TBK Madde 166 Müteselsil borçluluk: Borcun sona ermesi

Özet 3 fıkra · ~2 dk okuma

TBK 166, müteselsil borçlulardan birinin ifa veya takasla borcun tamamını ya da bir kısmını sona erdirmesi durumunda diğer borçluları da bu oranda borçtan kurtarır; borçlulardan biri alacaklıya ifada bulunmaksızın borçtan kurtulmuşsa diğerleri bundan ancak durumun veya borcun niteliğinin elverdiği ölçüde yararlanır, alacaklının bir borçluyla yaptığı ibra sözleşmesi ise diğer borçluları o borçlunun iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtarır.

Resmi Metin

Borcun sona ermesi

Madde 166- (1) Borçlulardan biri, ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmişse, bu oranda diğer borçluları da borçtan kurtarmış olur.

(2) Borçlulardan biri, alacaklıya ifada bulunmaksızın borçtan kurtulmuşsa, diğer borçlular bundan, ancak durumun veya borcun niteliğinin elverdiği ölçüde yararlanabilirler.

(3) Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesi, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtarır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

TBK m.166, müteselsil borcun borçlulardan biri eliyle sona ermesinin diğerlerine yansımasını üç ayrı ihtimalde çözer ve bunları karıştırmamak gerekir. Birinci ihtimalde borçlulardan biri ifa veya takasla borcu tümüyle ya da kısmen söndürürse, bu oranda diğer borçlular da alacaklıya karşı borçtan kurtulur; bu ortak etki, borçlular arasındaki iç ilişkiden bağımsız işler ve kurtulan borçlu ödediği fazlayı TBK m.167 uyarınca diğerlerine rücu edebilir. İkinci ihtimalde bir borçlu alacaklıya ifada bulunmaksızın (örneğin zamanaşımıyla) borçtan kurtulmuşsa, diğerleri bundan kendiliğinden değil, ancak durumun veya borcun niteliğinin elverdiği ölçüde yararlanır; bu, kişisel def’ilerin herkese sıçramadığı anlamına gelir. Üçüncü ihtimalde alacaklının bir borçluyla yaptığı ibra sözleşmesi diğerlerini tümden değil, ibra edilenin iç ilişkideki katılma payı oranında kurtarır. Sık yapılan hata, ibrayı ifa gibi görüp herkesi tamamen kurtulmuş saymaktır; ibranın etkisi kısmî ve pay ile sınırlıdır. Alacaklı yönünden seçim serbestisi için TBK m.163, iç paylaşım için TBK m.167 ile birlikte okunmalıdır.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 166. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 145. maddesini karşılamaktadır.

Tasarının üç fıkradan oluşan 165. maddesinde, borcun müteselsil borçlular bakımından sona ermesi düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 145. maddesinin kenar başlığında kullanılan “2. Müteselsil borcun sukutu” şeklindeki ibare, Tasarıda “2. Borcun sona ermesi” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 145. maddesi iki fıkradan oluştuğu halde, Tasarıda üç fıkra olarak düzenlenmiştir.

Tasarının 165. maddesine eklenen ve 818 sayılı Borçlar Kanununda yer verilmeyen son fıkrasında, alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesinin, diğer borçluları da sınırlı olarak borçtan kurtaracağı kabul edilmiştir. Buna göre, bu durumda diğer borçlular, ibra edilen borçlunun iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtulacaklardır. Aslında, maddenin son fıkrasında öngörülen durumda da, alacaklının, müteselsil borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesi sonucunda, o müteselsil borçlunun, aynı maddenin ikinci fıkrası anlamında, ifada bulunmaksızın borcundan kurtulması söz konusu olmakla birlikte, ibranın diğer müteselsil borçlulara etkisinin öğretide de tartışmalı olduğu göz önünde tutularak, yasal bir çözüme bağlanması uygun görülmüştür.

ADALET KOMİSYONU RAPORU

– Tasarının 164, 165 ve 166. maddeleri teselsül nedeniyle 165, 166 ve 167. maddeler olarak aynen kabul edilmiştir.

