TBK Madde 231 Ayıptan sorumluluk: Zamanaşımı

Özet 2 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 231, satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, ayıp daha sonra ortaya çıksa bile satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar; alıcının bu iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def'i hakkı sürenin geçmesiyle ortadan kalkmaz ve satıcı satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz.

Resmi Metin

Zamanaşımı

Madde 231- (1) Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def’i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz.

(2) Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu madde ayıba karşı tekeffülde zamanaşımını düzenler; muayene-ihbar külfetiyle (TBK m.223) ve seçimlik haklarla (TBK m.227) karıştırılmamalıdır. Kural, satılanın devrinden başlayan iki yıllık süredir; ayıp sonradan ortaya çıksa bile süre devirle işler, satıcı daha uzun bir süre de üstlenebilir; taşınır/taşınmaz için ayrı süre yoktur. Sık yapılan hata, ihbar süresini kaçırmayan alıcının bu iki yıllık dava süresini geçirmesidir; çünkü muayene-ihbar süresi ile dava zamanaşımı süresi birbirinden bağımsızdır. İki önemli koruma vardır: satıcı ayıplı malı devretmede ağır kusurluysa iki yıllık süreden yararlanamaz; ayrıca süresinde bildirilen ayıpta alıcının def’i hakkı süre geçse de düşmez, yani ödenmemiş bedele karşı ayıp savunması yapılabilir. Zamanaşımı def’i re’sen dikkate alınmaz, tarafça ileri sürülmelidir (TBK m.161). Satım bir tüketici işlemiyse TKHK (6502) öncelikli olup süreler farklıdır.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 231. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 207 nci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 230 uncu maddesinde, satıcının ayıptan sorumluluğu nedeniyle açılacak davaların tabi olduğu zamanaşımının başlangıcı ve süresi düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 207 nci maddesinin kenar başlığında kullanılan “9. Müruru zaman” şeklindeki ibare, Tasarıda “9. Zamanaşımı” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 207 nci maddesinin birinci fıkrasında kullanılan “sakıt olur.” şeklindeki ibare, burada hak düşürücü sürenin söz konusu olmadığı göz önünde tutularak Tasarıda “zamanaşımına uğrar.” şekline dönüştürülmüştür. Aynı fıkrada öngörülen bir yıllık zamanaşımı süresi, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında olduğu gibi, Tasarıda iki yıla çıkarılmıştır.

818 sayılı Borçlar Kanununun 207 nci maddesinin ikinci fıkrası Tasarının aynı maddesinin birinci fıkrasına alınmış ve “bir sene geçmeksizin” şeklindeki ibare de, Tasarının birinci fıkrasında yapılan değişikliğe paralel olarak, “iki yıl içinde” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 207 nci maddesinin son fıkrasında kullanılan “Satıcı alıcıyı iğfal etmiş ise” şeklindeki ibare, Tasarının 230 uncu maddesinin son fıkrasında “satıcı… ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise” şeklinde; 818 sayılı Borçlar Kanununda kullanılan “bu bir senelik müruru zamandan” şeklindeki ibare de, Tasarıda “iki yıllık zamanaşımı süresinden” şekline dönüştürülmüştür. Ağır kusurun, kastı, dolayısıyla aldatmayı ve ağır ihmali de içerdiği göz önünde tutularak, Tasarının 230 uncu maddesinin ikinci fıkrasında “ağır kusurlu” teriminin kullanılmasıyla yetinilmiştir.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.231 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay HGK E. 2021/442 K. 2022/1772

Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu (TBK m.225) ise, TBK m.231 uyarınca iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz; ayıba karşı tekeffülden doğan davada bu sürenin dolduğunu ileri sürerek sorumluluktan kurtulamaz.

