TBK Madde 101 Mahsup: a. Borçlu ve alacaklının bildirimine göre

Özet 2 fıkra · ~1 dk okuma

TBK 101, birden çok borcu bulunan borçlu, ödeme gününde bu borçlardan hangisini ödemek istediğini alacaklıya bildirebilir. Borçlu bildirimde bulunmazsa, yapılan ödeme, kendisi tarafından derhâl itiraz edilmiş olmadıkça, alacaklının makbuzda gösterdiği borç için yapılmış sayılır.

Resmi Metin

a. Borçlu ve alacaklının bildirimine göre

Madde 101- (1) Birden çok borcu bulunan borçlu, ödeme gününde bu borçlardan hangisini ödemek istediğini alacaklıya bildirebilir.

(2) Borçlu bildirimde bulunmazsa, yapılan ödeme, kendisi tarafından derhâl itiraz edilmiş olmadıkça, alacaklının makbuzda gösterdiği borç için yapılmış sayılır.

↪ Bu kanunda başka maddeye git

Avukat Yorumu

Aynı alacaklıya birden çok borcu olan müvekkilde mahsup tartışmasının kaderini belirleyen detay şudur: seçim hakkı önce borçludadır. TBK m.101 uyarınca borçlu, ödeme gününde hangi borcu kapattığını alacaklıya bildirebilir; uygulamada en sık yapılan hata, bu hakkı atlayıp seçimi alacaklının insafına bırakmaktır. Bu yüzden ödeme anında, hangi borca (vade, faiz, anapara) sayıldığını yazılı olarak bildirin; dekonta açıklama düşün, e-postayla teyit alın. Aksi halde ödeme, alacaklının lehine, örneğin teminatsız ya da zamanaşımına yakın borca yönlendirilebilir.

Borçlu bildirimde bulunmazsa ödeme, alacaklının makbuzda gösterdiği borç için yapılmış sayılır; ancak borçlu derhâl itiraz ederse bu sonuç doğmaz. Avukat olarak en kritik refleks, makbuzu pasif imzalamamak: yanlış borca mahsup gören müvekkili gecikmeden yazılı itiraza yönlendirin, çünkü sessiz kalma kabul karinesi doğurur. İhtilafta ispat yükü, “şu borcu seçtim” diyen tarafa düşer; bildirimi ve itirazı belgelemek, ileride açılacak menfi tespit veya istirdat davasında elinizi güçlendirir.

Gerekçe

Türk Borçlar Kanunu’nun 101. maddesinin gerekçesi şu şekildedir:

818 sayılı Borçlar Kanununun 85. maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 100. maddesinde, birden çok borçta ödemenin hangi borç için yapıldığı veya yapılmış sayılacağı düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 85. maddesinin kenar başlığında kullanılan “2. Birden fazla borçlar olduğu surette borçlu veya alacaklının beyanı üzerine mahsup” şeklindeki ibare, Tasarıda “2. Birden çok borçta / a. Borçlu ve alacaklının bildirimine göre” şeklinde değiştirilmiştir.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

İlgili Yargıtay Kararları - TBK m.101 uygulaması

Aşağıdaki ilkeler, ilgili kararlardan derlenmiştir.

Yargıtay 3.HD E. 2022/7242 K. 2022/9015 Bozma

Birden çok borcu bulunan borçlu, ödeme sırasında hangi borcu ödediğini bildirmemiş ve derhâl itiraz da etmemişse, yapılan ödeme alacaklının makbuzda gösterdiği borç için yapılmış sayılır; bu nedenle açıklamasız ödemelerin hangi borca mahsup edildiği belirlenmeden hesaplama yapılamaz.

Detaylı özeti gör

Davacı, yurt dışında yaşayan amcasının oğlu olan davalıya ev alım satımı işlerinde eşiyle yardım edip 25.000 Euro borç para verdiğini ileri sürerek başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini istemiş; davalı ise böyle bir borcu olmadığını, yalnızca 156 gr altın karşılığı borç aldığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi, bilirkişi raporuna göre yapılan EFT ve havalelerin altın borcuna mahsup edildiğini kabul ederek davayı bakiye alacak yönünden kısmen kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi tarafların istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Yargıtay ise dava dışı kişi tarafından davalıya yapılan ödemelerin dava konusu borçtan mahsup edilemeyeceğini, davalının yaptığı ödemelerden hangilerinin bu borca mahsuben yapıldığının gerekirse davacı isticvap edilerek belirlenmesi gerektiğini vurgulayarak, eksik inceleme nedeniyle kararı davacı yararına bozmuştur.

Yargıtay 3.HD E. 2021/7688 K. 2022/2957 Onama

Birden çok borcu bulunan borçlu, ödeme gününde bu borçlardan hangisini ödemek istediğini alacaklıya bildirebilir; borçlu ödemeye ilişkin dekontta belirli bir borcu (hizmet bedelini) ödediğini açıkça belirtmişse ödeme o borç için yapılmış sayılır ve alacaklının o borç yönünden takip hakkı kalmaz.

