TBK Madde 228 Alıcının seçimlik hakları: b. Satılanın yok olması veya ağır biçimde zarara uğraması

Özet 2 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 228, alıcıya ayıplı olarak devredilen satılanın ayıptan, beklenmedik hâlden veya mücbir sebepten yok olması ya da ağır biçimde zarara uğraması, alıcının sözleşmeden dönme hakkını kullanmasını engellemez; bu durumda alıcı satılandan elinde ne kalmışsa onu geri vermekle yükümlüdür. Satılan alıcıya yüklenebilen bir sebeple yok olmuş, alıcı onu başkasına devretmiş ya da biçimini değiştirmişse alıcı yalnızca değerindeki eksiklik karşılığının satış bedelinden indirilmesini isteyebilir.

Resmi Metin

b. Satılanın yok olması veya ağır biçimde zarara uğraması

Madde 228- (1) Alıcıya ayıplı olarak devredilmiş olan satılanın ayıptan, beklenmedik hâlden veya mücbir sebepten dolayı yok olması veya ağır biçimde zarara uğraması, alıcının sözleşmeden dönme hakkını kullanmasını engellemez. Bu durumda alıcı, satılandan elinde ne kalmışsa onu geri vermekle yükümlüdür.

(2) Satılan alıcıya yüklenebilen bir sebep yüzünden yok olmuşsa veya alıcı onu başkasına devretmişse ya da biçimini değiştirmişse alıcı, ancak değerindeki eksiklik karşılığının satış bedelinden indirilmesini isteyebilir.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Madde 228, ayıplı malın alıcının elinde beklenmedik hâl veya mücbir sebeple yok olması ya da ağır zarara uğraması hâlinde dönme hakkının ayakta kaldığını düzenler; risk kural olarak ayıplı teslim eden satıcıda kalır ve alıcı elinde ne kaldıysa iade etmekle yetinir. Ancak yok olma alıcıya yüklenebilen bir sebepten ise, alıcı malı başkasına devretmiş ya da biçimini değiştirmişse dönme hakkı sönerek yalnızca değer eksikliği kadar bedel indirimine dönüşür; bu noktada malın hangi sebeple yok olduğunun ispatı davanın kaderini belirler. Dönme bir seçimlik haktır (TBK m.227) ve önce TBK m.223 uyarınca muayene-ihbar külfetinin süresinde yerine getirilmiş olması gerekir; dönmenin karşılıklı iade sonuçları TBK m.229’da düzenlenir. Ayıptan doğan dava TBK m.231 uyarınca devirden başlayarak iki yıllık zamanaşımına tabidir; satıcı ağır kusurluysa bu süreden yararlanamaz. Tüketici işlemlerinde TKHK (6502) öncelikli uygulanır.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 228. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 204 üncü maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 227 nci maddesinde, ayıplı satılanın yok olmasının hukuki sonuçları düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 204 üncü maddesinin kenar başlığında kullanılan “c. Satılanın ziyaı halinde satımın feshi” şeklindeki ibare, Tasarıda “c. Satılanın yok olması veya ağır biçimde zarara uğraması” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 204 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinden farklı olarak bu fıkrada sayılan hallere mücbir sebep de eklenmiş, ayrıca, “satılanın…hasara uğraması” şeklindeki ibare, Tasarının 227 nci maddesinin birinci fıkrasında “satılanın…ağır biçimde zarara uğraması” şekline dönüştürülmüştür. Böylece, ayıplı satılanın beklenmedik hal yanında, mücbir sebepten yok olması veya ağır biçimde zarara uğraması aynı hükmün kapsamına dahil edilmiştir. Fıkrada yapılan değişiklik uyarınca, ayıplı satılanın zarara uğradığı her durumda değil, ancak ağır biçimde zarara uğraması durumunda bu fıkra uygulanabilecektir.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.228 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E. 2022/4913 K. 2023/4690 Bozma

Ayıplı satılan alıcı tarafından başkasına devredilmişse, alıcı artık ödediği bedelin iadesini değil, yalnızca değerindeki eksiklik karşılığının satış bedelinden indirilmesini isteyebilir; bu durumda malın ayıp nedeniyle eksik bedelle satıldığı kabul edilerek değer azalmasının bulunup bulunmadığı ve miktarı araştırılır.

