T.C.
ADANA
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
:
ADANA 9. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TALEP EDEN:
K1
-N1
VEKİLİ:
Av. K2
KARŞI TARAF:
K3
-N2
VEKİLİ:
Av. K4
DAVANIN KONUSU
:
Tevdi Mahalinin Belirlenmesi
İstinaf Yoluna Başvuran :
Karşı Taraf
:
K3 -N2
VEKİLİ
:
Av. K4
TALEP KONUSU :
Mahkeme Kararının Kaldırılması
İSTİNAF KARAR TARİHİ :
14/02/2024
KARAR YAZIM TARİHİ :
14/02/2024
Adana 9. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 19/10/2023 tarih ve 2023/27 D.İş Esas 2023/29sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle karşı taraf vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan esas incelemesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE :
Karşı taraf K3 ile arasında A1 adresinde bulunan taşınmaz ile ilgili 01/08/2020 tarihi itibariyle kira sözleşmesi yapıldığını, sözleşme gereğince kira bedelini elden ödeme yaptığını, son olarak 01/08/2022 tarihli 12.000,00 TL bedelli kira sözleşmesi düzenlendiğini, 01/08/2023 tarihinden itibaren başlayacak kira dönemi için %400’lere varan fahiş artış yapıldığını, aksi takdirde kiralananı boşlatmasının istendiğini, bu talebi kabul etmediğini %25 oranında kira bedelini arttırarak ödeme yapmak istese de karşı taraf K3’nın bunu reddettiğini, iban bilgilerini vermediğini, karşı tarafın daha önce damadı olan K5’e ödenen kira bedelini ödenmemiş gibi Adana 1. Genel İcra Dairesine icra takibi başlattığını, Adana Adliye Sarayı PTT Merkezinden karşı tarafın icra dosyasında bildirmiş olduğu adresine konutunda ödenmek üzere 01/08/202-31/07/2024 dönemine ait kira bedeli %25 artış oranı ve muhtemel faiz ile birlikte 15.150,00 TL olarak gönderildiğini, karşı tarafın kötü niyetli davranarak bu ödemeyi teslim almadığını, ödemenin iade olduğunu, alacaklının temerrüde düştüğünü beyan ederek tevdi mahalli tayinini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI : ”
İstemin KABULÜ ile; kiralayanı K3 kiracısı K1 olan, 1 yıl süreli, 01/08/2020 başlangıç tarihli kira sözleşmesine konu 15.150,00-TL paraya ilişkin olarak F1 Bankası T.A.O. Adana Adliyesi Bağlı Şubesinde karşı taraf K3, adına açılacak hesabın TEVDİ YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,
” şeklinde kararverildiği anlaşılmıştır.
KARŞI TARAF VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Kira sözleşmesine konu olan taşınmazın davalıya ait olmadığını, mülk sahibi ile akdedilmeyen kira sözleşmesinin de hukuka aykırı olduğunu ve mülkiyet hakkının da ihlal edildiğini, tapu kayıtları incelendiğinde talebe konu olan taşınmazın 24.10.2010 tarihi ile 07.06.2021 tarihleri arasında K6 adına kayıtlı olduğunu, talebe konu olan kira sözleşmesi incelendiğinde 01.08.2020 tarihinde mülk sahibi olmayan K3 ile akdedildiğini, kanundan doğan mülkiyet hakkının kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğunu, tasarruf yetkisinin mülk sahibine ait olduğunu, mülkiyet hakkının üçüncü kişiler tarafından serbestçe kullanılamayan, eğer kullanılırsa mülkiyet hakkının gasp edilmesi niteliği taşıdığından bu tasarrufların mutlak butlan ile batıl olduğunu ve kesin olarak hükümsüz olduğunu, talebe konu olan kira sözleşmesinin de kesin olarak hükümsüz olduğunu, yasalara aykırı olduğunu, mülkiyet hakkının ihlal edilmesine dayalı bir kira sözleşmesi ve tevdii mahalli tayininin kesin olarak geçersiz ve hükümsüz olduğunu, kanuna aykırılığın mahkeme tarafından dikkate alınmayarak talebin kabul kararının usul ve yasalara aykırı olduğunu, talep eden K1’in gerçek mülk sahiplerinin rızası dışında taşınmazı işgal ettiğini, kanunen geçersiz bir kira sözleşmesine istinaden taşınmazda aylık 1.000,00 TL gibi değerinin çok çok altında bir bedele oturmak istediğini, gerçek mülk sahipleri tarafından taşınmazdan tahliyesi talep edilmiş olduğunu, Adana Genel İcra Müd. 2023/117511 E. Sayılı dosyası ile Örnek 13 ve tahliye takibi yapıldığını, bu ödeme emrine itiraz edilmiş olup, itirazın kaldırılması ve tahliye davası açıldığını, talep edenin haksız ve kötü niyetle işgal ettiği taşınmaza ait geçersiz ve yetkisiz kişilerce akdedilen kira sözleşmesine ait tevdii mahalli tayini kabul kararının kaldırılarak mülkiyet hakkının daha fazla ihlal edilmemesi adına talebin reddine karar verilmesi gerektiğini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini belirtmiş olup, usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf Dilekçesine Cevap Veren Davacı Vekili Dilekçesinde Özetle;
Karşı tarafın yapmış olduğu istinaf talebinin reddi ile yerel mahkeme tarafından verilen kararın onanmasına, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
Yazılı beyanlar ve tüm dosya kapsamı.