TBMM Tartışma ve Kabul Metni

166. maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmiştir.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.166 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E. 2025/9408 K. 2025/11880 Bozma

Müteselsil borçlulardan birinin yaptığı ödemenin diğer borçluyu da kurtardığı hâllerde bu ödeme hüküm kurulurken denkleştirilmelidir; ödemenin yalnızca tahsil veya infaz aşamasında gözetilmesine karar verilmesi yeterli değildir. Bakiye zarar, ödeme tarihindeki verilere göre hesaplanan zararın karşılanma oranı bulunarak belirlenir.

Detaylı özeti gör

Davacı işçi, 08.03.2016 tarihinde beton pompası operatörü olarak çalışırken makinenin bom bağlantısının üzerine devrilmesi sonucu geçirdiği iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını belirterek işveren şirket ile işveren mali mesuliyet sigortacısından maddi ve manevi tazminat istemiştir. Yerel mahkeme, bozmalardan sonra 1.135.865,62 TL maddi tazminat, 598.441,66 TL bakıcı gideri ve 200.000,00 TL manevi tazminata hükmetmiş; poliçe limitinin tamamı ödendiğinden sigorta şirketi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 200.000,00 TL'lik ödemenin ise tahsilat aşamasında gözetilmesine karar vermiştir. Daire, sigortacının ferileriyle birlikte 284.668,34 TL'yi icra dosyasına ödediğini, müteselsil borçlu olan diğer davalının da TBK 166 kapsamında bu ödemeden yararlanacağını, bu nedenle bakiye zararın denkleştirme yöntemiyle belirlenip hüküm altına alınması gerektiğini belirterek kararı bozmuştur.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E. 2024/9964 K. 2024/11662 Bozma

Aralarında tam teselsül bulunan borçlulardan biri hakkındaki davadan feragat edilmesi, feragatin kapsadığı tutar bakımından diğer müteselsil borçluya da sirayet eder; bu nedenle feragat edilen borçlunun sorumlu olduğu tutarın tamamı hesaplanan tazminattan indirilerek diğer borçlunun sorumluluğu belirlenir.

Detaylı özeti gör

Davacı, 18.07.2016 tarihinde iki aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında yolcu olarak yaralanmış; kaza tarihinde öğrenci olduğunu belirterek sürücü, işleten ve sigorta şirketleri aleyhine maddi ve manevi tazminat istemiştir. Yargılama sırasında 21.01.2021 tarihli ibraname uyarınca davalı sigorta şirketi hakkındaki davadan her iki araç yönünden feragat edilmiştir. Yerel mahkeme, davalı sürücünün yüzde 90 kusurlu olduğunu ve iş göremezlik zararının 953.828,00 TL bulunduğunu kabul ederek maddi tazminat davasını kabul etmiş, 100.000,00 TL manevi tazminata hükmetmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Daire, sigorta şirketiyle tam teselsül ilişkisi içinde bulunan işletenin sorumluluğu belirlenirken kaza tarihinde geçerli 310.000,00 TL teminat limitinin iki araç için 620.000,00 TL olarak tazminattan düşülmemiş olmasını hatalı bularak kararı bozmuştur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2023/194 K. 2024/365 Onama

Müteselsil borçlulardan biri alacaklıya ifada bulunmaksızın borçtan kurtulmuşsa, diğer borçlular bundan ancak durumun veya borcun niteliğinin elverdiği ölçüde yararlanır; zarar görenin borçlulardan biri lehine verdiği feragat beyanı, aynı zarardan sorumlu diğer borçluya da sirayet eder ve ona karşı istemde bulunulmasını engeller.

