TBK Madde 233 Alıcının borçları: Satış bedelinin belirlenmesi

Özet 3 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 233, alıcı satış bedelini belirtmeksizin malı alacağını kesin olarak bildirmişse satış, ifa yeri ve zamanındaki ortalama piyasa fiyatı üzerinden yapılmış sayılır; satış bedeli satılanın ağırlığına göre hesaplanıyorsa darası indirilir. Bazı ticari malların satışında, daralı ağırlıktan miktar olarak ya da yüzde hesabıyla indirim yapılmasına veya bedelin daralı ağırlık üzerinden belirlenmesine ilişkin ticari teamüller saklıdır.

Resmi Metin

Satış bedelinin belirlenmesi

Madde 233- (1) Alıcı, satış bedelini belirtmeksizin, malı alacağını kesin olarak bildirmişse satış, ifa yeri ve zamanındaki ortalama piyasa fiyatı üzerinden yapılmış sayılır.

(2) Satış bedeli, satılanın ağırlığına göre hesaplanıyorsa, darası indirilir.

(3) Bazı ticari malların satışında, daralı ağırlıktan miktar olarak ya da yüzde hesabıyla bir indirim yapılmasına veya bedelin, daralı ağırlık üzerinden belirlenmesine ilişkin ticari teamüller saklıdır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

TBK m.233, satış bedelinin sözleşmede rakamla gösterilmemesinin sözleşmeyi geçersiz kılmayacağını, bedelin objektif ölçütlerle belirlenebilir olmasının yeterli sayıldığını düzenler. Alıcı bedeli belirtmeksizin malı kesin olarak almayı bildirmişse, bedel ifa yeri ve zamanındaki ortalama piyasa fiyatı üzerinden hesaplanmış sayılır; bu piyasa fiyatını iddia eden taraf onu ispatla yükümlüdür (HMK m.190) ve uygulamada ilgili ticaret/sanayi odası rayici ile bilirkişi raporuna başvurulur. Ağırlığa göre satışta dara indirilir; ticari mallarda yerleşik teamül saklı tutulduğundan TTK ve sektörel teamül önceliklidir. Sık yapılan hata: bedelin muacceliyeti ve faizi bu maddeyle değil TBK m.234 ile çözülür; TBK m.233 yalnız bedelin belirlenmesine ilişkindir. Bedel hiçbir ölçütle belirlenemiyorsa sözleşmenin kurulmadığı ileri sürülebilir. Taraflardan biri tüketici ise TKHK (6502) öncelikli uygulanır.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 233. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 209 uncu maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 232 nci maddesinde, satış bedelinin belirlenmesi düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 209 uncu maddesinin kenar başlığında kullanılan “II. Semenin tayini” şeklindeki ibare, Tasarıda “II. Satış bedelinin belirlenmesi” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 209 uncu maddesinin birinci fıkrasında kullanılan “satım siparişin yapıldığı gün ve mahalde cari fiyat üzerinden” şeklindeki ibare, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 212 nci maddesinin birinci fıkrasına uygun olarak, Tasarıda “satış, ifa yeri ve zamanındaki ortalama piyasa fiyatı üzerinden” şeklinde düzeltilmiştir.

Maddenin ikinci ve son fıkralarında kullanılan “dara” sözcüğüyle, satılanın ambalajının (yani, içine konulduğu kabın) ağırlığı kastedilmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 209 uncu maddesinin son fıkrasında kullanılan “semenin gayri safi vezin üzerinden yahut muayyen bir miktar” şeklindeki ibare, Tasarıda “daralı ağırlıktan miktar olarak” şeklinde ifade edilmiştir. Gerçekten, bazı ticari mallarda, herhangi bir indirim yapılmaksızın, bedelin satılanın daralı ağırlığı üzerinden ödenmesi şeklinde bir ticari teamülün de bulunduğu bilinmektedir. Ayrıca, Tasarının 232 nci maddesinin son fıkrasında, 818 sayılı Borçlar Kanununun 209 uncu maddesinin son fıkrasında yer verilmeyen bir durum olarak satış bedelinin daralı ağırlık üzerinden belirlenmesine ilişkin ticari teamülün de saklı olduğu belirtilmiştir.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.233 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E. 2022/8575 K. 2023/1193 Onama

Alıcı, satış bedelini belirtmeksizin malı alacağını kesin olarak bildirmişse satış, ifa yeri ve zamanındaki ortalama piyasa fiyatı üzerinden yapılmış sayılır; kararlaştırılmış ya da onaylanmış bir bedel bulunmaksızın teslim alınan mallarda bedel, bilirkişi incelemesiyle saptanan piyasa fiyatına göre belirlenir ve talep edilen tutarın bu fiyatın altında kalması alacağın kabulünü gerektirir.

Detaylı özeti gör

Davacı, bir gençlik kampına mefruşat ürünü alınacağından 20 kalem ürün için KDV dahil 258.118,92 TL fiyat teklif ettiğini, anlaşma üzerine ürünleri 01.08.2017 tarihinde kampta görevli çalışana imza karşılığında teslim ettiğini, buna rağmen bedelin ödenmediğini ileri sürerek takibe vaki itirazın iptalini istemiştir. Davalı idare, taraf sıfatının bulunmadığını, teklif alınmakla birlikte onaylanmış bir tutar olmadığını ve konunun idari soruşturmaya konu edildiğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi, keşif ve bilirkişi raporlarıyla ürünlerin dönemin piyasa fiyatlarının altında bir bedelle talep edildiğini saptayarak davanın kabulüne karar vermiş; Bölge Adliye Mahkemesi, KDV hariç 238.999 TL tutarındaki ürünün davalı kurumda görevli kişiye imza karşılığında teslim edildiğinin ispatlandığı, borcun ödendiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Daire, satılanın alıcının zilyetliğine geçtiğinin ispatlanmış olmasına göre kararı onamıştır.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.233 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2021/1820 K. 2024/1217 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Kömür alım satımından kaynaklanan itirazın iptali davasında davalı, satış bedelinin ortalama piyasa fiyatı üzerinden belirlenmesi gerektiğini savunurken TBK m.233'e dayanmış; daire, taraflar arasındaki mutabakattaki ton fiyatını esas alan ilk derece kararını yerinde bulmuştur.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, kömür alım satımından kaynaklanan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Alıcı, yaz aylarında peşin ödeme yapıp kömürü sonraki aylarda peyder pey teslim aldığını, 18/08/2016 tarihli mutabakata göre 1.033.140 kg kömür alacağının kaldığını ileri sürmüş; satıcı şirket ise kömür fiyatı ve döviz kurundaki artışlar nedeniyle tüm taleplerin karşılandığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi, mutabakatta kömürün tonunun 133 ABD doları olarak belirtilmesine rağmen faturaların 143 dolar üzerinden düzenlendiğini ve 26.320 kg ürünün eksik teslim edildiğini saptayarak davayı 19.394,36 TL yönünden kısmen kabul etmiştir. Daire, taraf iradesinin 133 dolar üzerinden fiyatlandırma yönünde olduğunu ve usulüne uygun defter kayıtlarının birbirini teyit ettiğini belirterek davalının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!