TBK Madde 107 Alacaklının temerrüdü: a. Tevdi hakkı

Özet 2 fıkra · ~1 dk okuma

TBK 107, alacaklı temerrüde düştüğünde borçlu, hasar ve giderleri alacaklıya ait olmak üzere teslim edeceği şeyi tevdi ederek borcundan kurtulabilir; tevdi yerini ifa yerindeki hâkim belirler, ancak ticari mallar hâkim kararı olmadan da bir ardiyeye tevdi edilebilir.

Resmi Metin

a. Tevdi hakkı

Madde 107- (1) Alacaklının temerrüde düşmesi durumunda borçlu, hasar ve giderleri alacaklıya ait olmak üzere, teslim edeceği şeyi tevdi ederek borcundan kurtulabilir.

(2) Tevdi yerini, ifa yerindeki hâkim belirler. Bununla birlikte ticari mallar, hâkim kararı olmadan da bir ardiyeye tevdi edilebilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

TBK m.107, alacaklı temerrüde düştüğünde borçluya nefes aldıran bir tahliye yolu sunar: borçlu, teslim edeceği şeyi tevdi ederek borcundan kurtulur ve bu andan itibaren hasar ve giderler alacaklıya geçer. Avukat olarak ilk işiniz alacaklı temerrüdünü belgelemektir; teslimi usulüne uygun önerdiğinizi (noter ihtarı, e-tebligat, teslim tutanağı) ispatlayamazsanız tevdiin koruyucu etkisi tartışmalı hale gelir. İspat yükü, fiilî teslim teklifini yapan borçludadır.

Pratikte sık atlanan ayrım şudur: kural olarak tevdi yerini ifa yerindeki hâkim belirler, ancak ticari mallar hâkim kararı olmadan da bir ardiyeye tevdi edilebilir. Müvekkiliniz tacir veya mal ticari nitelikteyse, mahkeme süreci beklemeden ardiyeye tevdi edip temerrüt ve hasar riskini derhâl alacaklıya geçirin; süre kaybı doğrudan müvekkilinizin sırtında risk demektir. Dilekçenizde tevdi tarihini, masraf kalemlerini ve alacaklının teslim almaktan kaçındığı anı net tarihlerle dayanaklandırın.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 107. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 91. maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 106. maddesinde, verme edimlerinde borçlunun tevdi hakkı düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 91. maddesinin kenar başlığında kullanılan “1. Borcun mevzuu bir şey olduğu surette” şeklindeki ibare, Tasarıda “1. Bir şeyin teslimine ilişkin edimlerde” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 91. maddesi tek fıkradan oluştuğu halde, bu maddede iki ayrı konunun düzenlendiği göz önünde tutularak, Tasarının 106. maddesi iki fıkraya bölünerek düzenlenmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 91. maddesinin ikinci cümlesinde kullanılan “tevdi edilecek yeri tediye yerindeki hakim tayin eder.” şeklindeki ibare, yanıltıcı olduğu için Tasarıda “Tevdi yerini ifa yerindeki hakim belirler.” şekline dönüştürülmüştür.

Sistematik yapısı ile metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.107 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 15. Hukuk Dairesi E. 2024/137 K. 2024/207 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Kiracının tevdi mahalli tayini isteminde, talebin ön koşulunun alacaklının temerrüde düşmüş olması olduğu; verilen tevdi yeri kararının ise işin esası incelenmeksizin verilen geçici bir hukuki koruma niteliğinde bulunduğu ve çekişmeyi çözmediği belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Kira bedelini artırarak ödemek isteyen kiracının, kiralayanın ödemeyi kabul etmemesi üzerine açtığı tevdi mahalli tayini istemidir. İlk derece mahkemesi istemi kabul ederek banka nezdinde kiralayan adına açılacak hesabı tevdi yeri olarak belirlemiştir. Kiralayan, taşınmazın maliki olmadığı için kira sözleşmesinin geçersiz olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur. Daire, taraflar arasında kira ilişkisi bulunduğunu ve gönderilen bedelin iade edilmesiyle alacaklı temerrüdünün gerçekleştiğini, tevdi mahalli kararının işin esası incelenmeksizin verilen geçici bir hukuki koruma niteliğinde olduğunu belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2018/1723 K. 2019/17 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Tevdi mahalli tayini istenebilmesinin ön koşulunun alacaklının temerrüde düşmüş olması olduğu; alacaklının ödemeyi kabulden kaçınmasını haklı kılan bir neden bulunmaması arandığından, bu koşul gerçekleşmedikçe hâkimden tevdi yeri belirlenmesinin istenemeyeceği belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Sigorta şirketinden gemi hasarı için ödeme alan şirket, bu bedeli asıl alacaklı gemi donatanına değil, borçlu olduğunu ileri sürdüğü başka bir şirkete yatırmış; ödemenin kabul edilmemesi üzerine tevdi mahalli tayini istemiştir. Sulh hukuk mahkemesi talebi reddetmiştir. Daire, tevdi mahalli tayini isteyebilmenin ön koşulunun alacaklının temerrüde düşmüş olması olduğunu, ödemenin gerçek alacaklıya önerilmediği bu olayda alacaklı temerrüdünün yasal koşullarının gerçekleşmediğini belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!