TBK Madde 115 Borçlunun sorumluluğu: Sorumsuzluk anlaşması

Özet 3 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 115, borçlunun ağır kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan sorumsuzluk anlaşmasını kesin olarak hükümsüz sayar; ayrıca borçlunun alacaklı ile hizmet sözleşmesinden kaynaklanan herhangi bir borç sebebiyle sorumsuzluğuna ilişkin önceden yaptığı her türlü anlaşma ile, kanun veya yetkili makam izniyle yürütülebilen uzmanlık gerektiren bir hizmet, meslek ya da sanatta borçlunun hafif kusurundan sorumsuzluğuna ilişkin önceden yapılan anlaşma da kesin olarak hükümsüzdür.

Resmi Metin

Sorumsuzluk anlaşması

Madde 115- (1) Borçlunun ağır kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşma kesin olarak hükümsüzdür.

(2) Borçlunun alacaklı ile hizmet sözleşmesinden kaynaklanan herhangi bir borç sebebiyle sorumlu olmayacağına ilişkin olarak önceden yaptığı her türlü anlaşma kesin olarak hükümsüzdür.

(3) Uzmanlığı gerektiren bir hizmet, meslek veya sanat, ancak kanun ya da yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütülebiliyorsa, borçlunun hafif kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşma kesin olarak hükümsüzdür.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

TBK m.115, sorumsuzluk anlaşmalarının sınırını çizer ve uygulamada en sık yanlış kurgulanan hükümlerden biridir. Temel kural: tarafların hafif kusur için önceden sorumsuzluk kararlaştırması kural olarak geçerlidir; ancak ağır kusurdan (ve evleviyetle kasıttan) sorumlu olunmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşma kesin hükümsüzdür. Müvekkilinize sözleşme hazırlarken karşı tarafın dayattığı geniş “her türlü sorumluluğu kabul etmiyoruz” klozunu ağır kusur yönünden hiç ciddiye almayın; mahkeme bunu re’sen geçersiz sayar ve ispatına gerek kalmaz.

İki istisnayı atlamak klasik hatadır: hizmet sözleşmesinden doğan borçlarda ve kanun ya da yetkili makam izniyle yürütülen uzmanlık gerektiren bir hizmet, meslek veya sanatta, hafif kusur sorumsuzluğu dahi kesin hükümsüzdür. Yani işçi sözleşmesindeki feragat klozları ile doktor, mali müşavir, mimar gibi izne bağlı meslek erbabının “hafif kusurdan sorumlu değilim” şartı geçersizdir. Dava dilekçesinde, somut işin izne tabi uzmanlık niteliğini delillendirin; bu nitelik ispatlanınca klozun geçersizliği zaten TBK m.115 gereği kendiliğinden doğar.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 115. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 99. maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 114. maddesinde, sorumsuzluk anlaşması düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 99. maddesinin kenar başlığında kullanılan “2. Mesuliyetten beraet şartı” şeklindeki ibare, Tasarıda “2. Sorumsuzluk anlaşması” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 99. maddesi iki fıkradan oluştuğu halde, üç ayrı konunun düzenlendiği göz önünde tutularak, madde, Tasarıda üç fıkra halinde kaleme alınmıştır.

818 sayılı Borçlar Kanununun 99. maddesinin birinci fıkrasında “hile veya ağır kusur” ibaresi kullanılmışsa da, ağır kusurun, kastı ve ağır ihmali kapsadığı göz önünde tutularak, Tasarıda “hile” ibaresinin de kullanılması gereksiz görülmüş ve madde metnine alınmamıştır. Aynı fıkrada kullanılan “batıldır.” sözcüğü, Tasarının 114. maddesinin birinci fıkrasında, yine Tasarının 27. maddesinin gerekçesinde açıklandığı gibi, “kesin olarak hükümsüzdür.” sözcükleriyle ifade edilmiştir.

