TBK Madde 108 Alacaklının temerrüdü: b. Satma hakkı

Özet 2 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 108, alacaklının temerrüdünde teslim edilecek şey niteliği ya da işin özelliği gereği tevdie uygun düşmez, bozulabilir veya bakımı, korunması ya da tevdii önemli bir gider gerektirirse, borçlu alacaklıya önceden ihtarda bulunmak koşuluyla hâkimin izniyle onu açık artırmayla sattırıp bedelini tevdi edebilir; şey borsada kayıtlıysa, piyasa fiyatı varsa ya da değeri yapılacak gidere oranla azsa, satışın açık artırmayla yapılması zorunlu olmadığı gibi hâkim önceden ihtar koşulunu aramadan da satışa izin verebilir.

Resmi Metin

b. Satma hakkı

Madde 108- (1) Sözleşmenin konusu olan şeyin niteliği veya işin özelliği tevdi edilmesine uygun düşmez veya teslim edilecek şey bozulabilir ya da bakımı, korunması veya tevdi edilmesi önemli bir gideri gerektirir ise, borçlu, alacaklıya önceden ihtarda bulunması koşuluyla, hâkimin izniyle onu açık artırma yoluyla sattırıp bedelini tevdi edebilir.

(2) Teslim edilecek şey, borsada kayıtlıysa veya piyasa fiyatı varsa ya da yapılacak gidere oranla değeri az ise, satışın açık artırma yoluyla yapılması zorunlu olmadığı gibi, hâkim, önceden ihtarda bulunma koşulunu aramaksızın satışa izin verebilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Alacaklı temerrüde düştüğünde borçlu her zaman TBK m.107 uyarınca tevdi yapamaz. Sözleşme konusu şey tevdiye uygun değilse, bozulabilir nitelikteyse ya da bakımı, korunması veya tevdii önemli bir gider gerektiriyorsa, doğru yol bu maddedeki satma hakkıdır. Sık görülen hata, çürüyen veya değer yitiren malda tevdide ısrar edip zararın büyümesidir. Borçlu, alacaklıya önceden ihtarda bulunmalı, ardından hâkimin izniyle malı açık artırmayla sattırıp bedelini tevdi etmelidir; ihtar ve hâkim izni adımlarını atlamak satışı sakatlar.

İspat yükü borçludadır: ihtarı, hâkim izin talebini ve tevdi tutanağını dosyalayın. Mal borsada kayıtlıysa, piyasa fiyatı varsa ya da değeri yapılacak gidere oranla az ise açık artırma zorunlu değildir; hâkim, önceden ihtar koşulunu da aramadan satışa izin verebilir. Talep dilekçenizde malın bu istisna kapsamında olduğunu somut delille gösterirseniz süreç hızlanır. Aksi halde karşı taraf, usule aykırı satıştan doğan zararı borçluya yükletebilir.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 108. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 92. maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 107. maddesinde, alacaklının temerrüde düşmesi durumunda, tevdi edilmeye elverişli olmayan verme edimlerinde, borçlunun onu nasıl sattırıp bedelini tevdi etmek suretiyle borcundan kurtulabileceği düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 92. maddesinin kenar başlığında kullanılan “b. Satmak hakkı” şeklindeki ibare, Tasarıda “b. Satma hakkı” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 92. maddesi tek fıkradan oluştuğu halde, bu maddede iki ayrı konunun düzenlendiği göz önünde tutularak, Tasarının 107. maddesi iki fıkraya bölünerek düzenlenmiştir.

Sistematik yapısı ile metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.108 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E. 2025/3809 K. 2026/168 Bozma

Alacaklı, usulüne uygun biçimde teklif edilen edimi haklı sebep olmaksızın almaktan kaçınarak temerrüde düştüğünde borçlunun elinde tevdi hakkının yanında hâkimin izniyle satış hakkı da bulunur; kanunun tanıdığı bu yollara başvurmayan borçlu, teslim etmekle yükümlü olduğu şeyin bekleme süresinde uğradığı zarardan doğan sorumluluktan kurtulamaz.

