TBK Madde 113 Borcun ifa edilmemesi: Yapma ve yapmama borçlarında

Özet 3 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 113, yapma borcu borçlu tarafından ifa edilmezse alacaklının, masrafı borçluya ait olmak üzere edimin kendisi ya da bir başkası tarafından yerine getirilmesine izin verilmesini isteyebileceğini ve her türlü giderim isteme hakkının saklı olduğunu düzenler; yapmama borcuna aykırı davranan borçlu bu davranışının doğurduğu zararı gidermekle yükümlüdür, alacaklı ayrıca borca aykırı durumun ortadan kaldırılmasını veya masrafı borçluya ait olmak üzere buna kendisinin yetkili kılınmasını isteyebilir.

Resmi Metin

Yapma ve yapmama borçlarında

Madde 113- (1) Yapma borcu, borçlu tarafından ifa edilmediği takdirde alacaklı, masrafı borçluya ait olmak üzere edimin kendisi veya başkası tarafından ifasına izin verilmesini isteyebilir; her türlü giderim isteme hakkı saklıdır.

(2) Yapmama borcuna aykırı davranan borçlu, bu aykırı davranışının doğurduğu zararı gidermekle yükümlüdür.

(3) Alacaklı, ayrıca borca aykırı durumun ortadan kaldırılmasını veya bu konuda masrafı borçluya ait olmak üzere kendisinin yetkili kılınmasını isteyebilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

TBK m.113, yapma ve yapmama borçlarının ihlalinde alacaklıya özel imkanlar tanır. Pratikte en sık hata yol seçimindedir. İkame edilebilir (üçüncü kişinin de görebileceği) bir yapma borcu ifa edilmezse, masrafı borçluya ait olmak üzere edimin başkası tarafından ifasına izin (nama ifa) verilmesini hâkimden istersiniz; ilamlı icrada İİK’nın 30. maddesindeki yol da açıktır, her türlü giderim talebiniz saklı kalır. Buna karşılık edim kişiye sıkı bağlıysa (yalnız borçlunun görebileceği nitelikteyse) nama ifa fiilen mümkün olmaz; bu durumda yol, zorla aynen ifa değil, tazminattır. Dilekçede talebi “nama ifaya izin + masrafın borçluya yüklenmesi + tazminat” şeklinde net kurmanız, infaz aşamasında tıkanmayı önler.

Yapmama borcunda ise aykırı davranan borçlu, bu davranıştan doğan zararı gidermekle yükümlüdür; ayrıca aykırı durumun ortadan kaldırılmasını veya masrafı borçluya ait olmak üzere bunu kendinizin yapmaya yetkili kılınmanızı isteyebilirsiniz. İspat yükü alacaklıdadır: aykırılığı, zararı ve nedensellik bağını belgelemeden talep zayıf kalır. Tedbir talebini ihmal etmeyin; aksi halde devam eden ihlal zararı büyütür ve faiz işletilecek alacak da artar. Talepleri terditli kurmak taraf riskini düşürür.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 113. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 97. maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 112. maddesinde, yapma ve yapmama borcunun ifa edilmemesinin sonuçları düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 97. maddesinin kenar başlığında kullanılan “2. Bir şeyin yapılması veya yapılmaması borçları” şeklindeki ibare, Tasarıda “2. Yapma ve yapmama borçlarında” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 97. maddesinin birinci fıkrasında kullanılan “borcun kendisi tarafından ifasına izin verilmesini talep edebilir.” şeklindeki ibare, öğreti ve uygulamada benimsenen görüşe uygun olarak, Tasarıda “edimin kendisi veya başkası tarafından ifasına izin verilmesini isteyebilir.” şeklinde düzeltilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 97. maddesinin son fıkrasının birinci cümlesinde kullanılan “taahhüde muhalif olarak yapılan şeyin ref’ini” şeklindeki ibare, Tasarıda “borca aykırı durumun ortadan kaldırılmasını” şeklinde; 818 sayılı Borçlar Kanununun aynı fıkrasının son cümlesinde kullanılan “kendisi tarafından ref’e izin verilmesini de isteyebilir.” şeklindeki ibare ise, Tasarıda “kendisinin yetkili kılınmasını isteyebilir.” şekline dönüştürülmüştür.

Maddenin son fıkrası, ilk iki fıkradaki durumlarda uygulanabilecek bir hüküm içermektedir.

Metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.113 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3.HD E. 2024/1917 K. 2025/1296 Bozma

Yükleniciden ticari veya mesleki olmayan amaçla bağımsız bölüm satın alan tüketici, kendi sözleşmesinin muhatabı olan yükleniciye karşı Türk Borçlar Kanunu'nun 113. maddesi uyarınca yapma borcunun nama ifasını talep etme hususunda aktif dava ehliyetine sahiptir.