Detaylı özeti gör

Davacı alıcı şirket, davalı satıcıdan ticari satım yoluyla aldığı üç makinenin teslimden sonra sürekli arıza yaptığını, yenileriyle değiştirilmelerine rağmen sorunun tekrarlandığını ileri sürerek sözleşmeden dönme, ödediği bedelin iadesi ve maddi tazminat talep etmiş; davalı satıcı ise TBK m.231'deki iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu savunmuştur. Özel Daire, cihazların yenileriyle değiştirildiği tarihlere göre iki yıllık sürenin dolduğunu belirterek kararı bozmuş, bölge adliye mahkemesi direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, davalı satıcının cihazlardaki ayıbı kabul edip sürekli servis hizmeti vermesi ve arızaların çalıştıkça ortaya çıkan türden olması karşısında TBK m.225/1 anlamında ağır kusurlu bulunduğunu, ağır kusurlu satıcının ayıbın kendisine süresinde bildirilmediğini ileri sürerek sorumluluktan kısmen dahi kurtulamayacağını vurgulamıştır. Kurul ayrıca TBK m.231 uyarınca satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu satıcının iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamayacağını, bu nedenle sürenin dolmadığını ve davanın süresinde açıldığını belirterek direnme kararını yerinde görmüştür.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.231 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2022/933 K. 2025/1539 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Ayıplı gıda tesliminde TBK m.231'deki iki yıllık sürenin satılanın alıcıya devrinden işlediği; 2013 tarihli teslim ve 2014'teki delil tespitine rağmen davanın süre dolduktan sonra açıldığı, zamanaşımı def'ini süresinde ileri süren davalı yönünden davanın reddinin yerinde olduğu belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, satın alınan turşuların uygun saklama koşullarına rağmen bozulduğu iddiasıyla açılan ayıplı mal tazminatı istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, süresinde zamanaşımı def'i ileri süren üretici davalı yönünden davayı reddetmiş, diğer davalılar yönünden davayı kısmen kabul etmiştir. Daire, ürünlerin 2013 yılında satın alındığını, bozulma üzerine 2014 yılında delil tespiti yaptırıldığını, buna karşın davanın TBK m.231'deki iki yıllık süre dolduktan sonra açıldığını, hükmedilen vekalet ücretinin de karar tarihindeki tarifeye uygun olduğunu belirterek davacının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2022/1184 K. 2025/944 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Aracın imalattan kaynaklanan gizli ayıplı olduğunun bilirkişi raporlarıyla saptanması, satıcının ağır kusurlu sayılması için tek başına yeterli görülmemiş; devirden itibaren iki yıl geçtikten sonra açılan davada alıcının ağır kusur istisnasından yararlanamayacağı sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, 2014 yılında satın alınan araçta üretimden kaynaklanan gizli ayıp bulunduğu iddiasıyla ayıpsız misli ile değişim, mümkün olmazsa bedel iadesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi davayı zamanaşımından reddetmiştir. Daire, bilirkişi raporlarında arızanın imalat kaynaklı gizli ayıp olarak nitelendirildiğini, ancak ayıbın gizli olmasının satıcının ağır kusurlu sayılması için yeterli olmadığını, satıcı ve ithalatçı yönünden hile veya ağır kusur bulunmadığını, bu nedenle iki yıllık zamanaşımı süresinin geçerli olduğunu belirterek alıcının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Bir üye, satıcılığı meslek edinenlerin daha yüksek gözden geçirme külfeti bulunduğu gerekçesiyle karşı oy kullanmıştır.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2022/1970 K. 2023/13 Kısmen Kabul

Araçtaki arızaların imalat değil kullanım kaynaklı olduğu saptandığından ağır kusur istisnası uygulanmamış; satıştan yaklaşık dört yıl sonra açılan davanın, arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddedilen davalı yönünden de zamanaşımından reddi gerektiği belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, sıfır kilometre satın alınan aracın ayıplı olduğu iddiasıyla ayıpsız misli ile değişimi, mümkün olmazsa bedelinin iadesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi bir davalı yönünden davayı zamanaşımından, diğer davalı yönünden arabuluculuk dava şartı yokluğundan reddetmiştir. Daire, misli ile değişim ve bedel taleplerinin birlikte ileri sürülmesi nedeniyle talep yığılması bulunduğunu ve arabuluculuk şartının aranamayacağını, ayrıca son tutanağa bir davalının sehven yazılmadığını belirlemiştir. Bununla birlikte arızaların kullanıcı kaynaklı olması ve iki yıllık sürenin dolması karşısında her iki davalı yönünden de davanın zamanaşımından reddi gerektiği kabul edilerek karar kaldırılmış ve yeniden hüküm kurulmuştur.

