TBK Madde 230 Sözleşmeden dönmede geri verme: b. Birden çok mal satışında
TBK 230, birden çok mal veya birden çok parçadan oluşan bir mal birlikte satılıp bunlardan bazıları ayıplı çıkarsa, dönme hakkı kural olarak yalnızca ayıplı çıkanlar için kullanılır; ancak alıcıya ya da satıcıya önemli bir zarar vermeksizin ayıplı parçanın diğerinden ayrılmasına imkân yoksa, dönme hakkının satılanın tamamını kapsaması zorunludur. Satılanın aslı için satıştan dönülmesi, ayrı satış bedeli gösterilerek satılmış olsalar bile eklentilerini de kapsar; buna karşılık eklentiler için dönme, satılanın aslını kapsamaz.
Resmi Metin
b. Birden çok mal satışında
Madde 230- (1) Birden çok mal veya birden çok parçadan oluşan bir mal, birlikte satılmış olup da bunlardan bazıları ayıplı çıkarsa, dönme hakkı bunlardan ancak ayıplı çıkanlar için kullanılabilir. Ancak, alıcıya veya satıcıya önemli bir zarar vermeksizin ayıplı parçanın diğerinden ayrılmasına imkân yoksa, dönme hakkının satılanın tamamını kapsaması zorunludur.
(2) Satılanın aslı için satıştan dönülmesi, ayrı satış bedeli gösterilerek satılmış olsalar bile, eklentilerini de kapsar; fakat eklentiler için dönme, satılanın aslını kapsamaz.
↪ Bu kanunda başka maddeye git
Avukat Yorumu
Bu hüküm yalnızca dönme hakkına özgü bir sınırlamadır: birlikte satılan parçalardan bazıları ayıplı çıkarsa, kural olarak dönme sadece ayıplı çıkanlar için kullanılır (kısmi dönme). TBK m.227’deki diğer seçimlik haklar (bedelde indirim, onarım, ayıpsız benzeriyle değiştirme) bu maddeyle sınırlanmaz; TBK m.230 sadece sözleşmeden dönmeye özgüdür. Ayıplı parçanın ayrılması taraflardan birine önemli zarar veriyorsa dönme tamamı kapsar; bu ‘önemlilik’ ve ayrılamazlık değerlendirmesi çekişmenin kilit ispat noktasıdır. Uygulamada muayene-ihbar külfeti (TBK m.223) her parça için ayrı işler; ihbarı ihmal edilen parça kabul edilmiş sayılır. Ayıptan doğan davalar, satıcı ağır kusurlu değilse, devirden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir (TBK m.231). Asıl için dönme eklentileri de kapsar; fakat eklenti için dönme aslı kapsamaz. Tüketici işlemlerinde TKHK (6502) öncelikli uygulanır.
Gerekçe
Türk Borçlar Kanunu’nun 230. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:
Tasarının iki fıkradan oluşan 229 uncu maddesinde, birden çok mal satışında, satılanın ayıplı olmasının sonuçları düzenlenmektedir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 206 ncı maddesinin kenar başlığında kullanılan “b. Birden ziyade şeyin satımı halinde fesih” şeklindeki ibare, Tasarıda “b. Birden çok mal satışında” şeklinde değiştirilmiştir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 206 ncı maddesinin birinci fıkrasında kullanılan “Birden ziyade şey veya parça birlikte satılmış olup da” şeklindeki ibare, Tasarıda “Birden çok mal veya birden çok parçadan oluşan bir mal” şeklinde ifade edilmiştir. Bu ibareyle, satış sözleşmesinin konusunu, aynı cinsten, bağımsız ekonomik değeri bulunan birçok taşınır mal yanında öğretide “eşya topluluğu” (Sachgesamtheit) kavramıyla ifade edilen, ekonomik bütünlük oluşturan, birlikte satılan birden çok eşya kastedilmektedir. Aynı fıkrada kullanılan “eklentilerini” şeklindeki ibare, eklenti sayılmamakla birlikte, öğretideki adlandırmayla “bağlı eşya” sayılanları da kapsamaktadır.
818 sayılı Borçlar Kanununun 206 ncı maddesinin birinci, ikinci ve son fıkralarında hatalı olarak kullanılan “fesih” ve “fesih hakkı” şeklindeki ibareler, Tasarıda “dönme” ve “dönme hakkı” şeklinde düzeltilmiştir. 818 sayılı Borçlar Kanununun 206 ncı maddesinin ikinci fıkrası, Tasarının 229 uncu maddesinin birinci fıkrasına, ikinci cümle olarak alınmıştır.
818 sayılı Borçlar Kanununun 206 ncı maddesinin son fıkrasında kullanılan “ferilerine de şamil olur; amma” şeklindeki ibare, Tasarıda “eklentilerini de kapsar; fakat” şeklinde değiştirilmiştir.
Sistematik yapısı ile metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.
Adana Avukat Saim İncekaş | Adana Boşanma Avukatı, Ceza Avukatı, Şirketler ve Miras Avukatı Adana Avukatlık Hizmetlerinde Güven ve Tecrübe