TBK Madde 106 Alacaklının temerrüdü: Koşulları

Özet 2 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 106, yapma veya verme edimi gereği gibi kendisine önerilen alacaklı, haklı bir sebep olmaksızın ifayı kabulden ya da borçlunun borcunu ifa edebilmesi için kendisine düşen hazırlık fiillerini yapmaktan kaçınırsa alacaklı temerrüdüne düşer; alacaklının müteselsil borçlulardan birine karşı temerrüdü, diğerlerine karşı da temerrüt sayılır.

Resmi Metin

Koşulları

Madde 106- (1) Yapma veya verme edimi gereği gibi kendisine önerilen alacaklı, haklı bir sebep olmaksızın onu kabulden veya borçlunun borcunu ifa edebilmesi için kendisi tarafından yapılması gereken hazırlık fiillerini yapmaktan kaçınırsa, temerrüde düşmüş olur.

(2) Alacaklı, müteselsil borçlulardan birine karşı temerrüde düşerse, diğerlerine karşı da temerrüde düşmüş olur.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

TBK m.106 alacaklı temerrüdünü düzenler ve uygulamada en sık karıştırılan kurumdur. Dikkat: bu madde, borçlu temerrüdü (TBK m.117) ile aynı şey değildir. Alacaklı temerrüdü kusura bağlı değildir; borçlunun ediminin gereği gibi önerilmesi ve alacaklının haklı bir sebep olmaksızın kabulden ya da kendisine düşen hazırlık fiillerinden kaçınması yeterlidir. En kritik avukat hatası, alacaklı temerrüdünü gecikme tazminatı veya temerrüt faizi gibi borçlu temerrüdü sonuçlarıyla istemektir; bunlar burada doğmaz.

İspat yükü, edimi gereği gibi sunduğunu ileri süren borçludadır. Bu nedenle teklif, ihtar ve sunum eylemini noter ihtarı, banka dekontu veya tutanakla mutlaka belgeleyin. Alacaklının kabulden kaçındığı an, müvekkilin sorumluluğu hafifler ve tevdi, satma veya dönme imkânları (TBK m.107-110) açılır. Müteselsil borçlulardan birine karşı temerrüt, diğerlerine de sirayet eder. Talep dilekçenizi tazminat üzerine değil, tevdi mahallinin tayini ve borçtan kurtulma üzerine kurun.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 106. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 90. maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 105. maddesinde, alacaklının temerrüdünün koşulları düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 90. maddesinin kenar başlığında kullanılan “E. Alacaklının Temerrüdünün / I. Şartları” şeklindeki ibare, Tasarıda “E. Alacaklının temerrüdü / I. Koşulları” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 90. maddesinde kullanılan “Yapılacak veya verilecek şey” şeklindeki ibare, Tasarıda “Yapma veya verme edimi” şeklinde; “tekaddümen kendi tarafından yapılması lazım gelen muameleleri icradan imtina eder ise, mütemerrit addolunur.” şeklindeki ibare ise, Tasarıda “kendisi tarafından yapılması gereken hazırlık fiillerini yapmaktan kaçınırsa, temerrüde düşmüş olur.” şeklinde değiştirilmiştir.

Maddenin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanununda yer verilmeyen, yeni bir hükümdür. Fıkraya göre, alacaklının müteselsil borçlulardan birine karşı temerrüde düşmesi, diğerlerine karşı da temerrüde düşmüş olması sonucunu doğurur. Böylece, müteselsil borçlulardan birinin usulüne uygun bir ifa önerisi, haklı bir sebep olmaksızın alacaklı tarafından reddedilirse, diğer müteselsil borçluların da aynı edimi alacaklıya yeniden ifa önerisinde bulunmaktan kurtarılmaları amaçlanmıştır.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.106 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 15. Hukuk Dairesi E. 2024/137 K. 2024/207 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Taraflar arasında kira ilişkisi bulunduğu ve kiracı tarafından gönderilen kira bedelinin kiralayan tarafından teslim alınmayıp iade edildiği saptanarak, alacaklı temerrüdü olgusunun gerçekleştiği sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Kira bedelini artırarak ödemek isteyen kiracının, kiralayanın ödemeyi kabul etmemesi üzerine açtığı tevdi mahalli tayini istemidir. İlk derece mahkemesi istemi kabul ederek banka nezdinde kiralayan adına açılacak hesabı tevdi yeri olarak belirlemiştir. Kiralayan, taşınmazın maliki olmadığı için kira sözleşmesinin geçersiz olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur. Daire, taraflar arasında kira ilişkisi bulunduğunu ve gönderilen bedelin iade edilmesiyle alacaklı temerrüdünün gerçekleştiğini, tevdi mahalli kararının işin esası incelenmeksizin verilen geçici bir hukuki koruma niteliğinde olduğunu belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2018/1723 K. 2019/17 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Sigortacıdan aldığı bedeli asıl alacaklıya değil, borçlu olduğunu ileri sürdüğü şirkete ödeyen tarafın alacaklıyı temerrüde düşürmediği; alacaklı temerrüdünün yasal koşulları oluşmadığından tevdi mahalli tayini istenemeyeceği sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Sigorta şirketinden gemi hasarı için ödeme alan şirket, bu bedeli asıl alacaklı gemi donatanına değil, borçlu olduğunu ileri sürdüğü başka bir şirkete yatırmış; ödemenin kabul edilmemesi üzerine tevdi mahalli tayini istemiştir. Sulh hukuk mahkemesi talebi reddetmiştir. Daire, tevdi mahalli tayini isteyebilmenin ön koşulunun alacaklının temerrüde düşmüş olması olduğunu, ödemenin gerçek alacaklıya önerilmediği bu olayda alacaklı temerrüdünün yasal koşullarının gerçekleşmediğini belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!