614 K. 2024/3369 Onama

TBK m.112 uyarınca alacaklının, borcun hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi nedeniyle borçludan tazminat isteyebilmesi için bu yüzden bir zarara uğramış olması gerekir.

Detaylı özeti gör

Davacı kiracı, davalı Vakıf'tan 2005-2035 dönemi uzun süreli kira sözleşmesiyle kiraladığı hastane binasının 2018 Deprem Yönetmeliği sonrası depreme dayanıklı olmadığının raporlarla saptandığını, 29.04.2020 tarihli ihtarnameyle güçlendirme/yeniden yapım talebine rağmen kiraya verenin edimini yerine getirmediğini ileri sürerek muarazanın giderilmesini, kira ödemelerinin durdurulmasını ve şimdilik 1.000.000 TL tazminat istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı, Bölge Adliye Mahkemesi ise istinaf başvurusunu reddetmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, ileri sürülen tazminat kalemlerinin ancak sözleşmenin sona ermesi halinde değerlendirilebileceğini, oysa dava tarihinde kira sözleşmesinin feshedilmemiş ve yürürlükte olduğunu belirterek talebin bu nedenle reddi gerektiğini saptamış; ilk derece kararının gerekçesini değiştirip düzelterek onamış, Bölge Adliye Mahkemesi kararını kaldırmıştır.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.112 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2021/1795 K. 2026/625 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Teslimin kesin ölçülerin bildirilmesi koşuluna bağlandığı satımda, alıcı ölçüleri vermediği için imalatı yapamayan satıcının kusursuzluğunu ispat etmekle TBK 112 uyarınca gecikme zararından sorumlu tutulamayacağı, ancak aldığı bedeli iade etmekle yükümlü olduğu kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Soğuk oda paneli siparişine ilişkin uyuşmazlıkta alıcı, bedelini peşin ödediği panellerin teslim edilmediğini ileri sürerek aynen ifa ve gecikme tazminatı, ıslahla da terditli olarak bedel iadesi istemiştir. İlk derece mahkemesi aynen ifa ve gecikme tazminatı taleplerini reddedip bedel iadesine hükmetmiştir. Daire, sipariş formunda teslimin kesin ölçülerin verilmesi koşuluna bağlandığını, ölçüleri bildirmeyen alıcı nedeniyle satıcının teslim borcunda temerrüde düşmediğini, ancak kusursuzluğunu ispat eden satıcının sözleşme kapsamında aldığını iade etmekle yükümlü olduğunu belirterek her iki tarafın istinaf başvurusunu ayrı ayrı esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2025/888 K. 2025/1349 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Onarım için bırakılan araçta test sürüşü sırasında çıkan yangından doğan zararın, aracın üçüncü kişilere verdiği zararı düzenleyen KTK m.104'e göre değil, borca aykırılıktan doğan giderim yükümlülüğüne ilişkin TBK m.112 ve m.114 uyarınca tazmin edileceği kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Tamir amacıyla yetkili servise bırakılan aracın test sürüşü sırasında yanması nedeniyle iş sahibi şirket, hasar bedeli ve araç mahrumiyet tazminatı istemiştir. İlk derece mahkemesi, servis işleticisinin KTK m.104 uyarınca işleten gibi sorumlu olduğunu kabul ederek davayı kabul etmiştir. Daire, KTK m.104'ün tamir için bırakılan aracın üçüncü kişilere verdiği zararı düzenlediğini, araca verilen zararı kapsamadığını belirterek uygulanacak hükmün hatalı seçildiğini, sorumluluğun eser sözleşmesi ile TBK m.112 ve m.114 çerçevesinde saptanması ve araç mahrumiyetinin pert nedeniyle yeni araç edinme süresine göre hesaplanması gerektiğini kabul edip kararı kaldırmıştır.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2021/258 K. 2023/1034 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Sözleşmeyi kendisi fesheden yapı denetim şirketinin TBK m.112 kapsamında artık sözleşme bedelini ve müspet zararını isteyemeyeceği, menfi zararını ispatlayacak bilgi ve belge de sunulmadığı gerekçesiyle tazminat isteminin reddi yerinde bulunmuştur.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Yapı denetim hizmet sözleşmesini karşı tarafın edimini yerine getirmediği gerekçesiyle fesheden denetim şirketi, personel, akaryakıt ve yemek giderleri ile eksik iş alma nedeniyle uğradığı zararın tazminini istemiş; ilk derece mahkemesi davayı reddetmiştir. Daire, sözleşmeden doğan zararın müspet ya da menfi zarar olabileceğini açıklayarak, sözleşmeyi kendisi fesheden davacının artık sözleşme bedelini ve müspet zararını isteyemeyeceğini, menfi zararını ispatlayan bilgi ve belge de sunulmadığını belirtmiş ve istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2020/1094 K. 2023/1135 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Anahtar teslim götürü bedelli işte kararlaştırılan tarihte işi bitirmeyip eksik bırakan imalatçı firmanın kusurlu davrandığı ve iş sahibini zarara uğrattığı, bedele ancak imalatı tam ve kusursuz yapmakla hak kazanabileceği kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, soğuk hava deposu imalatına ilişkin anahtar teslim götürü bedelli sözleşmede işin eksik bırakılmasından doğan zararın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali ile imalatçının fatura alacağına yönelik menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi asıl davayı kısmen kabul etmiş, birleşen menfi tespit davasını kabul etmiştir. Daire, imalatçı firmanın kararlaştırılan sürede işi bitirmeyip eksik bıraktığını, bedele ancak imalatı tam ve kusursuz yapmakla hak kazanabileceğini, bu nedenle kusurlu davranıp iş sahibini zarara uğrattığını kabul etmiş; iş sahibinin asıl davaya ilişkin istinafını kesinlik sınırı nedeniyle usulden, birleşen davaya ilişkin istinafını ve imalatçının her iki dava yönünden istinafını esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2019/887 K. 2020/738 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Protokolün iş sahibince haksız feshi hâlinde yüklenicinin yoksun kaldığı kâr olumlu zarar sayılmış; kusursuz olduğunu kanıtlayamayan borçlunun bu zarardan sorumlu tutulacağı, alacaklının ise yalnız zararını ve miktarını kanıtlamakla yükümlü olduğu esas alınmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Tıbbi atıkların toplanması ve bertarafına ilişkin beş yıllık protokolün iş sahibi idarece feshi üzerine yüklenici, yoksun kaldığı kâr için tazminat istemiştir. İlk derece mahkemesi feshi haksız bularak bilirkişi hesabı doğrultusunda davayı kısmen kabul etmiştir. Daire, haksız fesih nedeniyle istenen kâr kaybının olumlu zarar niteliğinde olduğunu ve borçlunun kusursuzluğunu ispat yükü altında bulunduğunu belirtmiş; ancak kâr kaybının kesinti yöntemine göre hesaplanmadığını saptayarak her iki tarafın istinaf başvurusunu kabul etmiş, kararı kaldırıp dosyayı yeniden görülmek üzere göndermiştir.

