Adana BAM, 9. HD., E. 2018/1723 K. 2019/17 T. 10.1.2019

İlgili TBK maddeleri: TBK Madde 106, TBK Madde 107

T.C.

ADANA
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
Dörtyol Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 28/06/2018 tarih ve 2018/16 Değişik İş Esas-2018/16 Değişik İş Karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosyanın Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi’ne tevzi edildiği, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi’nin 06/11/2018 tarih, 2018/1607 Esas, 2018/1101 Karar sayılı ilamı ile dairenin görevsizliğine karar verilerek dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.

Üye hakimin görüşü değerlendirildi.

TALEP EDENİN İDDİALARININ ÖZETİ :

Talep eden vekili, 11/04/2017 tarihinde Haysar-Deval gemisinde yükleme işlemi yapılırken Forklift’in gemi anbarından çıkarılırken halatın kopması sonucu gemiye zarar vermesi nedeniyle hasar oluştuğunu, dava dışı sigorta şirketi tarafından yapılan bilirkişi incelemesinde 40.000 ABD doları onarım maliyetinin tespit edildiğini, 4.000 ABD Doları muafiyet düşülerek 36.000 ABD Dolarının davacıya ödendiğini, dava dışı gemi firmasının davalı aleyhine icra takibi yaptığını, kendilerine bildirim yapılması üzerine MMK şirketi hesabına gemi hasarı olarak yatırıldığını ancak MMK şirketinin bu ödemeyi kabul etmediğini ileri sürerek bu ödemenin yapılabilmesi için tevdi mahali tayinine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :

Yerel mahkemece verilen karar ile; müteselsil borçlulardan birinin diğerine karşı alacaklıya ödeme yapmaksızın alacak hakkı doğmayacağı, bu çerçevede alacaklının temerrüdüne ilişkin hükümlerin ancak söz konusu borcun devri veya müteselsil borçlulardan birinin alacaklıya borcu ödemesi durumunda rücu hakkı çerçevesinde alacaklı olacağı, talep sahibinin gemi donatanı F1 Denizcilik San. Tic. Ltd. Şti.’ne ödeme teklifinde bulunmaksızın MMK şirketine karşı merci tayini talebinde bulunması uygun görülmemekle, talepte bulunan F2 A.Ş. vekilinin taleplerinin reddine, merci mahali tayini talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

TALEP EDEN VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Talep eden vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; F1 Denizcilik Şirketi tarafından davacıya yöneltilen bir talep bulunmadığını, davacı şirketin hangi sıfatla ödeme yapacağını, davacının müteselsil sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

UYUŞMAZLIK KONUSU :

Tevdi mahalli koşullarının oluşup oluşmadığı uyuşmazlık konusudur.

DELİLLER :

Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri, Dörtyol İcra Müdürlüğü’nün 2018/2140 Esas sayılı dosyası, İhtarname, Cevabi İhtarname, Ödeme Dekontu.

GEREKÇE :

Dava ” 6098 Sayılı TBK’nın 107. maddesine Dayanan Tevdii Mahali Tayini” talebine ilişkindir.

Davacı tarafından, tevdi mahalli tayini talep edilmiş, mahkemece yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmiştir.

Karara karşı talep eden vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
6098 sayılı TBK’nın Tevdi hakkını düzenleyen 107. maddesinde; “Alacaklının temerrüde düşmesi durumunda borçlu, hasar ve giderleri alacaklıya ait olmak üzere, teslim edeceği şeyi tevdi ederek borcundan kurtulabilir.

Tevdi yerini, ifa yerindeki hâkim belirler. Bununla birlikte ticari mallar, hâkim kararı olmadan da bir ardiyeye tevdi edilebilir.” hükmü yer almaktadır.

Buna göre; alacaklının, haklı bir neden olmaksızın, ödemeyi kabulden imtina etmesi halinde borçluya bu sebeple hakimden tevdi mahalli tayini istemek hakkı vermektedir.

Bu madde uyarınca alacaklı temerrüdünün oluşabilmesi için aranan şart, alacaklının bu ödemeyi kabulden kaçınmasını haklı kılan bir neden bulunmamasıdır. Diğer bir ifade ile, borçlunun hakimden tediye mahalli tayini isteyebilmesinin ön koşulu alacaklının temerrüde düşmüş bulunması olgusudur. Alacaklı temerrüdü şartları oluşmadığı takdirde ise borçlunun, TBK’nın 106. maddesinde düzenlenen ve alacaklı temerrüdünün sonuçlarını düzenleyen TBK’nın 107. maddesi hükmü uyarınca hakimden tevdi mahalli tayinin talep hakkı yoktur.

Somut olayda; davacı taraf, sigorta şirketince ilgilisine ödenmek üzere kendisine ödenen bedeli dava dışı alacaklı olan F1 Denizcilik Şirketine ödemediği, aksine borçlu olduğu iddia edilen davalı şirkete ödeme yaptığı, dolayısıyla alacaklının temerrüdü başlıklı 6098 sayılı TBK’nın 106. maddesindeki yasal koşullar oluşmadığından TBK’nın 107. maddesi gereğince tevdi mahalli tayini talep edilmesinin mümkün bulunmadığı, mahkemece yazılı gerekçe ile talebin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından talep eden vekilinin ilk derece mahkemesi kararın ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :

1-
Talep eden vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun
ESASTAN REDDİNE,

2-
492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 44,40.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 35,90.TL harcın mahsubu ile bakiye
8,50.TL istinaf karar harcının talep edenden alınarak
HAZİNEYE İRAD KAYDINA,

3-
İstinaf başvurusu nedeniyle talep eden vekili tarafından yapılan harcamaların kendi üzerinde bırakılmasına,

4-
Kullanılmayan gider avansının HMK.333 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,

5-
İnceleme dosya üzerinden yapıldığından karşı taraf lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

6-
Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
Dair, 6100 Sayılı HMK’nun 382/2-d-3 delaletiyle 387. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 Sayılı HMK’nun 362/ç maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.10/01/2019

  • İlk yayınlanma tarihi: 30 Temmuz 2026
  • Yazar Hakkında: Avukat Saim İncekaş

    Av. Saim İncekaş portre fotoğrafı
    Av. Saim İncekaşAvukat, İncekaş Hukuk
    Adana Barosu Sicil No: 4293 · Seyhan / Adana

    Av. Saim İncekaş, Adana Barosu'na kayıtlı bir avukattır. Kurucusu olduğu İncekaş Hukuk'ta 15 yıldan bu yana danışmanlık ve dava takibi yürütmektedir. Yüksek lisans eğitimine sahip olup başlıca çalışma alanları; aile/boşanma, velayet ve çocuk hakları, ceza yargılaması, ticari uyuşmazlıklar, gayrimenkul–tapu, miras ve iş hukukudur. Adana Barosu, Avrupa Hukukçular Derneği, Türkiye Barolar Birliği ve Adil Yargılanma Hakkına Erişim gibi oluşumlarda aktif görev almış; güncel içtihat ve mevzuatla, anlaşılır ve güvenilir hukuki yönlendirme sunmayı ilke edinmiştir.

    Bize WhatsApp'tan ulaşın!