Maddenin ikinci fıkrasında kullanılan “hafif kusur” şeklindeki ibare, “hafif ihmal”i ifade etmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 99. maddesinin ikinci fıkrasında kullanılan “hükümet tarafından imtiyaz suretiyle verilen bir sanatın icrasından tevellüt ediyorsa” şeklindeki ibare, Tasarının 114. maddesinin üçüncü fıkrasında “Uzmanlığı gerektiren bir hizmet, meslek veya san’at, ancak kanun ya da yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütülebiliyorsa” şeklinde değiştirilmiştir. Böylece, fıkra hükmünün, kanun ya da yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütülebilen her türlü faaliyet için değil, sadece uzmanlığı gerektiren hizmet, meslek veya san’atlar için uygulanması amaçlanmıştır.

818 sayılı Borçlar Kanununun 99. maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenlemeden farklı olarak, kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütülen hizmetlerde hafif kusurdan sorumlu olunamayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşma, bu tür hizmetleri yürütenlerin hafif kusurlarının varlığı halinde de olsa, sorumsuzluk kaydına yer vermelerinin uygun görülmemesi nedeniyle, hakime takdir yetkisi verilmeksizin, kesin hükümsüzlük yaptırımına bağlanmıştır.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.115 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay HGK E. 2017/2850 K. 2019/154 Bozma

Ancak kanun ya da yetkili makamların izniyle yürütülebilen, uzmanlık gerektiren bir hizmet, meslek veya sanatı yürüten borçlunun hafif kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşma kesin olarak hükümsüzdür; bu nitelikteki borçlu (ör. banka) en hafif kusurundan dahi sorumludur.

Detaylı özeti gör

Davacı, minibüste 14.03.2005'te çalınan kredi kartıyla saat 14.39'da 4.000-TL'lik alışveriş yapıldığını, çalıntıyı 14.43'te davalı bankaya bildirdiğini ileri sürerek bankadan ve işyeri davalıları ... ile Murat Doğan'dan maddi ve manevi tazminat istemiştir. Yerel mahkeme banka yönünden davayı reddetmiş, diğer davalılar yönünden davacıya kusur atfederek indirimle 1.645,30-TL'ye hükmetmiş; direnme üzerine dosya Hukuk Genel Kurulu'na gelmiştir. Kurul, uzmanlık ve izne tabi hizmet yürüten bankanın sözleşmedeki sorumsuzluk kaydına dayanarak (mülga 818 sayılı BK m.99, güncel TBK m.115) sorumluluktan kurtulamayacağını, yalnız imzayla yüksek tutarlı işleme izin veren güvenlik sisteminin yeterliliğinin bilirkişiyle araştırılması gerektiğini belirtmiş; davacıya atfedilebilecek kusur bulunmadığından direnme kararı 14.02.2019'da oy birliğiyle davacı yararına bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.115 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2020/749 K. 2022/1089 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Güven kurumu niteliğindeki bankanın TBK m.115 uyarınca hafif kusurundan dahi sorumlu olduğu; internet bankacılığı sistemini kuran bankanın, mudinin kastını veya suç sayılır eylemini kanıtlayamadığı sürece emanet edilen mevduattan sorumlu olduğu ve kusur ispatının bankaya ait olduğu belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Dava, şirketin banka nezdindeki hesabından internet bankacılığı yoluyla bilgisi ve rızası dışında üçüncü kişiye aktarılan paranın tazmini istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, bankanın güven kurumu olarak mevduatı koruma yükümlülüğü bulunduğunu ve müşteriye atfedilebilecek kusurun ispatlanamadığını belirterek davayı kabul etmiştir. Daire, işlemlerin dava dışı bir kişiye ait hat üzerinden ve farklı noktalardan yapıldığını, müşterinin kayıtlı telefonuna işlemlere onay verip vermediği sorulmadığını, bankanın işlem güvenliği için gerekli önlemleri almadığını ve şifrelerin üçüncü kişilerle paylaşıldığı savunmasının ispatlanamadığını belirterek bankanın istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!