TBK Madde 232 Satış bedelinin ödenmesi ve satılanın devralınması

Özet 2 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 232, alıcı, satış sözleşmesinde kararlaştırıldığı biçimde satış bedelini ödemek ve kendisine sunulan satılanı devralmakla yükümlüdür; aksine yerel âdet veya anlaşma yoksa satılanın hemen devralınması gerekir.

Resmi Metin

Satış bedelinin ödenmesi ve satılanın devralınması

Madde 232- (1) Alıcı, satış sözleşmesinde kararlaştırılmış olduğu biçimde satış bedelini ödemek ve kendisine sunulan satılanı devralmakla yükümlüdür.

(2) Aksine yerel âdet veya anlaşma yoksa, satılanın hemen devralınması gereklidir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Bu madde alıcının iki temel borcunu düzenler: kararlaştırılan biçimde satış bedelini ödemek ve kendisine sunulan satılanı devralmak. Aksine yerel âdet veya anlaşma yoksa satılanın hemen devralınması gerekir; bu, kural olarak peşin ifa karinesini yansıtır. Pratikte iki ayrı temerrüt ayrımı önemlidir: alıcı satılanı haklı sebep olmadan devralmaktan kaçınırsa alacaklı temerrüdü (TBK m.106 vd.) doğar ve satıcı tevdi ya da satılanı sattırma yollarına başvurabilir; bedeli ödemezse borçlu temerrüdü hükümleri işler, ayrıca faiz borcu TBK m.234 kapsamındadır. İspat bakımından, ödeme yapıldığını ödeyen alıcı ispatla yükümlüdür (makbuz/dekont). Sık hata, devralma borcunu yalnızca fiziki teslim alma sanmaktır; kabul zorunluluğu da içerir. Satım bir tüketici işlemiyse TKHK (6502) öncelikli uygulanır. Ticari satışlarda TTK özel hükümleri saklıdır.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 232. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 208 inci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 231 inci maddesinde, satış bedelinin ödenmesi ve satılanın devralınması düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 208 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “C. Alıcının Borçları / 1. Semenin edası ve satılanın kabzı” şeklindeki ibareler, Tasarıda “C. Alıcının borçları / I. Satış bedelinin ödenmesi ve satılanın devralınması” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 208 inci maddesinin birinci fıkrasında kullanılan “kabz etmekle mükelleftir.” şeklindeki ibare, Tasarıda “devralmakla yükümlüdür.” şekline dönüştürülmüştür. Gerçekte, satış sözleşmesinde satılanın devralınması bakımından alacaklı durumunda olan alıcı, kural olarak bir hakkın sahibi olması nedeniyle edimi kabule zorlanamaz. Bununla birlikte, öğretide ve uygulamada da kabul edildiği gibi, alıcının satılanı devralmaktan kaçınması, çoğu zaman satış bedelini ödememe iradesini de ortaya koyar. Bu durumda, satıcının, yapacağı seçime göre, alacaklının temerrüdü yanında, borçlunun temerrüdü hükümlerinden de yararlanması söz konusu olabileceği için, maddede alıcının satılanı devralmakla yükümlü olduğu belirtilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 208 inci maddesinin son fıkrasında kullanılan “kabzın derhal vukuu lazımdır.” şeklindeki ibare, Tasarıda “satılanın hemen devralınması gereklidir.” şeklinde yazılmıştır.

Metninde yapılan düzeltme ve arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

TBK Madde 232 - Satış bedelinin…

İndeks
Bize WhatsApp'tan ulaşın!