Detaylı özeti gör

Davacı, 27.02.2014 tarihinde davalı satıcı şirketten 2014 model kamyonet satın almış, aracın ithalatçısı diğer davalıdır. Aracın teslimden iki gün sonra arızalandığını, defalarca yetkili servise götürülmesine rağmen arızanın giderilemediğini ileri sürerek ayıpsız misliyle değiştirilmesini, olmazsa bedel iadesini, o da olmazsa değer eksikliğinin satış bedelinden indirilmesini istemiştir. Mahkeme gizli ayıp gerekçesiyle davayı kabul edip aracın misliyle değiştirilmesine karar vermiş, bu karar rehin alacaklısının açık ve şartsız muvafakati gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Bozmaya uyulduktan sonra davacı, aracı yargılama sırasında üçüncü kişiye sattığını bildirerek bedel indirimine geçilmesini istemiş, mahkeme seçimlik hakkın tüketildiği ve davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiştir. Daire, satılan başkasına devredilmişse ancak değer eksikliğinin indirilebileceğini, değer azalmasının araştırılması gerektiğini belirterek bozmuştur.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E. 2022/1850 K. 2023/1683 Bozma

Ayıplı satılanın yargılama sırasında alıcı tarafından üçüncü kişiye devredilmesi hâlinde alıcının istemi, bedel indirimi çerçevesinde değerlendirilir; devir nedeniyle satılan bilirkişice incelenemese bile ayıbın varlığı dosyadaki servis kayıtları ve belgelerle belirlenebiliyorsa, indirim miktarı saptanarak hüküm kurulur.

Detaylı özeti gör

Davacı, davalı servis şirketinden 11.02.2013 tarihinde 2012 model sıfır km araç satın almış; transfer kutusunun iki kez değiştirilmesine rağmen arızanın giderilmediğini ve aracın gizli ayıplı olduğunu ileri sürerek 6098 sayılı Kanun'un 227. maddesi uyarınca ayıpsız yenisiyle değiştirilmesini istemiş, ıslah dilekçesiyle aracı 16.02.2018 tarihinde sattığını bildirerek bedel indirimi ve zararının tazminini talep etmiştir. Davalılar usulüne uygun ayıp ihbarı bulunmadığını savunmuştur. Mahkeme ilk kararında aracın misliyle değiştirilmesine hükmetmiş, Daire net görüş içeren rapor alınması için kararı bozmuştur. Bozmaya uyan mahkeme, araçta inceleme yapılamadığı ve değiştirilen transfer kutusunun bir süre bekletildikten sonra imha edildiği gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire, satılan üçüncü kişiye devredildiğinden istemin bedel indirimi çerçevesinde değerlendirilmesi ve gizli ayıbın servis kayıtlarıyla belirlendiği gözetilerek indirimin saptanması gerektiğini belirterek kararı bozmuştur.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E. 2021/2312 K. 2022/7642 Bozma

Alıcı, satılana yetkisiz kişilerce izinsiz müdahale ettirerek biçimini değiştirmişse, satıcıdan ödediği bedelin tümünün iadesini isteyemez; bu hâlde yalnızca satılanın müdahaleden önceki durumuna göre ayıp nedeniyle uğradığı değer eksikliğinin satış bedelinden indirilmesini talep edebilir.

Detaylı özeti gör

Davacı şirket, davalıdan 07.12.2015 tarihinde 47.200 Euro bedelle satın aldığı baskı makinesinin kumaşa desen basma amacına uygun çalışmadığını, delil tespitinde alınan bilirkişi raporunda silindirlerde rulmanlı yatak yerine burç yatak seçilmesinden kaynaklı proje hatası saptandığını ileri sürerek ödediği bedelin iadesini istemiştir. Davalı, makinenin kapasitesi üzerinde kullanıldığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi, davacının basiretli tacir olarak işine uygun makineyi seçmediği gerekçesiyle davayı reddetmiş; Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu kabul ederek makine bedeli 160.192,08 TL'nin ödeme tarihinden işleyecek ticari faiziyle tahsiline karar vermiştir. Daire, 07.05.2016 tarihli servis tutanağından alıcının yetkisiz servise müdahale ettirdiği anlaşıldığından TBK'nın 228/2. maddesi gereği yalnızca değer eksikliğinin istenebileceğini, ayrıca birlikte ifa kuralı ile döviz alacağı yönünden de hükmün hatalı olduğunu belirterek kararı bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.228 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2022/220 K. 2022/961 İstinaf Kabulü / Kaldırma

Ayıplı araç nedeniyle satış bedelinin iadesi uyuşmazlığında, alıcının istinaf sebepleri arasında TBK m.228'e dayanılarak aracı sonradan devralan malikin de sözleşmeden dönme hakkını kullanabileceği ileri sürülmüş; daire husumet ehliyetini garanti ve halefiyet ilkesi üzerinden kabul etmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, garantisi devam eden ikinci el aracın ayıplı olduğu iddiasıyla ödenen bedelin iadesi için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi, satım sözleşmesinin tarafı olmayan yeni malikin sözleşmeden dönme hakkını kullanamayacağı gerekçesiyle davayı aktif husumet yokluğundan usulden reddetmiştir. Daire, garantinin eşyayı takip ettiğini, garanti süresi içinde el değiştirme halinde yeni malikin garantinin sağladığı haklardan yararlandığını ve halefiyet gereği önceki malikin haklarına sahip olduğunu belirterek istinaf başvurusunu kabul etmiş, kararı kaldırarak dosyayı işin esasına girilmek üzere ilk derece mahkemesine göndermiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!