Diğer kararlar (3)
Adana BAM · İstinaf · 1. Hukuk Dairesi E. 2019/1444 K. 2020/130 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Satış vaadi sözleşmesinin aynen ifa edilememesi hâlinde, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat edemeyen vaat borçlusunun alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlü olduğu; sorumluluğun dayanağının üstlenilen taahhüdün ihlali olduğu belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Noterde düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasında davacı, ifa imkânsızlığı (elbirliği mülkiyeti) nedeniyle tescil talebinden feragat edip taşınmazın rayiç değerinin tahsilini istemiş; ilk derece mahkemesi davalının yalnızca annesinden intikal eden hisseyi sözleşmeye konu ettiğini kabul ederek davayı kısmen kabul, kısmen reddetmiştir. Adana BAM, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulmamış, tarafların istinaf başvurusunu HMK 353/1-b-1 uyarınca esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2018/681 K. 2019/208 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Teknik şartnameye uygun üretim için iyileştirme çalışmalarına katılan alt yüklenicinin kusurunun bulunduğunun kabulü gerektiği; ayıplı imalat nedeniyle ödediğini geri isteyen iş sahibinin sözleşmeden dönmüş sayılarak yalnızca menfi zararını isteyebileceği belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, alt yükleniciye sözlü olarak verilen değirmen fan traversi imalatının ayıplı çıkması nedeniyle ödenen bedel ve masrafların tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiştir. Daire, yazılı sözleşme bulunmasa da alt yüklenicinin işi aldığını kabul ettiğini, iyileştirme sürecine katılmakla teknik şartname koşullarını benimsediğini ve kusurun kendisinde olduğunu, iş sahibinin sözleşmeden dönmüş sayılarak yalnız menfi zararını isteyebileceğini belirtmiş; takip kalemlerinin ve fatura tarihlerinin açıklattırılıp ek rapor alınması gerektiği gerekçesiyle alt yüklenicinin istinaf başvurusunu kabul ederek kararı kaldırmış ve dosyayı yerel mahkemeye göndermiştir.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2018/295 K. 2018/311 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Kat karşılığı inşaatta, idare mahkemesi kararı üzerine yapının mühürlenmesiyle yüklenicinin çalışamadığı sürenin kusurundan kaynaklanmadığı belirtilerek bu sürenin teslim süresine eklenmesi zorunlu görülmüş, gecikme sekiz ayla sınırlı kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Kat karşılığı inşaat sözleşmesinde arsa sahibi, yüklenicinin binayı süresinde ve eksiksiz teslim etmediğini ileri sürerek eksik iş bedeli ile kira kaybı istemiştir. İlk derece mahkemesi, idari mühürleme süresini teslim süresine ekleyerek sekiz aylık gecikme kabul etmiş ve davayı kısmen kabul etmiştir. Daire, mühürleme süresinin yüklenicinin kusurundan kaynaklanmadığı için teslim süresine eklenmesini zorunlu görmekle birlikte; delil tespiti dosyasındaki rapor ile yargılamada alınan rapor arasındaki eksik ve ayıplı imalat bedeline ilişkin çelişki giderilmeden ve ortak yerler yönünden arsa payı gözetilmeden hüküm kurulmasını usule aykırı bularak kararı kaldırmıştır.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!