Detaylı özeti gör

Davacı Güvence Hesabı, 21.11.2014 tarihinde sigortasız kamyonun otomobile çarpması sonucu sürücü ile yolcunun malul kaldığı kazada, açılan iki ayrı davada hükmedilen maluliyet tazminatlarını icra dosyalarına ödediğini belirterek, ödediği bedelin kamyon sürücüsü ile işleteninden rücuen tahsili için başlattığı takiplere vaki itirazların iptalini ve icra inkar tazminatını istemiştir. Davalılar, zarar görenin 05.06.2015 tarihli protokolle ve dosyaya sunduğu dilekçeyle davasından feragat ettiğini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi asıl ve birleşen davanın kabulüne karar vermiş; Bölge Adliye Mahkemesi asıl davaya yönelik istinafı reddetmiş, zarar görenin iki borçlu lehine feragatinin Güvence Hesabına da sirayet ettiği gerekçesiyle birleşen davayı reddetmiştir. Özel Daire, feragatin tam bir rızaya dayanmadığı gerekçesiyle kararı bozmuş, Bölge Adliye Mahkemesi direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, imzası inkar edilmeyen feragat dilekçesini geçerli sayarak, bu ortak itirazı ileri sürmeden ödeme yapan davacının diğer borçluların durumunu ağırlaştırdığını ve iç ilişkide onlara rücu edemeyeceğini kabul etmiş, direnme kararını oy çokluğuyla onamıştır.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E. 2023/12353 K. 2024/2232

Müteselsil borçlulardan birinin alacaklıya yaptığı ödemeden diğer borçlu da yararlanır; bu nedenle yapılan ödeme araştırılıp karşılanmayan bakiye tazminat denkleştirme yöntemiyle belirlenmeli, sorumluluğu sınırlı olan borçlu üzerine düşen tutarın tamamını ödemişse onun yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmelidir.

Detaylı özeti gör

Davacı, 08.03.2016 tarihinde beton pompası operatörü olarak çalışırken geçirdiği iş kazası sonucu sürekli iş göremez hâle geldiğini ileri sürerek, işveren şirket ile işveren mali mesuliyet poliçesini düzenleyen sigorta şirketinden maddi ve manevi tazminat istemiş; belirsiz alacak olarak açtığı davadaki talebini iş göremezlik zararı yönünden 1.135.865,62 TL'ye, bakıcı gideri yönünden 920.679,00 TL'ye yükseltmiş, ayrıca 200.000,00 TL manevi tazminat talep etmiştir. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş, Dairenin bozması üzerine bakıcı giderinden %35 hakkaniyet indirimi yaparak 598.441,66 TL'ye hükmetmiştir. Temyizde sigorta şirketi, 200.000,00 TL'lik poliçe limitini ferileriyle birlikte toplam 284.668,34 TL olarak 08.02.2019'da icra dosyasına ödediğini bildirmiştir. Daire, manevi tazminata yönelik temyizi kesinlik sınırı nedeniyle miktardan reddetmiş, bu ödeme araştırılmadan hüküm kurulması nedeniyle maddi tazminat hükmünü oy çokluğuyla bozmuştur.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E. 2023/5556 K. 2023/6129

Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesi, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtarır; alacaklı müteselsil sorumlulardan biri yönünden yargılama gideri ve vekâlet ücretinden feragat etmişse, bu kalemler diğer borçlulara da yüklenemez.

Detaylı özeti gör

Davacı, ticari ilişkide bulunduğu davalı şirkete 16.08.2013 tarihli sipariş sözleşmesi gereği toplam 742.122,00 TL tutarında beş adet çek vermiş, ancak 292.122,00 TL'lik mal teslim edilmiş, çekler ise davalı faktoring şirketlerine temlik edilmiştir. Davacı borçlu olmadığının tespitini, birleşen davada da ödenen bedelin istirdadını istemiştir. İlk Derece Mahkemesi asıl borçlu yönünden karar verilmesine yer olmadığına, faktoring şirketleri yönünden davanın reddine karar vermiş; Bölge Adliye Mahkemesi, borcun 15.09.2015 tarihinde ödenmesiyle asıl davanın konusuz kaldığını, mükerrer fatura kullanıldığı için faktoring şirketlerinin davaya haksız sebebiyet verdiğini belirterek yargılama gideri ve vekalet ücretini bu şirketlere yüklemiştir. Daire, davacı vekilinin 22.06.2017 tarihli duruşmada asıl borçlu yönünden yargılama gideri ve vekalet ücretinden feragat ettiğini gözeterek bu kalemlerin diğer müteselsil sorumlulara yüklenemeyeceğini belirtmiş ve kararı düzelterek onamıştır.