Detaylı özeti gör

Elektrik tedarikçisi davacı, davalı aboneye kestiği 993,23 TL bedelli hizmet faturasının ödenmediğini ileri sürerek başlattığı takibe vaki itirazın iptalini istemiş; davalı ise güvence bedelinin bildirimsiz olarak faturaya yansıtıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. Ticaret Mahkemesi, davalının 10/09/2018 tarihli banka dekontunda ödemeyi takibe konu hizmet bedeli faturası için yaptığını açıkça belirttiğini, davacının bu nedenle takip tarihinde alacaklı olmadığını gerekçe göstererek davayı reddetmiştir. Adalet Bakanlığı, TBK m.101'in emredici olmadığını ve sözleşmenin 4.3 maddesiyle mahsup yetkisinin tedarikçiye tanındığını öne sürerek kanun yararına temyiz yoluna başvurmuştur. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, davalının hizmet bedeli ile geçmiş dönem borcu arasından hizmet bedelini ödemek istediğini alacaklıya bildirdiğini ve yerel kararın usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek kanun yararına temyiz talebinin reddine karar vermiştir.

Yargıtay 3.HD E. 2017/1352 K. 2017/16261 Bozma

Birden çok borcu bulunan borçlu, ödeme sırasında hangi borcunu ödediğini bildirme hakkına sahiptir; ödenen bedelin hangi döneme ait olduğu makbuzda belirtilmemişse, alacaklı bu ödemeyi ödenmemiş borçlardan (aylardan) herhangi birine karşılık sayabilir.

Detaylı özeti gör

Otel işleten davacı kiracı, davalı kiraya verenle 01/01/2008 tarihli on yıllık kira sözleşmesi kapsamında 2012 yılı kira bedelinin banka ödemeleri ve kira borcuna mahsuben yapılan kredi ödemeleriyle karşılandığını ileri sürerek bu yıla ait kira borcu bulunmadığının tespitini istemiş; davalı ise ödemelerin gecikmeli 2011 yılı kirasına ve krediye ilişkin olduğunu savunmuştur. Sulh hukuk mahkemesi davayı kabul etmişse de, dosyadaki bilirkişi raporları (kimi kez kiracının borçlu olmadığı, kimi kez kiraya verenin alacaklı olduğu yönünde) birbiriyle çelişkilidir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, kira açıklaması taşımayan dekontların tek başına kira ödemesi sayılamayacağını, yalnızca kira ödemesine ilişkin dekontlar ile tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde denetime elverişli bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini belirterek, çelişki giderilmeden eksik incelemeyle hüküm kurulmasını hatalı bulmuş ve kararı bozmuştur.

İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır. Yargıtay içtihadı zamanla değişebilir.

İlgili Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) Kararları - TBK m.101 uygulaması

Adana Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları. Aşağıdaki ilkeler ilgili kararlardan derlenmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 9. Hukuk Dairesi E. 2020/1265 K. 2023/78 İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi

Birden çok icra takibinden borçlu olan kişinin ödeme belgesinde hangi takibe ödeme yaptığını açıkça göstermesi hâlinde ödemenin o dosya borcundan mahsubu gerektiği; alacaklının bu ödemeleri borçlunun iradesinin aksine başka bir icra dosyasına bildirmesinin sonuç doğurmadığı kabul edilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Uyuşmazlık, iki ayrı icra takibiyle takip edilen borçlunun yaptığı ödemelerin hangi takip dosyasından düşüleceği ve buna bağlı menfi tespit istemine ilişkindir. Borçlular, ödeme belgelerinde gösterdikleri dosya yerine alacaklının ödemeleri başka bir dosyaya bildirdiğini ileri sürmüş; ilk derece mahkemesi davayı kabul ederek 55.000 TL yönünden borçlu olunmadığının tespitine karar vermiştir. Daire, ödeme belgelerinde hangi takip dosyasına ödeme yapıldığının açıkça belirtildiğini, ödemelerin o dosya borcundan mahsubu gerektiğini ve alacaklının bunları borçlunun iradesinin aksine başka dosyaya bildirmesinin sonuç doğurmadığını belirterek alacaklının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.

Adana BAM · İstinaf · 8. Hukuk Dairesi E. 2019/410 K. 2020/551 Düzelterek Esastan Red

İşverenin bankaya tazminat açıklamasıyla yatırdığı tutarın, ödeme sırasında hangi borç için yapıldığının bildirilmiş sayılacağı kabul edilerek öncelikle kıdem tazminatına mahsup edilmesi gerektiği, mahsup sırasını farklı kuran ilk derece hükmünün isabetsiz olduğu belirtilmiştir.

Detaylı özeti gör

Karar özeti: Hamurkar olarak çalışan işçi, kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücretleri ile asgari geçim indirimi istemiştir. İlk derece mahkemesi, işverenin bankaya yatırdığı 20.000 TL'yi önce çalışma ücretlerinden mahsup ederek bu alacakları reddetmiş, kalanı kıdem tazminatından düşmüştür. Daire, ödemenin tazminat açıklamasıyla yapıldığını, bu nedenle önce kıdem tazminatına sayılması gerektiğini, kalan tutarın ise muacceliyeti önce gelen çalışma ücretlerine oransal olarak bölüştürülmesi gerektiğini belirtmiş; mahsup sırasındaki hatayı gidermek için hükmü düzeltilmek üzere kaldırıp yeniden hüküm kurmuş, bunun dışındaki istinaf taleplerini esastan reddetmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi (istinaf) kararları bölgesel niteliktedir; bağlayıcı içtihat değildir, Yargıtay denetiminde değişebilir. İlkeler ilgili kararlardan derlenmiştir; tam karar metni esas alınmalıdır.

Bize WhatsApp'tan ulaşın!