Detaylı özeti gör

Davacı, 2016 model aracını tamir ve bakım için davalıya ait oto tamirhanesine teslim etmiş, iş bittiği hâlde aracı almaya gitmemiştir. Davalı araç için 10.754,00 TL masraf belirlemiş, aracın teslim alınması için WhatsApp mesajıyla çağrıda bulunmuş, ardından aracı dışarı çıkardığını yine mesajla bildirmiş; davacı yaklaşık altı ay boyunca aracı teslim almamıştır. Davacı, belirsiz alacak davasıyla 10.000,00 TL tazminat istemiş, davalı davaya cevap vermemiştir. İlk derece mahkemesi, davalının ihtarname göndermeden aracı dışarıya bırakmasının davacının zararına yol açtığı gerekçesiyle davayı kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Daire, çağrıya rağmen aracı teslim almayan davacının TBK 106 uyarınca alacaklı temerrüdüne düştüğünü, davalının TBK 107 ve 108'deki tevdi ve satış haklarını kullanmadığını, ancak zararın doğmasında davacının ağır kusurlu olduğunu ve TBK 114/2 yollamasıyla TBK 52'nin gözetilmesi gerektiğini belirterek kararı bozmuştur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2017/493 K. 2020/932 Direnme Bozuldu

Alacaklının kabulde temerrüdü hâlinde borçluya tanınan satış yoluyla borçtan kurtulma imkânı, ancak ortada bir borç ilişkisi ile tevdi edilmeye elverişli olmayan ya da korunması önemli gider gerektiren bir borç konusu varsa işler; koşullar gerçekleşse bile satışa borçlu kendi başına karar veremez, satışın koşullarını ve şeklini mahkeme belirler.

Detaylı özeti gör

Davacı şirket, belediyeden aldığı asfalt yapım işi nedeniyle şantiyesine kurması gereken asfalt plentinin imali için davalı yükleniciyle 12.04.2011 tarihinde sözleşme imzalamış, eserin 20.06.2011 tarihinde teslimi kararlaştırılmışken imalat tamamlanmayınca sözleşme feshedilmiştir. Davalının 02.08.2011 tarihli sevk irsaliyeleriyle şantiyeye bıraktığı 7 adet bitüm tankı ile 1 adet kızgın yağ jeneratörü ve bacası, 24.04.2012 ve 17.08.2012 tarihli ihtarnamelere rağmen geri alınmamıştır. Davacı, bu malzemelerin korunması veya saklanmasının değerini aştığını ileri sürerek satışına izin verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, TBK'nın 108. maddesinin uygulanabilmesi için tevdi edilecek bir borç konusu bulunması gerektiğini, davacının tevdi edeceği bir şeyin olmadığını belirterek davayı HMK'nın 114/h ve 115/2. maddeleri uyarınca hukuki yarar yokluğundan usulden reddetmiş; 15. Hukuk Dairesinin keşif yapılarak koşulların araştırılması gerektiği yönündeki bozmasına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, sözleşmenin feshiyle davacının malzemeleri iade borcu altına girdiğini, ihtarlara rağmen teslim almayan davalının temerrüde düştüğünü kabul ederek direnme kararını bozmuştur.

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E. 2015/983 K. 2015/1638 Bozma

Borçlu, teslim edilecek şeyin korunmasının değerini aşan bir gideri gerektirdiğini ileri sürerek satış izni istediğinde, önceden ihtar koşulunu yerine getirmişse istem peşinen reddedilemez; mahallinde keşif yapılarak kanunda öngörülen koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmak ve sonucuna göre karar verilmek gerekir.

Detaylı özeti gör

Davacı iş sahibi, bir belediyenin 30.03.2011 tarihinde ihalesini yaptığı asfalt yapım işini üstlenmiş; ihale gereği şantiyeye kurması gereken asfalt plentinin imal ve teslimi için davalı yükleniciyle 12.04.2011 tarihli sözleşmeyi imzalamıştır. Eserin 20.06.2011 tarihinde teslimi gerekirken teslim gerçekleşmeyince davacı sözleşmeyi feshetmiş, davalının şantiye sahasına bırakıp götürmediği 7 adet bitüm tankı ile 1 adet kızgın yağ jeneratörü ve bacasının korunmasının değerini aştığını ileri sürerek satışına izin verilmesini istemiştir. Davacı fesihten sonra 24.04.2012 ve 17.08.2012 tarihli ihtarlarla malzemelerin alınmasını istemiş, davalı ihtara rağmen almamıştır. Yerel mahkeme, ortada tevdi edilecek bir şey bulunmadığı ve ihtar şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire, davacının davadan önce ihtar koşulunu yerine getirdiğini, mahallinde keşif yapılarak kanundaki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması gerektiğini belirterek kararı davacı yararına bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!