Diğer kararlar (3)
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E. 2022/7935 K. 2023/6445 Bozma

Müteselsil sorumlulardan birinin zararı ödemesi diğerlerini bu oranda borçtan kurtarır; ancak kurtulma, alacaklının fiilen tatmin edilmiş olmasına bağlıdır. Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesinin diğer borçlulara da etki etmesi ise, bu kapsamın ibra sözleşmesinin kendisinden anlaşılmasına bağlıdır.

Detaylı özeti gör

Davacılar, murisleri ağaç ürünleri fabrikasına odun taşıma işini yapan nakliye şirketinde kamyon şoförü olarak çalışırken 25.01.2016 tarihinde fabrikanın boşaltma yerinde gergi halatlarını çözdüğü sırada başına tomruk düşmesi sonucu vefat ettiğini belirterek maddi ve manevi tazminat istemiştir. Yerel mahkeme 121.896,68 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile toplam 240.000,00 TL manevi tazminatın müştereken ve müteselsilen tahsiline karar vermiş; Bölge Adliye Mahkemesi fabrika şirketini İş Kanunu m. 2/6 uyarınca asıl işveren sayıp alt işverenin %70 oranındaki kusurundan sorumlu tutmuş, murisin kusurunu %30 kabul etmiş, ancak bu davalıdan istenen maddi tazminat 1,00 TL olduğundan sorumluluğunu 1,00 TL ile sınırlamıştır. Temyizde fabrika şirketi 22.07.2020 tarihli protokol ve ibranameyi sunmuş; Daire, sulh niteliğindeki bu belgenin ve varsa ödemelerin mahkemesince değerlendirilmesi gerektiğinden hükmü bozmuştur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2017/2626 K. 2021/814 Direnme Bozuldu

Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olanlardan birinin yargılama sırasında yaptığı ödeme, ödenen tutar oranında borcu tüm borçlular yönünden sona erdirir; bu nedenle diğer borçluya karşı görülen davada, ödemeyi yapan ile davalı arasındaki teselsülün niteliği belirlenip davanın bu oranda konusuz kalıp kalmadığı değerlendirilmelidir.

Detaylı özeti gör

Davacı sigorta şirketi, dere ıslah projesinde kullanılan ve leasing yoluyla kiralanan ekskavatörü leasing sigorta poliçesiyle güvence altına almış; 19.04.2012 tarihinde baraj kapaklarının kontrolsüz açılmasıyla oluşan su baskınında iş makinesi hasar görünce sigortalıya ödeme yapıp haklarına halef olmuş ve işin sahibi davalı idareden 57.433,99 TL rücuen tazminat istemiştir. Davalı, yüklenici firmayı uyardığını savunarak 16.04.2012 tarihli tutanağa ve tanık deliline dayanmıştır. Yerel mahkeme, DSİ'nin 23.02.2012 tarihli uyarı yazısına rağmen önlem alınmadığı gerekçesiyle davayı kabul etmiş; Özel Daire tutanak değerlendirilmeden ve tanık dinlenmeden hüküm kurulmasını bozma nedeni saymış, mahkeme direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, tanık bildiriminin savunmanın genişletilmesi sayılamayacağını, ayrıca yargılama sırasında ihbar olunan şirketçe 12.04.2017 tarihinde yapılan 102.750 TL ödemenin davayı konusuz bırakıp bırakmadığının araştırılması gerektiğini belirterek direnme kararını bozmuştur.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2017/1482 K. 2017/556 Bozma