Detaylı özeti gör

Davalı yüklenicilerin inşa ettiği binadan daire satın alan davacı tüketiciler, binada birçok eksiklik bulunduğunu ve yüklenicilerin mesken ruhsatı almadığını ileri sürerek, masrafları davalılara ait olmak üzere ruhsatın onların nam ve hesabına alınması için kendilerine yetki verilmesini ve toplanan paraların iadesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, nama ifaya izin isteme hakkının arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafı olan arsa sahiplerine ait olduğu, davacıların bu sözleşmenin tarafı olmadığı gerekçesiyle davayı aktif husumet yokluğundan reddetmiş; bölge adliye mahkemesi de istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay ise tüketicilerin kendi sözleşmelerinin muhatabı olan yükleniciden talepte bulunabileceğini kabul ederek bölge adliye mahkemesi kararını ortadan kaldırmış ve ilk derece mahkemesi kararını bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.113 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2023/598 K. 2023/632 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Kat karşılığı inşaat sözleşmesindeki eksik iş uyuşmazlığında, istinabe yoluyla alınan bilirkişi raporunda nama ifanın TBK m.113'te düzenlendiği ve arsa sahibinin bu hakkının bulunduğu belirtilmiş; arsa sahibi nama ifadan vazgeçip tazminat istediğinden daire bedeli arsa payı oranında hesaplamıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Arsa sahibi ile üç yüklenici arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesinden doğan asıl dava ve iki birleşen dava birlikte görülmüştür. Arsa sahibi eksik işler nedeniyle önce nama ifa, sonra tazminat istemiş; yükleniciler fazla imalat bedeli ile tapu iptali ve tescil talep etmiştir. İlk derece mahkemesi depo edilen 129.587,81 TL'nin arsa sahibine ödenmesine ve iki bağımsız bölümün 1/2 payının tesciline karar vermiş, tüm taraflar istinafa başvurmuştur. Daire, nama ifadan vazgeçilip tazminat istendiğine göre bedelin tamamının değil, arsa sahibinin 224/713 arsa payı oranında hesaplanan 40.712,05 TL'nin yüklenicilerden müteselsilen tahsili gerektiğini, tescilin de yüklenicilerin iç paylaşımına göre 1/4 pay üzerinden yapılması gerektiğini belirterek kararı kaldırmış ve yeniden hüküm kurmuştur.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2019/431 K. 2020/115 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Araca LPG takılması ve motor onarımından doğan eser sözleşmesi uyuşmazlığında daire, gerekçesinde TBK m.470, 471, 474, 112 ve 113 hükümlerini anmış; motorun yanmasında davalılara kusur izafe edilip edilemeyeceği için uzman bilirkişi raporu gerektiğinden kararı kaldırmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Davacı, ağır hasarlı olarak satın aldığı aracı davalılardan birinin tamirhanesinde onartıp diğer davalıya LPG sistemi taktırdığını, kısa süre sonra motorun yandığını ileri sürerek ödediği motor tamir ve yenileme bedelleri ile kaybolduğunu iddia ettiği lastiğin bedelini istemiştir. İlk derece mahkemesi davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire, mahkemece araç üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmadığını, davacının kendi talebiyle alınan üniversite raporunda kırılan biyel kolu incelenemediğinden arıza nedeninin belirlenemediğini; tüm dosya kapsamı incelenerek motorun yanma nedeni ve davalılara kusur izafe edilip edilemeyeceği konusunda uzman heyetten rapor alınması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunu kabul edip kararı kaldırmıştır.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2018/295 K. 2018/311 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Arsa sahibinin nama ifaya izin ve eksik iş bedeli istemli eser sözleşmesi davasında daire, uygulanacak hükümler arasında yapma borcunu düzenleyen TBK m.113'ün metnine yer vermiş; tespit raporu ile keşif raporu arasındaki çelişki giderilmediğinden ilk derece kararını kaldırmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Kat karşılığı inşaat sözleşmesinde arsa sahibi, yüklenicinin binayı süresinde ve eksiksiz teslim etmediğini ileri sürerek eksik iş bedeli ile kira kaybı istemiştir. İlk derece mahkemesi, idari mühürleme süresini teslim süresine ekleyerek sekiz aylık gecikme kabul etmiş ve davayı kısmen kabul etmiştir. Daire, mühürleme süresinin yüklenicinin kusurundan kaynaklanmadığı için teslim süresine eklenmesini zorunlu görmekle birlikte; delil tespiti dosyasındaki rapor ile yargılamada alınan rapor arasındaki eksik ve ayıplı imalat bedeline ilişkin çelişki giderilmeden ve ortak yerler yönünden arsa payı gözetilmeden hüküm kurulmasını usule aykırı bularak kararı kaldırmıştır.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!