Adana BAM · İstinaf · 6. Hukuk Dairesi E. 2020/357 K. 2022/1178 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Ticari satımda gizli ayıba dayalı tazminat isteminde zamanaşımı, satılanın alıcıya teslim tarihi esas alınarak değerlendirilmiş; hazır betonun teslim tarihi ile dava tarihi birlikte gözetildiğinde satıcının zamanaşımı savunması yerinde görülmemiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: İş sahibi, otomobil servisi inşaat sahasına dökülen hazır betonun yüzeyinde aylar sonra fıstık kabuğu ve ağaç parçası gibi yabancı maddeler çıkması nedeniyle uğradığı zararın tazminini istemiştir. İlk derece mahkemesi gizli ayıp bulunduğunu kabul ederek davayı taleple bağlı kalarak kabul etmiştir. Daire, alıcının ayıbı teknik raporla öğrendiği tarihten birkaç gün sonra noter ihtarnamesiyle bildirimde bulunduğunu ve ihbarın süresinde yapıldığını, teslim tarihi ile dava tarihi birlikte değerlendirildiğinde zamanaşımı savunmasının da yerinde olmadığını belirterek satıcının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2020/578 K. 2022/733 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Aracın alıcıya devrinden itibaren iki yıllık zamanaşımı süresi dolmadan ihtar çekilip dava açıldığı, garanti süresi içinde ortaya çıkan gizli ayıbın satıcı tarafından tam olarak giderilmediği ve arızanın süreklilik gösterdiği saptanarak satıcının zamanaşımı itirazı yerinde görülmemiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, satın alınan aracın gizli ayıplı olduğu ileri sürülerek satış bedelinden indirim yapılması istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, tacir olan alıcının sekiz günlük süre içinde ayıp ihbarında bulunduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire, üretim hatasından kaynaklanan arızaların gizli ayıp niteliğinde olduğunu, aracın defalarca yetkili servise götürülüp ayıbın servisçe tespit edilmesi karşısında ayıp ihbarının süresinde yapıldığını, satıcının zamanaşımı itirazının da yerinde olmadığını belirterek istinaf başvurusunu kabul etmiş, kararı kaldırarak davanın kabulüne ve ayıpsız ile ayıplı değer farkı olan tutarın satıcıdan tahsiline hükmetmiştir.

Diğer kararlar (2)
Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2021/897 K. 2021/1424 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

İkinci el ve altı yaşındaki iş makinesinde ayıbın hangi kullanıcı döneminde oluştuğu bilirkişi raporuyla saptanamadığından satıcının ayıplı devirde ağır kusurlu olduğu ispatlanamamış; devirden altı yıl sonra açılan davada iki yıllık zamanaşımının dolduğu kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, 2012 yılında ikinci el olarak satın alınan ekskavatörün ayıplı olduğu iddiasıyla onarım gideri ve kazanç kaybının tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi davayı zamanaşımından reddetmiştir. Daire, iş makinesinin altı yaşında ve ikinci el olarak alındığını, bilirkişi raporunda ayıbın hangi kullanıcı döneminde oluştuğunun saptanamadığını, bu nedenle satıcının ayıplı devirde ağır kusurlu olduğunun ispatlanamadığını ve devirden altı yıldan fazla süre sonra açılan davada iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek davacı vekilinin istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2019/837 K. 2020/1109 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Garanti süresi içinde ortaya çıkan gizli ayıp için araç defalarca servise götürüldüğü hâlde arızayı gidermeyip aynı arızanın tekrarına yol açan satıcı ağır kusurlu sayılmış; iki yıllık zamanaşımından yararlanamayacağı ve zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, 2013 yılında sıfır kilometre satın alınan araçtaki gizli ayıp nedeniyle satış bedelinin ve alıcıdan tahsil edilen onarım giderinin iadesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, süresinde ayıp ihbarı yapılmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire, aracın aynı arıza için defalarca yetkili servise götürülmesi ve servisin ayıbı tespit etmesi karşısında ihbarın süresinde sayılacağını, arızayı gidermeyerek tekrarına yol açan satıcının ağır kusurlu olduğunu ve zamanaşımı itirazının yerinde olmadığını belirlemiştir. Ayıp giderilip araç çalışır hâle geldiğinden dönme koşulları bulunmadığı, ancak ücretsiz onarım yerine alıcıdan alınan onarım bedelinin iadesi gerektiği sonucuna varılmış; istinaf başvurusu kabul edilerek karar kaldırılmış ve dava kısmen kabul edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!