Müteselsil borçlulardan birinin alacaklıya ifada bulunması, ödenen tutar oranında diğer borçluları da borçtan kurtarır; aynı zarardan birlikte sorumlu olanlardan biri tazminatı dava dışında ödemişse davalının sorumluluğu bu ölçüde ortadan kalkar ve dava açıldıktan sonra ödenerek konusuz kalan istem hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilir.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.166 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2026/888 K. 2026/1026 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Aynı taşıma zararından müştereken ve müteselsilen sorumlu olan taşıma komisyoncusunun icra takibine konu borcu ödemesiyle, fiili taşıyıcının borcunun da bu oranda sona erdiği ve sigortacının rücu davasının konusuz kaldığı sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, sigortalısına ödediği taşıma hasarını fiili taşıyıcıdan rücuen tahsil etmek isteyen sigortacının açtığı davaya ilişkindir. İlk derece mahkemesi, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmetmiş ve sigortacı lehine yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmetmemiştir. Daire, aynı zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olan taşıma komisyoncusunun icra takibine konu borcu ödemesiyle fiili taşıyıcının borcunun da sona erdiğini, bu nedenle davanın konusuz kaldığını ve yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmedilmemesinin de yerinde olduğunu belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2023/1889 K. 2025/1986 Düzelterek Esastan Red

Zorunlu mali sorumluluk sigortacısıyla poliçe teminatının tamamı üzerinden sulh olunarak bu sigortacı yönünden davadan feragat edilmesi karşısında, TBK 166 uyarınca müteselsil borçlu araç işleteninin de maddi tazminattan sorumluluğunun kalmadığı, davanın konusuz kaldığı kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, otobüste yolcu olarak yaralanan iki davacının araç işleteni şirket ile iki sigorta şirketinden istediği maddi ve manevi tazminata ilişkindir. İlk derece mahkemesi sigortacılar yönünden davanın konusuz kaldığına, işleten şirketten maddi ve manevi tazminat alınmasına karar vermiştir. Daire, emniyet kemeri takılmaması nedeniyle yüzde yirmi müterafik kusur indirimini yerinde bulmuş; zorunlu mali sorumluluk sigortacısıyla poliçe teminatının tamamı üzerinden sulh olunup feragat edilmesi karşısında müteselsil borçlu işleten yönünden de maddi tazminat davasının konusuz kaldığını, manevi tazminatın ise düşük belirlendiğini kabul ederek ilk derece kararını kaldırıp yeniden hüküm kurmuştur.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2023/1485 K. 2025/1795 Düzelterek Esastan Red

Zarar görenin yargılama sırasında müteselsil borçlu trafik sigortacısıyla sulh olması, sigortacının sorumluluğunu üstlendiği araç işletenini de poliçe teminat limiti kadar borçtan kurtarır; zarar limitin altında kaldığından işleten yönünden davanın reddi gerektiği kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Trafik kazasında yaralanan davacı; sürücü, araç maliki şirket ve sigorta şirketi aleyhine maddi ve manevi tazminat istemiştir. Yargılama sırasında davacı yalnız sigorta şirketiyle sulh olmuş, ilk derece mahkemesi sigortacı yönünden karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar vermiştir. Daire, manevi tazminatta talebin aşılamayacağını belirterek davacının istinafını reddetmiş; sigortacıyla yapılan sulhün, müteselsil borçlu konumundaki araç maliki işleteni poliçe teminat limiti kadar borçtan kurtardığını, davacının maddi zararı bu limitin altında kaldığından işleten şirkete karşı açılan maddi tazminat davasının reddi gerektiğini kabul ederek ilk derece kararını düzelterek yeniden hüküm kurmuştur.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2023/311 K. 2025/525 Kısmen Kabul

Trafik kazasında sigortacının fazlaya ilişkin hak saklı tutulmadan tamamen ibrası, işletenin ve sürücünün sigortacıya rücu imkanını ortadan kaldıracağından, ibranın TBK m.166 uyarınca poliçe limiti oranında onları da borçtan kurtardığı; limiti aşan kısımdan sorumluluğun sürdüğü kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Ölümlü ve yaralanmalı trafik kazası nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davasında ilk derece mahkemesi istemleri kısmen kabul etmiş, davacılar istinafa başvurmuştur. Daire, sürücünün tam kusurlu olduğunu, kask takılmaması nedeniyle yapılan yüzde 20 müterafik kusur indirimini ve kardeşler yönünden desteklik ilişkisi bulunmadığından destek tazminatı reddini yerinde görmüş; yargılama sırasında verilen ibraname ile sigortacının poliçe limiti kadar borçtan kurtulduğunu, limit üzerinde kalan destek zararlarından ise sürücünün sorumlu olduğunu kabul etmiş, manevi tazminatı da düşük bularak kararı kaldırıp yeniden hüküm kurmuştur.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2022/1254 K. 2024/927 Düzelterek Esastan Red

Müteselsil borçluların borçtan kurtulmasını düzenleyen TBK 166 çerçevesinde, zarar görenin sürücü ve işleten hakkındaki davadan feragatinin sigortacının bu kişilere rücu imkânını ortadan kaldırdığı, bu nedenle tazminat isteminin sigortacı yönünden de reddi gerektiği kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istenmiş, davacılar yargılama sırasında sürücü ve işleten hakkındaki davalarından feragat etmiş, ilk derece mahkemesi zorunlu mali sorumluluk sigortacısı yönünden maddi tazminat davasını kabul etmiştir. Daire, müteselsil sorumluluğa ilişkin TBK 166 hükmünü değerlendirerek, sürücü ve işleten hakkındaki feragatin sigortacının bu kişilere rücu imkânını ortadan kaldırdığını, bu nedenle sigortacı yönünden de tazminat isteminin reddi gerektiğini belirtmiş; sigortacının istinaf başvurusunu kabul ederek kararı kaldırmış ve davanın reddine hükmetmiştir. Karar oy çokluğuyla verilmiştir.

Diğer kararlar (5)
Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2022/418 K. 2023/2095 Düzelterek Esastan Red

Müteselsil borçlulardan birinin ödemesiyle diğerlerinin kurtulması ancak alacaklının bilfiil tatmini hâlinde mümkün görülmüş; trafik kazasında dava dışı sigortacının ödemesi zararını tamamen karşılayan davacı yönünden sürücü ve işletenin de borçtan kurtulduğu kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Ölümlü trafik kazasında hayatını kaybeden desteğin yakınları, sürücü, işleten ve ihtiyari mali mesuliyet sigortacısına karşı maddi ve manevi tazminat davası açmış; ilk derece mahkemesi asıl ve birleşen davaları kısmen kabul etmiştir. Daire, sürücünün tam kusurlu olduğunu, hesap yöntemine ve indirim oranlarına yönelik itirazların yerinde olmadığını belirlemiş; dava dışı zorunlu mali sorumluluk sigortacısının arabuluculuk anlaşması uyarınca yaptığı ödemenin bir davacının zararının tamamını karşıladığını, diğer davacılar bakımından ise bakiye poliçe limitinin yeterli olduğunu saptayarak işletenin sorumluluğunun kalmadığı, sürücünün haksız fiil sorumluluğunun ise devam ettiği sonucuna varmış ve kararı düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurmuştur.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2021/3150 K. 2023/1207 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Müteselsil sorumluluk hükümleri çerçevesinde, zarar görenin sürücü ve işleten hakkındaki davadan feragatinin zorunlu trafik sigortacısına da sirayet ettiği; feragatin sigortacının rücu olanağını ortadan kaldırdığı ve bu nedenle sigortacının sorumluluğunun da sona erdiği kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Ölümlü iş makinesi kazası nedeniyle mirasçılar; sürücü, işleten ve diğer sorumlular ile zorunlu trafik sigortacısından maddi ve manevi tazminat istemiştir. Davacılar yargılama sırasında sigortacı dışındaki davalılar hakkındaki davadan feragat etmiş, ilk derece mahkemesi bu davalılar yönünden davayı feragat nedeniyle, sigorta şirketi yönünden ise reddetmiştir. Daire, davacıların desteklik yaşını geçmiş olduklarını, tedavi ve hastane giderine ilişkin usulüne uygun bir talebin dava dilekçesinde bulunmadığını, sürücü ve işleten hakkındaki feragatin sigortacının rücu olanağını ortadan kaldırdığını belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2021/58 K. 2022/433 Düzelterek Esastan Red

Sigorta şirketi yönünden davadan feragat edilmesinin sürücü ve işleteni de borçtan kurtaracağı yönündeki istinaf sebebi reddedilmiş; müteselsil borçluların borçtan kurtulmasının alacaklının bilfiil tatmin edilmesine ya da teselsülden açıkça feragatine bağlı olduğu belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, trafik kazasında ölen kişinin yakınlarının destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi maddi tazminat istemini reddetmiş, manevi tazminatı kısmen kabul etmiştir. Daire, desteğin asgari ücretin üzerinde gelir elde ettiğinin ispatlanamadığını, istinaf aşamasında aldırdığı hesap raporuna göre maddi zararın sigortaca yapılan ödemeyle karşılandığını, kusur dağılımına ve manevi tazminat miktarına yönelik itirazların yerinde olmadığını belirtmiş; yalnızca ihtiyari dava arkadaşı olan her davacı yönünden ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurmuştur.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2020/1821 K. 2021/2136 Düzelterek Esastan Red

Zarar görenin sigortacıdan ödeme alıp onu ibra ederek davasından feragat etmesi halinde, müteselsil borçlu olan sürücü ve işletenin de poliçe limitiyle sınırlı olarak ibra edilmiş sayılacağı; belirlenen zarar limiti aşmadığından fazlaya ilişkin taleplerin reddi gerektiği belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, ölümlü trafik kazası nedeniyle açılan ve birleştirilen destekten yoksun kalma ile manevi tazminat davalarına ilişkindir. İlk derece mahkemesi davaları kısmen kabul etmiş, sonraki ıslah talepleri ile ek davaları da hüküm altına almıştır. Daire, bilirkişi raporuna itiraz etmeyen davacılar yönünden ilk rapordaki miktarlar bakımından davalılar lehine usuli kazanılmış hak doğduğunu, sigortacıdan ödemeyi alıp ibra ederek davasından feragat eden davacı yönünden müteselsil borçlu sürücü ile işletenin de poliçe limitiyle sınırlı olarak ibra edilmiş sayılacağını belirtmiş; bir davacının istinafını esastan reddetmiş, diğer davacılar ile araç maliki davalının istinaflarını kısmen kabul ederek kararı kaldırıp düzelterek yeniden hüküm kurmuştur.

Adana BAM · İstinaf · 3. Hukuk Dairesi E. 2020/1185 K. 2021/1423 Düzelterek Esastan Red

Ölümlü trafik kazasından doğan destek tazminatında, müteselsil borçlulardan sigorta şirketinin zararın tamamını ödemesiyle diğer müteselsil borçlu sürücü-işletenin de TBK 166/1 uyarınca bu borçtan kurtulduğu ve davanın sürücü-işleten yönünden konusuz kaldığı sonucuna varılmıştır.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istenmiştir. İlk derece mahkemesi maddi tazminat davasını feragat nedeniyle reddetmiş, manevi tazminatı kısmen kabul etmiştir. Sürücü-işleten davalının istinafı üzerine daire, kusur oranları ve hakkaniyet ilkesi karşısında hükmedilen manevi tazminatın yüksek olduğunu, feragatin yalnız sigorta şirketi yönünden verildiğini, davacıların zararı müteselsil borçlu sigorta şirketinden tahsil etmeleriyle sürücü-işletenin de destek tazminatı borcundan kurtulup davanın bu yönden konusuz kaldığını belirtmiş; kararı kaldırıp düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurmuş ve manevi tazminatı indirmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!