DEĞERLENDİRME-GEREKÇE:
Dava, kira sözleşmesinden kaynaklanan kira borcu nedeniyle, borçlu kiracının tevdi mahalli tayini istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen de kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmış olup,
Davacı 01/08/2023 tarihinden itibaren başlayacak kira dönemi için 15.150, TL ‘yi davalıya PTT aracılığı ile gönderdiğini kiralayan tarafından bedelin iade edilmesi nedeniyle tevdi mahalli yeri tayini talep edilmiş; ilk derece mahkemesince talebin kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı taraf istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
6098 Sayılı TBK’nun 106. maddesinde “Yapma veya verme edimi gereği gibi kendisine önerilen alacaklı haklı bir sebep olmaksızın onu kabulden veya borçlunun borcunu ifa edebilmesi için kendisi tarafından yapılması gereken hazırlık fiillerini yapmaktan kaçınırsa, temerrüde düşmüş olur.” hükmü düzenlenmiştir.
TBK’nın 107. maddesinde tevdi hakkı düzenlenmiştir. Bu maddede “alacaklının temerrüde düşmesi durumunda borçlu, hasar ve giderleri alacaklıya ait olmak üzere, teslim edeceği şeyi tevdi ederek borcundan kurtulabilir. Tevdi yerini ifa yerindeki hakim belirler” düzenlemesi bulunmaktadır. Tevdi mahalli tayinini istemek, temerrüde düşen alacaklıya karşı borçluyu koruyan ve onu borcundan kurtulmasını sağlayan bir haktır. Borçlunun hakimden tediye mahalli tayini isteyebilmesinin ön koşulu alacaklının temerrüde düşmüş bulunmasıdır. Temerrüt şartları oluşmadığı takdirde borçlunun, TBK’nun 107. maddesine istinaden hakimden tediye mahalli tayinini talep hakkı yoktur.
Yine aynı kanunun 187.maddesinde ise; “Kime ait olduğu çekişmeli bulunan bir alacağın borçlusu, ifadan kaçınabilir ve alacağın konusunu hâkim tarafından belirlenen yere tevdi etmekle borçtan kurtulur. Dava konusu olan çekişme mahkemece henüz sonuca bağlanmamış ve borç da muaccel ise, taraflardan her biri borçluyu, edimi tevdi etmeye zorlayabilir.” hükmüne yer verilmiştir.
Tevdi Mahalli Tayini, özünde tedbir mahiyetinde bir işlem olup ifa yeri mahkemesince işin özü incelenmeksizin, bir hakkın doğumu veya bir hakkın ortadan kalkması sonucunu doğurmayan, geçici bir hukuki koruma kararı verilecektir. Tevdi mahalli tayini kararı verilmiş olması ilgililer arasındaki uyuşmazlığın ilgili mahkemesinde görülmesine engel değildir. Tevdi mahali tayini talep edilen mahkeme, tevdi mahalli şartlarının bulunup bulunmadığını araştıracak, ancak çekişme konusu alacak hakkında bir karar vermeyecektir.
Somut olaydataraflar arasında kira ilişkisi bulunduğu ve davacı tarafından yapılan ödemenin iade edilmiş olduğu, buna göre temerrüt olgusunun var olduğu ve tevdi mahalli kararının, işin özü incelenmeksizin, bir hakkın doğumu veya bir hakkın ortadan kalkması sonucunu doğurmayan, geçici bir hukuki koruma kararı olduğu göz önüne alındığında ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olup, istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İstinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf ile ilgili yapılan masrafların istinaf talebinde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın tebliği, harç vb. işlemlerin, 6100 Sayılı HMK’nın 359/3 md. uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK’nın 362/1-f ve 394/5 maddeleri gereğince KESİN olarak oybirliği ile karar verildi.14/02/2024
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe